Patellar instabilitesi olan hastalarda tibial tüberkül-troklear oluk mesafesinin patella yüksekliği ile ilişkisi

ThesisAçık Erişim

Özet

Amaç: Patellofemoral hastalıkları tanımlanması ve tedavisiyle ilgili tartışmalar halen günümüzde de devam etmektedir. Patellofemoral instabilite; patellofemoral eklemin kompleks anatomisi nedeniyle birçok parametrenin bir bütün halinde kişiye özel incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Bizde çalışmamızda Dejour'un objektif patellar instabilite tanımına göre; objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastalarda TT-TO mesafesinin patella alta ile olan ilişkisini incelemek istedik. Hastalar ve Yöntem: Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastalarda MR görüntüleme ile TT-TO mesafesi, troklear displazi, faset asimetrisi ve aksiyal angajman indeksini de değerlendirdik. Bu parametrelerin birbiriyle olan ilişkisini, patellofemoral eklemde olası etkilerini, elde ettiğimiz sonuçlara bakarak değerlendirdik. Elde ettiğimiz bütün sonuçların; akut ve ileri dönem olumsuz sonuçlarını engellemek için yol göstermesini hedefledik. Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastalar şeklinde iki grup hazırladık. Objektif patellar instabilitesi olan grupta 32 hasta vardı. Bu hastaların 20'si kadın 12'si erkekti. Bu hastaların en az bir kez çıkık öyküsü mevcuttu. Dejour'un tanımına göre objektif patellar instabilitesi olan hastalarda major faktörlerden biri olan patella altaları da vardı. Objektif patellar instabilitesi olmayan kişilerde patella alta yoktu. Objektif patellar instabilitesi olmayan grupta 21' i kadın 18'i erkek 39 kişi vardı. Her iki grup yaş ve cinsiyet dağılımı açısından benzerdi. Çalışmamız retrospektif bir çalışmaydı.1,5 Tesla özelliği olan MR görüntüleme cihazı kullanılarak iki gruba diz MR çekimi yapılmıştır. Her iki grupta da TT-TO mesafesine, troklear displaziye, faset asimetrisine ve aksiyal angajman indeksine bakılarak PACS v4.1.2.22 uygulaması ile ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan şeklinde ayırdığımız iki grup arasında yaş, cinsiyet ve taraf açısından anlamlı fark bulunmamıştır. İki grup arasında TT-TO mesafesi, TD, faset asimetrisi ve AEİ açısından anlamlı fark bulunmuştur. Çok değişkenli modelde (multivariate logistik regresyon analizi) iki grup hastalarını ayırmada faset asimetrisi (%) değerinin anlamlı-bağımsız etkisi gözlenmiştir. Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastaların ayrımında TT-TO mesafesinin artışının anlamlı etkinliği gözlenmiştir. TT-TO ile faset asimetrisi arasında negatif korelasyon vardır. Sonuç: Patella altası olup objektif patellar instabilitesi olan hastaların birçoğunda TT-TO mesafesi artmıştır. Objektif patellar instabilitesi olan hastalarda faset asimetrisi en anlamlı değer çıkmıştır. TT-TO mesafesinin artması, troklear faset asimetrisinin yüzdesinin azalmasına sebep olmuştur. Troklear faset asimetrisi, patellofemoral instabilitenin major faktörlerinden biri olabilir. Troklear faset asimetrisinin patellofemoral instabiliteye etkisi ile ilgili çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Patella alta, objektif patellar instabilite, TT-TO mesafesi, Troklear faset asimetrisi

Purpose: The diagnosis and treatment of patellofemoral disorders remain subjects of ongoing debate. Patellofemoral instability necessitates a comprehensive, individualized evaluation of numerous parameters due to the complex anatomy of the patellofemoral joint. In our study, following Dejour's objective definition of patellar instability, we aimed to investigate the relationship between the tibial tuberosity-trochlear groove(TT-TG) distance and patella alta in patients with and without objective patellar instability. Patients and Methods: We assessed the TT-TG distance, trochlear dysplasia, facet asymmetry, and axial engagement index in patients with and without objective patellar instability using MRI imaging. We evaluated the interrelationships among these parameters and their potential effects on the patellofemoral joint based on our findings, aiming to provide guidance to prevent acute and long-term adverse outcomes. We organized two patient groups for our study: one with objective patellar instability and the other without. The group with objective patellar instability included 32 patients, comprising 20 females and 12 males. Each of these patients had a history of at least one dislocation event. According to Dejour's criteria, a significant factor in patients with objective patellar instability was the presence of patella alta. In the group without objective patellar instability, none of the individuals exhibited patella alta. In the group without objective patellar instability, there were 39 individuals, comprising 21 females and 18 males. Both groups were similar in terms of age and gender distribution. Our study is retrospective. magnetic resonance imaging(MRI) scans of the knee were performed for both groups using a 1.5 Tesla MRI scanner. Measurements of TT-TG distance, trochlear dysplasia, facet asymmetry, and axial engagement index were taken by establishing reference points and were conducted using the PACS v4.1.2.22 application. Results: No significant difference was found in age, gender, and side between the two groups. Significant differences were observed between the groups in terms of TT-TG distance, trochlear dysplasia (TD), facet asymmetry, and axial engagement index (AEI). In the multivariate logistic regression analysis, facet asymmetry (%) had a significant and independent effect in distinguishing between the two patient groups. A significant efficacy of increased TT-TG distance was observed in differentiating patients with and without objective patellar instability. A negative correlation exists between TT-TG distance and facet asymmetry. Conclusion: In patients with objective patellar instability and patella alta, an increase in the TT-TG distance was often noted. Facet asymmetry emerged as the most significant value in patients with objective patellar instability. An increase in TT-TG distance has led to a decrease in the percentage of trochlear facet asymmetry. Trochlear facet asymmetry may be one of the major factors of patellofemoral instability. Further studies are needed to investigate the impact of trochlear facet asymmetry on patellofemoral instability. Keywords: Patella alta, objective patellar instability, TT-TG distance, Trochlear facet asymmetry

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/27163Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.advisorDr. Öğr. Üyesi Volkan Gür
dc.contributor.authorReşit Karaköse
dc.date.accessioned2026-10-20T22:45:33.425526325Z
dc.date.available2026-10-20T22:45:33.425526325Z
dc.date.issued2023
dc.description.abstractAmaç: Patellofemoral hastalıkları tanımlanması ve tedavisiyle ilgili tartışmalar halen günümüzde de devam etmektedir. Patellofemoral instabilite; patellofemoral eklemin kompleks anatomisi nedeniyle birçok parametrenin bir bütün halinde kişiye özel incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Bizde çalışmamızda Dejour'un objektif patellar instabilite tanımına göre; objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastalarda TT-TO mesafesinin patella alta ile olan ilişkisini incelemek istedik. Hastalar ve Yöntem: Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastalarda MR görüntüleme ile TT-TO mesafesi, troklear displazi, faset asimetrisi ve aksiyal angajman indeksini de değerlendirdik. Bu parametrelerin birbiriyle olan ilişkisini, patellofemoral eklemde olası etkilerini, elde ettiğimiz sonuçlara bakarak değerlendirdik. Elde ettiğimiz bütün sonuçların; akut ve ileri dönem olumsuz sonuçlarını engellemek için yol göstermesini hedefledik. Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastalar şeklinde iki grup hazırladık. Objektif patellar instabilitesi olan grupta 32 hasta vardı. Bu hastaların 20'si kadın 12'si erkekti. Bu hastaların en az bir kez çıkık öyküsü mevcuttu. Dejour'un tanımına göre objektif patellar instabilitesi olan hastalarda major faktörlerden biri olan patella altaları da vardı. Objektif patellar instabilitesi olmayan kişilerde patella alta yoktu. Objektif patellar instabilitesi olmayan grupta 21' i kadın 18'i erkek 39 kişi vardı. Her iki grup yaş ve cinsiyet dağılımı açısından benzerdi. Çalışmamız retrospektif bir çalışmaydı.1,5 Tesla özelliği olan MR görüntüleme cihazı kullanılarak iki gruba diz MR çekimi yapılmıştır. Her iki grupta da TT-TO mesafesine, troklear displaziye, faset asimetrisine ve aksiyal angajman indeksine bakılarak PACS v4.1.2.22 uygulaması ile ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan şeklinde ayırdığımız iki grup arasında yaş, cinsiyet ve taraf açısından anlamlı fark bulunmamıştır. İki grup arasında TT-TO mesafesi, TD, faset asimetrisi ve AEİ açısından anlamlı fark bulunmuştur. Çok değişkenli modelde (multivariate logistik regresyon analizi) iki grup hastalarını ayırmada faset asimetrisi (%) değerinin anlamlı-bağımsız etkisi gözlenmiştir. Objektif patellar instabilitesi olan ve olmayan hastaların ayrımında TT-TO mesafesinin artışının anlamlı etkinliği gözlenmiştir. TT-TO ile faset asimetrisi arasında negatif korelasyon vardır. Sonuç: Patella altası olup objektif patellar instabilitesi olan hastaların birçoğunda TT-TO mesafesi artmıştır. Objektif patellar instabilitesi olan hastalarda faset asimetrisi en anlamlı değer çıkmıştır. TT-TO mesafesinin artması, troklear faset asimetrisinin yüzdesinin azalmasına sebep olmuştur. Troklear faset asimetrisi, patellofemoral instabilitenin major faktörlerinden biri olabilir. Troklear faset asimetrisinin patellofemoral instabiliteye etkisi ile ilgili çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Patella alta, objektif patellar instabilite, TT-TO mesafesi, Troklear faset asimetrisitr
dc.description.abstractPurpose: The diagnosis and treatment of patellofemoral disorders remain subjects of ongoing debate. Patellofemoral instability necessitates a comprehensive, individualized evaluation of numerous parameters due to the complex anatomy of the patellofemoral joint. In our study, following Dejour's objective definition of patellar instability, we aimed to investigate the relationship between the tibial tuberosity-trochlear groove(TT-TG) distance and patella alta in patients with and without objective patellar instability. Patients and Methods: We assessed the TT-TG distance, trochlear dysplasia, facet asymmetry, and axial engagement index in patients with and without objective patellar instability using MRI imaging. We evaluated the interrelationships among these parameters and their potential effects on the patellofemoral joint based on our findings, aiming to provide guidance to prevent acute and long-term adverse outcomes. We organized two patient groups for our study: one with objective patellar instability and the other without. The group with objective patellar instability included 32 patients, comprising 20 females and 12 males. Each of these patients had a history of at least one dislocation event. According to Dejour's criteria, a significant factor in patients with objective patellar instability was the presence of patella alta. In the group without objective patellar instability, none of the individuals exhibited patella alta. In the group without objective patellar instability, there were 39 individuals, comprising 21 females and 18 males. Both groups were similar in terms of age and gender distribution. Our study is retrospective. magnetic resonance imaging(MRI) scans of the knee were performed for both groups using a 1.5 Tesla MRI scanner. Measurements of TT-TG distance, trochlear dysplasia, facet asymmetry, and axial engagement index were taken by establishing reference points and were conducted using the PACS v4.1.2.22 application. Results: No significant difference was found in age, gender, and side between the two groups. Significant differences were observed between the groups in terms of TT-TG distance, trochlear dysplasia (TD), facet asymmetry, and axial engagement index (AEI). In the multivariate logistic regression analysis, facet asymmetry (%) had a significant and independent effect in distinguishing between the two patient groups. A significant efficacy of increased TT-TG distance was observed in differentiating patients with and without objective patellar instability. A negative correlation exists between TT-TG distance and facet asymmetry. Conclusion: In patients with objective patellar instability and patella alta, an increase in the TT-TG distance was often noted. Facet asymmetry emerged as the most significant value in patients with objective patellar instability. An increase in TT-TG distance has led to a decrease in the percentage of trochlear facet asymmetry. Trochlear facet asymmetry may be one of the major factors of patellofemoral instability. Further studies are needed to investigate the impact of trochlear facet asymmetry on patellofemoral instability. Keywords: Patella alta, objective patellar instability, TT-TG distance, Trochlear facet asymmetryen
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/27163
dc.identifier.yoktez844956
dc.language.isotr
dc.publisherErzincan Binali Yıldırım University
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titlePatellar instabilitesi olan hastalarda tibial tüberkül-troklear oluk mesafesinin patella yüksekliği ile ilişkisitr
dc.titleIn patients with patellar instability tibial tubercle-trochlear grout distance relationship with patella heighten
dc.typeThesis
dspace.entity.typePublication
rdl.oa.urlhttps://thesis.rawdatalibrary.net/thesis/patellar-instabilitesi-olan-hastalarda-tibial-tuberkul-troklear-oluk/pdf