Bu dergideki yayınlar
5 →- ArticleYayıncıda açık erişim2021Farklı temporomandibular eklem düzensizliğine sahip hastalarda uygulanan artrosentez işlemlerinin sayılarının retrospektif olarak incelenmesi
Cezairli, Burak; Taskesen, Fatih
Amaç: Bu çalışmanın amacı farklı temporomandibular eklem düzensizliklerine sahip bireylerde uygulanan artrosentez sayılarınınve seanslar arası sürelerin incelenerek, eklem hastalığı tipine göre uygulanacak tedavi protokolü hakkında öngörüsağlayabilmektir.Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, “Temporomandibular Düzensizlikler için Tanı Kriterleri” sınıflamasına göre,redüksiyonlu disk deplasmanı, redüksiyonsuz disk deplasmanı ve dejeneratif eklem hastalığı tanısı konulan ve kliniğimizdeartrosentez tedavisi gören 160 hastaya uygulanan artrosentez sayısını ve sıklığını incelemektedir. İki yıllık tedavi ve takip süresiboyunca hastalara uygulanan artrosentez sayıları ve birden fazla artrosentez uygulanan hastalarda her seans arası sürelerhesaplanarak analiz edilmiştir.Bulgular: Redüksiyonlu disk deplasmanı, redüksiyonsuz disk deplasmanı ve dejeneratif eklem hastalığı gruplarında medyanseans sayıları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanıldı (p<0.001). Birinci ve ikinciseanslar arasındaki süre hem redüksiyonsuz disk deplasmanı hem de dejeneratif eklem hastalığı gruplarında benzer iken (p =0.386), ikinci ve üçüncü seanslar arasındaki süre redüksiyonsuz disk deplasmanı grubuna göre dejeneratif eklem hastalığıgrubunda anlamlı olarak daha uzun bulundu (p = 0.002).Sonuç: Temporomandibular eklem düzensizliklerinin seviyesi ilerledikçe ihtiyaç duyulan artrosentez sayısı artmaktadır. Seanslararası süre ise temporomandibular eklem düzensizliğinin tipine göre değişebilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2021Evaluation of the effect of sandblasting with different sand particles on the bonding of implant, abutment and resin cement by tensile bond strenght
Akar, Türker; Kırmalı, Ömer
Aim: The aim of this study was to evaluate the effects of different sizes of sand particles to investigate the tensile bond strength between titanium implant abutment and resin cement. Material and Methods: Forty titanium implant abutments were selected. The specimens were divided into 4 different groups according to different surface treatments. These groups are; the untreated surface was named as (control), 30 µm silica coated airborne-particle abrasion, 50 µm Al2O3 airborne-particle abrasion and 110 µm Al2O3 airborne-particle abrasion groups. After surface treatments, all implant abutments were cemented with dual cured resin cement to metal substructures with an occlusal ring. Implant abutment-metal substructure samples, which were applied 500 thermal cycles, were then subjected to tensile bonding strenght at a speed of 0.5 mm / min in a conventional crushing device. Post-fracture types of refraction were evaluated with a stereomicroscope (×35) and the cause in the surface topography under a scanning electron microscope (SEM) at (×1000) magnification. Statistical analysis of the data obtained was made with 1-way ANOVA and comparisons between groups were made by the Tukey post hoc test. Results: According to the results of the study, the highest tensile bond strength was seen in 30 µm silica (254.42 ±13.38) group, while the lowest tensile bond strength value was seen in the control (198.24 ±15.32) group. It was found that tensile bond strength values were statistically significantly increased in all surface treatment groups. (p<0,5) Conclision: The bonding between the different sand particles applied on both the implant-abutment and the implant abutment-metal substructure showed significant differences.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2020Investigation of apoptosis in renal tissues of rats exposed from prenatal period to systemic fluoride
Onur, Sırın Güner; Tinay, Ilker; Karaca, Serhat; Bozkurt, Suheyla Uyar; Mentes, Ali
Aim:The aim of this study was to evaluate fluoride (F) induced toxic effects andhistopathological changes on renal tissues of rats exposed to different concentrations of fluoride pre and postnatally. Material and Methods: Kidneys of the rats that had received 0, 30 and 100 ppm F in drinking water starting from the prenatal period and sacrificed atfirst, third and fifth months wereused in this study. Renal tissues were sectioned and stained with hematoxylin and eosin (H&E) for histological analysis and with TUNEL technique for immunohistochemical evaluations of apoptosis in glomerular and tubular sections. Results: In the 100 ppm F group, the number of glomerular and tubular apoptotic cells were significantly higher than control and 30 ppm F groups. In all groups, higher apoptosis was detected in the 5th month than the 1st and 3rd months in glomerular and tubular sections and the differences were statistically significant. The transverse section of kidney of the 5th month rat group showed tubulardilatations, glomerular atrophies and necrosis areas, vascular congestionsandhemorrhagic regions.Conclusion:High F doses administered in drinking water caused severe apoptosis and a marked destruction in rat kidney tissues.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2020Zirkonya ve veneer seramik arasındaki bağlantıya farklı fırınlama uygulamalarının etkisi
Akar, Türker; Demir, Hakan
Amaç:Çalışmamızın amacı, hem zirkonyum oksit esaslı alt yapı blokların sinterlenmesi, hem de alt yapı üzerine uygulanacak olanveneer seramiklerin fırınlanması esnasında, özellikle soğuma hızları dikkate alındığında, farklı fırınlama program tercihlerinin, zirkonyum oksit ve veneer seramik arasındaki bağlantıya etkisini araştırmaktır.Gereç ve Yöntem:144 adet Y-TZP alt yapı (7 mm.* 3mm.) olacak şekilde üretilmiştir. Daha sonra bu örnekler sinterleme işleminden sonraki soğutulma prosedürlerine göre 2 ana gruba ayrılmıştır (grup P1-n=72 ve grup P5-n=72). Bu iki ana grup ise iki farklı marka porselenin üretici firma tavsiyeli yavaş soğutma ve bizim belirlediğimiz hızlı soğutma olmak üzere 4 er adet alt gruplara ayrılmıştır. Üretilen örneklerin hepsine 5000 devir termal siklus uygulanmıştır. Her bir örnek Universal test cihazında 0,5mm/dak. kafa hızında makaslama bağlanma dayanımı testine tabi tutulmuştur. Kesme işlemini yapacak bıçak ucu, 1 mm. kalınlığında ve künt olacak şekilde hazırlanmıştır. Test bıçak ucu ile örnekler arasındaki açı 90º, hızı ise 1 mm/dakika olarak gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel analizler Mann Whitney U testi kullanılarak sonuçları p<0.05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir.Bulgular: Bütün veriler dikkate alındığında elde edilen en yüksek makaslama bağlanma dayanımı değeri (25,57±0,64 MPa), P5 sinterleme programında hazırlanan zirkonyum oksit alt yapılara yavaş soğuma işlemiyle uygulanmış Vita VM9 veneer porselen grubunda termal siklus işlemi öncesi elde edilmiştir. En düşük makaslama bağlanma değeri (19,75±0,80 MPa) ise P1 sinterleme programında hazırlanan zirkonyum oksit alt yapılara hızlı soğuma işlemi ile uygulanmış Noritake CZR veneer porselen grubunda termal siklus işlemi sonrası elde edilmiştir.Sonuç:Sonuç olarak P1 (Hızlı) ve P5 (Yavaş) olmak üzere sinterlenen zirkonyum oksit alt yapıların bağlanma değerleri karşılaştırıldığında P5 ana grubundaki bağlanma dayanımı değerleri, P1 grubundakilere göre daha yüksek bulunmuştur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2019Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kullanılarak infraorbital kanal ve sulkusun retrospektif olarak incelenmesi
Miloğlu, Özkan; Altun, Oğuzhan; Karapinar Umar, Esma; Dağistan, Saadettin; Ezmeci, Talat
Amaç: Bu çalışmanın amacı infraorbital kanal (İOK) veinfraorbital sulkusun (İOS) anatomik lokalizasyonununkonik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) kullanılarakincelenmesidir.Materyal ve Metot: Çalışmamızda 125 hastanın KIBTgörüntüleri retrospektif olarak incelenerek İOK veİOS’nin anatomik özellikleri belirlendi.Bulgular: İOK uzunluğu 11.73 ± 1.90 mm, İOSuzunluğu 16.15 ± 2.90 mm, ikisi arasındaki açı 154.3± 8.57° ve kanalın doğrultusunun horizontal düzlemile yaptığı açı 41.02 ± 7.60° ölçüldü.Sonuç: Bu çalışma KIBT’nin cerrahi olarak önemtaşıyan anatomik noktaların mesafelerini belirleyerekmaksillofasiyal cerrahi sırasında nörovasküler yapılarınhasar görmesinin önlenmesi, lokal anesteziuygulamaları ve diğer invaziv işlemler için yol göstericiolabileceğini ortaya koyuyor.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1300-9044 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:46:23.397661296Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:46:23.397661296Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25535 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
