Bu dergideki yayınlar
2 →- ArticleYalnız künye2024Kudüs’ün Statüsü Üzerine Tartışmaların Hukuki Değerlendirmesi
Ünlü, Ömer
Yüzyıllardır dini ve kültürel önemi sebebiyle dünyanın dikkatinin üzerinde olduğu Kudüs şehri, 20. yüzyılın başlarında tecrübe ettiği Avrupa müdahalesiyle birlikte, Siyonist bir taarruza maruz kalmıştır. Bölgede İngiliz idaresi altında inşa edilen fiili durum tahlil edilmeden sonraki sürecin sağlam bir hukuki temelde tahlil edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla Kudüs’ün hukuki durumu ele alınırken İngiltere döneminde Filistinli Araplar aleyhine inşa edilen statüko çerçevesinde yaşanan gelişmelerin ele alınması, süreç içerisinde yaşanan hukuka aykırılıkları göstermek ve BM nezdinde Kudüs ile ilgili verilen kararların geçerliliğini tahlil etmek için vazgeçilmezdir. 1947’de BM Taksim Kararı ile kendisine uluslararası bir statü tanınması öngörülen Kudüs’ün 1949 Mütareke Hattı’yla doğu ve batı şeklinde fiili olarak ayrılması sonrasında şehrin uluslararası statüsünün korunması gerektiğine dair kanaat BM Genel Kurulunca yinelenmeye devam etmiştir. Ancak İsrail’in 1967 Saldırısı’yla şehrin doğu yakasını da ele geçirmesi neticesinde, şehrin işgal edilmişliğinden söz edilmeye başlanmıştır. İki devletli çözüm önerileriyle birlikte, şehrin ayrılarak Filistin’in şehrin doğu yakasında, İsrail’in ise batı yakasında egemen olacağı fikri ön plana çıkmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2024Pratik Şiddetin Pasif Teorileri: Post-Buberyen Dönem Yahudi Düşüncesinde Vaadedilmiş Toprak ve Kudüs Yaklaşımları
Alici, Mustafa
Çağdaş Yahudi düşüncesi, “Holokost sonrası (veya Post-Şoah) dönem” olarak bazen de modernizmin etkisini hissettiren bir dönüm noktası figür olan ve dini varoluşçu ve diyalojik ilişkilerin filozofu olarak tanınan “Martin Buber’den sonraki (post-Buberyen) devir” yahut çok daha seküler bir perspektif formuyla “postmodern dönem” diye betimlenebilmektedir. Bu makalede gittikçe ideolojiden kurtulup bir duruma dönüşerek sıfat haline gelen Postmodernizmin etkisi altında gelişen söz konusu düşünceyi felsefi, normatif teolojik (Talmudik) ve seküler (etnolojik) anlamda özel ve anahtar terimlerden biri olan “vaadedilmiş toprak” ve daha hususi olarak bu toprak fikrinin kalbinde veya tüm İsrail’in umuta bağlı hevesinin çekirdeğinde yerleşik olan “Yaruşalmi (Kudüs)” yaklaşımlarını değerlendireceğiz. Bu bağlamda birinci katmanda postmodern döneme damga vuran Yahudi filozofları, ikinci katmanda postmodern düşünce ile Talmdu düşüncesini uzlaştıran düşünürleri ve son olarak postmodern çağın perspektifiyle seküler Yahudi düşüncesini işleyen başlıca figürleri ele alacağız. Burada dikkatlerden kaçmayan en önemli özellik, dünyayı en fazla olumlayarak teyit eden bir gelenek olan Yahudilik’te Kutsal fikri tarihsel gelişim düzleminde gittikçe seküler hale gelirken kutsalla ilintili olan her fenomenin de sekülerleşerek daha fazla fiziksel aygıtlarla izah edilebildiği gerçeğidir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 2146-1759 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:45:16.391106631Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:45:16.391106631Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25358 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | TYB Akademi Dil Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
