Kur’ân’da Davet Öğretisi ve Ana Akım-Radikal İslâmcı Hareketlerin İdeolojisinde Yorumlanışı
Özet
Öz: İslâm dini, Müslüman toplumlarda edindiği konumu itibariyle haricî ve dâhilî bölücü faaliyet gösteren güçlerin bir aracı olagelmiştir. Özellikle Kur’ân’da yer alan davet öğretisi, Orta Doğu’da bulunan radikal hareketlerin ideolojisinde maksadını aşarak hem Müslüman toplumlara hem de diğer toplumlara karşı düşmanlık ve şiddete yönlendiren bir etken haline gelmiştir. Bu nedenle bu öğretinin ne anlama geldiğinin ve ne yönüyle istismar edildiğinin belirlenip bu konudaki aşırılıklara karşı çözüm önerilerinin sunulması önemlidir. Bu amaçla yapılan bu çalışmada Kur’ân’daki davet öğretisinin temelleri, tefsir kaynaklarındaki ve 20. yüzyıldan itibaren baş gösteren ana akım-radikal İslâmcı hareketlerin ideolojisindeki yorumlarıyla birlikte araştırılmıştır. Çalışma güncel ve küresel bir sorun olan radikalleşmenin düşünce sistemini ve dayandığı bazı argümanları incelemesi yönüyle önemlidir. Ulaşılan sonuçlara göre Kur’ân’da yer alan davet öğretisinin temelindeki hayra davet ve iyiliği emredip kötülükten menetme konusu keyfî yorum ve istismarlara açıktır. İyiliğin ölçüsü akla ve şeriata göre güzel olma şeklinde belirlenmiş olsa da ideolojiler ölçü alınınca tanımlamalar değişebilmektedir. Kur’ân’dan anlaşıldığı üzere Müslümanlar arasındaki davetin temel amacı ümmetin birliğinin sağlanması ve sulhdur. Sulh evrensel davetin de temel amaçlarındandır. Reformist ana akım İslâmcı hareketler daveti siyasete çekerek faaliyetlerini ulûhiyete yani Allah’ın egemenliğini sosyalsiyasal her alanda kabul etmeye çağrı merkezinde yürütmüştür. Bu ana akımlardan kopan devrimci radikal hareketler ise daveti, tebliğ ve irşat alanından, insanları İslâm dinine boyun eğdirmek için savaşma anlamındaki bir cihat alanına çekmişlerdir. Bu durum, davet faaliyetlerinde insanlığa vadedilen sulhu sağlamadığı gibi düşmanlık ve şiddeti de körüklemektedir. Bu nedenle, davet görevini, aşırı ideolojilerden uzak olarak yetişmiş yetkili kimselerin, akıl ve kalplere hitap eden yumuşak yollarla yapması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.contributor.author | AKSAKAL, ZEYNEP NERMİN | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-18T20:56:28.448657477Z | |
| dc.date.available | 2026-10-18T20:56:28.448657477Z | |
| dc.date.issued | 2022 | |
| dc.description.abstract | Öz: İslâm dini, Müslüman toplumlarda edindiği konumu itibariyle haricî ve dâhilî bölücü faaliyet gösteren güçlerin bir aracı olagelmiştir. Özellikle Kur’ân’da yer alan davet öğretisi, Orta Doğu’da bulunan radikal hareketlerin ideolojisinde maksadını aşarak hem Müslüman toplumlara hem de diğer toplumlara karşı düşmanlık ve şiddete yönlendiren bir etken haline gelmiştir. Bu nedenle bu öğretinin ne anlama geldiğinin ve ne yönüyle istismar edildiğinin belirlenip bu konudaki aşırılıklara karşı çözüm önerilerinin sunulması önemlidir. Bu amaçla yapılan bu çalışmada Kur’ân’daki davet öğretisinin temelleri, tefsir kaynaklarındaki ve 20. yüzyıldan itibaren baş gösteren ana akım-radikal İslâmcı hareketlerin ideolojisindeki yorumlarıyla birlikte araştırılmıştır. Çalışma güncel ve küresel bir sorun olan radikalleşmenin düşünce sistemini ve dayandığı bazı argümanları incelemesi yönüyle önemlidir. Ulaşılan sonuçlara göre Kur’ân’da yer alan davet öğretisinin temelindeki hayra davet ve iyiliği emredip kötülükten menetme konusu keyfî yorum ve istismarlara açıktır. İyiliğin ölçüsü akla ve şeriata göre güzel olma şeklinde belirlenmiş olsa da ideolojiler ölçü alınınca tanımlamalar değişebilmektedir. Kur’ân’dan anlaşıldığı üzere Müslümanlar arasındaki davetin temel amacı ümmetin birliğinin sağlanması ve sulhdur. Sulh evrensel davetin de temel amaçlarındandır. Reformist ana akım İslâmcı hareketler daveti siyasete çekerek faaliyetlerini ulûhiyete yani Allah’ın egemenliğini sosyalsiyasal her alanda kabul etmeye çağrı merkezinde yürütmüştür. Bu ana akımlardan kopan devrimci radikal hareketler ise daveti, tebliğ ve irşat alanından, insanları İslâm dinine boyun eğdirmek için savaşma anlamındaki bir cihat alanına çekmişlerdir. Bu durum, davet faaliyetlerinde insanlığa vadedilen sulhu sağlamadığı gibi düşmanlık ve şiddeti de körüklemektedir. Bu nedenle, davet görevini, aşırı ideolojilerden uzak olarak yetişmiş yetkili kimselerin, akıl ve kalplere hitap eden yumuşak yollarla yapması gerekmektedir. | |
| dc.identifier.doi | 10.7827/turkishstudies.63542 | |
| dc.identifier.eissn | 2667-5544 | |
| dc.identifier.endpage | 329 | |
| dc.identifier.issue | 4 | |
| dc.identifier.startpage | 313 | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/18263 | |
| dc.identifier.volume | 17 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.relation.ispartof | Turkish Studies- Comparative Religious Studies | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Etik | |
| dc.title | Kur’ân’da Davet Öğretisi ve Ana Akım-Radikal İslâmcı Hareketlerin İdeolojisinde Yorumlanışı | |
| dc.type | Article | |
| dspace.entity.type | Publication | |
| rdl.citation.trdizin | 0 | |
| rdl.department | ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ | |
| rdl.source.index | TRDIZIN |
