Bu dergideki yayınlar

12 →
  • ArticleYayıncıda açık erişim2021
    Erzincan’da Kuru Fasulye Üretiminde Tespit Edilen Zararlı Türler

    Kılıç, Engin; Çelebi, Serbay

    Erzincan ili yemeklik tane baklagiller üretimi için uygun toprak ve ekolojik şartlara sahiptir. Keza Erzincan ve yöresinde Sahte Dermason olarak bilinen yerli popülasyon kuru fasulye çeşidi yoğun olarak ekilmektedir. En fazla fasulye üretim yapılan ilçe Çayırlı ilçesidir. Erzincanda kuru fasulye ekim alanlarında 2017-2018 yılları arasında yapılan sürvey çalışması sonucunda, toplam 7 türün zararlı olduğu tespit edilmiştir. Bu türlerden tüm üretim alanlarında ve depolarda sırasıyla Apis fabae, Tetranychus urticae, Acanthocelides obtectus ‘un yoğun olarak bulunduğu tespit edilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2021
    Isolation Entomopathogenic fungi From the Two-Spotted Spider Mite [Tetranychus urticae Koch, 1836 (Acari: Tetranychidae)] at Erzincan Province

    Kılıç, Engin

    This study was conducted between 2015-2017. The infested with mites of the bean leaves were collected from the field. Then put in polyethylene bags, and brought to the laboratory. The mites on the bean leaves were transferred to the petri dish with Potato Dexrose Aagar (PDA) by a brush at the laboratory. The petri dishes were incubated for growth and sporulation of the fungus (2 weeks in the incubator at 25±1ºC). As a result, six entomopathogenic fungi (EPF) ısolates were isolated from the cadaver of the Tetranychus urticae Koch, 1836(Acari: Tetranychidae) Four of them were Beauveria bassiana (Balsamo) Vuillemin (Deuteromycetes: Hyphomycetes) and two of them were Metharizium anisopliae (Metsch.) Sorokin (Deuteromycotina: Hyphomycetes). After the identification of isolates, they have been coded and stored under refrigerator conditions for use in other studies at the Pharmaceutical Microbiology Laboratory of the Faculty of Pharmacy, Erzincan Binali Yıldırım University.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2021
    Novel Synthesis of Good Electrochromic Performance $WO_3$ Nanoplates Grown on Seeded FTO

    Karadeniz, Sibel Morkoç

    Tungsten trioxide $(WO_3)$ has applications in various electrochromic devices and is fabricated using various techniques, which affect its electrochromic properties. In this study, tungsten trioxide $(WO_3)$ nanoplates were synthesised via a two-step facile synthesis process using a hydrothermal technique on seeded fluorine-doped tin oxide (FTO) glass substrates. $WO_3$nanoplates with high porosity were obtained using a fast and simple hydrothermal method. First, a seed layer was grown on FTO using a spin coating process. $WO_3$ nanoplates were then quickly synthesised on the seeded FTO glass using a hydrothermal technique at 200 ̊C for 1h. The nanoplates were characterizated by using XRD, SEM, Chronoamperometry and Cyclic Voltammetry techniques. The$WO_3$ nanoplates have got a crystal structure mixed monoclinic and hexagonal phases. The crystal grain sizes of the film was found to be 36 and 53 nm for the (011) and (200) sharpest crystal planes of monoclinic and hexagonal crystal phases respectively. The switching times of $WO_3$ nanoplates were determined as 1.28 s for colouration and 5.50 s of bleaching, and the diffusion coefficient was calculated as 4.2×10-10 cm2/s. As a result, the nanoplate structures with high porosity were successfully obtained and the $WO_3$ nanoplates showed good electrochromic performance with a good crystal structure, high diffusion coefficient, and short ion insertion time.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2021
    Erzincan’da Entomopatojen Fungusların Oluşumuna ve Dağılımına Etki Eden Toprak Faktörleri

    Kılıç, Engin

    Bu çalışmada, Erzincan topraklarından izole edilen entomopatojen fungusların (Epf) oluşumuna ve dağılımı üzerine toprak faktörlerinin etkisi incelenmiştir. Bu amaçla ekili ve doğal alanlardan toplanan 60 toprak örneği incelenmiştir. Topraklardan Beauveria bassiana (balsamo) Vuillemin ve Metarhizium anisopliae (Metschnikoff) Sorokin olmak üzere iki epf türü izole edilmiştir. Farklı toprak habitat ve sub-habitaların fungus oluşumuna ve dağılımına etkisini incelemek için Ki-kare testi yapılmıştır. Toprak habitatı ile B. bassiana’nın oluşumu ve dağılımı arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı (x2=,000, p>.005), M. anisopliae’nin oluşumu ve dağılımı ile toprak habitatının arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir (x2=7,680, p<.005). Sub- habitatlardan ise tarla alanların M. anisopliae’nin oluşumu ve dağılımı üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Yapılan t-testi sonucunda ise, organik maddenin, toprak saturasyonunun, toprak tekstürü ve fosforun B. bassiana’nın oluşumu ve dağılımında etkili olduğu belirlenirken, toprak saturasyonunun ve toprak tekstürünün ise, M. anisopliae’nin oluşumu ve dağılımı üzerine etkili olduğu belirlenmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Estıimation of Gauss Mixing Models with Expectation Maximum in Cognitive Radios

    Ilgın, Fatih Yavuz

    Nowadays, it is known that there is a constantly increasing demand for the radio frequency spectrum. The biggest reason for this situation is the constantly increasing data sizes in wireless communication systems. Therefore, Cognitive Radio (BR) systems are potential technologies that can be a solution to future spectrum shortage problems. In the BR systems, the probability distribution function of the signal to be detected is utilized at the basis of spectrum detection. The probability distribution functions of the signals perceived by BR users according to their spatial location, which will perform spectrum detection in wireless communication systems, vary. The purpose of this study is to predict the common Gaussian mix model of signals perceived by different BR users using the expectation maximization algorithm. In the study, simulation results were performed according to different noise levels and different number of cognitive radio users in terms of spatial differences of different BR users. Thus, the estimated Gaussian mix models can be used to predict different spectrum sensing models.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Investigation of the Usability of Waste Kevlars in Concrete Road Pavements

    Bayata, Halim Ferit; Tunçel, Mustafa Uraz; Bayrak, Osman Ünsal; Bas, Fatih Irfan

    At the present time, fiber optic cables are generally used in the communication sector. In our country, there are 324 thousand km of fiber cables including only 256 thousand km in Turk Telekom operators and 68 thousand km in other operators. These cables, which have a service life of 20 years, need to be renewed over time and the cables that are out of use are scrapped. An average of 15,000 km of cable is scrapped annually. Approximately 5 Kg of kevlars become waste in 1 km length cable. Since waste kevlars do not have a separate usage area, they cannot be recycled to the economy. In this study, the usability of the concrete produced with kevlar on the road superstructure was investigated. For this purpose, water / binder ratio (0.40, 0.45, 0.50), silica fume (%0, 5, 10 instead of cement), kevlar (0 gr / m3, 500 gr / m3, 1000 gr / m3) and polypropylene fiber (0 gr / m3, 500 gr / m3, 1000 gr / m3) are determined as mixture variables. According to the full factorial experiment design, 3 x 34 = 243 samples must be poured for each of the compressive strength, rupture modulus and elasticity modulus tests. In the case of a grand total, 729 samples are required if a full factorial experiment design is applied. For this reason, Taguchi method was used for the experimental design and optimum mixture variables that gave 28 days of flexural and compressive strength were determined by the modulus of elasticity. Considering the factor and number of the levels, the $L_9$ orthogonal array was chosen as the experimental design and the study to be performed with a total of 3x9x3 = 81 samples and 729 samples was represented. From the results of the experiment, it has been observed that Kevlar material has positive effects on the compressive, flexural and elasticity modulus values added up to 500 g / m3 in the concrete. Since polypropylene fiber and kevlar were tested together in the experiments, it is predicted that this rate will increase only in the use of kevlar. From the results, it was observed that Kevlar which is a waste material can be brought to the economy by adding to the concrete.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2020
    SIMO Haberleşme Kanallarında Enerji Tabanlı İşbirlikli Spektrum Algılama

    Ilgın, Fatih Yavuz

    Son yıllarda haberleşme sistemlerinde yaşanan hızlı gelişim süreci, kablosuz haberleşme uygulamalarının sayısını oldukça artırmışdurumdadır. Kablosuz haberleşme sistemlerinde gerçekleşen bu gelişim, beraberinde spektrumda daha fazla band genişliği ihtiyacınıda gerektirmektedir. Band genişliği talebinin artışı ise spektrum kıtlığı problemini gün yüzüne çıkarmıştır. Spektrum kıtlığı probleminiaşmak için en geçerli yol, sabit frekans tahsisi yerine fırsatçı spektrum kullanımına geçilmesidir. Spektrumu fırsatçı kullanarakdinamik spektrum atama yöntemlerini uygulamak ise Bilişsel Radyo sistemlerinin temel amacıdır. Bilişsel Radyo bulunduğu spektrumortamını algılayarak boş spektrum bölgelerini belirleyerek bu bölgeleri ikincil kullanıcıların erişimine açmaktadır. Ikincil kullanıcıspektrum kullanımı için belirli bir ücret ödemeyen veya bir spektrum bölgesini yasal olarak kullanma hakkına sahip olmayan kişidir.Aynı şekilde lisanslı kulanıcı ise belirli bir spektrum bölgesini yasal olarak kullanma hakkına sahip kişi olarak tanımlanmaktadır. Butanımlar doğrultusunda yapılan bu çalışmada Bilişsel Radyo sistemleri için spektrum algılama yöntemlerinden biri olan, EnerjiTabanlı Spektrum Algılama için, adaptif bir spektrum algılama yöntemi önerilmiştir. Ayrıca önerilen yöntemde gürültü seviyesinintahmini için farklı bir kestirim yöntemi önerilmektedir. Bilindiği üzere enerji tabanlı algılama yöntemlerinin en büyük dezavantajıgürültü belirsizliği faktörünün algılama performansı üzerinde oluşturduğu olumsuz etkidir. Bu olumsuz etkiyi azaltmak için önerilenyöntemde ortamda bulunan gürültü, Marhenko Pastur teoremi ile tahmin edilerek, eşik değeri adaptif şekilde değiştirilmektedir.Önerilen yöntemin Rayleigh sönümlemeli tek giriş- çok çıkışlı sistemlerde benzetim çalışmaları yapılmıştır. Benzetim çalışmalarıişbirlikli ve işbirliksiz algılama yöntemleri için farklı gürültü seviyeleri için incelenmiştir. Ayrıca benzetim sonuçlarında algılamateorisi çalışmaları için sıklıkla kullanılan ROC eğrilerine de yer verilmektedir. Böylece önerilen algılama yönteminde gelenekselenerji algılama yöntemine göre olumlu sonuçlar gözlemlenmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Çok Antenli Bilişsel Radyolarda GLRD Tabanlı Spektrum Algılama

    Ilgın, Fatih Yavuz; Yarar, Meryem; Çiflikli, Cebrail

    Bilindiği gibi, çok antenli Bilişsel Radyo sistemleri için özdeğer tabanlı spektrum algılama yöntemleri algılanacak sinyale ilişkinönceden hiçbir bilgi gerektirmemesi nedeni ile oldukça tercih edilen bir yöntemdir. Bunun yanısıra özdeğer tabanlı algılamayöntemleri genellikle gürültü belirsizliği faktöründen en az etkilenen yöntemlerdir. Özdeğer tabanlı algılama yöntemlerinde algılamaperformansı, test istatistiğinin doğru hesaplanmasına ve eşik değerine bağlıdır. Bu çalışmada genelleştirilmiş en çok olabilirlik tabanlıalgılama(Generalized Likelihood Ratio Detection- GLRD) yöntemlerinde farklı eşik değerlerinin performans değerlendirilmesiamaçlanmıştır. Eşik değeri hesaplanırken, Wishart matrisleri için farklı olasılık dağılım fonksiyonları kullanılarak yanlış algılamaolasılığı $(P_{fa})$ ve eşik değeri teorik olarak verilmiştir. Benzetim çalışmaları, MIMO-OFDM sistemleri için gürültü belirsizliği altındagerçekleştirilmiştir. Ayrıca benzetim çalışması sonuçlarında en yaygın spektrum algılama yöntemlerinden olan enerji algılamaya dayer verilmektedir. Yapılan benzetim çalışmaları farklı gürültü seviyeleri için verilmektedir. Alınan sonuçlara göre iyileştirilmiş GLRDyönteminin başarılı sonuçlar verdiği gözlenmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Wishart Matris’lerinde En Büyük Özdeğer Olasılık Dağılım Fonksiyonlarının Karşılaştırılması

    Çelik, Hüsamettin; Karaboga, Nurhan

    Wishart matrisleri ve bu matrislerin özdeğer dağılımları telekomünikasyon, algılama teorisi ve çok değişkenli veri analizlerindeoldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Fakat bu dağılımlar önceden tanımlanmış herhangi fonksiyona benzemediğinden, kapalı birfonksiyonla ifade edilmesi çok kolay olmamaktadır. Literatürde özellikle Wishart matrislerinin en büyük özdeğerinin olasılık dağılımıiçin yapılan çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalarda Wishart matrislerinin en büyük özdeğerine eklenen parametrelerle 1. derecedenTracy-Widom dağılımına benzetilmektedir. Fakat dağılımın benzerlik ölçüsü eklenen parametrelere göre değişmektedir. Yapılan buçalışma, Ma, Jhonstone, Deo tarafından önerilen en büyük özdeğer dağılım fonksiyonlarının performanslarını karşılaştırmayıamaçlamıştır. Benzetim çalışmaları farklı boyuttaki matrisler için uygulanmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Yapılan benzetimçalışmalarına göre, Deo tarafından sunulan en büyük özdeğer dağılım fonksiyonunun, 1. dereceden Tracy-Widom olasılık dağılımınaen fazla benzediği görülmüştür.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2020
    Ses İşaretlerinin Ayrıştırılmasında Kör Kaynak Algoritmalarının Performans Analizleri

    Çelik, Hüsamettin; Karaboga, Nurhan

    İki veya daha fazla sesin karışımından birini elde etmek veya gürültülü ortamda kaydedilen seslerin gürültüden ayrıştırılması herzaman popülerliğini korumaktadır. Gürültü çeşidi, kaynağı ve seslerin karışım ortamları bilinmediği için ayrıştırma işlemindekullanılan algoritmaların işlem süresi ve performansları farklılık göstermektedir. Karışmış işaretleri ayrıştırmada kör kaynakalgoritmaları kullanılmaktadır. Doğrusal karışmış işaret kaynaklarından oluşan veri kümesinden, işaretlerin veya gürültünün ayrı ayrıtahmin edilme işlemi kör kaynak ayrıştırma olarak ifade edilmektedir. Mühendislik uygulamalarında birçok yöntem olsa da tasarımkısıtlamaları ve gereksinimleri göz önüne alındığında hangi algoritmanın daha uygun olacağını analiz etmek gerekir. Bu çalışmada üçfarklı yöntem olarak; Pearson bağımsız bileşen analizi (Pearson Independent Component Analysis -PICA), İkinci dereceden körtanımlama ( Second-Order Blind Identification-SOBİ) algoritması ve Ortak yaklaşım özdeğerlerin köşegenleştirilmesi (JointApproximation Diagonalization of Eigen-matrices-JADE) algoritmaları karşılaştırılmıştır. Algoritmaların performans analizleridikkate alınarak başarım oranları ve işlem sürelerine göre değerlendirilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2148-2683
dc.date.accessioned2026-10-20T15:46:23.720888969Z
dc.date.available2026-10-20T15:46:23.720888969Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25541
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleEuropan Journal of Science and Technology
dspace.entity.typeJournal