Bu dergideki yayınlar
11 →- ArticleAçık Erişim2026Etimesgut Lojman Konutları Yaşama Mekânlarında Kullanılan Zemin Kaplamalarının Kullanıcı Tercihleri Üzerindeki Etkileri
Dongel, Nihat; Yıldırım, Kemal; Keskin, Serdar; Sab, Coşkun Eren
Bu çalışmada, konutların zemin kaplamalarında kullanılan mevcut malzemelerin ve kullanılması istenilen malzemelerin türü, renk tonu ile zemin kaplaması seçilirken önem verilen hususların kullanıcıların algısal değerlendirmeleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için, çalışma alanı olarak Ankara ili Etimesgut ilçesinde bulunan Etimesgut Lojman Konutları seçilmiş olup, araştırma anketine 223 konut kullanıcısı katılmıştır. Anketler, Aralık 2024 tarihinde Google Formlar ara yüzünde oluşturulan çevrimiçi anket formu kullanılarak, yaklaşık iki haftalık bir süreç içerisinde doldurulmuştur. Anketlerden elde edilen sonuçlara göre, kullanıcıların konutlarına zemin kaplaması seçerken sırasıyla malzeme kalitesine, ısı ve ses yalıtımına, dayanıklılığa, estetik görünüşe, kullanım ömrüne, temizlik kolaylığına ve fiyatına önem verdiği belirlenmiştir. Yine, kullanıcıların %55,6’sının mevcut zemin kaplamasını değiştirmek istemediği, buna karşın %44,4’ünün ise değiştirmek istediği belirlenmiştir. Ayrıca, araştırma yapılan konutların zemininde daha çok açık renk tonlarının ve orta değer renk tonlarının kullanılmasının istendiği laminat parke ve ahşap parkenin tercih edildiği belirlenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2025Farklı Tip ve Konfigürasyonlara Sahip Köpüklerin Sayısal Modal Analizi
Yaman, Mustafa; Çıbıkçı, Kübra Çağla
Yüksek mukavemet ve sertlik gibi mekanik özelliklerin termo-akustik yalıtım ve titreşim sönümleme gibi işlevsel özelliklerle mükemmel birleşimi sayesinde, köpük yapıları mühendislik uygulamalarında giderek daha çekici hale geliyor. Çoğu araştırma köpüklerin mekanik özelliklerine odaklanmış olsa da köpüklerin titreşim davranışını anlamak hayati önem taşımaktadır, çünkü mühendislik uygulamalarındaki arızaların çoğu şiddetli titreşimlerle ilişkilidir. Bu araştırma, farklı tip ve konfigürasyonlardaki köpüklerin titreşim analizine odaklanmıştır. Titreşim bağlamında, modal analiz malzemelerin yapısal davranışını tam olarak anlamak için oldukça tercih edilen bir yöntemdir. Sonlu Elemanlar Yöntemi, doğal frekanslar ve karşılık gelen mod şekilleri dahil olmak üzere yapıların titreşim özelliklerini ortaya çıkarmak için sayısal modal analiz için yaygın olarak kullanılır. Bu amaçla, hibrit köpüklerin doğal frekansları ve mod şekilleri hem ankastre-serbest hem de serbest-serbest sınır koşulları altında ortaya çıkarılmıştır. Malzeme uygulamasının ve sınır koşullarının etkileri araştırılmıştır. Sistemin farklı titreşim modları altında ve hacim oranına bağlı olarak oluşan yapının sertliğindeki değişiklikler de araştırılmıştır. Kapalı hücreli alüminyum köpük ve EPS dolgulu sentetik köpük farklı mekanik özelliklere sahip olduğundan, malzemenin yapısal sertliğindeki değişimler hacim oranı değiştikçe ortaya çıkar. İkinci ve üçüncü modlar için, 0-0,2 ve 30-1000 hacim oranı aralıklarında yapısal sertlikte önemli bir değişim olmazken, 0,2 ile 30 hacim oranı aralığında yapısal sertlikte bir azalma gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular ve sonuçlar, araştırmacılara ve mühendislere optimum tasarım koşulları için değerli bilgiler sağlayabilir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2025Elektrikli Araçların Hava Kalitesi Üzerine Etkisi: PM₁₀, NO₂, SO₂ ve CO Parametreleri Üzerinden Bir Değerlendirme
Seyhan, Aslıhan Kurnuç; Ertugay, Neşe
Hava kirliliği, küresel ölçekte halk sağlığını tehdit eden en önemli çevresel sorunlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Bu kirliliğin başlıca kaynaklarından biri olan ulaşım sektörü, artan motorlu taşıt sayısıyla birlikte atmosferdeki zararlı gaz konsantrasyonlarını belirgin şekilde yükseltmektedir. Son yıllarda elektrikli araç teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, düşük emisyon profilleri sayesinde hava kalitesinin iyileştirilmesinde etkili bir çözüm olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, 2016–2024 yılları arasında Türkiye’de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının illere göre dağılımı esas alınarak toplam araç sayısının %65’inden fazlasını oluşturan ve taşıt yoğunluğu bakımından en üst sıralarda yer alan iller (örneğin İstanbul, Ankara, İzmir vb.) seçilerek, bu illere ait 2016–2024 yılları arasındaki PM₁₀, NO₂, SO₂ ve CO hava kirletici parametrelerine ilişkin veriler analiz edilmiştir. Aynı dönemde elektrikli ve hibrit araç sayılarındaki değişim göz önünde bulundurularak, araç teknolojilerindeki dönüşümün hava kirliliği üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, özellikle PM₁₀, SO₂ ve CO konsantrasyonlarında yıllar içinde belirgin ve kademeli bir azalma olduğunu ortaya koymaktadır. Bu azalma, elektrikli araçların yaygınlaşması, fosil yakıt kullanımının sınırlandırılması, pandemi döneminde sanayi ve ulaşım faaliyetlerinin geçici olarak azalması gibi çok faktörlü yapısal değişimlerle ilişkilendirilmiştir. Ancak bazı illerde NO₂ seviyelerinin artmaya devam ettiği ve ulaşım kaynaklı emisyonların hâlen ciddi bir problem olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, elektrikli araçların hava kalitesini iyileştirmede önemli bir potansiyel taşıdığı; ancak bu etkinin sürdürülebilir çevre politikaları, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve toplu taşımanın güçlendirilmesi gibi çok boyutlu stratejilerle desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Determination of Radiation Value by Month Using Artificial Neural Network Model; Ankara, Sivas, Erzurum example
Uzun, Sinem; Arslantaş, Hatice
This research examines the estimation of solar radiation using artificial neural network (ANN) models in Turkish cities with similar latitude values such as Ankara, Sivas and Erzurum. The aim of this study is to investigate whether cities at similar latitudes exhibit similar trends in solar radiation values, despite their geographical differences. In this study, solar radiation prediction was made for 3 cities with a single-layer neural network. Monthly solar radiation intensity was estimated for the 10-year period between 2012 and 2022 with a total of 4764 samples taken from the General Directorate of State Meteorology. An artificial neural network model was developed with 8 units in the first hidden layer and 4 units in the second hidden layer. The optimizer used in compiling the model was determined as Adam, the loss function as 'mean_squared_error' and the metric as 'mse'. ReLU activation function was used in the input layer and hidden layers. A 10-year solar radiation intensity value was used in the output layer. 70% of the data set is reserved for training and 30% for testing data set. As a result, similar solar radiation trends were obtained in the same latitude regions, the results were confirmed by meteorological data.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Geliştirilmiş EfficientNet-B0 mimarisi ile Helikobakter Pilorinin Teşhisi
Nalbantoglu, Ozkan Ufuk; Basturk, Alper; Akay, Bahriye Basturk; Alici Karaca, Demet; Karaboga, Dervis
Kansere bağlı ölümlerde önde gelen türlerden olan mide kanserine çevresel ve genetik birçok faktör sebebiyet verebilir. Başlıca risk faktörlerinden birisi ise midede gastrit ve ülsere neden olan helikobakter pilori bakteri virüsüdür. Bu virüsün tespit edilebilmesi için histopatolojik değerlendirme yapılmaktadır. Manuel yapılan bu işlem iş yükü, zaman kaybı ve subjektif değerlendirmeden kaynaklı patologlar arası görüş ayrılıklarına sebebiyet vermektedir. Tanı sürecini hızlandırmak ve hastaya zamanında tedavi uygulayarak yaşam süresini uzatmak amacıyla otomatik sistemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada son yıllarda başarımı artarak devam eden derin öğrenme mimarisi histopatolojik tam slayt görüntüden helikobakter pilorinin varlığını teşhis etmek için kullanılmaktadır. Mide biyopsi görüntülerini içeren halka açık DeepHP veri seti kullanılarak Helikobakter pilorinin tanısında uçtan-uca bir derin öğrenme modeli olanEfficientNet-B0 uygulanmıştır. Ayrıca, ağın özellik çıkarma yeteneğini geliştirmek amacıyla son zamanlarda literatüre sunulan çeşitli dikkat mekanizmaları (Etkili Kanal Dikkat, Frekans Kanal Dikkati Ağı, Kapılı Kanal Dönüşümü, Evrişimsel Blok Dikkat Modülü ve Basit, Parametresiz Dikkat Modülü) derin modele entegre edilerek model başarımı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, Frekans Kanal Dikkat Ağı entegre edilen EfficientNet-B0 mimarisinin, histopatolojik görüntülerden helikobakter pilorinin tanısında 0.99835 doğruluğa ulaştığı görülmüştür. Buna göre, önerilen model literatürde yer alan modellerin DeepHP veri seti üzerinde ürettiği sonuçlardan çok daha üstün bir sonuç üretmiştir ve hastalığın tanısında umut vaat edicidir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Decacopter Başkalaşım Etkisi Altında Boylamasına Uçuşunun SPSA, SGD ve YSA ile Optimizasyonun Karşılaştırılması
Oktay, Tugrul; Kose, Oguz; Sal, Firat
İnsansız hava raçları (İHA) üzerine kontrol çalışmaları son yıllarda popülerlik kazanan bir konudur. İHA performansının maksimize edilmesi kontrol alanın temel noktasıdır. İHA grubunda yer alan döner kanatlı İHA’lar rotor sayısına göre isimlendirilir. Bu çalışmada 10 rotora sahip İHA olan decacopter kontrolü ele alınmıştır. Decacopter’in kol uzunlukları değiştirilerek başkalaşım etkisi elde edilmiştir. Simultaneous perturbation stochastic approximation (SPSA) ile kol uzunlukları tahmin edilmiş ve tahmin edilen kol uzunluklarına göre oransal integral türev (PID) katsayıları da tahmin edilerek boylamasına uçuş için kontrol parametreleri elde edilmiştir. Değişen kol uzunluklarına göre atalet momentlerinin tahmini ise stochastic gradient descent (SGD) ve yapay sinir ağları (YSA) ile ayrı ayrı tahmin edilerek boylamasına uçuş simülasyonları yapılmıştır. SGD ve YSA ile eğitim yapılabilmesi veri seti Solidworks çizim programında çizilen modellerden elde edilmiştir. Matlab/Simulink ortamında hem SGD hem de YSA tahminlerine göre boylamasına uçuş simülasyonları yapılmış ve sonuçlar tasarım performans kriterlerine göre karşılaştırılmıştır. Tasarım performans kriterlerine göre YSA ile tahmin edilen parametrelerin SGD’ye göre başkalaşım etkisi altında boylamasına uçuşta daha iyi sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Microstructural and Tribological Properties of ZrO2 Film Grown by DC Magnetron Sputtering Technique
Çakır, Mevra Aslan
To improve the mechanical and tribological properties of biomedical materials, biocompatible coatings are obtained on surfaces using various methods. In this study, ZrO2 thin films were deposited on CP-Ti material used as biomaterial by DC magnetron sputtering method. In this context, structural, mechanical, tribological and wettability properties of ZrO2 film coated on CP-Ti base material were investigated. X-ray diffraction method (XRD), scanning electron microscope (SEM) and energy dispersive X-ray spectroscopy (EDS) were used to characterize the crystallographic structure and surface morphology of the obtained film. Microhardness and wear tests were carried out to investigate the mechanical and tribological properties of the coatings. Additionally, contact angle measurements were made with pure water and ethylene glycol to determine the hydrophobicity and oleophobicity properties of the ZrO2 coated samples. The water contact angle and the oil contact angle of the film are 105.4° and 73.2, respectively. The results showed that ZrO2 coating film deposited on surfaces by DC magnetron sputtering method was more resistant to wear compared to bare CP-Ti.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Experimental Investigation of Machinability of Filler Weld Applied to DIN 1.2379 Tool Steel by Milling Method
Siyambaş, Yusuf
Multi-purpose designed and manufactured constructions may also wear out over time, and breakage or rupture may occur as a result of this wear. In terms of cost, it is more economical to produce these parts by the welded joining method instead of reproducing them. In this context, in this study, a filler welding process was performed on DIN 1.2379 cold work tool steel materials with a welded joining process. The surfaces formed as a result of the filling process were machined by the milling method on a CNC milling machine. The investigation revealed that when cutting speed increased, surface roughness levels reduced. The opposite was observed for the cutting forces with increasing cutting speed. It was found that feed rate had the greatest impact on both cutting force and surface roughness. Regression analysis was used to create prediction equations for surface roughness and cutting force, and the outcomes of the experiments and predictions were compared.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2022Evaluation of Irreversibility Analysis for Different Coal Types of a Thermal Power Plant
Uzun, Sinem
In this study, first law (energy conservation) and second law (exergy) analyzes of thermodynamics were performed for a thermal power plant. It is very important to perform energy and exergy analyzes in industrial plants. These analyzes can provide guidance on improving energy efficiency and recycling waste energy. In this study, energy and exergy analyzes were made for coals with different chemical contents in nine different countries. According to the results of the analysis, the highest first-law efficiency was found in Serbian coal (second type), as 53.61%. The second highest law efficiency was determined as 46.67% in Bangladesh coal (sixth type). Environmental Destruction Index (EDI) and Sustainability Index (SI) values were determined for all coal types. According to the results of the analysis, the highest EDI value was obtained as 4.00 at the temperature of 305 K for the 2nd coal type, and the highest SI value was obtained as 1.91 at the temperature of 293 K for the 6th coal type, according to the changing reference temperature values. According to this study, the highest second law efficiency was obtained from Bangladesh coal with a carbon (C) content of 77.84%.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Review ArticleYayıncıda açık erişim2022Defects, Mechanical Properties and Surface Roughness of AlSi10Mg Alloy Parts Produced by Selective Laser Melting (SLM) Method-A Review
Siyambaş, Yusuf; Turgut, Yakup
Metal-based additive manufacturing is a modern manufacturing process in which three-dimensional (3D) objects are fabricated by layer-by-layer melting of metallic powder or wire with an energy source. Selective laser melting (SLM) method is used in both scientific and industrial fields as it allows the production of complex and light structures. AlSi10Mg alloy is widely used in aerospace, automotive, marine and medical industries, as well as in various applications that require special designs and is one of the prominent materials in SLM research. The quality of a product produced by the SLM method requires optimization of manufacturing parameters (laser power, scanning speed, scanning distance, layer thickness) that affect the energy density required for melting. With the use of inappropriate manufacturing parameters, internal stresses arising from deformation mechanisms occur due to the process and distortion, cracking and dimensional changes occur on the part. Variables such as powder material properties, uneven distribution of powder layer, deformation during manufacturing, changes in laser beam can cause metallurgical pores. Any defects that occur in the manufacturing process have a negative effect on the mechanical properties and surface quality of the final part. In this study, the results obtained by researching the studies in the literature to produce parts with high density, high strength properties and high surface quality from AlSi10Mg alloy by selective laser melting method are presented. As a result of the research, it has been determined that energy density is more decisive on product quality. It has been determined that the ideal energy density for the least porosity in the products is in the range of 50-75 J/mm3, and the AlSi10Mg alloy parts produced by additive manufacturing show better strength properties compared to those produced by the casting method.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 2147-9526 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:43:39.001452548Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:43:39.001452548Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25066 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi Part C: Tasarım ve Teknoloji | |
| dspace.entity.type | Journal |
