Bu dergideki yayınlar

4 →
  • ArticleYayıncıda açık erişim2021
    Comparison of C-erbB2 Expressions of Tru-Cut and Excisional Biopsy Materials in Breast Malignant Neoplasms in Two Different Centers; Retrospective Analysis of 50 Cases

    Çımen, Ferda Keskın; Demirtaş, Rabia

    Aim: The most common type of cancer in women is breast carcinoma. There is an improvement in prognosis with the developments in early diagnosis possibilities parallel to the developments seen in laboratory methods. One of the important factors in determining the prognosis and response to treatment is the Human Epidermal Growth Factor Receptor 2 (HER2, cerbB2) gene located on the long arm of Chromosome 17. One of the most frequently used methods in the evaluation of HER-2 gene in breast carcinoma in many medical pathology laboratories is immunohistochemical (IHC) methods. In the IHC method, scoring is made according to the staining percentage of invasive carcinoma cells and the quality of staining (weak-mediumstrong / incomplete-complete membranous). In this study, we aimed to reveal the possible differences and their reasons by comparing the IHC evaluation scores of both centers. Methods: Fifty patients who were diagnosed with breast carcinoma in the last 5 years in our Medical Pathology laboratory, IHC studies were conducted, IHC studies were repeated in Erzurum Atatürk University Medical Pathology Laboratory for various reasons, and both tru-cut biopsy and excisional biopsies were evaluated in both centers. Pathology reports of 50 cases were analyzed retrospectively. Results: When the evaluations made in both centers were compared, 30 (60%) of tru-cut biopsy materials and 31 (62%) of excisional biopsy materials had the same score. Conclusion: Although there are similarities between the two centers in the evaluation results, substantial differences were also detected.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2021
    Knowledge and Attitudes of Nurses about Urinary Catheter and Prevention of Catheter-Associated Infections

    Karakurt, Papatya; Köse Tuncer, Sevinç; Erdinç, Arzu

    Aim: This study was undertaken to explore knowledge and attitudes of nurses about urinary catheter and prevention of catheter-associated infections. Methods: The population of this descriptive study was composed of nurses who worked at a training and research hospital in a province. The study utilized no sampling method, and 131 nurses who volunteered to join the study and were contacted were recruited for the study. The data of the study were collected using descriptive questionnaire that addressed at nurses’ sociodemographic characteristics and Catheter-Associated Urinary Tract Infections (CAUTI) between April and May 2019. In the analysis of the data; numbers, percentages, means, Mann Whitney-U test and Kruskall Wallis test were used. Results: 35.1% of the nurses were aged ≥35 years, 87.0% of them were female and 60.3% of them had undergraduate degrees. 24.4% of the participating nurses had a work-length of 6-10 years and 53.4% of them received training about catheterassociated urinary system infections. It was identified that nurses had an average score of 62.18±7.11. It was identified that such variables as age, sex, educational status, work-length did not affect nurses’ urinary catheter and catheter-associated infections. Conclusion:It was found that more than half of the participant nurses received training about catheter-associated urinary system infections and showed a high level of knowledge and attitudes about urinary catheter and prevention of catheterassociated infections. It may be recommended that the number of on-job trainings about preventing catheter-associated infections be elevated and continued.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2020
    Taksifolinin sıçanlarda akrilamidle indüklenen mide hasarına karşı koruyucu etkisinin histopatolojik değerlendirilmesi

    Çimen, Orhan

    Amaç: Akrilamid; fırın, ızgara veya kızartma gibi yüksek sıcaklıkta pişirilen karbonhidratlı gıdalarda ortaya çıkan sudaçözünen bir vinil monomerdir. Bu şekildeki beslenme sonrası gastrointestinal sistem organları yüksek Akrilamiddüzeyine maruz kalırlar. Akrilamid’in neden olduğu kimyasal oksidatif mide hasarının tedavisinde antioksidan veantiinflamatuar ilaçların faydalı olabileceğini düşündürmektedir. Kuvvetli bir antioksidan olan Taxifolin (3,5,7,3,4-pentahydroxy flavanone veya dihydroquercetin), turunçgiller ve soğanda bol miktarda bulunan bir flavonoiddir.Taxifolin’in albino Wistar türü erkek sıçanlarda Akrilamid ile tetiklenen mide harabiyetine karşı koruyucu etkisinihistopatolojik açıdan ortaya koymaktır.Yöntem: Deneysel araştırmamız 280-295 gram tartılan 18 adet albino wistar türü erkek sıçanlar ile yapılmıştır. Deneyhayvanları sağlıklı, tek başına acrylamid ve taksifolin + acrylamid uygulanan üç farklı gruba ayrıldı. İlaç uygulamalarıgavaj yardımı ile oral yoldan yapıldı. Çıkarılan mide dokularını histopatolojik açıdan değerlendirildi. Mide dokusundatespit edilen; Ödem, Destrüksiyon, Dilate-Konjesyone Kan Damarları şiddetine göre artan şiddeti göstermek üzere 0 ile3 arasında puanlama yapılarak değerlendirmeye tabi tutuldu. Histopatolojik karşılaştırma için Kruskal-Wallis testikullanıldı.Bulgular: Akrilamid'in, besinlerin ilk temas ettiği organ olan mide dokuları üzerinde meydana getirdiği değişiklikleryeterince irdelenmemiştir. Araştırmamızda, Taxifolin’in sıçanlarda Akrilamid ile tetiklenen mide harabiyetine karşıkoyucu işlevini histopatolojik açıdan araştırıldı. Akrilamid’ in oral yoldan verildiği hayvanların mide mukozasındabelirgin destrüksiyon ve ödeme, mide serozasında gözle görülür dilate-konjesyone kan damarlarının ortaya çıkmasınaneden olduğu sonucuna varılmıştır.Sonuç: Taxifolinin çeşitli organ dokularında oksidan miktarının artışını ve antioksidan miktarının azalmasınıdurdurmasının, dokuları oksidatif hasardan koruduğu belirtilmiştir. Taksifolin’in; Akrilamid’in neden olduğu midetoksisitesinin tedavisinde faydalı olabileceği düşünülmektedir

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2015
    Hemşirelerde öfke düzeyinin iş doyumuna etkisi

    Okanlı, Ayşe; Baran, Meryem

    Amaç: Araştırma hemşirelerde öfke düzeyinin iş doyumuna etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak planlanmıştır.Yöntem: Araştırma Ocak 2009 - Mart 2009 tarihleri arasında, Erzincan Devlet Hastanesinde çalışmakta olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 145 hemşire ile yapılmıştır. Veriler soru formu, Sürekli Öfke-Öfke İfade Tarz Ölçeği ve Minnesota Doyum Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik dağılımlar, ortalamalar, t testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis varyans analizi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır.Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin sürekli öfke puan ortalaması 19.48±4.27, öfke kontrol puan ortalaması 23.30±3.97, öfke dışa puan ortalaması 14.08±2.86, öfke içe puan ortalaması 15.12±3.15 ve Minnesota Doyum Ölçeği puan ortalaması 64.74±10.96 olarak bulunmuştur. Ölçekler arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda sürekli öfke-öfke ifade tarzı ile iş doyumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0.001). Öfkeyi doğru bir şekilde ifade edebilmenin iş doyumunu arttırdığı belirlenmiştir. Sonuç: Hemşirelerin sürekli öfke ve öfke ifade tarzlarının iş doyumu üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda hemşirelere düzenli aralıklarla öfke kontrolü eğitimi yapılması önerilebilir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1309-5471
creativeworkseries.issn2687-2498
dc.date.accessioned2026-10-20T15:46:23.276648076Z
dc.date.available2026-10-20T15:46:23.276648076Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25531
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleAnadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi
dspace.entity.typeJournal