Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2025Functional Ecology of Floral Traits and Plant Pollinator Interactions in Two Endemic Scrophularia L. Species from Erzincan, Türkiye
Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Yildirim, Nalan
Plant–pollinator interactions are fundamental to reproductive success, yet remain understudied in the Turkish ecological context, particularly for endemic species. This study investigates pollinator diversity, behavior, and environmental influences in two rare Scrophularia L. species endemic to Erzincan, Türkiye: S. fatmae and S. erzincanica. Field observations conducted between 2019 and 2020 documented floral visitors, visitation frequency, and the role of floral morphology in guiding pollinator behavior. Climatic variables such as temperature, humidity, and wind were also analyzed in relation to pollinator activity. The high-altitude S. fatmae was visited exclusively by Bombus niveatus, which proved effective even under cold and windy conditions, whereas S. erzincanica attracted a more diverse community, including Halictus quadricinctus, Halictus sp., and Lasioglossum pauxillum, the efficiency of pollination was strongly linked to floral architecture; clustered flowers and staminodes enhanced pollinator guidance and cross-pollination. Statistical comparisons further highlighted differences in body size and foraging strategies between pollinator groups. Environmental conditions were shown to significantly limit pollinator activity, with high humidity and low temperatures reducing visitation. Additionally, unexpected warming events accelerated phenology in S. fatmae, indicating potential risks from climate change. Overall, this research provides novel insights into the functional ecology of endemic Scrophularia species, demonstrating how floral traits, pollinator behavior, and environmental variables interact to shape reproductive strategies. These findings contribute to biodiversity conservation efforts and underscore the importance of long-term monitoring under changing climatic conditions.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Erzincan İli-Ergan Dağı'nda Yaygın Bitki Türleri ve Topraklarındaki Mineral Elementlerin Rakımsal Değişimi
Elverici, Mert; Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Osma, Etem; Varol, Tuğçe; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Hasbenli, Abdullah; Kiymaz, Muhammet Onur
Bu çalışma, 2021-2022 yıllarında Erzincan il sınırları içerisinde yer alan Ergan Dağı’nın farklı yüksekliklerinde yetişen 30 bitki türü ile yapılmıştır. Bunun için 1500 m yükseklikte (Glaucium leiocarpum Boiss., Alcea calvertii, Genista aucheri, Astragalus ornithopodioides, Anchusa leptophylla, Linum mucronatum, Euphorbia virgata) 2000 m’de (Genista aucheri, Hypericum scabrum, Tanacetum mucroniferum, Barbarea auriculata, Onobrychis cornuta, Inula oculus-christi, Euphorbia virgata, Globularia trichosantha) 2500 m’de (Aster alpinus, Lallemantia canescens, Scutellaria orientalis, Dianthus orientalis, Coronilla orientalis, Campanula tridentata, Crepis armena, Anthemis cretica, Euphorbia petrophila, Papaver fugax) ve 3000 m’de (Senecio hypoleucus, Pedicularis comosa, Scorzonera sericea, Anthemis cretica, Astragalus nezaketiae, Papaver fugax, Campanula tridentata, Senecio hypoleucus, Hedysarum erythroleucum) olacak şekilde farklı rakımlardan toplanan bitkiler ve yetiştikleri topraklarda mineral elementlerin konsantrasyonu belirlenmiştir. Toplanan bitki (kök, yaprak, çiçek) ve toprak örnekleri ön işlemlerden geçirildikten sonra ICP-MS cihazında analiz edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirilerek, rakımlar arasındaki farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yükselti arttıkça topraktaki elementlerin genel olarak azaldığı görülmüştür.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2024Comparison of the phenological, ecological, and vegetative characteristics of two rare endemic species, Scrophularia fatmae and Scrophularia erzincanica adapted to different altitudes specific to Erzincan/ Türkiye
Yıldız, Faruk; Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Türkoğlu, Halil İbrahim; Doğan, Nalan Yıldırım
The ecological interactions between plants and pollinators significantly contribute to global diversity. Hence, focusing on the phenology of plants at various altitudes yields valuable insights into understanding how climate change impacts ecosystems and its association with evolutionary processes. Specifically, this study examines Scrophularia erzincanica, a species native to Erzincan (Türkiye), adapted to lower altitudes, and S. fatmae, an obligate alpine species. The aim was to elucidate the phenological, ecological, and floral characteristics relevant to pollination in both species comparatively. Significant differences were observed in the duration of phenological events, inflorescence architecture, style, and staminode position. Notably, S. fatmae exhibited longer durations for phenological events. Additionally, distinct floral arrangements were evident S. fatmae displayed clustered flowers while S. erzincanica exhibited loosely distributed ones. In S. erzincanica, the staminode's placement in the middle of the corolla created a physical barrier, potentially preventing nectar theft, influencing pollinator selection, prolonging their visit duration, and coordinating flower movements triggered by pollinators. Conversely, in S. fatmae, the staminode remained concealed and positioned near the corolla base. Pollinator visits were shorter in S. fatmae but longer in S. erzincanica. The harsher environmental conditions and lower pollinator density and diversity in alpine regions compared to lower altitudes likely contribute to these differences. Despite sharing common ancestors, these observed phenological disparities in species might stem from selective pressures exerted by varying altitudes, driving these species along divergent evolutionary paths.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2023Doğu Anadolu Bölgesinde (Türkiye) Yayılış Gösteren Scrophularia erzincanica ve Scrophularia fatmae (Scrophulariaceae) Popülasyonlarının Genetik Çeşitlilik Analizleri
Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Yildirim, Nalan
Scrophularia fatmae Kandemir & İlhan ve Scrophularia erzincanica R.R. Mill (Scrophulariaceae) Erzincan/Türkiye'ye özgü endemik türlerdir. S. erzincanica ve S. fatmae'de ki IUCN kategorileri sırasıyla EN ve CR'dir. Bu çalışmada, ISSR belirteçlerini kullanarak Erzincan'daki üç S. erzincanica popülasyonunun ve iki S. fatmae popülasyonunun genetik varyasyon seviyelerini ve genetik yapısı araştırılmıştır. Bu amaçla 10 primer, 75 bireyden oluşan beş popülasyondan 104'ü (%89.6) polimorfik olmak üzere toplam 116 bandı amplifiye edildi. UPGMA küme analizi, genetik varyasyonlar ve coğrafi mesafeler arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Alpin bölgesine uyum sağlamış olan S. fatmae'nin yayılış alanı ve populasyon büyüklüğü daha küçüktür. Ek olarak, S. fatmae'nin kendi kendine tozlaşma eğilimi daha yüksektir. S. erzincanica daha büyük bir popülasyona sahiptir. S. erzincanica ve S. fatmae'de etkili tozlayıcı sayısı sırasıyla üç ve birdir. Bu sebeplerin de katkısı ve araştırma sonuçlarına göre S. fatmae ve S. erzincanica türleri karşılaştırıldığında S. erzincanica'da genetik çeşitliliğin daha fazla olduğu görülmektedir. Bu çalışma sonucunda elde edilen genetik veriler, S. erzincanica ve S. fatmae türlerinin yanı sıra diğer nadir ve tehlike altındaki bitki türleri için koruma stratejilerinin geliştirilmesinde kullanılabilir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2023Ergan Dağı’nın Farklı Yükseltilerinde Yaygın Olarak Yetişen Bitkilerde Ağır Metal (Ba, Cd, Co, Cr, Pb) Birikiminin Belirlenmesi
Elverici, Mert; Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Osma, Etem; Varol, Tuğçe; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Hasbenli, Abdullah; Kiymaz, Muhammet Onur; Akverdi, Aysel
Bu çalışma, Erzincan il sınırları içerisinde yer alan Ergan Dağı’nın farklı yüksekliklerinde yetişen yaygın 30 bitki türü ile yapılmıştır. Çalışma kapsamında 1500 m, 2000 m, 2500 m ve 3000 m olmak üzere farklı yüksekliklerden toplanan bitkilerde ve yetiştikleri topraklarda metal (Cd, Cr, Pb, Co, Ba) konsantrasyonları tespit edilmiştir. Toplanan bitkilerin çiçek, yaprak ve kök ile yetiştikleri topraklar laboratuvarda ön işlemlerden geçirilmiştir. Hazır hale getirilen örneklerde metal konsantrasyonları ICP-MS’te analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bitki ve toprağa ait metal verileri istatistiksel olarak değerlendirilerek, her bir metal için rakımlar arasındaki farklılıklar belirlenmiştir. Çalışmada Cd ve Pb konsantrasyonunun 2500 m yetişen bitkilerde ve topraklarda yüksek olduğu belirlenmiştir. İlave olarak, Turanecio hypochionaeus ve Crepis armena türlerinin bünyesinde kadmiyum metalini toprağa göre daha fazla biriktirdiği ve bazı türlerin biyomonitor özelliğe sahip olduğu anlaşılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2021Erzincan’da Kuru Fasulye Üretiminde Tespit Edilen Zararlı Türler
Kılıç, Engin; Çelebi, Serbay
Erzincan ili yemeklik tane baklagiller üretimi için uygun toprak ve ekolojik şartlara sahiptir. Keza Erzincan ve yöresinde Sahte Dermason olarak bilinen yerli popülasyon kuru fasulye çeşidi yoğun olarak ekilmektedir. En fazla fasulye üretim yapılan ilçe Çayırlı ilçesidir. Erzincanda kuru fasulye ekim alanlarında 2017-2018 yılları arasında yapılan sürvey çalışması sonucunda, toplam 7 türün zararlı olduğu tespit edilmiştir. Bu türlerden tüm üretim alanlarında ve depolarda sırasıyla Apis fabae, Tetranychus urticae, Acanthocelides obtectus ‘un yoğun olarak bulunduğu tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2021Isolation Entomopathogenic fungi From the Two-Spotted Spider Mite [Tetranychus urticae Koch, 1836 (Acari: Tetranychidae)] at Erzincan Province
Kılıç, Engin
This study was conducted between 2015-2017. The infested with mites of the bean leaves were collected from the field. Then put in polyethylene bags, and brought to the laboratory. The mites on the bean leaves were transferred to the petri dish with Potato Dexrose Aagar (PDA) by a brush at the laboratory. The petri dishes were incubated for growth and sporulation of the fungus (2 weeks in the incubator at 25±1ºC). As a result, six entomopathogenic fungi (EPF) ısolates were isolated from the cadaver of the Tetranychus urticae Koch, 1836(Acari: Tetranychidae) Four of them were Beauveria bassiana (Balsamo) Vuillemin (Deuteromycetes: Hyphomycetes) and two of them were Metharizium anisopliae (Metsch.) Sorokin (Deuteromycotina: Hyphomycetes). After the identification of isolates, they have been coded and stored under refrigerator conditions for use in other studies at the Pharmaceutical Microbiology Laboratory of the Faculty of Pharmacy, Erzincan Binali Yıldırım University.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2021Erzincan’da Entomopatojen Fungusların Oluşumuna ve Dağılımına Etki Eden Toprak Faktörleri
Kılıç, Engin
Bu çalışmada, Erzincan topraklarından izole edilen entomopatojen fungusların (Epf) oluşumuna ve dağılımı üzerine toprak faktörlerinin etkisi incelenmiştir. Bu amaçla ekili ve doğal alanlardan toplanan 60 toprak örneği incelenmiştir. Topraklardan Beauveria bassiana (balsamo) Vuillemin ve Metarhizium anisopliae (Metschnikoff) Sorokin olmak üzere iki epf türü izole edilmiştir. Farklı toprak habitat ve sub-habitaların fungus oluşumuna ve dağılımına etkisini incelemek için Ki-kare testi yapılmıştır. Toprak habitatı ile B. bassiana’nın oluşumu ve dağılımı arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı (x2=,000, p>.005), M. anisopliae’nin oluşumu ve dağılımı ile toprak habitatının arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir (x2=7,680, p<.005). Sub- habitatlardan ise tarla alanların M. anisopliae’nin oluşumu ve dağılımı üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Yapılan t-testi sonucunda ise, organik maddenin, toprak saturasyonunun, toprak tekstürü ve fosforun B. bassiana’nın oluşumu ve dağılımında etkili olduğu belirlenirken, toprak saturasyonunun ve toprak tekstürünün ise, M. anisopliae’nin oluşumu ve dağılımı üzerine etkili olduğu belirlenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2020Sürek Sıracaotu [Scrophularia erzincanica R.R.Mill (Scrophulariaceae)]’nunPolinatörleri ve Zararlı Böcekleri Üzerine Bir Araştırma
Bekdemir, Mehmet; Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Yildirim, Nalan
Bu çalışma Erzincan’a özgü ve aromatik özelliğe sahip Scrophularia erzincanica R.R.Mill(Scrophulariaceae) türünün polinatörlerini belirlemek üzere 2019-2020 Nisan-Haziran aylarıarasında yürütülmüştür. Polinatörlerin yanında, türe zarar verdiği görülen diğer böcekçeşitleri de tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda Halictus quadricinctus Fabricius(Halictidae) ve Halictus pauxillus Schnck. (Halictidae) türlerinin S. erzincanica için temelpolinatörler olduğu anlaşılmıştır. Eristalis tenax L. (Syrphidae) ve Eristalinus taeniopsWiedemann (Syrphidae) türlerinin ise ikinci derece polinatörü olduğu belirlenmiştir. BazıColeoptera ve Lepidoptera türlerinin ise larva ve erginlerinin S. erzincanica’nın değişikkısımlarına zarar verdikleri gözlenmiştir. S. erzincanica için en önemli iki zararlınınColeoptera takımından Gymnetron villosulum Gyllenhal ve Cionus hortulanus Geoffroyolduğu belirlenmiştir. Bu zararlıların özellikle meyvelere zarar verdiği görülmüştür. Ayrıcabazı predatör böceklerin de bitkiyi konak olarak kullandığı ve bitkiden nektar almak veyadeğişik amaçlar için gelen böcekleri avlamayı amaçladıkları gözlenmiştir. Türün yetişmeortamlarında polinatör ve zararlı olduğu bilinen fakat S. erzincanica ile doğrudan bir ilişkisibulunmayan farklı böcek takımlarına ait başka böcek taksonları da tespit edilmiştir.Çalışmada tespit edilen bu taksonlardan da söz edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye20171,2,4-triyazolden Kaynaklanan Yeni Kuşak Etoksibenzilidenaminonun Sentez, Karekterizasyon ve Antimikrobiyel Akvitesi
Albayrak, Önder; Yüksek, Haydar; Kardaş, Faruk; Beytur, Murat; Kılıç, Engin
Benzaldehit ve türevleri iyi bir antimikrobiyal özelliklere sahiptir. Bu Çalışmanın amacı, 3-Alkil / aril-4 triozole ve metoksibenzoksi'den elde edilen farklı antimikrobiyal etkinin geliştirilmesidir. Sentezlenen triazoller, 1H NMR, 13C NMR, UV absorpsiyon spektrumu ve kütle spektrumu (MS) gibi spektroskopik teknikler ile karakterize edildi. Antibakteriyel faaliyetlerini Bacillius subtilis, Yersinia enterocolitca, Bacillus cereus, Staphlacoccus aureus, Esherichia coli, Pasterulla multicida, Klepsiella pneumoniae'lere karşı in vitro olarak uygulandı.. Etoksibenzilidenamino türevi 1,2,4-triazollerin bir sentezi, çeşitli alkinil heterosikllerin, alkinil karbonhidratların veya alkinlerin CuAAC kullanılarak iyi verim ile gerçekleştirildi. Elde edilen bileşiklerin yapıları NMR spektroskopisi ( 1H ve 13C) ve kütle spektrometrisi ile teyit edildi. Genel olarak, moleküller çok antibakteriyel aktivite göstermedi; ancak antibiyotik önemli antibakteriyel aktivite gösterdi
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Review ArticleYalnız künye2014Kent zararlılarının kontrolünde entomopatojenler
Canhilal, Ramazan; İnci, Abdullah; Kılıç, Engin
Entomopathogens including viruses, bacteria, fungi, protozoa, rickettsia and nematodes are non-infective to vertebrates. There are lots of researches on their efficacy on urban pests. Bacillus thuringiensis var. israelensis (Bti) is effective in controlling mosquitos and black flies, B. thuringiensis kurstaki and B. thuringiensis entomocidus controls Lepidoptera caterpillars. B. thuringiensis tenebrionis controls some beetle species. Most of viruses kill immature stages of Lepidoptera and Hymenoptera. Baculoviruses are specific to only a few pests of Lepidoptera and mosquitoes. Fungi have wide spectrum of hosts and the ability to enter via cuticle. They can infect many insects (Dictyoptera, Orthoptera, Dermoptera, Culicidae, Muscidae, Simulidae, Tabanidae, Cimicidae, Vespidae, Formicidae, Lepidoptera, Termitidae) and ticks (Ixodidae and Argasidae). The most common entomopathogenic fungus species are Beauveria bassiana and Metarhizium anisopliae. Protozoa are pathogenic for insect and some ticks. Nosema is the most common genus. However there is necessity to evaluate the potential of Nosema-Ixodidae and Nosema-Insect interactions for tick and insect bio-control. Rickettsias are obligatory intracellular organisms and some species affect ticks. Nematode species in the families of Steinernematidae (Steinernema spp., Neosteirnema spp.), Heterorhabditidae (Heterorhabditis spp.) and Mermithidae are effective on insects and ticks. Entomopathogenic nematodes (Steinernematidae and Heterorhabditidae) carry the pathogenic bacteria (Xenorhabdus spp. and Photorhabdus spp.) in their intestines. These bacteria are able to kill the host within 24-48 hours. Some entomopathogens or microbial pathogens can be mass-produced, and suitable for commercial use. Current applications include control programs for agricultural, forest and urban pests. This review emphases on the potential of different entomopathogens for bio-control of urban pests and brief information about microbial control agents.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2013A comparison of the efficacy of dimethyl sulfoxide (DMSO) and synovial fluid in the prevention of peritoneal adhesions: Experimental rabbit model
Kılıç, Nergiz; Özaydın, İsa; Yayla, Sadık; Dağ, Serpil; Kılıç, Engin; Ermutlu, Celal Şahin; Kılıç, Kemal; Peker, Kemal
Bu çalışmada, tavşanlarda deneysel olarak oluşturulan ventral herni modelinde mersilen mesh kullanımına bağlı gelişebilecek peritoneal adezyonların önlenmesinde dimetil sülfoksit ve sinovial sıvı etkinliğinin karşılaştırılması amaçlandı. Çalışmada kullanılan 40 tavşan 4 gruba ayrıldı (n: 10). Operasyon xylazin HCI (5mg/kg im) sedasyonunu izleyerek ketamin HCI (20 mg/kg intratekal) ile elde edilen intratekal anestezi altında gerçekleştirildi. Operasyon masasına sırtüstü pozisyonda yatırılan tavşanlara median deri insizyonu yapıldıktan sonra linea alba düzeyinde 2 cm çaplı daire şeklinde bir defekt oluşturuldu. Defekt önceden disk şeklinde hazırlanan mersilen mesh ile onarıldı. Postoperatif 7. güne kadar; I. gruba 10 ml serum fizyolojik (SF) ve 1.5 g/kg DMSO, II. gruba 7 ml SF, 3 ml synovial sıvı (SS) ve 1.5 g/kg DMSO, III. Gruba 7 ml SF ve 3 ml SS, IV. gruba (kontrol: K) ise yalnızca 10 ml SF intraperitoneal olarak uygulandı. Tavşanlara 10. günün sonunda relaparotomi uygulanarak peritoneal adezyon varlığı ve derecesi Jenkins (1983)in görsel yapışıklık skalasına göre değerlendirildi. Çalışmadan elde edilen tüm veriler Minitab-16 paket programı kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirildi. Greft uygulanan bölgeye ait doku örnekleri Hematoksilen-Eozin (HE) ve Crossmanın üçlü boyama yöntemi ile boyanarak ışık mikroskobunda değerlendirildi. Nonparametrik olarak değerlendirilen yapışıklık skala sonuçları Kruskal-Wallis testi ile istatistiki olarak hesaplandı ve gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmadı (P>0.05). Histopatalojik inceleme sonuçları ise tüm gruplarda greftin üzerini örten dokunun fibröz doku karakterinde olduğunu gösterdi. Bununla birlikte fibrozisin DMSO grubunda, ES-DMSO, ES ve SF grubuna göre daha zayıf olduğu tespit edildi. Sonuçta gerek relaparotomik makroskobik bulgular gerekse histopatolojik bulgular dikkate alındığında synovial sıvının tavşanlarda postoperatif peritoneal adezyonların önlenmesinde etkili olduğu sonucuna varıldı.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2009Omophlus flavipennis Küster (Coleoptera: Alleculidae: Omophlinae) a new oleaster (Eleagnus angustofolia L.) pest for Turkey from Erzurum
Yildirim, Erol; Kılıç, Engin
In this study, Omophlus flavipennis Küster is recorded a new pest for the oleaster from Erzurum in Turkey. O. flavipennis was described, some of ıts biology and damage on oleaster was observed in Erzurum province in 2004-2006. O. flavipennis appears at the beginning in second week of May in Erzurum. This species is eating flowers of oleaster in second week of June and the damaged flower shrivel and fall. It has one generation in year.
RDL Kalıcı Kaydıİncele


