Bu dergideki yayınlar

2 →
  • ArticleYalnız künye2024
    Platon’un “Devlet” İsimli Eseri Perspektifinden Savaşçıların ve Yöneticilerin Eğitimi Hakkındaki Düşüncelerinin Değerlendirilmesi

    Etgü, Mehmet Akif

    Platon’un ideal devlet anlayışı iş bölümüne dayanmakta ve insanların eşitsizliği temelinde yükselmektedir. İnsanların eşit olmadığı anlayışı düşüncelerinin başlangıcını oluşturmaktadır. Platon’a göre insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı; kan bağı ya da zenginlik değil fiziksel ve ruhsal özellikler yanında yetenek ve zekâdır. İş bölümüne dayalı olarak ortaya çıkan toplumda önemli olan, insanların üzerlerine düşen fonksiyonu yerine getirmeleridir. Böylece adil bir devlet yapılanması sağlanmış olacaktır. Platon’un düşüncelerinde eğitimin özel bir yeri olması işte bu noktadadır. Platon, eğitimin devlet gözetiminde yapılmasını ve amaca uygun eğitim verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kişilerin fiziksel ve ruhsal kabiliyetleri eğitimin niteliğini de etkilemektedir. Özellikle savaşçıların ve yöneticilerin eğitimi özel önem taşımaktadır. Eğitimi çocukluk döneminden itibaren başlayan bir süreç olarak tasvir etmesi, kişilerin eğilimlerine uygun tarzda yetiştirilmelerine vurgu yapmış olması önemlidir. Masalların, müziğin ve jimnastiğin eğitim müfredatına dâhil edilmesi gerektiğine dair düşünceleri, günümüzdeki eğitim anlayışına da rehber olmuştur. Platon’un görüşleri tarih içinde düşünürlerin fikirlerinde ve devlet uygulamalarında yansıma bulmuştur. Muhtemelen gelecekte de karşılık bulacaktır. Bu makalede Platon’un eğitim hakkındaki fikirlerinin izi sürülmüştür. Çağımıza örneklik teşkil edebilecek düşünceleri üzerinde değerlendirmelerde bulunulmuştur.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2022
    İlim ve Edebiyat Eserlerinde Eser Sahiplerinin Mali Haklarına Tecavüzün Cezai Boyutu

    Yasar, Ercan; Sönmez, Melih

    Telif hukuku en genel anlamıyla iktisadi ve ekonomik değer taşıyan ve şekillendirilmiş fikri ürünleri koru- yan bir hukuk dalı olarak tanımlanabilir. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinde önemli bir rolü olan bu alanın tarihsel süreç boyunca gerek küresel çapta gerekse ülkemiz özelinde giderek önemini arttırdığı gözlem- lenmektedir. Fikri ürünler ülkelerin kültürel faaliyetlerinin gelişmesine pozitif katkılar sağladığı gibi ülkelerin ekonomik olarak gelişmesine de imkân vermektedir. Küresel çapta rekabet edebilir kalıp fikri ürünlerin kendi ülkesinde geliştirilmesini tesis etmek isteyen bir ülkenin, söz konusu alandaki kanuni düzenlemelerine gerekli hassasiyeti göstermesi zorunluluk teşkil etmektedir. Bu bakımdan kanaatimizce telif hukukunun başarısında “hukuki caydırıcılık ilkesi” anahtar bir rol oynamaktadır. Fikri haklar, kanun koyucu tarafından öncelikle tazmin, zoralım ve benzeri özel hukuk norm ve müesseseleriyle korunmaya çalışılmaktadır. Ayrıca cezai müeyyideler öngören kanun hükümleriyle birlikte, bu haklara tecavüz halin- de caydırıcılık sağlanmaya çalışılmaktadır. Fikri haklara yönelik tecavüz bir haksız fiil teşkil etmektedir. Özellikle teknolojinin gelişmesi bu alandaki hak ihlallerini (haksız fiillerin gerçekleştirilme ihtimallerini) gittikçe kolaylaştırmaktadır. Bu durum kişilerin fikri haklarına tecavüzleri sıklaştırdığı gibi toplumsal barışı da tehlikeye sokmaktadır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2147-9305
dc.date.accessioned2026-10-20T15:44:51.016226184Z
dc.date.available2026-10-20T15:44:51.016226184Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25319
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleKadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
dspace.entity.typeJournal