Bu dergideki yayınlar
2 →- ArticleYayıncıda açık erişim2026Sürgünün izinde terkedilen oyuncaklar
Akdogan Ozturk, Sevinc
Bu çalışma, Maryam Madjidi’nin Marx ve Oyuncak Bebek adlı eserindeki oyuncakların hangi işlevlerle kullanıldığını incelemeyi amaçlamaktadır. Göçmen edebiyatı bağlamında değerlendirilen eserde, oyuncak bebek sembolü aracılığıyla başkahraman Maryam’ın yaşadığı içsel çatışmalar, aidiyet duygusu ve kimlik mücadelesi derinlemesine ele alınmıştır. İran’daki siyasi baskılar sonucu göç etmek zorunda kalan Maryam, bu süreçte hem çocukluğunu hem de köklerini ardında bırakarak kendisine yeni bir yaşam kurmaya çalışmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, eserdeki oyuncak sembollerinin işlevlerini belirlemek için nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Bu analizde, oyuncak sembolü iki ana tema altında değerlendirilmiştir: “Geçmiş ve aidiyetin sembolü” ile “dil ve kültürün sembolü.” Bu temalar çerçevesinde, Maryam’ın oyuncaklarıyla kurduğu bağın onun içsel dünyasında ne tür anlamlar taşıdığı ve bu sembollerin kimlik arayışını nasıl etkilediği analiz edilmiştir. Sonuçlar, Maryam’ın oyuncaklarıyla kurduğu bağın, onun çocukluk masumiyeti ve İran’daki geçmişine duyduğu aidiyeti simgelediğini ortaya koymaktadır. Oyuncak bebekler, bir yandan Maryam’ın çocukluk anıları ve kimliği ile bağlantısını temsil ederken, diğer yandan göçün getirdiği zorluklar karşısında ayakta kalma ve yeni bir kimlik inşa etme çabasını simgelemektedir. Ayrıca, Maryam’ın ana dilini reddetmesi, geçmişin acı hatıralarından uzaklaşma ve yeni bir kimliğe yönelme arzusunu yansıtmaktadır. Çalışma, Maryam’ın deneyimlerinden yola çıkarak göçmen bireylerin kimlik ve aidiyet arayışlarının çok katmanlı yapısını anlamaya katkı sağlamaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2021Lâmi’î çelebi'nin salâmân ve absâl mesnevisinin tasavvufi bir değerlendirmesi
Ünal, Muhammed Sami
XV. yy. sonu ila XVI. yy. başında yaşayan Lâmi’î Çelebi, birçok telif eseri yanında Molla Câmî’den yaptığı çevirileri ile Câmî-i Rum olarak ünlenmiş usta Divan şairlerindendir. İyi bir eğitim gören Lâmi’î Çelebi’nin yaptığı çevirilerden dili bakımından Arapça ve Farsçaya hâkim olduğu, muhtevası bakımından ise tasavvufta engin bilgi ve tecrübeye sahip olduğu açıktır. Emir Buharî adlı tasavvuf bilginine intisabı neticesinde kendisine Bursa’da bir ilim dünyası oluşturan şair, devrin şartlarına göre çok kısa sayılabilecek sürede Herat, Semerkant, Buhara gibi uzak ilim beldelerinden eserler tercüme edebilmiştir. Salâmân ve Absâl adlı mesnevinin Yunan edebiyatı da dâhil çeşitli edebiyat sahalarında farklı isimlerle de olsa yer bulmuş olması, ilginç içeriği ve müelliflerin konuya müdahale edebileceği açık noktalar bırakan simgesel bir tarafının olmasından kaynaklanmıştır. Lâmi’î Çelebi gibi şairler de eserin bu özelliği sayesinde öğretilerini rahatça esere yerleştirebilmiştir. Bu yönü ile şairin ilmî bakışının eserde yoğun olacağını düşündüğümüzden çalışmamızda şairin telif-tercüme olarak kabul edilebilecek Salâmân ve Absâl adlı mesnevisi tasavvufi öğretileri bakımından ele alınarak şairin yaşadığı çağın yaptığı tercümelere etkisi de işlenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 2667-4262 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:43:41.047041397Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:43:41.047041397Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25171 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Uluslararası Dil, Edebiyat ve Kültür Araştırmaları Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
