Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2025Kınalı Kekliklerde Yumurta Şekil İndeksinin Yumurta Kalitesine Etkisi
Özyürek, Selçuk; Aysöndü, Mehmet Hanifi
Amaç: Bu çalışmada, Kınalı Kekliklerde (Alectoris chukar) şekil indeksinin yumurta iç ve dış kalite özellikleri üzerindeki etkileri ve şekil indeksi ile yumurta kalite özellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu çalışmada kafes sisteminde yetiştirilen ve yaklaşık olarak 42 haftalık yaşta olan kınalı kekliklerden elde edilen 155 yumurta kullanılmıştır. Yumurtalar şekil indeksine göre ≤ 75 (59 yumurta) <76 - 77> (50 yumurta) ve ≥ 78 (46 yumurta) olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Yumurtalar tek tek numaralanarak önce tartılıp ağırlıkları belirlenmiştir. Daha sonra dijital kumpas ile uzun ve kısa eksenlerinin en fazla olduğu yerlerden ölçüm yapılmıştır. Diğer yumurta kalite özelliklerinin belirlenmesinde literatür bilgisinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21. Paket programında GLM prosedürüne tabi tutulmuş ve değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analzi yapılmıştır. Araştırma Bulguları: Şekil indeksinin yumurta dış kalite özelliklerinden yumurta kabuk kalınlığına ve kabuk oranına etkisi bulunmazken; yumurta ağırlığı (P<0.05), yumurta hacmi (P>0.01) ile kabuk ağırlığına etkisi önemli (P<0.05) bulunmuştur. Şekil indeksi elongasyon değerini önemli (P<0.001) derecede etkilemiş olup şekil indeksinin artmasına bağlı olarak elongasyon değeri düşmüştür. Yumurta iç kalite özelliklerinden ak indeksi, sarı indeksi ve haugh birimi şekil indeksinden önemli düzeylerde (P<0.001; P<0.01; P<0.001) etkilenirken; ak oranı, sarı oranı, sarı/ak oranı, ak ağırlığı, sarı ağırlığı ve sarı rengi bakımından herhangi bir önemli farklılık görülmemiştir. Haugh birimi değerleri şekil indeksi değerlerinin artışına bağlı olarak artmıştır. Şekil indeksi ile yumurta kalite özelliklerinden kabuk kalınlığı, kabuk yüzey alanı, kabuk oranı, ak oranı, yumurta hacmi, yumurta ağırlığı ve elongasyon değerleri arasında negatif korelasyon; birim yüzey kabuk ağırlığı, ak indeksi, sarı indeksi, sarı oranı, sarı/ak oranı, haugh birimi ve sarı rengi değerleri arasında ise pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda elde edilen değerler ile literatür bilgi arasındaki farklılıklar genotip, yaş, yetiştirme sistemi, bakım besleme farklılığı, çevre şartları farklılığı ve ölçüm farklılığından kaynaklanmış olabilir. Türkiye’de keklik populasyonunun tatminkar düzeye ulaşması ve aynı zamanda ülke ekonomisine bir gelir getirmesi için bu tür çalışmaların çoğaltılması gerekmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2022Laktasyonun İlk 30 Gününde Koyun ve Keçi Sütündeki Yağ Asidi Profili ile Bazı Sağlık İndekslerinin Karşılaştırılması
Özyürek, Selçuk; Aysöndü, Mehmet Hanifi; Türkyılmaz, Doğan
Kuzuların süt emdiği laktasyon başı dönemde sütteki yağ asidi kompozisyonunun hayati önemi vardır. Bu çalışmada, aynı koşullarda beslenen Akkaraman koyunu ve Kıl keçilerinin laktasyonun ilk 30 gününde süt yağ asidi kompozisyonundaki değişim araştırılmıştır. 2-5 laktasyon arasında 10 Akkaraman koyunu ve 10 Kıl keçisi kullanılmıştır. Doğumlar şubat ayında gerçekleşmiş olup, hayvanlar kapalı ortamda aynı beslenmeye alınmıştır. Çalışma süresince hayvan başına 1 kg arpaya ek olarak buğday samanı ad libitum olarak verilmiştir. Laktasyonun 0, 1, 3, 7, 15 ve 30. günlerinde her bir hayvandan ayrı ayrı süt örnekleri alınmıştır. Çalışmanın sonucunda C16:1, C18:3n3 keçi sütünde daha fazla bulunurken (p<0.05), C20:5n3 (EPA) en fazla koyun sütünde (p<0.01) bulunmuştur. Ortalama CLAC9t11, 30 günlük laktasyon boyunca koyun sütünde 0.378±0.1 g/100 ve keçi sütünde 0.426±0.1 g/100 olarak bulunmuştur. Aterojenik ve trombojenik indeks değerleri keçi sütü lehine bulunmuştur. Omega 6/3 oranı koyun ve keçi sütünde sırasıyla 7.90±2.5 ve 10.35±4.7 g/100 g olarak belirlenmiştir (p<0.05). Laktasyonun ilk 30 gününde sadece keçi sütündeki SFA, MUFA, PUFA, MUFA/SFA, PUFA/SFA ve UFA/SFA oranlarının değişmesi keçilerin beslenme fizyolojisindeki farkı ortaya koyması açısından üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2022Macromolecules Influence Cellular Competence and Expression Level of IGFs Genes in Bovine Oocytes In Vitro
Şen, Uğur; Şirin, Emre; Önder, Hasan; Özyürek, Selçuk; Kolenda, Magdalena; Sitkowska, Beata
In vitro maturation (IVM) of mammalian oocytes, which influences subsequent in vitro development of embryos, is affected by the macromolecule content in culture media for the success of oocyte maturation competence, in which the cytoplasmic and nuclear reprogramming events occur. The insulin-like growth factor family (IGFs) promotes the maturation of bovine oocytes and the expansion of cumulus cells and also inhibits apoptosis. This study was, therefore, designed to examine the effects of macromolecules (bovine serum albumin, BSA; fetal calf serum, FCS; and polyvinyl alcohol, PVA) on in vitro nuclear maturation, total cellular protein, glutathione peroxidase (GPx) enzyme activity, and the gene expression level of IGF1, IGF2, and their receptor in bovine oocytes. Oocytes obtained from bovine ovaries were cultured in bicarbonate-buffered medium 199 supplemented with 4 mg/mL BSA, 10% FCS, 1 mg/mL PVA, and without macromolecule supplement (control) during 22 h in the air with a humidified atmosphere and 5% CO2 at 38.5 °C temperature. Supplementation of BSA and FCS increased (χ2 = 9.84; p < 0.05) the percentages of oocytes that reached metaphase II compared to the control and PVA. The amount of protein per ml of cell extracts of oocytes matured in FCS supplemented culture media was higher (p < 0.05) than the oocytes in the PVA and control. The levels of GPx enzyme activity in cell extracts isolated from oocytes in each experimental group did not change over time, but the GPx enzyme activity in oocytes matured in PVA-supplemented culture media was lower (p < 0.05) than in oocytes in the other experimental groups. Transcript for the IGF1 gene was not detected in all experimental groups, but the supplementation of BSA and FCS significantly elevated the transcript level of the IGF2 gene. In addition, the maturation of oocytes with BSA-supplemented media increased the transcript level of the IGF1R gene, whereas the transcript level of the IGF2R gene was similar among macromolecule supplementation groups. The current study concluded that BSA and FCS could improve in vitro bovine oocyte development due to supporting nuclear maturation and increasing the total cellular protein content, GPx enzyme, and transcript activity.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2021Beç Tavuklarında Matematiksel Formüller İle Yumurta İç ve Dış Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
Özyürek, Selçuk; Aysöndü, Mehmet Hanifi
Bu çalışma, Erzincan ilinde halk elinde yetiştirilen 42 haftalık yaşta olan Beç Tavuklarından (Numidae meleagris) Mart-Temmuz ayları arasında toplanan 378 adet yumurtanın matematiksel formüller kullanılarak bazı iç ve dış kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yumurta dış kalite özelliklerinden şekil indeksi % 73, elongasyon 1.37, yumurta yüzey alanı 55.65 cm2 , yumurta hacmi 40.39 cm3 , kabuk kalınlığı 0.28 mm, kabuk ağırlığı 3.19 g, gözenek sayısı-1 6686.05 adet, gözenek sayısı-2 5156.10 adet, gözenek sayısı-3 5043.33 adet, gözenek yoğunluğu-1 120.22 gözenek sayısı/cm2 , gözenek yoğunluğu-2 92.62 gözenek sayısı/cm2 , gözenek yoğunluğu-3 90.52 gözenek sayısı/cm 2 ; yumurta iç kalite özelliklerinden sarı ağırlığı 6.02 g ve ak ağırlığı 30.89 g olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada yumurta bütünlüğü bozulmadan yumurta ağırlığı baz alınarak matematiksel formüller kullanılarak hesaplanan yumurta iç ve dış kalite özelliklerinden sarı ağırlığı, kabuk ağırlığı ve kabuk kalınlığı değerleri ölçümle belirlenen bazı çalışmalardaki değerlerden düşük bulunurken ak ağırlığı değeri ise yüksek bulunmuştur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2021Placental characteristics classification of various native turkish sheep breeds
Şen, Uğur; Önder, Hasan; Şirin, Emre; Özyürek, Selçuk; Piwczynski, Dariusz; Kolenda, Magdalena; Yetişgin, Sezen Ocak
The aim of this study was to classify placental characteristics of Akkaraman, Morkaraman, Karayaka, Awassi, Malya, and Bafra sheep breeds using the hierarchical clustering method. In total, 240 individual data records were used as experimental material. Placental characteristics such as total cotyledon surface area, small and large cotyledon length, small cotyledon depth, etc. were used as explanatory variables to classify the breeds’ characteristics. Hierarchical clustering was used with the nearest neighbour method with Euclidean distance in order to classify the sheep breeds’ variations. As a result, six breeds were separated into three clusters: the first cluster consisted of Bafra, Karayaka, and Awassi breeds; the second consisted of Akkaraman and Malya breeds; and the third cluster included only the Morkaraman breed. Bafra and Karayaka were pointed as the nearest breeds, with a similarity of 98.7% in terms of placental characteristics. The similarity rate of the Akkaraman and Malya breeds was at a level of 97.5%, whereas it was 96.8% for Bafra, Karayaka, and Awassi breeds. The similarity of Akkaraman, Karayaka, Awassi, Malya, and Bafra sheep breeds was estimated as 95.7%. The overall similarity was found to be at a level of 93.2% among sheep breeds. The outcomes of the study might be useful as a selection tool for reproductivity and can be used to select the breed to be reared.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2020Morkaraman ve İvesi Koyunlarında Meme Morfolojisi, Laktasyon Özellikleri ve Süt Bileşenleri Arasındaki İlişkinin Araştırılması
Özyürek, Selçuk
Çalışmada Türkiye koyun varlığının yaklaşık %21’ini oluşturan ve bazı yetiştiricilerin süt verim yönünde de kullandığı Morkaraman ırkı ile ıslah edilmemiş İvesi koyunlarında laktasyon özellikleri ile süt bileşenlerinin meme morfolojisi ile ilişkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada 34 baş Morkaraman ve 32 baş İvesi ırkı koyun kullanılmıştır. Meme ölçüleri laktasyonun ortasında (laktasyonun 50-65. günleri) bir kere olmak üzere sağımdan 2 saat önce alınmıştır. Ölçümlerin alınmasında elektronik kumpas kullanılmıştır. Süt bileşiminin belirlenmesi amacıyla doğumdan sonra her 15 günde bir süt numuneleri alınmıştır. Irk, laktasyon süt verimi ve laktasyon süresi üzerinde, yaş ise tüm laktasyon özellikleri üzerinde istatistiki olarak önemli etkiye sahip olmuştur (p<0.05). Meme tipi hem laktasyon özellikleri hem de süt bileşenleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olmamıştır. Morkaraman ırkının %23.5’i ve İvesi ırkının ise %25’i tip I memeye sahipken geri kalanları tip III memeye sahiptir. Meme çevresi ve meme uzunluğu İvesi ırkında daha büyük bulunurken, sağ ve sol meme uzunluğu Morkaraman ırkında daha uzun bulunmuştur. Morkaraman ırkının aksine İvesi ırkında meme çevresi ile laktasyon süt verimi ve günlük ortalama süt verimi arasında ayrıca meme uzunluğu ile laktasyon süt verimi ve günlük ortalama süt verimi arasında pozitif korelasyon belirlenmiştir. İvesi ırkında Morkaraman ırkına nazaran meme özellikleri ile laktasyon özellikleri arasında daha fazla pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Meme tipi laktasyon özellikleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olmamamsına rağmen meme ölçüleri açısından meme I tipinin makine sağıma daha uygun olabileceği belirlenmiştir. Makineli sağımda alveol ve cistern alandan sütün gelme hızı üzerine yeni çalışmaların yapılması tavsiye edilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2020Soya Fasulyesi Yağı ile Beslenen Koyunların Sütünde Yağ Asidi Profili ve Bazı Sağlık Lipit Endeksleri
Genç, Nusret; Özyürek, Selçuk; Cebi, Kadir; Türkyılmaz, Doğan; Balcı, Çağrı
Çalışmamızın amacı rasyona soya yağı ilave edilerek Akkaraman koyunlarının sütünde toplam yağ asitleri içerisinde CLA oranını ve sütteki doymamış yağ asidi oranını artırarak daha fonksiyonel bir gıda üretilmesini sağlamaktır. Çalışmada, laktasyonun erken döneminde (deneyin başında 41 ± 0.5 günde), 75 baş Akkaraman ırkı koyun (canlı ağırlık = 63,5±1,02 kg) kullanılmıştır. Birinci grup kontrol grubunu oluşturmuş diğer gruplara ise sırası ile rasyona ilave 34g/gün (SO1) ve 63g/gün soya yağı (SO2) verilmiştir. Çalışma iki hafta adaptasyon süresi ve iki hafta da çalışma süresi olmak üzere dört hafta sürmüştür. CLA oranı SO1 grubunda kontrol grubuna göre %146 ve SO2 grubunda kontrol grubuna nazaran %108 fazla orana sahiptir (p<0,001). MUFA oranı SO1 grubunda en yüksek değere sahip olmakla birlikte (p<0,01) SO2 grubunda kontrol grubu ortalamasının altında bulunmuştur. PUFA oranı ise SO2 grubunda en yüksek değere sahip olmuştur (p<0,001). Rasyondaki SO miktarı arttıkça n-6 oranı artarken n-3 oranı düşmüştür (p<0,001). Sonuç olarak çalışmamızda rasyona soya yağı katılmasının CLA oranını artırdığı, CLA oranını artırmak ve SFA:UFA oranını düşürmek için rasyona günlük 34g soya yağı katılmasının yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2020Determination of relationships between placental characteristics and birth weight in Morkaraman sheep
Özyürek, Selçuk; Türkyilmaz, Dogan
The aim at this study was to determine the relationships among the lamb birth weight, the average cotyledon surface area (ACSA) and cotyledon size. Data were collected from 101 ewes. The general linear model and Pearson correlation coefficient were used for statistical comparison and determination of relationships between variables. Average birth weight (BW), placental weight (PW), cotyledon number (CN), placental efficiency (PE), cotyledon density (CD), cotyledon efficiency (CE) and ACSA were 4:175 ± :09, 448:8 ± 13:4, 53:34±1:9, 9:65±:3, 0:125±:00, 10:66±:34 and 7:81±:19 cm2, respectively. There was no difference between BW and PE for parity; however, PW, CN, CD, CE and ACSA were affected (p<0:05) by parity. ACSA was found to be the lowest (7:33 ± :99) with a parity of 2 and the highest (8:61 ± 1:5) with a parity of 4. Birth type affected significantly BW, CN, CD (p<0:05), PW (p<0:001) and ACSA (p<0:01). As the parity progressed, cotyledon depth (CDe) (0:74 ± :30) and cotyledon width (CWi) (2:64 ± :46) increased. ACSA, which is a new parameter for uterine capacity, had positive correlations with BW (0.498; p<0:01), PW (0.415; p<0:01), large cotyledon number (CNl) (0.685; p<0:01), cotyledon length (CL) (0.932; p<0:01), CWi (0.920; p<0:01) and cotyledon depth (0.388; p<0:01). The most important finding of this study was the positive correlation between the birth weight and the average cotyledon surface area. This study indicates that average cotyledon surface area and cotyledon size traits (CL and CWi) may be more effective parameters to produce heavier lambs. In conclusion, it is thought that lamb deaths will decrease as a result of triggering placental development with proper feeding during pregnancy. For this purpose, it is recommended to conduct new studies examining the relationship between pregnancy feeding and ACSA.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2019A Study on Determination of Red Meat Consumption Behaviors and Preference of Imported Red Meat in Erzincan
Yaprak, Mustafa; Özyürek, Selçuk; Cebi, Kadir; Türkyılmaz, Doğan; Dağdelen, Ülkü; Esenbuga, Nurinisa
The aim of this study to examine consumers’ attitudes towards red meat consumption and imported meat in Erzincan province. We conducted 206 face-to-face surveys with people living in Erzincan. We found that 5% of the partıcıpants consumed red meat at least once per day, 36.7% at least once per week, 36.2% at least 2-3 times per week, 11.6% at least once per month, and 10.1% 2-3 times a month per month. Monthly income affected the red meat consumption of the consumers (p<0.05) but the region where the consumer lives (province and district) did not significantly affect red meat consumption. Monthly income affected monthly spending for red meat consumption (p<0.05). Only 5.7% of consumers prefer imported red meat. Of those who do not prefer red meat, 47.4% believe that imported red meat is unsafe, while 33.3% prefer to support domestic production. In our study, the preference for imported red meat was not affected by education level. Among the participants, 63% did not prefer sheep meat because of its unpleasant odor, 18% because of its taste, 10% were not found at all seasons, and 9% were fatty.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2018Süt ve Süt Ürünleri Tüketiminde Tüketici Tercihlerini Etkileyen Faktörler: Erzincan İli Örneği
Özyürek, Selçuk; Cebi, Kadir; Türkyılmaz, Doğan
Bu çalışmanın amacı, ilçeleri dâhil olmak üzere Erzincan ilinde ailelerin süt ve süt ürünleri tüketimalışkanlıklarını belirlemek ve bu tüketimi etkileyen demografik ve sosyo-ekonomik faktörler ile tüketicilerin sütile ilgili ön yargılarını saptamaktır. Ayrıca, Erzincan Tulum Peynirinin ilde ne derece tercih edildiğininbelirlenmesi amaçlanmıştır. Süt, peynir ve yoğurt tüketimi sırası ile %91,3, %76,9 ve %89,7 oranlarında en fazlasığır türünde tercih edilmiştir. Eğitim durumunun tüketilen peynir türü üzerinde istatistiki olarak önemli etkisitespit edilmiştir. Tüketicilerin koyun sütünden yapılan ürünleri tercih etmeme nedenlerinin başında %57 ile kokuproblemi gelmektedir. Çalışmada tüketicilerin %40’ı beyaz peynir, %28’i Erzincan Tulum Peyniri, %16’sıçökelek ve %12’si kaşar peyniri, tercih etmiştir. Satın alınan çiğ sütün %69,9’u sokak satıcıları-doğrudan üreticive %30,1’i ise pastörize-UHT süt olarak alınmaktadır. Bu durum süt üretimi ve tüketiminin kayıt altınaalınmasını zorlaştırmaktadır. Tarımsal üretimde endüstrileşmenin sağlanması ile bu problemin çözüleceği ümitedilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2018A research on structural characteristics and problems of sheep breeding according to farmer size in Erzincan
Yaprak, Mustafa; Özyürek, Selçuk; Türkyılmaz, Doğan; Dağdelen, Ülkü; Esenbuga, Nurinisa
In this study, it was aimed to determine the structural characteristics and problems of Erzincan sheep farms and to propose solutions to these problems. The study was carried out 106 face-to-face surveys with sheep farmers in Erzincan. The farms were divided into three groups according to number of sheep: small farm (≤100 head), medium sized farm (101-500 head) and large farm (≥501 head). The effect of farm size on various factors was observed. Only 8.6% of the enterprises are engaged in a different livestock activity except sheep breeding. It was determined that 93% of the farmers made free mating, 4% made hand mating and 3% made class-style mating. The statistical significance was determined (p<0.05) for mating method on farm size. 29% of the breeders do not want to be twins in births. It was determined that 81% of small farm and all large farm were sold as milk cheese. The 81% of small farm and all large farm are members of the Erzincan Sheep and Goat Breeders Association. In order to increase the efficiency of the sheep, 82.8% of the farmers wanted to make a scientific improvement and the rest did not want to do it. As a result, incorrect practices that harm both the country and the farm economy have been determined, such as breeders using their own rams on the mating, not feeding additional sheep on the mating and not wanting to be twins at birth.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2018Correlation between various udder measurements and milk components in Morkaraman, Tuj and Awassi sheep
Türkyilmaz, Doǧan; Özyürek, Selçuk; Esenbuǧa, Nurinisa; Yaprak, Mustafa
In this study, it was aimed that to identify components of milk and udder type and to correlations between udder measurements and milk components in Morkaraman, Tuj and Awassi sheep. Milk components are investigated in order to determination of milk quality. The main components of milk are fat, solid nonfat, density, protein, lactose and ash. Density of the milk is expressed in kg/m3 and the other components are in percent. Fat, solid non-fat, density, protein, lactose and ash percentages of the milk in this study were respectively 7.19%, 9.67%, 1030.78 kg/m3, 3.18%, 5.55%, 0.93% in Morkaraman; 7.20%, 9.95%, 1031.78 kg/m3, 3.29%, 5.70%, 0.96% in Tuj; 6.79%, 9.60%, 1030.77 kg/m3, 3.18%, 5.49% 0.93% in Awassi. There isn't any significant difference between the breed for milk components (p>0.05). Between udder width and non-fat dry matter content, high positive correlation was determined. The ideal and most suitable udder type for machine milking is pear-shaped and oblique teat (Type III). So this result can help us for selection of milking ability in Morkaraman and Tuj breeds.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2017Koyunlarda Üreme Performansı Üzerine Koç Katım Dönemi Vücut Kondisyon Skorunun Etkisinin İncelenmesi
Türkyılmaz, Doğan; Özyürek, Selçuk; Esenbuga, Nurinisa; Yaprak, Mustafa
Bu çalışma ile Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım İşletmesinde yetiştirilen Morkaraman, İvesi, Tuj, Romanov x Morkaraman, Romanov x İvesi, Romanov x Tuj ve Karayaka ırkı 395 baş 2-5 yaş arasındaki koyunlarda döl verim parametreleri ve bu parametrelerin aşım sezonu vücut kondisyon skoru (VKS) ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. VKS açısından ırklar arasındaki fark çok önemli (p<0.01) bulunmuştur. En yüksek vücut kondisyon skoruna Morkaraman (3.29±0.07) ile Tuj (3.17±0.07) ırkı koyunlar, en düşük VKS'na ise Romanov x Morkaraman (2.77±0.09) ırkı koyunlar sahiptir. Yapılan çalışmada koç katım döneminde vücut kondisyon skorunun koç altı koyun başına ve doğuran koyun başına düşen döl verim ölçütleri üzerine istatistiki bir etkisi tespit edilmemiş ancak en yüksek döl verimi 4 skor grubu koyunlarda belirlenmiştir
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2015Erzurum İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine Üye İşletmelerde Döl ve Süt Verim Özelliklerinin İncelenmesi
Tüzemen, Naci; Özyürek, Selçuk
Bu çalışmada, Erzurum Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine üye işletmelerin genel yapısı, döl ve süt verim özellikleri ile bu özellikler üzerine bazı çevre faktörlerinin etkisi incelenmiştir. İlkine buzağılama yaşı, servis periyodu ve buzağılama aralığı süresi ortalamaları ve standart hataları sırası ile 30,3±0,09 ay, 105,4±1,2 gün ve 388,1±1,8 gün olarak bulunmuştur. Etkisi incelenen çevre faktörlerinden ırkın ilkine buzağılama yaşı üzerine etkisi çok önemli (p<0,01) bulunmuştur. Buzağılama mevsiminin etkisi çok önemli (p<0,01) bulunmuştur. Buzağılama aralığına ise ilçenin etkisi önemli (p<0,05) ve buzağılama mevsiminin etkisi çok önemli (p<0,01), ırk ve yaşın etkisi ise önemsiz çıkmıştır. Süt verim özelliklerinden laktasyon süresi ve gerçek süt verimi sırası ile 304,12±1,5 gün ve 3 834,0±61,0 litre bulunmuştur. Çevre faktörlerinden ilçenin ve ırkın gerçek süt verimine etkisi çok önemli (p<0,01) olduğu saptanmıştır
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2015Effects of weaning ages on the growth, feed conversion efficiency and some behavioral traits of Brown Swiss x Eastern Anatolian Red F1 calves; [Sütten kesim yaşlarının esmer x doğu anadolu kırmızısı F1 buzağılarında büyüme, yemden yararlanma oranı ve bazı davranış özellikleri üzerine etkileri]
Koçyiğit, Rıdvan; Aydin, Recep; Yanar, Mete; Güler, Olcay; Diler, Abdülkerim; Avci, Mehmet; Özyürek, Selçuk; Kabakci, Dilek; Hirik, Elif Nur
The purpose of this research was to investigate the possibility of the reducing weaning age of Brown Swiss x Eastern Anatolian Red F1 crossbred calves reared in North East Region of Anatolia. A total of 26 calves were housed in individual hutches and weaned at 2 (early weaning) or 3 (late weaning) months of age. While weaning weight of the calves in different weaning age treatment groups was significantly (P<0.01) different in favor of calves weaned lately, 6 months weight was not significantly affected by ages of weaning. Average 6 months weight of the male calves was significantly (P<0.05) higher than that of female calves. The effects of weaning ages on the weight gain in both post-weaning and overall periods of the trial were not significant. Total milk dry matter intake (DMI) of the late weaned calves were significantly (P<0.01) greater than that of early weaned calves. However, starter DMI of the calves weaned 2 months of age was higher (P<0.05) than that of late weaned calves, but dry hay and total feed DMI were not affected by the weaning ages. Sex of the calves also did not result in significant effects on the milk, dry hay, starters and total feed DMI. Feed conversion efficiency in a period between birth and 6 months of age were not significantly affected by weaning ages. The weaning age and sex of calves did not significantly affect the gains in body measurements. Percentage of time spent for lying, standing, eating and drinking water behaviors were not also significantly affected by both weaning ages and sex of calves. The results of this study suggested that the crossbred calves could be weaned successfully at 2 months of age without having adverse effect on their growth, feed conversion efficiency and behavioral traits.
RDL Kalıcı Kaydıİncele


