Silahlaştırılmış Veri ve Algoritmik Siyaset Hibrit Savaş Ekseninde Gücün Dönüşümü

ArticleAçık Erişim

Özet

Bu çalışma, 21. yüzyıl uluslararası ilişkiler disiplininde gücün ve güvenlik paradigmasının, Kompütasyonel Sosyal Bilimler (KSB), yapay zeka ve büyük veri analitiği ekseninde geçirdiği ontolojik dönüşümü incelemektedir. Çalışma, 1990’ların internete atfettiği "tekno-iyimser" atmosferden uzaklaşarak, teknolojinin bir hegemonya ve tahakküm aracına dönüştüğü "Algoritmik Siyaset" dönemine odaklanmaktadır. Temel teorik zemin olarak Shoshana Zuboff’un "Gözetim Kapitalizmi" ve Farrell ile Newman’ın "Silahlaştırılmış Karşılıklı Bağımlılık" tezlerini referans alan makale; verinin yalnızca ticari bir meta değil, aynı zamanda siyasal rızayı imal eden, karar alma süreçlerini yönlendiren ve toplumsal direnci kıran stratejik bir mühimmat olduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Lasswell dönemi konvansiyonel propaganda yöntemlerinin ("sihirli mermi") yerini, bireylerin dijital ayak izlerinden elde edilen verilerle kurgulanan psikometrik mikro-hedefleme stratejilerine bıraktığını vurgular. Makalede, hibrit savaş doktrini çerçevesinde kullanılan algoritmik yöntemler ofansif ve defansif sistemler olarak sınıflandırılarak teknik detaylarıyla analiz edilmiştir. Ofansif yöntemler başlığı altında; kamuoyu duygu analizi (sentiment analysis), sosyal ağ haritalandırması, otonom sosyal bot ağları ve gerçeğin sınırlarını bulanıklaştıran deepfake teknolojilerinin kitle manipülasyonundaki rolü irdelenmiştir. Defansif yöntemler başlığı altında ise; dezenformasyon tespiti, bot avcısı algoritmalar (örn. Hoaxy, Botometer) ve sentetik medya doğrulama sistemlerinin işleyişi ve stratejik sınırları tartışılmıştır. Çalışmanın sonucunda; siber alanın askerileştiği bu yeni düzlemde, ulusal güvenliğin sadece fiziksel sınırları değil, toplumun "bilişsel bütünlüğünü" de kapsaması gerektiği ortaya konmuştur. Teknoloji devlerinin (Big Tech) veri üzerindeki tekeli ve epistemolojik hegemonyasına karşı, devletlerin "dijital egemenlik" tesis etmesi ve "hibrit güvenlik" doktrinleri geliştirmesi, modern dönemin bir beka sorunu olarak tanımlanmıştır.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/17177Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.30561/sinopusd.1835151Yayıncı resmi DOI adresi
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorKanat, Selim
dc.contributor.authorAkoğuz, Nurettin Oğuzhan
dc.date.accessioned2026-10-18T20:49:22.528367128Z
dc.date.available2026-10-18T20:49:22.528367128Z
dc.date.issued2026
dc.description.abstractBu çalışma, 21. yüzyıl uluslararası ilişkiler disiplininde gücün ve güvenlik paradigmasının, Kompütasyonel Sosyal Bilimler (KSB), yapay zeka ve büyük veri analitiği ekseninde geçirdiği ontolojik dönüşümü incelemektedir. Çalışma, 1990’ların internete atfettiği "tekno-iyimser" atmosferden uzaklaşarak, teknolojinin bir hegemonya ve tahakküm aracına dönüştüğü "Algoritmik Siyaset" dönemine odaklanmaktadır. Temel teorik zemin olarak Shoshana Zuboff’un "Gözetim Kapitalizmi" ve Farrell ile Newman’ın "Silahlaştırılmış Karşılıklı Bağımlılık" tezlerini referans alan makale; verinin yalnızca ticari bir meta değil, aynı zamanda siyasal rızayı imal eden, karar alma süreçlerini yönlendiren ve toplumsal direnci kıran stratejik bir mühimmat olduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Lasswell dönemi konvansiyonel propaganda yöntemlerinin ("sihirli mermi") yerini, bireylerin dijital ayak izlerinden elde edilen verilerle kurgulanan psikometrik mikro-hedefleme stratejilerine bıraktığını vurgular. Makalede, hibrit savaş doktrini çerçevesinde kullanılan algoritmik yöntemler ofansif ve defansif sistemler olarak sınıflandırılarak teknik detaylarıyla analiz edilmiştir. Ofansif yöntemler başlığı altında; kamuoyu duygu analizi (sentiment analysis), sosyal ağ haritalandırması, otonom sosyal bot ağları ve gerçeğin sınırlarını bulanıklaştıran deepfake teknolojilerinin kitle manipülasyonundaki rolü irdelenmiştir. Defansif yöntemler başlığı altında ise; dezenformasyon tespiti, bot avcısı algoritmalar (örn. Hoaxy, Botometer) ve sentetik medya doğrulama sistemlerinin işleyişi ve stratejik sınırları tartışılmıştır. Çalışmanın sonucunda; siber alanın askerileştiği bu yeni düzlemde, ulusal güvenliğin sadece fiziksel sınırları değil, toplumun "bilişsel bütünlüğünü" de kapsaması gerektiği ortaya konmuştur. Teknoloji devlerinin (Big Tech) veri üzerindeki tekeli ve epistemolojik hegemonyasına karşı, devletlerin "dijital egemenlik" tesis etmesi ve "hibrit güvenlik" doktrinleri geliştirmesi, modern dönemin bir beka sorunu olarak tanımlanmıştır.
dc.identifier.doi10.30561/sinopusd.1835151
dc.identifier.eissn2717-8862
dc.identifier.endpage222
dc.identifier.issn2547-989X
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage187
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/17177
dc.identifier.volume10
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofSinop Üniversitesi sosyal bilimler dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectSiyasi Bilimler
dc.subjectUluslararası İlişkiler
dc.titleSilahlaştırılmış Veri ve Algoritmik Siyaset Hibrit Savaş Ekseninde Gücün Dönüşümü
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin0
rdl.departmentSÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ
rdl.departmentERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ
rdl.source.indexTRDIZIN