Bu dergideki yayınlar
9 →- ArticleYayıncıda açık erişim2024Dumanlı Dağları (Refahiye-Erzincan)’nın Endemik Bitki Çeşitliliği
Korkmaz, Mustafa; Onkaş, İbrahim
Bu çalışmada Refahiye (Erzincan) ilçesinde bulunan Dumanlı daglarının endemik bitkileri belirlenmiştir. Çalışılan alan İran-Turan fitocoğrafik elementi ve B7 karesi içerisinde bulunmaktadır. Arazi çalışmaları sırasında toplanan bitki örneklerinin teşhis çalışmaları sonucunda, 60 familya ve 245 cinse ait toplam 633 takson belirlenmiştir. Bunlardan 112 taksonun (% 17,69) endemik olduğu belirlenmiştir. Endemik taksonlardan 102’si Magnoliopsida (Dicotyledoneae) sınıfında, 10’u Liliopsida (Monocotyledoneae) sınıfında yer almaktadır. En çok endemik takson ihtiva eden familyalar sırasıyla; Asteraceae 20 (% 17,86), Caryophyllaceae 13 (% 11,61), Brassicaceae 11 (% 9,82), Lamiaceae 10 (% 8,93) ve Fabaceae 8 (% 7,14)’dir. En çok endemik takson içeren cinsler sırasıyla; Silene 5 (% 7,04), Tanacetum 4 (% 5,63), Onosma 4 (% 5,63), Astaragalus 4 (% 5,63), Hypericum 3 (% 4,23), Allium 3 (% 4,23), Alyssum 3 (% 4,23), Centaurea 3 (% 4,23) ve Tripleurospermum 3 (% 4,23)’dur. Çalışmada taksonların tehlike kategorileri de sunulmuştur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2022Determination of Carbon Footprint with IPCC Tier 1 and DEFRA Methods: The Case Study of Erzincan Binali Yıldırım University
Seyhan, Aslıhan Kurnuç; Çerçi, Muhammed
In this study, the carbon footprint of Erzincan Binali Yıldırım University for 2019 and 2020 was calculated first with the IPCC Tier 1 approach and then using the DEFRA conversion factors. The primary carbon footprint of EBYU has been calculated as 2753,2 tCO2e for 2019 and 2383,74 tCO2e for 2020, with the IPCC Methodology Tier 1 approach. Compared to 2019, there is a 13,42% decrease in the amount of emissions. With DEFRA conversion factors, 2314,53 tCO2e emissions for 2019 and 1826,54 tCO2e emissions for 2020 were calculated. Compared to 2019, there is a 21,08% decrease in the amount of emissions. This difference between the IPCC Tier 1 approach and DEFRA is due to the fact that the emission factors used in the IPCC Tier 1 approach calculations are general and DEFRA uses national data from the UK. It is thought that the decrease in carbon dioxide emissions is due to the mild climate in 2020 compared to 2019 and, as well as the doing online education in 2020 due to the Covid-19 pandemic process.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2022Energy and Exergy Analysis of a Shell and Tube Heat Exchangers Having Smooth and Corrugated Inner Tubes
Celen, Ali
Shell and tube heat exchangers are one of the most used heat exchanger types in applications and it is important to predict heat transfer capacity and pressure loss in both design stage. Heat transfer capacity of a heat exchanger can be enhanced by using tubes having enhanced surfaces instead of smooth ones. In this study, the usage of corrugated tubes in a shell and tube heat exchanger is investigated by using ε-NTU method, energy/exergy analysis. The impact of the usage of corrugated tubes on hot and cold fluid outlet temperatures, energy/exergy efficiencies, entropy generation and total exergy destruction are researched for various operation conditions. The results revealed that the difference between fluid outlet temperatures can be decreased by using tubes having corrugated surfaces instead of smooth ones because of fluid mixing and secondary flows obtained by means of the corrugations. Overall heat transfer coefficient of heat exchanger is enhanced up to 8% with the usage of corrugated tube in considered operation conditions. It is exhibited that the energy and exergy efficiencies of heat exchanger can be improved up to 18% and 16% with the usage of corrugated tubes instead of one having smooth tubes. Moreover, the entropy generation because of heat transfer and pressure loss and total exergy destruction of considered heat exchangers are determined to reveal the impact of corrugated tubes.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2018Yeni Bir Yumuşak Anahtarlamalı SASGG-DGM DA-DA Yükseltici Dönüştürücü
Tınğ, Naim Süleyman; Şahin, Yakup
Bu çalışmada darbe genişlik modülasyonlu (DGM) DA-DA dönüştürücüler için yeni bir sıfır akım geçişli sıfır gerilim geçişli (SASGG) yumuşak anahtarlamalı bir dönüştürücü sunulmuştur. Önerilen dönüştürücü ana anahtar için iletime girmede sıfır gerilimde geçiş ve kesime girmede sıfır akımda geçiş anahtarlama sağlar. Önerilen dönüştürücü elektromanyetik gürültüleri azalttığı gibi geniş bir giriş gerilim skalasında da çalışabilir. Ana elemanlarda hiç bir akım ya da gerilim stresi oluşmaz. Önerilen dönüştürücü düşük maliyet, basit yapı ve control kolaylığı gibi özelliklere sahiptir. Dönüştürücünün teorik analizler yapılmış ve çalışma aralıkları detaylı bir şekilde verilmiştir. Önerilen dönüştürücünün deneysel verilerileri 500 W ve 100 kHz çalışma koşulları altında elde edilmiştir. Dönüştürücünün tam yükteki verimi %98.5 olarak ölçülmüştür.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2018PC-3 Prostat Kanser Hücreleri Üzerinde İndosyanin Yeşili Kullanarak Yapılan Fotodinamik Terapinin AO/PI Boyama Testi Sonuçları
Gülsoy, Murat; Ak, Ayşe; Ruhi, Mustafa Kemal
Fotodinamik terapi (FDT) prostat kanseri tedavisinde henüz araştırmaaşamasında olan sağaltıcı bir alternatiftir. FDT, ışığa duyarlı bir kimyasalmaddenin (fotosensitizan) ışık ile aktive edilmesi ve aktive olan kimyasalınkanserli bölgedeki hücre canlılığını baskılayıcı etkiye neden olması prensibinedayanmaktadır. Bu yeni tedavi yöntemi hem seçiciliği hem de yan etkilerinin azlığınedeniyle alternatifler arasında ön plana çıkmaktadır. FDT’de kullanılanfotosensitizanın ışıksız ortamda sitotoksik olmaması ve vücuttan kolay atılabilmesiistenmektedir. Ayrıca herhangi bir fotosensitizanın yakın kızılaltı ışık ile aktiveolması, bu dalgaboyunun deriye ve diğer dokulara daha fazla nüfuz etmesindendolayı tercih sebebidir. Bu özelliklere sahip olan İndosiyanin Yeşili (ISY) daha çokfloresans özelliği ile ön plana çıkmış ve görüntüleme amaçlı olarak kullanılmıştır.Bu in vitro çalışmada ISY-FDT’nin farklı inkübasyon süreleri sonundaki etkisiAO/PI boyama yöntemi kullanarak ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlar ISYFDT’ninhücre canlılığını baskıladığını göstermektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2017Tıbbi İlaçlar ve Kişisel Bakım Ürünlerinin (PPCPs) Triticum aestivum L. Üzerinde Antioksidan Enzim Aktivitelerine Etkileri
Osma, Etem; Çığır, Yavuz; Yavuzer, Hasan; Türkoğlu, Eda; Elveren, Müjgan
Bu çalışma tıbbi ilaç ve kişisel bakım ürünlerinin ekmeklik buğday (Triticum aestivum L. cv. Bezostaja) bitkisi üzerindeki antioksidan enzim aktiviteleri hakkındadır. Araştırmada günlük hayatta sıklıkla tüketilen Acetaminophen, Caffein, Gemfibrozil ve β-estradiol olmak üzere dört farklı tıbbi ilaç etken maddesi kullanılmıştır. Ekim yapılacak toprağa 15 mg, 50 mg, 200 mg Acetaminophen, Gemfibrozil ve β-estradiol ile bunun yanı sıra 50 mg, 100 mg, 300 mg şeklinde farklı konsantrasyonlarda Caffein karıştırılmıştır. Daha sonra, hazırlanan 650 g toprağın üzerine 7 g buğday tohumu ekilmiş, bunun üzeri ise 100 g toprak ile kaplanmıştır. Çimlenen buğdaylar, 15 gün sonra hasat edilmiştir. Hasat edilen örneklere ekstraksiyon işlemi uygulandıktan sonra, örneklerde katalaz (CAT), peroksidaz (POD), süperoksit dismutaz (SOD) gibi antioksidan enzim aktiviteleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde buğdayda; CAT değerlerinin 1.525-2.350 EU g¯¹ FW, POD değerlerinin 37.200-59.600EU g¯¹ FW, SOD değerlerinin de 38-52,8 EU g¯¹ FW arasında olduğu tespit edilmiştir. Kontrol örnekleri ile farklı konsantrasyonlarda yetiştirilen örnekler arasındaki ilişki %95 güven aralığında istatistiksel olarak değerlendirilmiş, anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Çalışmada, Acetaminophen, Caffein, Gemfibrozil ve β-estradiol uygulanan örneklerde konsantrasyon artışına bağlı olarak kontrol grubuna kıyasla antioksidan enzim aktivitelerinde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2015Türkiye Güllerinin (Rosa L.) Yöresel Adları ve Yetiştikleri Yöreler
Özçelik, Hasan; Korkmaz, Mustafa
Özet: Güller, 0-3000 m aralığındaki rakımlarda, genellikle kireçtaşı ve volkanik arazilerde, drenajı iyi ve gevşek yapılı topraklarda yayılış göstermektedir. Türkiyenin hemen her yöresinde güller yetişmekte veya yetiştirilmektedir. Güllerden gıda, ilaç ve peyzaj sektörleri başta olmak üzere birçok alanda faydalanılmaktadır. Buna karşın, insanların bu bitkilere olan ilgisi giderek azalmakta ve şehirleşme baskısı ile birlikte güllerin genetik çeşitliliği zaman geçtikçe tehlike altına girmektedir. Bunun yanında, güllerin yöresel adları ve faydalanma şekilleri de her geçen gün unutulmaktadır. Bu çalışmada Türkiyede yetişen Gül taksonlarının yöresel adları ve yetiştikleri yörelerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma materyalinin önemli bir kısmını 2006-2009 yılları arasında TUBITAK projesi kapsamında Türkiye genelinden toplanan herbaryum örnekleri oluşturmaktadır. Çalışma sonucunda Türkiyede yetişen güllerden toplam 35 taksona ait 184 kayıt verilmiştir. Güller için toplam 37 farklı ismin kullanıldığı, bu bitkilerin halk arasında çoğunlukla Kuşburnu ve Şilan adlarıyla bilindiği belirlenmiştir. Çalışma kapsamında R. canina türü 11 farklı ilden, R. damascena var. trigintipetala 10 ilden ve R. foetida 8 ilden toplanmıştır. Türkiyede, bu cins içinde en geniş yayılışa sahip olan türün R. canina olduğu ve Göller Yöresinde ekonomik amaçla yetiştirilen R. damascenanın, İç Anadolu ve Kuzeydoğu Anadoluda da yayılış gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca, doğal güllerden olan R. dumalis, R. foetida ve R. hemisphaerica türleri ekonomik amaçlı olarak yetiştirilmektedir. Bu cinse ait en çok taksonun sırası ile Isparta, Erzincan, Antalya, Artvin, Konya, Gümüşhane ve Van illerinde yetiştiği belirlenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2014Finite Element Analysis of Locked and Unlocked Plate Fixation Methods in Tibial Diaphyseal Fractures
Kovacı, Halim; Kaymaz, İrfan; Alsaran, Akgün; Yıldırım, Ömer Selim; Asl Ghahramanzadeh, Hojjat; Çelik, Ayhan
The plate-screw fixation is widely used in the treatment of tibia diaphysis fractures. Also the structural differences such as design variables and the connection type, locked and unlocked fixation, in plate-screw system affect biomechanical behavior of bone-implant structure. In this study, the mechanical effects of locked and unlocked plate-screw fixation systems on bone-implant structures and their effects on healing period were investigated by finite element method. For this purpose, 3D (three dimensional) fractured tibia models were constituted by considering two fracture angle (60° ve 90°) and different callus structures and then, fixations were performed. The obtained models were analyzed under axial load via ANSYS 14.0. In consequence of the performed analyses, it was obtained that locked fixation system provided more stabilization than unlocked fixation system with respect to stresses and displacements on bone-implant structures. It was observed that stresses and displacements increased in the event of fracture angle 90° instead of 60°. Also, it was concluded that the most effective parameter on the bone-implant structure was found that the mechanical properties of callus structure.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2014Kelkit (Gümüşhane) Aktarlarında Satılan Tıbbi Bitkiler
Karakurt, Emriye; Korkmaz, Mustafa
Kelkit aktarlarında satılan ve yöre halkı tarafından tıbbi amaçla kullanılan bitkilerin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu araştırma sonucunda toplam 48 familyaya ait 102 bitkinin yöresel adları ve tıbbi kullanımları belirlenmiştir. Takson sayıları bakımından en büyük 5 familya sırasıyla; Lamiaceae (14 takson), Rosaceae (12 takson), Asteraceae (10 takson), Apiaceae (8 takson) ve Poaceae (5 takson) şeklinde bulunmuştur. Bitkilerin en çok kullanılan kısımları sırasıyla yaprak (22 takson), meyve (19 takson), çiçek ve bitkinin tamamı (15er takson), tohum ve kök durumu (11er takson) şeklinde bulunmuştur. Bitkilerin büyük bir kısmı doğal floradan toplanmaktadır. Belirlenen 102 taksondan 81inin aynı bölgede yetiştiği, 21 inin ise diğer bölgelerden temin edildiği tespit edilmiştir. Taksonların fitocoğrafik bölgelere dağılımı; Avrupa-Sibirya 18, İran-Turan 15, Akdeniz 6 ve bölgesi bilinmeyen veya çok bölgeli 63 takson şeklinde bulunmuştur. Toplam 7 taksonun ise endemik olduğu belirlenmiştir. Yöre halkı tıbbi bitkileri çoğunlukla astım, bronşit, öksürük ve gribal enfeksiyonlarda (25 bitki); sindirim sistemi rahatsızlıklarında (18 bitki) ve böbrek taşı ve rahatsızlıklarında (17 bitki) kullanmaktadır. Bitkilerin en yaygın kullanımı ise çay (infüzyon) şeklindedir. Ayrıca çalışmada bazı bitkilerin yan etkileri de belirlenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1300-7688 | |
| creativeworkseries.issn | 1308-6529 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:45:16.442986604Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:45:16.442986604Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25360 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
