Bu dergideki yayınlar
11 →- ArticleYalnız künye2023Seçim kanunu’nda 2022 yılında yapılan değişikliklerin 2023 yılı milletvekili seçimlerine etkileri
Özdemir, Abdülkadir
Türkiye’de 1923-1961 yılları arasında yapılan tüm seçimlerde çoğunluk sistemi, 1961 seçimleri ve sonrasında ise nispi temsil sistemi- nin farklı türevleri uygulanmıştır. Bazen temsilde adaleti veya istikrarı artırmak; bazen de iktidarlar tarafından seçimleri kendi lehlerine so- nuçlandırmak amacıyla seçim sistemlerinde değişiklikler yapılmakta- dır. Türkiye’de seçim sistemindeki en son değişiklik 2022 yılında, 7393 sayılı Kanun’la yapılmıştır. 2018 yılı milletvekilliği seçimlerinde temsil- de adaletsizliğe neden olduğu iddia edilen bazı kanun maddeleri, 7393 sayılı Kanun’la kaldırılmış, Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte 2023 yılı milletvekilliği seçimlerinde, siyasi partilerin kazandıkları milletvekil- likleri, dahil oldukları ittifakın toplam oyuna bakılmaksızın belirlenmiş- tir. İttifak oyları sadece ittifaka dahil olan partilerin barajı aşıp aşmadı- ğının belirlenmesinde etkili olmuştur. Bir başka ifadeyle herhangi bir ittifakın toplam oyu en az %7 oranında ise ittifaktaki tüm siyasi partile- rin barajı aştığı kabul edilmiştir. Bu sayede, bazı siyasi partiler 2023 yılı milletvekilliği seçimlerinde ülke geneli seçim barajını aşamamalarına rağmen, dahil oldukları ittifaklar sayesinde milletvekilliği kazanabil- miştir. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin teklifiyle ve desteğiyle seçim sisteminde değişiklik yapan bu kanun meclis tarafından kabul edilmiş; ancak kanun değişikliği muhalefet partileri tarafından eleş- tirilmiştir. Muhalefet bu kanun değişikliğinin büyük partilere avantaj sağlayacağını ileri sürmüş olsa da değişikliğin hangi partilere avantaj sağladığını tespit etmek için 2023 yılı seçim sonuçlarını hem eski siste- me hem de yeni sisteme göre analiz etmek gerekmektedir. Bu çalış- manın amacı da 2022 yılında yapılan seçim kanunu değişikliğinin 2023 yılı milletvekilliği seçim sonuçları üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Üç ana başlıktan oluşan bu çalışma, “2022 yılında seçim kanununun değişmesi, partilerin kazandıkları milletvekili sayılarını ne kadar etkile- di?” sorusuna da cevap vermektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022Kambiyo senetlerinin zıyaı nedeniyle alınan iptal kararı ve bu kararın senet ile ilgisi olan taraflar arasındaki ilişkilere etkisi
Sönmez, Melih
TTK md. 645 gereğince kıymetli evrakın içerdiği hak ile senet arasında sıkı bir ilişki vardır. Bundan dolayı da esas olarak hak, senetten ayrı ileri sürülememektedir. Zaten TTK md. 646 hükmü uyarınca kıymetli evrak borçlusu, senedin kendisine ibraz edilmesiyle ödeme yapmak ile yükümlüdür. Fakat senedin zayi olması durumunda senette hak sahibi olarak gözüken kişinin, hakkını talep edememe riski ortaya çıkabilmektedir. Bir kıymetli evrak çalınma, yırtılma, kaybolma, yanma veya vasıfları okunmayacak hale gelme gibi nedenler ile zayi olabilir. Bu tür nedenler ile senedin fiziki varlığının yok olmasının, alacak hakkının da yitirilmesi olarak yorumlanması hakkaniyet kuralları ile bağdaşmayacaktır. Senette hak sahibi olarak kabul edilen kişi aleyhine gözüken bu adaletsiz yaklaşımın önüne geçmek için, menfaatler dengesi çerçevesinde kıymetli evrakın mahkeme vasıtasıyla iptali öngörülmüştür. TTK md. 651 hükmü uyarınca mahkeme yoluyla alınacak iptal kararının en temel amacı, belirli prosedürler neticesinde iptal kararıyla hakkın senetsiz bir şekilde talep edilmesine veya yeniden senedin düzenlenmesine imkân vermektir. İptal kararının en temel hukuki sonuçlarından bir tanesi, senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırmaktır. Burada sorulması gereken soru, iptal kararının kambiyo senedi ile ilgisi olan taraflar bakımından ne tür etkisi/etkileri olacağıdır. İptal kararının senetteki taraflara olan etkileri üç temel perspektifte analiz edilebilir; iptal kararı aldıran hamil ve senet borçlusu arasındaki ilişkiye etkisi; senet borçlusu ve senedi elinde bulunduran üçüncü kişi arasındaki ilişkiye etkisi ve iptal kararı aldıran hamil ve müracaat borçlularına olan etkisi. Bu minvalde bu çalışmanın temel amacı, kambiyo senedi elindeyken zayi olan hak sahibinin aldıracağı iptal kararının etkisini, senet üzerindeki ilgili taraflar bakımından incelemektir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2021An assessment on the power-limiting function of criminal law
Yasar, Ercan
The purpose of this article is to find out specifically,\rwhether criminal law has a function of limitation when it comes to\rpublic authority (government), and if so, how and with what kind of\rmechanisms this function of criminal law could be used effectively\rin a state which is run by rule of law. Criminal law concentrates itself to regulate and sanction a specific act and/or omission of individuals. Unlike constitutional law, criminal law does not construct\rsome law mechanisms to ensure the separation of power and to\rregulate how legislative, executive and judicative organs operate. For this reason, criminal law does not have the function of limitation\rregarding public authorities, especially the government. This holds\rtrue even though there are some recent publications which analyse\rthe function of criminal law by limiting the power of government\rand/or state. Some authors concluded that criminal law does have\rsuch functions to limit the state power while others were contradictory with their undeniable arguments. This article aims to outline\rand analyse the current discussions about this topic.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2021Some prıncıples that the judge may consıder ın decısıons on joint custody accordıng to comparatıve law and theır applıcabılıty ın turkısh law
Bölükbaşı, Özge
In our Civil Code, the benefits of the child are taken as\ra basis while making regulations on custody. Despite this, according\rto the article 336/1 of the Turkish Civil Code, custody is used together\rand equally by the mother and the father only while the marital union\rcontinues. In cases where the marriage union ends or in extramarital\rrelationships, there is no clear regulation regarding joint custody.\rTherefore, the issue of the applicability of joint custody has been on\rthe agenda in our country for many years. As of 2016, it is seen that\rthe Supreme Court has started to make positive decisions regarding\rjoint custody. The legal basis of the decisions is the 5th article of the\rAdditional Protocol No. 7 to the ECHR. Because the article in question\rcontains the provision that the spouses have equal rights over\rtheir children after the marriage union ends. According to art. 90/5\rof the Constitution considering that the international conventions to\rwhich we are a party are accepted by law, it becomes possible to\rmake a joint custody decision according to the aforementioned provisions\rof the Convention.\rWhile the number of decisions regarding joint custody is increasing\rday by day, it is not clear whether joint custody will be applied\ras a rule or exception in our country, and which principles will\rbe taken into account in the decisions to be made accordingly. In\rour study, solutions are sought for these problems that cause controversy
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2019Gaipliğin miras hukuku bakımından hüküm ve sonuçları
Sahin-Sengul, Eda
Gaiplik, kişinin ölümüne kesin gözle bakmayı gerektirecek bir durum olmamasına rağmen kişinin ölü olduğuna ilişkin güçlükuşkulara kanunun sonuç bağlamasıdır. Türk Medeni Kanunu gereğibir kimsenin gaipliğine, ya ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş olması yada kendisinden uzun zamandan beri haber alınamıyorsa ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması halinde karar verilir. Mahkemeningaiplik kararı vermesi üzerine kişilik sona erer. Bu çalışmada, gaiplik kararının ölüm gibi kişiliği sona erdirmesi ve bu karara Türk mirashukukunda bağlanan sonuçlar incelenmiştir. Önce hâkimin gaiplikkararı vermesinin koşulları, daha sonra bu kararın miras hukuku bakımından yansımaları ele alınmıştır. Miras hukuku yönünden konu,gaibin mirası, mirasçının gaipliği, Hazinenin gaiplik kararı alması vegaibin veya daha üstün dereceli mirasçıların ortaya çıkması halindegeri verme yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2019Concept of vulnerability in cedaw’s “general recommendation no. 27 on older women and protection of their human rights”
Koçakgöl, Muhammet
CEDAW published “General Recommendation No. 27 on Older Women and Protection of Their Human Rights” and term of vulnerability is used in several places. Vulnerability has been used in broad and narrow meanings in the literature. In this study, which opinion is suitable in terms of vulnerability of elderly women has been argued considering usages of the recommendation. Arguments of both sides discussed and which side’s arguments are proper for the protection of elderly women’s human rights evaluated. It has been stated that defining vulnerability broadly has a risk of missing the context of women elderliness. Then, from the standpoint of that risk how CEDAW used vulnerability has been tried to be propounded. When narrow definition is handled, it is seen that context is considered and specific situations like natural disasters, accessibility to basic resources and elderly widows’ riskiness to exploitation are handled in detail. However, especially in revealing the problem considering graduation rather than context and value knowledge seems risky. For example in using particularly vulnerable there is more graduation than vulnerable and this means particularly vulnerable is closer to broad definition of vulnerability when it is compared with vulnerable. However, this approach cannot answer such question: “Women are not more vulnerable than men. So, is there no specific need for the protection of human rights of elderly women?” Therefore, it has been concluded that an approach considering context rather than graduation of vulnerabilities could eliminate this risk.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2017Determination of the characteristics of public property and the rules of utilization of the public properties
Arslan, Kahan
In this study, first of all, which properties have the characteristics of public property and how to gain these characteristics are examined. Then, the rules of utilization of the public properties in the light of dominant principals are determined.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2016The legitimacy sources of tax-raising power: optimal taxation principals and the public weal
Arslan, Kahan
In this study, first of all, the optimal taxation principals are determined as a fundament of the legitimacy of taxation. Then, the importance of the concept of public weal in terms of using of the taxation power is highlighted and the approach of the Constitutional Court's decisions to public weal on the basis of the taxation is examined
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2015İnsan onuru kavramı ve koruma tedbirleri bağlamında temel bir ilke olarak insan onurunun korunması
Arslan, Kahan
Bu çalışmada, önce bir kavram olarak insan onuru tanımlanmaya çalışılmış ve insan haklarının kaynağı olarak insan onurunun evrensel niteliği üzerinde durulmuş; sonra genel olarak koruma tedbirleri incelenmiş ve son olarak da koruma tedbirleri bağlamında temel bir ilke olarak insan onurunun korunması üzerine bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2013Legal nature of aggrieved third person s claim by reason of physicians acts against hospital and opinion of court of appeals
Özdemir, Hayrunnisa
Whilst there is a responsibility of private hospitals, in its decisions for liability of physicians working at private hospitals Turkish Court of Appeals describes the relationship between hospital and physicians as Employer Liability , as it is regulated at Turkish Code of Obligations in Art. 66. However, the relationship between hospital and the physician is a contract of service. The physician carries on his works in pursuance of that service contract. One of the most important tasks of the physician is making medical diagnoses and treating patients. While the physician performs that fulfilment, he is in the position of the hospital s aider. This is because there is a contract of mandate between patient and hospital. Private hospitals may be belonging to either individuals or legal persons. In both cases, whilst they carry out their obligations, the operators of hospital will benefit from the physicians. At that point the physicians are the aider of the hospitals. Physicians perform the hospital obligations against the patients in pursuant to contract.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1304-2408 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:45:17.205547780Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:45:17.205547780Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25378 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Türkiye Barolar Birliği Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
