Milletvekillerinin seçim çevrelerine dağıtımı sorunu ve Anayasa Mahkemesinin 2011/39 sayılı kararı

Review ArticleYalnız künye

Özet

Bu çalışma milletvekillerinin seçim çevrelerine dağıtımı sorunu ile ilgilidir. Çalışmada, konuyla ilgili mevcut yasal düzenlemeler üzerinde durulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 2011/39 sayılı kararı irdelenerek bu kararın uygulamayı ne yönde etkilediği araştırılmıştır. Ayrıca mevcut dağıtım yönteminin daha farklı esaslar çerçevesinde kurgulanması halinde illerin çıkaracağı milletvekili sayılarının mevcut duruma nazaran nasıl bir farklılık göstereceği incelenmiştir. Temsilde adaletin ve oyların eşit ağırlıkta olması ilkesinin gereği olarak parlamentoya seçilen her bir milletvekilinin mümkün olduğunca birbirine yakın sayıda nüfusu ya da seçmeni temsil etmesi gerektiği hususunda hiçbir tereddüt yoktur. Bu noktada, matematiksel ya da mutlak eşitlik sağlayan bir seçim sistemi arayışına girmek yerine, sübjektif sebeplerle temsilde adaletten ve oyların eşitliği prensibinden ayrılmayan bir seçim sistemini inşa etmeyi hedefl emek, daha anlamlı ve gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/21632Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorTülen, Hikmet
dc.date.accessioned2026-10-20T11:04:44.111034670Z
dc.date.available2026-10-20T11:04:44.111034670Z
dc.date.issued2011
dc.description.abstractBu çalışma milletvekillerinin seçim çevrelerine dağıtımı sorunu ile ilgilidir. Çalışmada, konuyla ilgili mevcut yasal düzenlemeler üzerinde durulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 2011/39 sayılı kararı irdelenerek bu kararın uygulamayı ne yönde etkilediği araştırılmıştır. Ayrıca mevcut dağıtım yönteminin daha farklı esaslar çerçevesinde kurgulanması halinde illerin çıkaracağı milletvekili sayılarının mevcut duruma nazaran nasıl bir farklılık göstereceği incelenmiştir. Temsilde adaletin ve oyların eşit ağırlıkta olması ilkesinin gereği olarak parlamentoya seçilen her bir milletvekilinin mümkün olduğunca birbirine yakın sayıda nüfusu ya da seçmeni temsil etmesi gerektiği hususunda hiçbir tereddüt yoktur. Bu noktada, matematiksel ya da mutlak eşitlik sağlayan bir seçim sistemi arayışına girmek yerine, sübjektif sebeplerle temsilde adaletten ve oyların eşitliği prensibinden ayrılmayan bir seçim sistemini inşa etmeyi hedefl emek, daha anlamlı ve gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.
dc.identifier.endpage325
dc.identifier.issn1302-0013
dc.identifier.issue4
dc.identifier.startpage289
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/21632
dc.identifier.volume15
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofGazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.subjectSiyasi Bilimler
dc.subjectKamu Yönetimi
dc.subjectHukuk
dc.titleMilletvekillerinin seçim çevrelerine dağıtımı sorunu ve Anayasa Mahkemesinin 2011/39 sayılı kararı
dc.typeReview Article
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin2
rdl.source.indexTRDIZIN