Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2026LandTrendr Algoritması ve Makine Öğrenme Kullanılarak Orman Tahribatı ve İyileşme Süreçlerinin Sınıflandırılması: Milas-Bodrum Örneği
Taş, Mehmet Akif
Bu çalışma, zengin orman varlığına rağmen Türkiye'nin yangına en hassas bölgelerinden olan Muğla'nın Milas-Bodrum yöresindeki orman dinamiğini, 2013-2024 periyodu için uzaktan algılama ve makine öğrenmesi yöntemleriyle analiz etmektedir. Analizde, 49 adet Landsat 8 görüntüsünden oluşan zaman serisi verileri kullanılmıştır. Normalize Edilmiş Yanma Oranı (NBR) indeksine dayalı bu veriler, LandTrendr algoritması ile işlenmiş ve ardından Random Forest makine öğrenmesi modeliyle her yıl için "Sağlıklı Orman", "Bozulma" ve "İyileşme" olmak üzere, ekosistemin durumunu yansıtan üç dinamik sınıfa ayrılmıştır. Kantitatif bulgular, 2014-2021 arasında "Bozulma" oranının %24'e gerilediği bir iyileşme döneminin, 2021'deki büyük yangınla dramatik şekilde kesintiye uğradığını ortaya koymuştur. Hem sağlıklı hem de iyileşmekte olan ormanları etkileyen bu olay, "Bozulma" oranını tek bir yılda %47'ye fırlatmış; ancak 2024 itibarıyla "İyileşme" kategorisi tekrar %29'a ulaşarak yeni bir rejenerasyon döngüsünün başladığını teyit etmiştir. Bu çalışma, geleneksel sınıflandırmaların ötesine geçerek, makine öğrenmesi ve zaman serisi analizinin büyük afetlerin ekosistem etkilerini belgelemek ve iyileşme süreçlerini izlemek için sunduğu güçlü metodolojik çerçeveyi ortaya koymaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2026Otlukbeli (Erzincan) Travertenlerinin Jeolojik-Kültürel Miras Açısından Önemi (Doğu Anadolu) / The Importance of the Otlukbeli (Erzincan) Travertines in Terms of Geological and Cultural Heritage (Eastern Anatolia)
Polat, Pinar; Tagliasacchi, Ezher; Taş, Mehmet Akif; Çelik, Yakup
Erzincan ilinin (Doğu Anadolu) Otlukbeli ilçesi sınırlarında yer alan Otlukbeli Travertenleri, Türkiye’nin jeolojik açıdan en özgün ve nadir traverten oluşumlarındandır. Bu travertenler, bölgedeki aktif bir tektonizmanın etkisinde kırık ve çatlaklar boyunca yüzeye çıkan Fe-oksitçe zengin mineralli sular tarafından oluşturulmuş, farklı jeomorfolojik özelliklere sahip karasal karbonatlardır. Bu karbonat oluşumları, traverten konileri, sırt tipi ve yamaç travertenleri şeklinde çalışma alanında gözlenmektedirler. Günümüzde aktif olmayan traverten sırt ve konileri çalışma alanında yaygın olarak gözlendiği gibi hala aktivasyonuna devam eden güncel karbonat çökelimi de mevcuttur. Bu araştırma kapsamında 60 civarı traverten konisi ve 15 adet traverten sırtı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ölçülen bu traverten koni ve sırtları, coğrafi bilgi sistemi içinde değerlendirilmiş, travertenlerin jeomorfolojik ve jeolojik özellikleri yüksek çözünürlükte haritalanmıştır. Sedimantolojik açıdan bu karasal karbonatların depolanma sistemleri ve litotipleri ilk kez bu çalışmada ortaya konmuştur. Bu çalışmada, laminalı, kristalin kabuk, gaz kabarcıklı ve ince zarflar, bu üç farklı traverten sistemleri içinde gözlenen belirgin litotiplerdir. Küçük ve orta ölçekteki traverten havuz/havuzcukları, yamaç boyunca gelişen travertenlerin teraslarında yaygındır. Yapılan petrografik analizlerde bu travertenlerde eser miktarda Fe-oksit/oksihidroksit minerallerine rastlanmıştır. Otlukbeli Travertenleri, jeolojik-kültürel miras kriterleri açısından oldukça önemli bir değere sahip jeolojik oluşumlardır. Sahip olduğu nadirlik, bilimsel araştırma potansiyeli, eğitim ve jeoturizm açısından taşıdığı değerler, Otlukbeli Travertenlerini korunması gereken önemli bir jeosit konumuna getirmektedir. Bu benzersiz oluşumların korunması, bilimsel araştırmalara teşvik edilmesi ve sürdürülebilir jeoturizm kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Comparison Of Analytical Hierarchy Process (AHP) And Frequency Ratio (FR) Methods In Landslide Susceptibility Assessment: A Case Study In Kemah-Kömür Stream Basin, Erzincan
Taş, Mehmet Akif
This study compares the Analytic Hierarchy Process (AHP) and Frequency Ratio (FR) methods for landslide susceptibility mapping in the Kömür Stream Basin, Kemah-Erzincan. The performance of the models was comprehensively evaluated using metrics including the Receiver Operating Characteristic (ROC) curve, F1-Score, and overlap rate analysis. The results revealed that the statistics-based FR model Area Under the Curve (AUC) = 0.884, F1-Score = 0.87 significantly outperformed the expert opinion-based AHP model (AUC = 0.699, F1-Score = 0.68) for across all metrics. In the overlap rate analysis, which demonstrates the practical validity of the models, 92.7% of the existing landslide areas fell within the 'High' and 'Very High' susceptibility classes on the FR map compared to 73.7% on the AHP map. These findings prove that the FR method is a reliable and precise tool for identifying high-risk areas and for land-use planning in the region.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) Metodu İle Of İlçesi’nde (Trabzon) Heyelan Risk Duyarlılığı Analizi
Şenol, Celal; Taş, Mehmet Akif; Yanik, Muhammet Enes
Çalışma alanı olan Trabzon’a bağlı Of ilçesinde topografik özellikler ve iklim hususiyetleri bakımından heyelan afetinin gerçekleşme potansiyeli yüksektir. Son yüz yılda 26’sı ölümle sonuçlanan onlarca heyelan afetine maruz kalan Trabzon’da sadece Of ilçesi 4 adedi ölümlü olmak üzere onlarca maddi hasarlı heyelan afetinden etkilenmiştir. Ortalama eğim ve yükseltinin fazla olması ve yağışın yıllık miktarının (1659,4 mm) ülke ortalamasının (643 mm) oldukça üzerinde olması bu durumu ortaya çıkaran en önemli etkenlerdir. Bu bağlamda Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak uluslararası mecrada etkinliği ve geçerliliği olan metotlarla heyelan risk analizlerinin yapılması oldukça önemli bir hale gelmiştir. Bu analiz yöntemlerinden olan ve heyelan risk analizi çalışmalarında son yıllarda en çok kullanılan yöntemlerden biri olan ve Analytical Hierarchy Process (AHP) olarak literatüre geçen Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) çalışma alanına uyarlanmıştır. SentinelHub, NASA, Corine, HGM, MTA gibi birçok ulusal ve uluslararası kuruluştan elde edilen veriler ışığında Of ilçesinin AHS ile heyelan risk analizi oluşturulmuştur. Bunun sonucunda ilçenin heyelan bakımından %23’lük bir bölümüne tekabül eden 60 km2 alanında riskli ve çok riskli, %26’sına tekabül eden 67,7 km2 alanında orta ve %51’ine karşılık gelen 132,4 km2 alanda düşük ve çok düşük heyelan riski tespit edilmiştir. Bu analizler sonucunda elde edilen bilgiler dikkate alınarak gerek afet yönetim sürecinde gerekse diğer ilgili alanlarda çalışan paydaşların heyelan afetine karşı hazırlıklı olmaları amaçlanmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2023Trends of changing land use dynamics in the Terkos Lake basin between 1980 and 2023 and their impact on natural ecosystems
Şenol, Celal; Taş, Mehmet Akif
Anthropogenic processes are one of the main causes of environmental change in this century. As an indicator of man’s struggle for dominance over nature, the environment has been directly affected. These changes, which we encounter in every region of the place where we live, on a local and global scale, and which are due to man, cause the natural cycle of ecosystems to be disrupted. As in Türkiye in general, land use changes in the study area under the influence of direct and indirect factors in some regions are very rapid. No matter how much effort are made to control them, factors that have a direct impact on the environment, such as population growth, agriculture, industrial facilities, and the design of transport infrastructure, are the most important causes of change. In this direction, this study aims to identify the trends of land use changes around Lake Terkos and to reveal the deficiencies and fragilities of the relationship networks. It is also an indication of possible changes in the ecological status of the lake and its surroundings in relation to this situation. Terkos Lake’s prolonged use as a crucial drinking water source for Istanbul makes it a valuable study site to investigate its ecological state and management practices. Nevertheless, it has recently been under pressure due to transportation (airport, Northern Marmara Motorway, Istanbul Canal and other transport networks), urban sprawl, and industry. In this context, first of all, the dynamics of land use and the rapidly changing areas (hot zones) between 1980 and 2023 have been identified and the extent of the changes over time has been shown. Possible future land use changes were analysed in the light of this data. As a result of the study, the speed of transformation of green areas was revealed. In this direction, especially in the field of the aquatic ecosystem, vulnerable areas were identified, the degree of being affected by future change was revealed and the trend in the dimensions of use and change was analysed.
RDL Kalıcı Kaydıİncele




