Bu dergideki yayınlar

13 →
  • ArticleAçık Erişim2026
    The effects of mental training integrated with pilates exercise on physical, psychological and cognitive parameters in women

    Tokat, Fatma; Yılmaz, Fatma

    This study aimed to investigate the effects of Pilates exercise and Pilates exercise integrated with a mental training program on physical, psychological, and cognitive parameters in women. The study was conducted with 30 female participants aged 19–23, who were randomly assigned to two groups: Pilates and Pilates + Mental Training. Both groups underwent interventions twice a week for eight weeks. The data were analyzed using the SPSS statistical software package at a significance level of p < 0.05. The Kolmogorov-Smirnov test was used to assess whether the data followed a normal distribution. Descriptive statistics, independent sample T test and a repeated-measures ANOVA (mixed design) were conducted. Results showed significant improvements in weight, body mass index (BMI), muscle percentage, static balance, dynamic balance, and flexibility within both groups; however, no significant group × time interaction was found for these physical parameters. Regarding psychological variables (depression, anxiety, stress, social physique anxiety, and mental toughness), both groups showed improvements, with significantly greater changes in the Pilates + Mental Training group (significant group × time interaction). In cognitive assessments using the Stroop test, significant improvements in reaction times were found in both groups, with a notable advantage for the Pilates + Mental Training group on Card 2, which requires greater attentional control and mental flexibility. Additionally, this group reported significantly lower perceived exertion levels on the Borg scale. In conclusion, while Pilates exercise alone contributes to enhanced physical fitness and psychological well-being, the addition of mental training appears to further boost psychological and cognitive outcomes, making the combined approach a more effective intervention for holistic development.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Narsisistik kişilik özellikleri, dini tutumlar ve bilişsel esneklik arasındaki ilişki

    Guldas, Fatumetul Zehra; Duman, Muhammed Kadir

    Bu çalışma, narsisizm, dini tutumlar ve bilişsel esneklik arasındaki ilişkileri bütüncül biçimde ele alarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmakta; bireylerin kişilik özellikleri, inanç sistemleri ve bilişsel süreçleri arasındaki etkileşimi açıklığa kavuşturarak hem kuramsal bilgiye hem de ruh sağlığı uygulamalarına katkı sağlamaktadır. Araştırmaya 407 öğrenci (163 erkek, 244 kadın) katılmıştır. Veriler, Beş Faktörlü Narsisizm Ölçeği Kısa Formu, Ok-Dini Tutum Ölçeği ve Bilişsel Esneklik Ölçeği ile toplanmış; korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular, büyüklenmeci narsisizmin bilişsel esnekliği pozitif (β = 0.61, p <0,001), kırılgan narsisizmin ise negatif yönde (β = –0.44, p = .012) yordadığını göstermiştir. Dini tutumlar ise anlamlı bir yordayıcı olmamıştır (β = 0.02, p = 0,814). Büyüklenmeci narsisizmin özgüven ve liderlik yönlerinin esnek düşünmeyi desteklediği, kırılgan narsisizmin ise utanç ve değersizlik duygularıyla esnekliği azaltabileceği düşünülmektedir. Sonuçlar, kişilik özelliklerinin bilişsel esnekliği belirlemede inanç sistemlerinden daha etkili olabileceğini göstermektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2023
    Z kuşağının eş seçme stratejileri: erzincan örneği

    Akkaş, İbrahim; Aksakal, Ibrahim

    Boşanma oranlarındaki artış, aile içi şiddet olayları, demografik dönüşüm ve benzer sorunlar aile kurumunun bir dönüşüm yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle ailede yaşanan dönüşümün ve bu dönüşümün yol açtığı sorunların nedenlerinin araştırılması bu çalışmadaki temel motivasyon kaynaklarından biridir. Hiç şüphe yok ki aile kurumunun sürekliliğinin ön koşullarından biri eş seçim yaklaşımlarıdır. Konu hakkında yaptığımız literatür çalışması genç yetişkinlerin eş seçim stratejilerinin incelenmesinin önemini ortaya koymuştur. Evliliğin başarılı olmasının en önemli ön koşullarından biri doğru eş seçimidir. Günümüzde genç yetişkinlerin hangi kritere göre eş tercihinde bulundukları ve aile kurumuna karşı yaklaşımları aile kurumunda yaşanan dönüşümü açıklayacak değişkenlerden biridir. Bu nedenle araştırmamız Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin aile kurumuna ve eş seçimine dair yaklaşımlarını belirlemek için yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı evlilik çağında olan Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin eş seçme stratejilerini cinsiyet, romantik ilişki durumu, dindarlık, ekonomik durum ve yerleşim yeri değişkenleri açısından incelemektir. Bu maksatla Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde eğitim gören üniversite öğrencilerine Eş Seçme Stratejileri Envanteri gerekli izinler alınarak uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemi 120 erkek 327 kadın olmak üzere toplam 447 katılımcıdan oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri normal dağılım özelliği göstermediği için analiz sürecinde nonparametrik testler kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin eş seçme eğilimleri cinsiyet, romantik ilişki durumu ve dindarlık değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermektedir. Ekonomik durum ve yerleşim yeri ile eş seçme stratejileri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Ayrıca katılımcıların tamamının eş tercihi yaparken duygusal unsurları rasyonel unsurlardan daha fazla önemsedikleri sonucuna varılmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2022
    Öğrencilerin fen konuları ile ilgili hazırladıkları analoji türleri ile öğrenme stilleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Akar, Muhammed Said; Yaşar, Nihat

    Bireylerin kalıcı öğrenmeyi gerçekleştirirken kendine özgü karakteristik özelliklerini kullanması öğrenme stillerinin önemini ortaya koymaktadır. Öğrenme stilleri, her bireyin kendine özgü öğrenme stillerinin var olduğunu ortaya koymaktadır. Öğrenme, bilgilerin varlığı üzerinde düşünsel süreçlerin etkili bir şekilde kullanılması, bireyin bilişsel durumlarını farklı yollar kullanarak ifade etmesi ile oluşur. Analojiler, bilinen bir olgudan yola çıkarak olgular arasındaki bağlantıları kullanarak ve karşılaştırma yaparak bilinmeyen olguları açıklama sürecinde önemli rol alırlar. Başka bir deyişle zor olan bir kavramı basit bir forma dönüştürüp etkin ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan yapılardır. Analojiler, yeni bilgilerin edinilmesini ve geliştirilmesini destekleyen kalıcı öğrenmeyi etkin kılan bilişsel bir süreçtir. Öğrenmenin düşünsel bir süreç olmasından yola çıkarak öğrenme stilleri açısından oluşturulan analoji çeşitlerinin belirlenmesi önem arz edebilir. Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının oluşturdukları analojilerin sahip oldukları öğrenme stilleri arasından belirlenmesidir.’’ Araştırmanın örneklemini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan 60 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu çalışmada betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada, 120 soruluk Vermunt Öğrenme Stilleri Envanteri kullanılmıştır. Vermunt, öğrenme stilleri ölçeğini dört alt boyutta ele almıştır. Vermunt, öğrenmenin özelliklerini belirlemek için ‘’Öğrenme yönelimleri, düzenleme stratejileri, işleme stratejileri, öğrenmenin zihinsel modelleri olmak üzere dört ayrı boyut tanımlamıştır. Bu araştırmada öğretmen adaylarının oluşturdukları analoji türlerini tespit etmek için oluşturulmuş analoji örnekleri incelenmiştir. Analojilerin kullanımı ve işlevi dikkate alınarak öğretmen adaylarının oluşturduğu analoji türleri; basit, hikâye tarzı, oyunlaştırılmış ve resimle yapılan analoji olmak üzere dört farklı tür belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının genellikle basit ve hikâye tarzı analoji oluşturdukları tespit edilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    A research on determination of the relationships between consumers'psychological capital and retro consumption

    Pir, Esra Özkan

    The aim of this study is to determine the effects of psychological capital and demographicvariables of consumers on retro (nostalgic) consumption. In this respect, in the first part of thestudy, the literature on psychological capital and retro marketing was conducted. In this part ofthe study, the data collected from consumers by the survey method we reanalyzed using theSPSS 21 package program. 390 consumers were reached in Erzincan and face-to-face surveymethod was used. According to the results of the study, psychological resilience, self-efficacy andoptimism dimensions of psychological capital sub-dimensions affect retro consumption. As thepsychological resilience, self-efficacy and optimism of the consumers increase, the tendency ofretro consumption increases. In addition, various demographic variables create some differencesin psychological capital and retro consumption.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    Investigation of the relationship between the empathy tendency levels of 5th grade students and their motivations against practise activities of visual arts course

    Taşkesen, Selma; Öztürk, Ayşe Duygu

    This study aims to determine the empathy levels of the secondary school 5th class students relatedto empathy value handled within the frame of value teaching and uncover the relationshipbetween empathic reflection levels within creativity dimension. The research was carried with 31(14 female/17 male) secondary school students at the age of 10-11 chosen with simple randomsampling in Sivas province in the 2018-2019 educational year. The data of the research werecollected with the "Ka-Si Empathy Scale", "Painting Evaluation Form" and "Semi-structuredProtocol Form". The data of the research were analysed with the qualitative and quantitativeapplying the mixed method. According to the findings of the research, the empathy andcreativeness levels of the students were at a high level; however, no significant relationship wasfound between their drawings and empathy levels. The t-test was applied to determine thedifference between the empathy establishment levels and their creativeness levels in theirdrawings created with establishing empathy according to gender, no meaningful differencebetween the girls and boys was found at the end of the test. Descriptive analysis was applied duringthe analysis of the qualitative data and the effect of empathy value applied within the scope ofvalue training on their motivations was tried to find out by uncovering the situations of theirpositive and negative thoughts during the application of the study depending on the findings atthe end of the research. According to the qualitative data of the research, in addition to the findingsthat the students were positively affected with the thoughts such as they felt happy during theactivity, wanted to be included such a study once more, the opinions as more efficient results mightemerge when the course hour was increased.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    Organizational support and the role of organizational trust in employee empowerment

    Kılıçkaya, Fatma Yılmaz

    In this study, the relationship between organizational support, organizational trust and personnelempowerment was examined. In order to determine this relationship, a questionnaire was appliedto the employees in a production company. The data obtained were interpreted by means of SPSSpackage program. In the first part of the study, literature review was conducted to explain theconcepts of organizational support, organizational trust and empowerment. In the second part,the relationship between organizational support and organizational trust variables with personnelempowerment is explained. Correlation and regression analyzes were performed. According to theresults of the analysis, organizational support and organizational trust variables affect personnelempowerment positively and strongly.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2018
    İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin kendi oyunlarına yönelik algılarının incelenmesi

    Kaşkaya, Alper; Ünlü, Ihsan

    Oyunu sınıf ortamına taşıyan eğitimcilerin en büyük sorunlarından bir tanesi oyunu çocukların bakış açısından değerlendirememektir. Çocukların, oyunu bir araç olarak mı yoksa bir amaç olarak mı gördükleri oyunun eğitim ortamlarındaki kullanımında fayda sağlayabilir. Çocuk için oyun etkinlik midir yoksa sosyalleşme aracı mıdır? Bireysel bir faaliyet midir yoksa grup faaliyeti midir? Boş zaman etkinliği midir yoksa aktif olmak mıdır? Bu sorulara çocuklar tarafından verilecek cevaplar, oyunun kuramsal olarak detaylı bir şekilde açıklanabilmesini ve oyunun eğitim ortamlarındaki kullanımlarında daha planlı uygulamaların yapılmasına olanak sağlayacaktır. Bu doğrultuda araştırmanın amacı; ilkokul 4 ve ortaokul 5-6. sınıfların kendi oyunlarına yönelik algılarının incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırma; Erzincan İli merkez ilçe, ilkokul ve ortaokullarında öğrenim gören 231 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde Barnett (2013) tarafından geliştirilen ve araştırmacılar tarafından uyarlama çalışmaları yapılan “Çocukların Oyunlarına Yönelik Algı Ölçeği” (ÇOYA) kullanılmıştır. Araştırmaya katılan ilkokul 4 ile ortaokul 5 ve 6. sınıflarda öğrenim gören öğrenciler için oyunun daha çok sosyal olmak ve bir şeylerle meşgul olmak bağlamında değerlendirildiği ifade edilebilir. Öğrencilerin oyun oynama nedenleri arasında ilk sırada “eğlenmek amacıyla” oyun oynamak yer alırken, son sırada “öğrenmek amacıyla oyun oynarım” tercihinin oluştuğu gözlenmektedir. Öğrenmek için oyun oynarım ifadesini kullanan öğrenciler için oyun etkinliğinin karşılığı aktif olmaktır. Öğrencilerin öğrenme sürecinde pasif olmayı sevmedikleri araştırmanın sonuçları arasında yer almaktadır. Öğrencilerin grupla oyunlar oynamayı daha fazla tercih ettikleri, bu algılarının sınıf değişkeni açısından farklılaştığı ve öğrencilerin çoğunluğunun kendi oyunlarına, ne oynayacaklarına kendilerinin karar veremedikleri araştırmadan elde edilen sonuçlar arasında ifade edilmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2017
    Okul müdürlerinin rehberlik hizmetlerinin yönetimine ilişkin performansları konusunda psikolojik danışman görüşleri

    Ozbas, Mehmet; Yalçın, Sinan

    Bu çalışmada okul müdürlerinin rehberlik hizmetlerinin yönetimine ilişkin performansları konusunda psikolojik danışman görüşleri değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Hatay, Yozgat, Erzurum, Erzincan, Mersin illerinde görev yapan 24 psikolojik danışman ve rehber oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri nitel araştırma yöntemiyle toplanmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir ve içerik çözümlemesi ile veriler sınıflandırılmıştır. Araştırma bulgularına göre, psikolojik danışmanlar, okul müdürlerinin rehberlik hizmetlerinin yönetiminde, en yüksek performansı, rehberlik ilkelerinin uygulanması konusunda sergilediklerini belirtmektedir. Müdürler, ayrıca psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleriyle ilgili kararların alınması ile yönetmeliğin uygulanmasında daha fazla performans göstermektedir. Müdürler, rehberlik hizmetleriyle ilgili olarak gerekli kaynakların sağlanmasında destekleyici bir rol üstlenmektedir. Araştırma bulgularına göre, müdürler, mesleki rehberlik ve yönlendirme hizmetlerinin yönetiminde, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin koordinasyonu ve denetiminde etkili yönetsel liderlik sergileyememektedir. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, okullarda psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin yönetiminin; genel olarak öğretim işleriyle birlikte ele alındığını ve müdürlerden çok psikolojik danışmanlarca yönetildiğini göstermektedir. Okullarda psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri öğrenci kişisel gelişim uygulamaları olarak değerlendirilememektedir. Araştırma sonuçları doğrultusunda, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin yönetiminde, "ekip anlayışıyla süreç odaklı yönetim yaklaşımı" uygulaması önerilmiştir

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2017
    Ortaöğretim öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışma servislerine bakış açılarının incelenmesi

    Yalçın, Sinan; Karakaya, Yavuz; Yılmaz, Mustafa

    Okullarda geleceğimizi inşa edecek olan gençlerin kişisel, eğitsel ve mesleki gelişimlerine yön vermesi için sosyal bir ortam yaratan rehberlik ve psikolojik danışma servisine ihtiyaç duyulmaktadır. Rehberlik ve psikolojik danışma servisinin okullarda ki varlığı, öğrenciyi bir bütün olarak her yönüyle tanımaya çalışıp, kişisel gelişimlerini, öğrencilerin akademik başarısızlıklarını, aile içi problemleri, ergenlik döneminden kaynaklanan problemlerini, okula, öğretmenlerine, çevreye uyum sorunlarını ve gelecek kaygıları gibi sorunlarının çözümünde okullarda uzman bir kişi tarafından yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Metaforlar asıl olanı, ona yakın bir kavramla anlatmasıdır. Metaforlar bir olayın oluşumu ve bu olayın işleyişi hakkında düşüncelerimizi şekillendiren, yönlendirip kontrol eden zihinsel araçlardan biridir. Bu çalışmada M.E.B. de bulunan ortaöğretim öğrencilerinin okullarında bulunan rehberlik ve psikolojik danışma servislerinin işlev ve rollerini öğrencilerin gözüyle bakmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın problem cümlesi "Rehberlik ve psikolojik danışma servisi........ benzemektedir/gibidir. Çünkü...." şeklinde belirlenmiştir

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2146-1961
dc.date.accessioned2026-10-20T15:44:15.786630166Z
dc.date.available2026-10-20T15:44:15.786630166Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25198
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleUluslararası Avrasya Sosyal Bilimler Dergisi
dspace.entity.typeJournal