Erken Dönem Olumsuz Çocukluk Yaşantılarının Ayrılma-Bireyleşme Düzeyi ve Yaşam Doyumuna Etkisi: Üniversite Öğrencileri Örneği

ArticleAçık Erişim

Özet

Bu çalışmanın amacı erken dönem olumsuz çocukluk yaşantılarının ayrılma-bireyleşme ve yaşam doyumu üzerine etkisini incelemektir. Bu amaçla, çalışmaya yaşları 20–28 arasında değişen (ort=21.99), 209 üniversite öğrencisi dâhil edildi. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak, Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılar Ölçeği, Ayrılma Bireyleşme Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanıldı. Öğrencilerin %68.9'unun 18 yaşından önce en az bir olumsuz çocukluk deneyimine maruz kaldığı görüldü. Tüm olumsuz çocukluk deneyimleri arasında duygusal istismar (%46.8 n=98) en yüksek yaygınlık oranına sahipken, bunu sırasıyla fiziksel istismar (%40.1 n=84) ve aile içi şiddet (%57 n=27.2) izledi. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre olumsuz çocukluk yaşantıları ile, ayrılma bireyleşme patolojisi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görüldü. Çalışmanın bulguları, ilgili literatür ışığında tartışılarak gelecek çalışmalar için araştırmacılara önerilerde bulunuldu.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/18005Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorIŞIK, NURTEN ARSLAN
dc.date.accessioned2026-10-18T20:56:18.641093900Z
dc.date.available2026-10-18T20:56:18.641093900Z
dc.date.issued2023
dc.description.abstractBu çalışmanın amacı erken dönem olumsuz çocukluk yaşantılarının ayrılma-bireyleşme ve yaşam doyumu üzerine etkisini incelemektir. Bu amaçla, çalışmaya yaşları 20–28 arasında değişen (ort=21.99), 209 üniversite öğrencisi dâhil edildi. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak, Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılar Ölçeği, Ayrılma Bireyleşme Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanıldı. Öğrencilerin %68.9'unun 18 yaşından önce en az bir olumsuz çocukluk deneyimine maruz kaldığı görüldü. Tüm olumsuz çocukluk deneyimleri arasında duygusal istismar (%46.8 n=98) en yüksek yaygınlık oranına sahipken, bunu sırasıyla fiziksel istismar (%40.1 n=84) ve aile içi şiddet (%57 n=27.2) izledi. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre olumsuz çocukluk yaşantıları ile, ayrılma bireyleşme patolojisi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görüldü. Çalışmanın bulguları, ilgili literatür ışığında tartışılarak gelecek çalışmalar için araştırmacılara önerilerde bulunuldu.
dc.identifier.doi10.37989/gumussagbil.1226695
dc.identifier.eissn2146-9954
dc.identifier.endpage249
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage240
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/18005
dc.identifier.volume12
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofGümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectPsikoloji
dc.titleErken Dönem Olumsuz Çocukluk Yaşantılarının Ayrılma-Bireyleşme Düzeyi ve Yaşam Doyumuna Etkisi: Üniversite Öğrencileri Örneği
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin3
rdl.departmentERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ
rdl.source.indexTRDIZIN