Pratik Şiddetin Pasif Teorileri: Post-Buberyen Dönem Yahudi Düşüncesinde Vaadedilmiş Toprak ve Kudüs Yaklaşımları

ArticleAçık Erişim

Özet

Çağdaş Yahudi düşüncesi, “Holokost sonrası (veya Post-Şoah) dönem” olarak bazen de modernizmin etkisini hissettiren bir dönüm noktası figür olan ve dini varoluşçu ve diyalojik ilişkilerin filozofu olarak tanınan “Martin Buber’den sonraki (post-Buberyen) devir” yahut çok daha seküler bir perspektif formuyla “postmodern dönem” diye betimlenebilmektedir. Bu makalede gittikçe ideolojiden kurtulup bir duruma dönüşerek sıfat haline gelen Postmodernizmin etkisi altında gelişen söz konusu düşünceyi felsefi, normatif teolojik (Talmudik) ve seküler (etnolojik) anlamda özel ve anahtar terimlerden biri olan “vaadedilmiş toprak” ve daha hususi olarak bu toprak fikrinin kalbinde veya tüm İsrail’in umuta bağlı hevesinin çekirdeğinde yerleşik olan “Yaruşalmi (Kudüs)” yaklaşımlarını değerlendireceğiz. Bu bağlamda birinci katmanda postmodern döneme damga vuran Yahudi filozofları, ikinci katmanda postmodern düşünce ile Talmdu düşüncesini uzlaştıran düşünürleri ve son olarak postmodern çağın perspektifiyle seküler Yahudi düşüncesini işleyen başlıca figürleri ele alacağız. Burada dikkatlerden kaçmayan en önemli özellik, dünyayı en fazla olumlayarak teyit eden bir gelenek olan Yahudilik’te Kutsal fikri tarihsel gelişim düzleminde gittikçe seküler hale gelirken kutsalla ilintili olan her fenomenin de sekülerleşerek daha fazla fiziksel aygıtlarla izah edilebildiği gerçeğidir.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/17789Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorALICI, MUSTAFA
dc.date.accessioned2026-10-18T20:49:44.160844616Z
dc.date.available2026-10-18T20:49:44.160844616Z
dc.date.issued2024
dc.description.abstractÇağdaş Yahudi düşüncesi, “Holokost sonrası (veya Post-Şoah) dönem” olarak bazen de modernizmin etkisini hissettiren bir dönüm noktası figür olan ve dini varoluşçu ve diyalojik ilişkilerin filozofu olarak tanınan “Martin Buber’den sonraki (post-Buberyen) devir” yahut çok daha seküler bir perspektif formuyla “postmodern dönem” diye betimlenebilmektedir. Bu makalede gittikçe ideolojiden kurtulup bir duruma dönüşerek sıfat haline gelen Postmodernizmin etkisi altında gelişen söz konusu düşünceyi felsefi, normatif teolojik (Talmudik) ve seküler (etnolojik) anlamda özel ve anahtar terimlerden biri olan “vaadedilmiş toprak” ve daha hususi olarak bu toprak fikrinin kalbinde veya tüm İsrail’in umuta bağlı hevesinin çekirdeğinde yerleşik olan “Yaruşalmi (Kudüs)” yaklaşımlarını değerlendireceğiz. Bu bağlamda birinci katmanda postmodern döneme damga vuran Yahudi filozofları, ikinci katmanda postmodern düşünce ile Talmdu düşüncesini uzlaştıran düşünürleri ve son olarak postmodern çağın perspektifiyle seküler Yahudi düşüncesini işleyen başlıca figürleri ele alacağız. Burada dikkatlerden kaçmayan en önemli özellik, dünyayı en fazla olumlayarak teyit eden bir gelenek olan Yahudilik’te Kutsal fikri tarihsel gelişim düzleminde gittikçe seküler hale gelirken kutsalla ilintili olan her fenomenin de sekülerleşerek daha fazla fiziksel aygıtlarla izah edilebildiği gerçeğidir.
dc.identifier.endpage150
dc.identifier.issn2146-1759
dc.identifier.issue41
dc.identifier.startpage126
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/17789
dc.identifier.volume41
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTYB Akademi Dil Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectDin Bilimi
dc.subjectBilim Felsefesi ve Tarihi
dc.titlePratik Şiddetin Pasif Teorileri: Post-Buberyen Dönem Yahudi Düşüncesinde Vaadedilmiş Toprak ve Kudüs Yaklaşımları
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin0
rdl.departmentERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ
rdl.source.indexTRDIZIN