Bu dergideki yayınlar

8 →
  • ArticleYalnız künye2023
    Kronik Gerilim Tipi Baş Ağrısı Hastalarında Anksiyete, Depresyon, Algılanan Stres Düzeyleri, Yeme Tutumu ve Uyku Kalitesi

    Gozel, Nevzat; Yildiz, Sevler; Kurt, Osman; Kılıçaslan, Aslı Kazğan; Emir, Burcu Sırlıer; Doğan, Serpil

    Amaç Gerilim tipi baş ağrısı (GTBA) en sık görülen primer baş ağrısı olup, bu çalışmada GTBA tanılı hastalarda anksiyete ve depresyon seviyeleri, algıladıkları stres düzeyi, yeme tutumları ve uyku kalitesini ve aralarındaki olası ilişkileri incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 43 hasta ve 43 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Katılımcılara Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu, Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Yeme Tutumu Testi (YTT), Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) uygulandı. Bulgular: Hasta grubunun ASÖ (p<0.001), BDÖ (p<0.001), BAÖ (p<0.001), YTT (p=0.041) ve PUKİ (p<0.001) puanı kontrol grubundan anlamlı şekilde yüksek bulundu. YTT puanı ile PUKİ, ASÖ, BDÖ, BAÖ ve atak sayısı ile pozitif yönde anlamlı bir korelasyon, PUKİ ile ASÖ, BDÖ, BAÖ ve atak sayısı ile pozitif yönde anlamlı korelasyon, ASÖ ile BDÖ, BAÖ, atak sayısı ile pozitif yönde anlamlı bir korelasyon görüldü. YTT puanını yıllık atak sayısı yordamaktaydı (β=.084, p=0.0151). Sonuç: Hastaların anksiyete, depresyon, algılanan stres düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı yüksek, yeme tutumları ve uyku kaliteleri anlamlı olarak daha kötü bulundu. Hastaların deneyimledikleri baş ağrısı atak sayısı yeme tutumlarını ön görmekteydi. Hastaların ağrıyla baş etmek için sağlıklı olmayan yeme davranışlarına yönelebileceklerini ve bu hastalarda eşlik eden psikiyatrik hastalıkları belirlemenin, baş ağrısının klinik seyrini, prognozunu ve tedavi stratejilerini şekillendirebileceğini düşünmekteyiz.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2021
    Çift Çene Cerrahisi Yapılan Hastalarda Preemptif Intravenöz İbuprofenin Postoperatif Opioid Tüketimine Etkisi: Randomize Çift Kör Plasebo Kontrollü Çalışma

    Yayik, Ahmet Murat; Aydin, Muhammed Enes; Ertaş, Ümit; Bedir, Zehra; Salcan, Sara; Ateş, İrem

    Amaç: Preemptif uygulanan intravenöz ibuprofenin çift çene cerrahisi sonrası ağrı yönetimindekirolü ile ilgili bilgi kısıtlıdır. Bu çalışmanın amacı çift çene cerrahisi (ÇÇC) geçiren hastalardapreemptif intravenöz ibuprofenin postoperatif analjezi ve opioid tüketimine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Etik kurul onayı alındıktan sonra, ÇÇC planlanan, Amerikan AnesteziyolojiDerneği (ASA) I-II, 48 hasta, rastgele iki gruba ayrıldı. Ameliyattan otuz dakika önce ibuprofengrubu (n=24) 100 mL salin içinde 800 mg IV ibuprofen alırken, kontrol grubu (n=24) 100 mL salinaldı. Tüm hastalar operasyon bitiminden yarım saat önce 1.000 mg parasetamol aldı ve her 6saatte bir tekrarlandı. Postoperatif analjezi hasta kontrollü analjezi (HKA) ile sağlandı. Her ikigrubun ağrısı Vizüel Analog Skala (VAS) ile değerlendirildi ve 24 saat sonunda toplam opioidtüketimleri kaydedildi. Bulgular: VAS skorları kontrol grubuyla karşılaştırıldığında ibuprofen grubunda 1., 2., 4., 8., 12. ve24. saatlerde istatistiksel olarak düşüktür (P<0.05). 24 saat sonundaki toplam opioid tüketimikontrol grubunda ibuprofen grubuna göre (326.04±209.7 µcg ve 163.95±122.7 µcg, P=0.002)istatistiksel olarak daha fazla bulunmuştur. Ek analjezik ihtiyacı kontrol grubunda ibuprofengrubuna göre daha fazladır (14/24, 6/24). Bulantı kusma kontrol grubunda istatistiksel olarak dahaçoktur (P<0.05). Hemoraji açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır (P>0.05). Sonuç: Preemptif IV İbuprofen ÇÇC’de kullanılabilecek alternatif analjezik ilaçlardan biri olabilir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • CorrectionYalnız künye2019
    Pediatrik Suprakondiler Humerus Kırıklarında Tedavinin Gecikmesi Ameliyat Tekniğini Etkiler mi?

    Konya, Mehmet Nuri; Issin, Ahmet; Kockara, Nizamettin; Topal, İsmail

    -

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    Araç İçerisinde Sıcak Çarpmasına Bağlı İki Çocuk Ölümü: Olgu Sunumu

    Gümüş, Burak; Alan, Cumali; Çom, Uğur

    Sıcak çarpması vakaları genellikle çöl gibi sıcak bölgelerde görülmekle birlikte sıcak hava dalgasının etkilediği şehirlerde de görülebilmektedir. Bu sunumda sıcak çarpmasına bağlı 5 yaş altı iki çocuk ölümünü olay yeri incelemesi, tanık ifadeleri, otopsi bulguları üzerinden değerlendirmeyi amaçlanmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    Do the Delay of the Treatment in the Pediatric Supracondylar Humerus Fractures Effect the Surgical Technique?

    Topal, İsmail; Üçpunar, Hanifi; Konya, Mehmet Nuri; Issin, Ahmet; Kockara, Nizamettin

    Objective: Supracondylar humerus fractures, the most common elbow fractures of childhood, often require surgical treatment. In addition to the fracture, the duration of the surgical treatment may be postponed when the general condition of the patient is inappropriate and in cases that affect anesthesia application. In pediatric patients, an infection of the upper respiratory tract often leads to this. In this study, it was aimed to determine whether the surgical technique was affected in case of delayed treatment due to upper respiratory tract infection. Materials and Methods: In this study, 60 children who were operated in our clinic between 2012– 2017 were evaluated retrospectively. Patients were divided into two groups according to the time of operation as before or after 24 hours from first admission. The fixation was made with three lateral Kirshner wires or two lateral and one medial Kirshner wires. The surgical method was evaluated on postoperative clinical and radiological follow-up examinations. The results were statistically analyzed. Results: Of the patients, 39 were male and 21 were female. The mean age was 6.73 (2–9). At the time of admission, 43 patients were treated in the first 24 hours and the remaining 17 patients were operated after the first 24 hours. There were no statistically significant differences between the patients who received late surgical treatment and early treatment. Conclusion: Although good results can be achieved by late surgical interventions in patients with pediatric supracondylar humerus fractures, similar to those undergoing surgical treatment in the early period; applied surgical technique may be affected depending on the time period until surgical intervention.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • CorrectionYalnız künye2019
    Türkiye’de 15 Yaş Altı Çocuk Ölümlerinin Değerlendirilmesi

    Balandız, Hüseyin; Gümüş, Burak; Özer, Ömer; Topal, İsmail

    -

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2018
    Türkiye’de 15 Yaş Altı Çocuk Ölümlerinin Değerlendirilmesi

    Balandız, Hüseyin; Topal, İsmail; Gümüş, Burak; Özer, Ömer

    Giriş: Yaş, cinsiyet, doğum ve ölüm nedenleri hakkındaki bilgiler, halk sağlığı planlamasının temel taşlarıdır. Perinatal ve çocukluk çağı ölüm hızları; ülkelerin gelişmişlik düzeyi, sosyal kalkınma durumu ya da sağlık durumu göstergeleri olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’de meydana gelen 15 yaş altı çocuk ölümlerinin durumunu göstermeyi ve bölgesel farklılıkları ortaya koymayı, ayrıca dünyadaki diğer ülkeler ile karşılaştırmayı amaçlandı.Gereç Yöntem: Çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) 2009-2016 yıllarındaki ölüm, ölüm hızları ve nüfus verileri değerlendirilmiştir.Bulgular: 2009–2016 yılları arasında 15 yaş altı çocuk ölümleri toplamda, erkeklerde ve kızlarda düşmüştür. 2009–2016 yılları arasında 5 yaş altı, bebek, neonatal ve post neonatal bebek ölüm hızlarının düştüğü görülmektedir. 5 yaş altı çocuk ölüm hızlarının Kuzeydoğu, Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde diğer bölgelere daha yüksektir.Sonuç: Son yıllarda Türkiye ve Dünya’da bebek ve 5 yaş altı çocuk ölüm hızlarının düşme eğilimindedir. Güneydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu bölgelerinde 5 yaş altı cocuk ölüm hızı ve bebek ölüm hızlarının diğer bölgelere göre daha yüksek olup bu bölgelerin Türkiye’nin diğer bölgelerine göre gelişmişlik düzeyinin düşük olduğu bilinmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2010
    Effects of different warm-up cycles' protocols on the flexibility and the joint range of motion in women

    Çetin, Ebru; Çolak, Mergül

    This study aims to find out the effects of 4 different warm up cycles on women's flexibility and the joint range of motion. Forty-one healthy students from the School of Physical Education at Gazi University have voluntarily participated in this study. Participants were divided into four different groups and their heart rate (HR), hip flexion, knee flexion and flexibility test values were measured. In statistical analysis, SPSS Version 13,0 was used. Paired sample t- test was used in individual group evaluations and One-Way-Anova test was conducted for intergroup evaluations. HR and knee flexion values in group A (Dynamic Exercise) and group B (Dynamic Exercise and Jumping) showed significant difference in pre-test and post-test measurements. Similarly, flexibility, knee and hip flexion values of Group C (Stretching) were significant in pretest and post-test measurements. In group D (Massage) statistically significant results were found only in the flexibility values. Comparing groups, statistically significant differences in post-test were found between groups A-B, B-C, A-C, A-D and B-D in terms of HR values; between A-C, B-C and C-D in terms of hip flexion and finally between A-D, B-D and C-D in terms of knee flexion. As a result, of four different warm-up protocols, stretching for 15 seconds following a five-minute jogging was found to be the most effective on joint range of motion.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1308-9315
creativeworkseries.issn2148-8797
dc.date.accessioned2026-10-20T15:45:17.053720710Z
dc.date.available2026-10-20T15:45:17.053720710Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25370
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleFırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Tıp Dergisi
dspace.entity.typeJournal