Bu dergideki yayınlar
8 →- ArticleYayıncıda açık erişim2025Türkiye’de kaba ölüm hızının belirleyicileri: panel veriden kanıtlar
Konca, Murat; Bulut, Sinan; Sarigul, Seval Selvi; Tunca, Özlem
Bu çalışma, Türkiye’de kaba ölüm hızı üzerinde etkisi olduğu düşünülen çeşitli faktörleri incelemektedir. Bu kapsamda, Türkiye’de bulunan 81 ile ait veriler kullanılmıştır. Çalışmanın bağımsız değişkenleri, yeni nesil koronavirüs SARS-CoV-2 salgınını temsil eden kategorik değişken ve illerin yer aldığı bölgeleri temsil eden kategorik değişkenlerle birlikte illerde, 1.000 kişi başına düşen hekim sayısı, 100.000 kişi başına düşen hastane yatağı sayısı, kaba doğum hızı, kişi başına düşen gelir, okuryazar oranı, kişi başına düşen belediye atık miktarı ve kilovatsaat olarak kişi başına düşen elektrik tüketimidir. Veriler, Türkiye İstatistik Kurumu veri tabanından alınmış olup 2016, 2018 ve 2020 yıllarını kapsamaktadır. Çalışmada havuzlanmış en küçük kareler ve dayanıklı regresyon analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda 1.000 kişiye düşen hekim sayısı, kaba doğum hızı, kişi başına düşen gelir ve kişi başına düşen elektrik tüketiminin kaba ölüm hızını negatif yönde anlamlı bir şekilde etkilediği belirlenmiştir (p<0,05). Bunun yanı sıra, 100.000 kişi başına düşen yatak sayısı, kişi başına düşen belediye atık miktarı ve COVID-19 pandemisi değişkenlerinin kaba ölüm hızını anlamlı bir şekilde artırdığı tespit edilmiştir (p<0,05). Okuryazar oranı ile kaba ölüm hızı arasında ise, anlamlı herhangi bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne kıyasla kaba ölüm hızı istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0,05).
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2025Sağlıklı yaşam motivasyonu: bir ölçek geliştirme çalışması
Yılmaz, Necla; Özer, Elif
Bu çalışma, bireylerin sağlıklı yaşam davranışlarını benimseme ve sürdürme konusundaki motivasyonlarını ölçmek amacıyla geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Modern yaşamın getirdiği olumsuz koşulların sağlık üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda, bireylerin sağlıklı yaşam davranışlarına yönelik motivasyonlarının anlaşılması kritik önem taşımaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında gerçekleştirilen nitel görüşmeler sonucu elde edilen veriler ışığında 50 maddelik bir madde havuzu oluşturulmuştur. Kapsam geçerliği için uzman görüşleri alınmış ve madde havuzu kapsam geçerlilik oranları doğrultusunda 43 maddeye indirilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliği, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yöntemleriyle değerlendirilmiş, sonuç olarak "Psikolojik İyi Oluş", "Çevresel Uygunluk", "Sosyal Etkileşim" ve "Sağlık Kaygısı" olmak üzere dört faktörlü yapı ortaya çıkarılmıştır. DFA sonuçları, bu dört faktörlü yapının kabul edilebilir düzeyde bir uyum sağladığını göstermiştir (χ²/sd=2,007, RMSEA=0,061, CFI=0,937). Ölçeğin iç tutarlılığı yüksek bulunmuş (Cronbach α=0,871), ayrıca test-tekrar test yöntemi ile zaman içerisindeki kararlılığı da doğrulanmıştır (r=0,830). Sağlıklı Yaşam Motivasyonu Ölçeği (SYMÖ) ile Sağlıklı Yaşam Farkındalığı Ölçeği (SYFÖ) ve Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunurken, Sağlık Algısı Ölçeği (SAÖ) ile anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Sonuç olarak geliştirilen SYMÖ, sağlık psikolojisi ve halk sağlığı alanında, sağlıklı yaşam davranışlarını teşvik etmek amacıyla kullanılabilecek güvenilir ve geçerli bir ölçme aracıdır. Bu ölçeğin, bireylerin motivasyon düzeylerinin belirlenmesinde ve sağlık müdahale programlarının geliştirilmesinde işlevsel bir araç olacağı düşünülmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024The mediating role of transformational leadership perception in the relationship between employees' techno-stress perceptions and occupational burnout levels: the case of a public hospital
Tarsuslu, Sinan; Coşkun, Gökhan
This study was conducted to determine the mediating role of transformational leadership behaviours in the indirect relationship between techno-stress perceptions and occupational burnout of healthcare professionals working in a training and research hospital in Erzincan province. For the purpose of the study, the techno-stress (independent variable), occupational burnout (dependent variable) and transformational leadership (mediating variable) scales in the literature were used. The research was carried out by reaching 341 people using simple random sampling method among 1462 employees working as doctors, nurses, other health personnel, administrative staff and support staff in the hospital. In order to test the hypotheses determined in line with the research purpose, validity and reliability analyses, correlation analysis and process macro model 4 were applied to determine the mediating role by using AMOS22, SPSS 27 and process macro plug-in. According to the results of the study, a statistically significant and highly positive relationship was found between the techno-stress levels of healthcare professionals and their occupational burnout. In addition, a statistically significant and high level negative relationship was found between transformational leadership behaviours and techno-stress levels and professional burnout of health care workers. It was also determined that transformational leadership behaviours had a partial mediating role in the indirect relationship between health care workers' perceptions of techno-stress and occupational burnout. In conclusion, when the research and findings were evaluated and the related literature was analysed, there was no study that examined the mediating role of transformational leadership in the relationship between techno-stress and occupational burnout, especially in the domestic literature. It is thought that this study will provide an important value to the related literature.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2023Sağlık çalışanlarının etik liderlik algısının bilgi paylaşımı üzerindeki etkisinde örgütsel iletişimin aracılık rolü
Baş, Murat
Bu araştırma sağlık sektöründeki yöneticilerin etik davranışlarının, sağlık çalışanlarının bilgi paylaşımı üzerindeki etkisini incelemeye odaklanmıştır. Etik liderlik, işine özen gösteren, çalışanlarına adil davranan ve çalışanlarına ahlaki olarak etik davranan liderlerdir. Bilgi paylaşımı, bireyin sahip olduğu bilgi ve tecrübesini başkalarıyla paylaşması olarak ifade edilebilir. Örgütsel iletişim ise, çalışanların ortak bir amaç doğrultusunda, sahip oldukları bilgi, duygu ve düşüncelerini birbirleriyle paylaşması olarak ifade edilebilir. Bu araştırmanın amacı etik liderlik, bilgi paylaşımı ve örgütsel iletişim değişkenleri arasındaki ilişkilerin yanı sıra, etik liderliğin bilgi paylaşımı üzerindeki etkisinde örgütsel iletişimin aracılık rolünü incelemektir. Bu amaçla araştırma Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı birimlerinde görev yapan 268 sağlık çalışanı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 22, AMOS 23 ve SPSS PROCESS MACRO analiz programları kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, etik liderliğin bilgi paylaşımı ve örgütsel iletişimle pozitif yönlü ilişkili olduğu, ayrıca, örgütsel iletişimle bilgi paylaşımı arasında pozitif ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırmada aracılık modelinin incelenmesi sonucunda ise, etik liderlikle bilgi paylaşımı arasındaki ilişkide örgütsel iletişimin kısmi aracılık rolünün bulunduğu saptanmıştır. Elde edilen sonuçlarla sağlık sektör yöneticilerine tavsiyelerde bulunulmuştur. Sektör yöneticileri çalışanlarına bilgi alışverişinin ve iletişimin örgüt içindeki önemini anlatmalı, çalışanlarına karşı adil, ahlaki ve eşit mesafeli davranışlar sergilemelidir. Ayrıca bu sektörde faaliyet gösteren örgütlerin örgütsel iletişimi ve çalışanlarının bilgi paylaşımını artırmaya yönelik politikalar geliştirmeleri yönünde önerilerde bulunulmuştur. Literatür incelemesinde, etik liderliğin örgütsel iletişime doğrudan etkisi ile etik liderlik ve bilgi paylaşımı arasındaki ilişkide örgütsel iletişimin aracılık rolünü daha önce araştıran bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Dolayısıyla, bu çalışmanın literatüre önemli bir kaynak ve katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022Sağlık okuryazarlık düzeyinin sağlık arama davranışı ve sağlıklı yaşam tarzı davranışlarına etkisi
Uslu, Dilek; İpek, Kemal
Bu çalışmanın amacı Sağlık Yönetimi Bölümünde okuyan öğrencilerin sağlık okuryazarlık düzeyinin sağlık arama davranışı ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarına etkisini belirlemektir. Araştırma evrenini bir devlet üniversitesinin Sağlık Yönetimi Bölümünde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçekler Google Formlar üzerinden düzenlenip URL si öğrencilerin e-posta adreslerine gönderilmiştir. Araştırmayı kabul edip online anketi dolduran öğrenci sayısı 314’ tür. Araştırma veri toplama aracı olarak Sorensen ve diğerleri (2013) tarafından geliştirilen, Aras ve Bayık (2017) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan “Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği”, Kıraç (2019) tarafından doktora tezinde geliştirilen “Sağlık Arama Davranışı Ölçeği” ve Walker ve diğerleri (1996) tarafından geliştirilen, Bahar ve diğerleri (2008) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan “Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II” kullanılmıştır. Verilerin analizi için istatistik programı kullanılmış ve değişkenler arasındaki etkiyi incelemek için basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre sağlık okuryazarlığı sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını %17 ve sağlık arama davranışını %12 oranında etkilemektedir. Sağlık arama davranışı da sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını %21 oranında etkilemektedir. Sonuç olarak sağlık okuryazarlığı sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını ve sağlık arama davranışını etkilerken sağlık arama davranışı da sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını etkilemektedir
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022Değişim yorgunluğu, psikolojik dayanıklılık ve iş doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesi: sağlık sektöründe bir uygulama
Uğurluoğlu, Özgür; Sarigul, Seval Selvi
Bu çalışma ile aile sağlığı merkezlerinde çalışan sağlık çalışanlarının değişim yorgunluğu düzeylerinin belirlenmesi ve değişim yorgunluğu, psikolojik dayanıklılık ve iş doyumu değişkenleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Erzincan’da aile sağlığı merkezlerinde çalışan hemşire, ebe ve hekimlerden anket yöntemiyle araştırma verileri elde edilmiştir. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş, evreni oluşturan 180 çalışandan 162’sine ulaşılarak veri toplama süreci sonlandırılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda katılımcıların iş doyumu düzeylerinin orta derecede, değişim yorgunluğu ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinin ise orta derecenin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda değişim yorgunluğu ile psikolojik dayanıklılık değişkeni arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olmadığı, iş doyumu ile değişim yorgunluğu arasında negatif yönlü ve psikolojik dayanıklılık ile pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca psikolojik dayanıklılık, iş doyumu, kişisel ve örgütsel değişkenlerin değişim yorgunluğundaki toplam varyansın %55,5’ini; değişim yorgunluğu, iş doyumu, kişisel ve örgütsel değişkenlerin psikolojik dayanıklılıktaki toplam varyansın %59,4’ünü ve değişim yorgunluğu, psikolojik dayanıklılık, kişisel ve örgütsel değişkenlerin iş doyumundaki toplam varyansın %67,7’sini açıkladığı ortaya konulmuştur. Bununla birlikte sağlık çalışanlarının toplam çalışma süresinin artmasıyla değişim yorgunluğu düzeylerinin azaldığı, kadınların erkeklere göre ve lisans ve ön lisans mezunlarının lisansüstü mezunlara göre psikolojik dayanıklılık düzeylerinin daha az olduğu tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022Pandemi döneminde sağlık sektöründe uzaktan iç denetim: nitel bir araştırma
Kurnaz, Ersin; Coşkun, Gülizar
İç denetim her sektörde olduğu gibi sağlık sektörü için de önem arz etmektedir. Özellikle pandemi döneminde bu önemin daha çok arttığı söylenebilir. Çünkü pandemi sağlık sektöründe belirsizliği ve riskleri arttıran bir dönem olmuştur. Bu durum sağlık kuruluşlarında iç kontrol sisteminin etkinliğini değerlendiren iç denetimin rol ve sorumluluklarını ve iç denetçilerin işlerini yapma şekillerinin değişmesine neden olmuştur. Pandemi döneminde iç denetçiler iç denetim faaliyetlerini uzaktan çalışarak yürütmek zorunda kalmıştır. Bu zorunluluk ise uzaktan iç denetim kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada pandemi döneminde sağlık sektöründe uzaktan iç denetim faaliyetlerinin nasıl yürütüldüğü, ne tür sorunlarla karşılaşıldığı ve teknolojik altyapının uzaktan iç denetime uygun olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden ise Fenomenoloji (olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden Sağlık Bakanlığı İç Denetim Birimi Başkanlığı’ndaki iç denetçilere uygulanmıştır. Araştırma sonucunda pandeminin getirdiği kısıtlar çerçevesinde uzaktan iç denetim faaliyetlerinin mevcut program dâhilinde geleneksel denetim anlayışıyla yürütülmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Yaşanan en büyük sıkıntının denetlenen birimle iletişim kurmak olduğu görülmüştür. İç denetim faaliyetlerinin başlatılması noktasında gecikmelerin yaşandığı ifade edilmiştir. Son olarak sağlık sektöründe kullanılan yönetim karar destek sistemleri ve yazılımların altyapısının iyi durumda olduğu ve yaygın olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Ancak iç denetim faaliyetlerinin uzaktan yürütülmesi noktasında bu teknolojik altyapının denetlenecek süreçleri de desteklemesi ve uzaktan denetime imkân verecek şekilde geliştirilmesinin gerektiği üzerinde durulan ana başlıklardır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022Determination of innovative characteristics and attitudes towards evidence-based nursing in internal medicine clinics
Yanmis, Safiye; Özcan, Şadiye
The aim of this research is to determine the innovative characteristics of the internal medicine nurses, their attitudes towards evidence-based nursing and the factors that affect it. This descriptive study was conducted with 76 nurses in internal medicine clinics. Personal Information Form, Individual Innovativeness Scale (IIS) and Evidence-Based Nursing Attitude Questionnaire (EBNAQ) were used to collect data. Data were analyzed by using SPSS v23. Total mean score of ISS was 68.05±7.05, while total mean score attitude towards EBN was 48.20±2.78. In this study, a positive relationship was determined between total mean score attitude towards EBN and total mean score IIS (p<0.05). It was determined that the internal medicine nurses who participated in this study had moderate innovativeness and “questioning” innovative characteristic, and they had moderate level of evidence-based practice attitudes. In addition, it was determined that as the innovativeness of the nurses in these clinics increased, their attitudes towards evidence-based practice also increased. In order for nurses to use evidence-based practices, their innovative features should be highlighted and supported.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1302-9282 | |
| creativeworkseries.issn | 2148-9041 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:43:40.300319555Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:43:40.300319555Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25126 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Hacettepe Sağlık İdaresi Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
