Psödoeksfoliasyon sendromu ve psödoeksfoliatif glokomda optik koherens tomografi ve optik koherens tomografi anjiyografi bulguları

ThesisAçık Erişim

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, psödoeksfoliasyon sendromu (PES) ve psödoeksfoliatif glokom (PEG) olgularında retina ve optik sinirin mikrovasküler yapısındaki değişikliklerin optik koherens tomografi (OKT) ve optik koherens tomografi anjiyografi (OKT-A) yöntemleriyle ayrıntılı olarak analiz etmek ve elde edilen yapısal ve mikrovasküler parametrelerin glokomun erken tanısı ve hastalık ayrımındaki tanısal gücünü değerlendirmektir. Böylece PES ve PEG olgularında glokomatöz hasarın daha erken ve doğru saptanmasına katkı sağlayacak görüntüleme belirteçlerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Prospektif, gözlemsel, kesitsel karşılaştırmalı klinik çalışmamıza 46 PES'li hastanın 61 gözü, 37 PEG'li hastanın 47 gözü ve 44 sağlıklı kontrol bireylerinin 88 gözü olmak üzere toplamda 127 hastanın 196 gözü dahil edildi. Çalışmaya alınan bütün hastaların ayrıntılı oftalmolojik muayenesi yapıldı. Bu muayene kapsamında, logMAR cinsinden en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK) analizi, yarık lamba biyomikroskopisi ile ön segment muayenesi, Goldmann applanasyon tonometresi (GAT) ile göz içi basıncı (GİB) ölçümü ve dilatasyonlu fundus muayenesi gerçekleştirildi. SD-OKT cihazı (Nidek Co Ltd) ile makula kalınlığı, retina sinir lifi tabakası (RSLT) kalınlığı, ganglion hücre kompleksi (GHK) kalınlığı ölçüldü. OKT-A (OKT-A; RS-3000 Advance, Nidek Co Ltd) ile retinal yüzeyel ve derin kapiller pleksus (YKP, DKP) vasküler dansiteleri (VD), foveal avasküler zon (FAZ) parametreleri ve radyal peripapiller kapiller pleksus vasküler dansite ölçümleri (RPKP-VD) yapıldı. Bulgular: Grupların peripapiller RSLT kalınlıkları nasal kadran hariç istatistiksel olarak anlamlı şekilde en düşük PEG grubunda, en yüksek ise kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) GHK kalınlığı anlamlı olarak en düşük PEG grubunda, en yüksek kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) GEE ve GLMM analizlerinde İ- RSLT (İnferior Retina Sinir Lifi Tabakası), S-RSLT (Superior Retina Sinir Lifi Tabakası) ve İ-GHK (İnferior Gangliyon Hücre Kompleksi) kalınlığı istatistiksel olarak en güçlü yapısal belirteç olarak saptanmıştır. Makula kalınlığı dış halka inferior kadran, iç halka superior kadran ve santral alanı hariç diğer kadranlarda en düşük değerler anlamlı olarak PEG'de en yüksek değerler kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) FAZ alan ve çevre değerlerinde gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmazken (sırasıyla p=0.062, p=0.051); dairesellik indeksinde PEG grubunda anlamlı olarak en yüksek değerde saptandı. (p<0.001) YKP VD iç halka superior kadran, iç halka temporal kadran ve santral bölge hariç diğer kadranlarda en düşük değer anlamlı olarak PEG grubunda en yüksek değer anlamlı olarak kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) Ortalama DKP VD ve iç halka ortalama DKP VD 2 değerleri anlamlı olarak en düşük PEG grubunda, anlamlı olarak en yüksek kontrol grubunda gözlemlendi. (p<0.001) RPKP superior ve inferior kadran değerleri PEG grubunda anlamlı olarak en düşük değerde, kontrol grubunda anlamlı olarak en yüksek değerde saptandı (p<0.001). GEE ve GLMM modeli analiz sonuçlarının her ikisinde de yaş, EİDGK, GİB, İ-GHK, FAZ alan, parafoveal S-YKP VD, parafoveal İ-YKP VD, S-RSLT ve İ-RSLT değişkenleri hastalık varlığı ile anlamlı biçimde ilişkili bulundu. Buna karşılık İ-GHK, yüzeyel pleksus damar yoğunlukları (S-YKP ve İ-YKP VD) ile RSLT kalınlıklarının azalan değerleri her iki modelde de hastalık varlığı ile ilişkili bulundu. GİB, her iki modelde de PEG sınıfına geçişi artıran temel risk faktörü olarak öne çıkarken, parafoveal İ-MK, İ-GHK, S-RSLT ve İ-RSLT hem GEE hem de GLMM modellerinde ters yönlü ilişki gösterdiği tespit edildi. Benzer şekilde mikrovasküler parametrelerden parafoveal S-YKP VD, foveal YKP VD ve parafoveal ort-DKP VD değerlerinin de hastalık şiddeti ile negatif yönde ilişkili olduğu görüldü. Her iki modelde cinsiyet ve yaş değişkenlerinin anlamlı olmadığı saptandı. Sonuç: Çalışmamız klinik uygulamalarda PES ve PEG riskini değerlendirmek ve hastalığın progresyonunu izlemek için hem vasküler hem de yapısal biyobelirteçlerin birlikte kullanılmasının önemini ortaya koymaktadır. OKT ve OKT-A tetkikleri, PES ve PEG'li gözlerdeki yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin klinik olarak izlenmesini sağlayan değerli yöntemlerdir.

Objective: The aim of this study is to comprehensively analyze the microvascular alterations in the retina and optic nerve of patients with pseudoexfoliation syndrome (PES) and pseudoexfoliative glaucoma (PEG) using optical coherence tomography (OCT) and optical coherence tomography angiography (OCT-A). Additionally, the study evaluates the diagnostic performance of structural and microvascular parameters obtained from these imaging modalities in the early detection and differential diagnosis of glaucoma. Thus, it aims to identify imaging biomarkers that may facilitate earlier and more accurate detection of glaucomatous damage in PES and PEG cases. Materials and methods: This prospective, observational, cross-sectional comparative clinical study included a total of 196 eyes from 127 participants: 61 eyes of 46 patients with PES, 47 eyes of 37 patients with PEG, and 88 eyes of 44 healthy controls. All patients included in the study underwent a comprehensive ophthalmologic examination. This examination consisted of best-corrected visual acuity (BCVA) assessment in logMAR units, anterior segment evaluation with slit-lamp biomicroscopy, intraocular pressure (IOP) measurement using Goldmann applanation tonometry (GAT), and dilated fundus examination. Macular thickness, retinal nerve fiber layer (RNFL) thickness, and ganglion cell complex (GCC) thickness were measured using an SD-OCT device (Nidek Co Ltd). OCT-A imaging (RS-3000 Advance, Nidek Co Ltd) was used to assess macular superficial and deep capillary plexus (SCP and DCP) vessel densities (VD), foveal avascular zone (FAZ) parameters, and radial peripapillary capillary plexus vessel density (RPCP-VD). Results: Peripapillary RNFL thicknesses were significantly lowest in the PEG group and highest in the control group in all quadrants except the nasal quadrant (p<0.001). GCL thickness was also significantly lowest in PEG and highest in the control group (p<0.001). GEE and GLMM analyses identified inferior RNFL (I-RNFL), superior RNFL (S-RNFL), and inferior GCC (I-GCC) thicknesses as the strongest structural biomarkers. Except for the outer ring inferior quadrant, the inner ring superior quadrant and the central subfield, macular thickness values in all other quadrants were significantly lowest in the PEG group and highest in the control group (p<0.001). While no significant difference was observed between groups in FAZ area or perimeter (p=0.062 and p=0.051, respectively), the FAZ circularity index was significantly highest in the PEG group (p<0.001). Except for the inner ring superior quadrant, inner ring temporal quadrant, and the central region, superficial capillary plexus vessel density (SCP-VD) values were significantly lowest in the PEG group and highest in the control group (p<0.001). Mean DCP-VD and inner ring mean DCP-VD values were also significantly lowest 4 in PEG group and highest in controls (p<0.001). Peripapillary RPCP vessel densities in the superior and inferior quadrants were significantly lower in the PEG group and higher in the control group (p<0.001). Both the GEE and GLMM models demonstrated that age, BCVA, IOP, I-GCC, FAZ area, parafoveal superior SCP-VD, parafoveal inferior SCP-VD, S-RNFL, and I-RNFL were significantly associated with the presence of disease. Decreased values of I-GCC, SCP vessel densities (superior and inferior quadrant), and RNFL thicknesses were consistently associated with disease status in both models. IOP emerged as the primary risk factor increasing the likelihood of progression to PEG. Conversely, Parafovea I-MT, I-GCC, S-RNFL, and I-RNFL showed inverse correlations with disease in both models. Similarly, microvascular parameters including parafovea S-SCP VD, foveal SCP VD, and parafovea average-DCP VD demonstrated significant negative associations with disease severity. Sex and age were not statistically significant predictors in either model. Conclusions: According to the results of our study, the findings highlight the importance of utilizing both vascular and structural biomarkers together in clinical practice for the diagnosis of PES/PEG, for assessing the risk of progression, and for monitoring disease advancement. OCT and OCT-A examinations represent valuable tools that enable the clinical evaluation of structural and microvascular alterations in eyes with PES and PEG.

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/27597Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.advisorDoç. Dr. Adem Uğurlu
dc.contributor.authorŞenay Deniz
dc.date.accessioned2026-10-20T22:46:02.145302397Z
dc.date.available2026-10-20T22:46:02.145302397Z
dc.date.issued2025
dc.description.abstractAmaç: Bu çalışmanın amacı, psödoeksfoliasyon sendromu (PES) ve psödoeksfoliatif glokom (PEG) olgularında retina ve optik sinirin mikrovasküler yapısındaki değişikliklerin optik koherens tomografi (OKT) ve optik koherens tomografi anjiyografi (OKT-A) yöntemleriyle ayrıntılı olarak analiz etmek ve elde edilen yapısal ve mikrovasküler parametrelerin glokomun erken tanısı ve hastalık ayrımındaki tanısal gücünü değerlendirmektir. Böylece PES ve PEG olgularında glokomatöz hasarın daha erken ve doğru saptanmasına katkı sağlayacak görüntüleme belirteçlerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Prospektif, gözlemsel, kesitsel karşılaştırmalı klinik çalışmamıza 46 PES'li hastanın 61 gözü, 37 PEG'li hastanın 47 gözü ve 44 sağlıklı kontrol bireylerinin 88 gözü olmak üzere toplamda 127 hastanın 196 gözü dahil edildi. Çalışmaya alınan bütün hastaların ayrıntılı oftalmolojik muayenesi yapıldı. Bu muayene kapsamında, logMAR cinsinden en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK) analizi, yarık lamba biyomikroskopisi ile ön segment muayenesi, Goldmann applanasyon tonometresi (GAT) ile göz içi basıncı (GİB) ölçümü ve dilatasyonlu fundus muayenesi gerçekleştirildi. SD-OKT cihazı (Nidek Co Ltd) ile makula kalınlığı, retina sinir lifi tabakası (RSLT) kalınlığı, ganglion hücre kompleksi (GHK) kalınlığı ölçüldü. OKT-A (OKT-A; RS-3000 Advance, Nidek Co Ltd) ile retinal yüzeyel ve derin kapiller pleksus (YKP, DKP) vasküler dansiteleri (VD), foveal avasküler zon (FAZ) parametreleri ve radyal peripapiller kapiller pleksus vasküler dansite ölçümleri (RPKP-VD) yapıldı. Bulgular: Grupların peripapiller RSLT kalınlıkları nasal kadran hariç istatistiksel olarak anlamlı şekilde en düşük PEG grubunda, en yüksek ise kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) GHK kalınlığı anlamlı olarak en düşük PEG grubunda, en yüksek kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) GEE ve GLMM analizlerinde İ- RSLT (İnferior Retina Sinir Lifi Tabakası), S-RSLT (Superior Retina Sinir Lifi Tabakası) ve İ-GHK (İnferior Gangliyon Hücre Kompleksi) kalınlığı istatistiksel olarak en güçlü yapısal belirteç olarak saptanmıştır. Makula kalınlığı dış halka inferior kadran, iç halka superior kadran ve santral alanı hariç diğer kadranlarda en düşük değerler anlamlı olarak PEG'de en yüksek değerler kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) FAZ alan ve çevre değerlerinde gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmazken (sırasıyla p=0.062, p=0.051); dairesellik indeksinde PEG grubunda anlamlı olarak en yüksek değerde saptandı. (p<0.001) YKP VD iç halka superior kadran, iç halka temporal kadran ve santral bölge hariç diğer kadranlarda en düşük değer anlamlı olarak PEG grubunda en yüksek değer anlamlı olarak kontrol grubunda saptandı. (p<0.001) Ortalama DKP VD ve iç halka ortalama DKP VD 2 değerleri anlamlı olarak en düşük PEG grubunda, anlamlı olarak en yüksek kontrol grubunda gözlemlendi. (p<0.001) RPKP superior ve inferior kadran değerleri PEG grubunda anlamlı olarak en düşük değerde, kontrol grubunda anlamlı olarak en yüksek değerde saptandı (p<0.001). GEE ve GLMM modeli analiz sonuçlarının her ikisinde de yaş, EİDGK, GİB, İ-GHK, FAZ alan, parafoveal S-YKP VD, parafoveal İ-YKP VD, S-RSLT ve İ-RSLT değişkenleri hastalık varlığı ile anlamlı biçimde ilişkili bulundu. Buna karşılık İ-GHK, yüzeyel pleksus damar yoğunlukları (S-YKP ve İ-YKP VD) ile RSLT kalınlıklarının azalan değerleri her iki modelde de hastalık varlığı ile ilişkili bulundu. GİB, her iki modelde de PEG sınıfına geçişi artıran temel risk faktörü olarak öne çıkarken, parafoveal İ-MK, İ-GHK, S-RSLT ve İ-RSLT hem GEE hem de GLMM modellerinde ters yönlü ilişki gösterdiği tespit edildi. Benzer şekilde mikrovasküler parametrelerden parafoveal S-YKP VD, foveal YKP VD ve parafoveal ort-DKP VD değerlerinin de hastalık şiddeti ile negatif yönde ilişkili olduğu görüldü. Her iki modelde cinsiyet ve yaş değişkenlerinin anlamlı olmadığı saptandı. Sonuç: Çalışmamız klinik uygulamalarda PES ve PEG riskini değerlendirmek ve hastalığın progresyonunu izlemek için hem vasküler hem de yapısal biyobelirteçlerin birlikte kullanılmasının önemini ortaya koymaktadır. OKT ve OKT-A tetkikleri, PES ve PEG'li gözlerdeki yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin klinik olarak izlenmesini sağlayan değerli yöntemlerdir.tr
dc.description.abstractObjective: The aim of this study is to comprehensively analyze the microvascular alterations in the retina and optic nerve of patients with pseudoexfoliation syndrome (PES) and pseudoexfoliative glaucoma (PEG) using optical coherence tomography (OCT) and optical coherence tomography angiography (OCT-A). Additionally, the study evaluates the diagnostic performance of structural and microvascular parameters obtained from these imaging modalities in the early detection and differential diagnosis of glaucoma. Thus, it aims to identify imaging biomarkers that may facilitate earlier and more accurate detection of glaucomatous damage in PES and PEG cases. Materials and methods: This prospective, observational, cross-sectional comparative clinical study included a total of 196 eyes from 127 participants: 61 eyes of 46 patients with PES, 47 eyes of 37 patients with PEG, and 88 eyes of 44 healthy controls. All patients included in the study underwent a comprehensive ophthalmologic examination. This examination consisted of best-corrected visual acuity (BCVA) assessment in logMAR units, anterior segment evaluation with slit-lamp biomicroscopy, intraocular pressure (IOP) measurement using Goldmann applanation tonometry (GAT), and dilated fundus examination. Macular thickness, retinal nerve fiber layer (RNFL) thickness, and ganglion cell complex (GCC) thickness were measured using an SD-OCT device (Nidek Co Ltd). OCT-A imaging (RS-3000 Advance, Nidek Co Ltd) was used to assess macular superficial and deep capillary plexus (SCP and DCP) vessel densities (VD), foveal avascular zone (FAZ) parameters, and radial peripapillary capillary plexus vessel density (RPCP-VD). Results: Peripapillary RNFL thicknesses were significantly lowest in the PEG group and highest in the control group in all quadrants except the nasal quadrant (p<0.001). GCL thickness was also significantly lowest in PEG and highest in the control group (p<0.001). GEE and GLMM analyses identified inferior RNFL (I-RNFL), superior RNFL (S-RNFL), and inferior GCC (I-GCC) thicknesses as the strongest structural biomarkers. Except for the outer ring inferior quadrant, the inner ring superior quadrant and the central subfield, macular thickness values in all other quadrants were significantly lowest in the PEG group and highest in the control group (p<0.001). While no significant difference was observed between groups in FAZ area or perimeter (p=0.062 and p=0.051, respectively), the FAZ circularity index was significantly highest in the PEG group (p<0.001). Except for the inner ring superior quadrant, inner ring temporal quadrant, and the central region, superficial capillary plexus vessel density (SCP-VD) values were significantly lowest in the PEG group and highest in the control group (p<0.001). Mean DCP-VD and inner ring mean DCP-VD values were also significantly lowest 4 in PEG group and highest in controls (p<0.001). Peripapillary RPCP vessel densities in the superior and inferior quadrants were significantly lower in the PEG group and higher in the control group (p<0.001). Both the GEE and GLMM models demonstrated that age, BCVA, IOP, I-GCC, FAZ area, parafoveal superior SCP-VD, parafoveal inferior SCP-VD, S-RNFL, and I-RNFL were significantly associated with the presence of disease. Decreased values of I-GCC, SCP vessel densities (superior and inferior quadrant), and RNFL thicknesses were consistently associated with disease status in both models. IOP emerged as the primary risk factor increasing the likelihood of progression to PEG. Conversely, Parafovea I-MT, I-GCC, S-RNFL, and I-RNFL showed inverse correlations with disease in both models. Similarly, microvascular parameters including parafovea S-SCP VD, foveal SCP VD, and parafovea average-DCP VD demonstrated significant negative associations with disease severity. Sex and age were not statistically significant predictors in either model. Conclusions: According to the results of our study, the findings highlight the importance of utilizing both vascular and structural biomarkers together in clinical practice for the diagnosis of PES/PEG, for assessing the risk of progression, and for monitoring disease advancement. OCT and OCT-A examinations represent valuable tools that enable the clinical evaluation of structural and microvascular alterations in eyes with PES and PEG.en
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/27597
dc.identifier.yoktez985344
dc.language.isotr
dc.publisherErzincan Binali Yıldırım University
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titlePsödoeksfoliasyon sendromu ve psödoeksfoliatif glokomda optik koherens tomografi ve optik koherens tomografi anjiyografi bulgularıtr
dc.titleOptical coherence tomography and optical coherence tomography angiography findings in pseudoexfoliation syndrome and pseudoexfoliative glaucomaen
dc.typeThesis
dspace.entity.typePublication
rdl.oa.urlhttps://thesis.rawdatalibrary.net/thesis/psodoeksfoliasyon-sendromu-psodoeksfoliatif-glokomda-optik-koherens/pdf