Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(7)
Birim yayınları
4 →- ArticleAçık Erişim2022Erzincan’ da Maksillofasiyal Fraktür ve Tedavi Paternleri: Retrospektif Çalışma
Dolğun, Ilke; Aksan, Tolga; Taskesen, Fatih; Gülnahar, Yakup; Aydinol, Mustafa
Maksillofasiyal kırıkların epidemiyolojisi ülkeden ülkeye değişir. Nüfus yoğunluğu, yaşam tarzı, kültürel arka plan ve sosyoekonomik durum maksillofasiyal yaralanmaların prevalansını etkileyebilir. Bu nedenle bu çalışmada, yatan hastalarda maksillofasiyal kırıkların epidemiyolojisi ve tedavi planlarını daha iyi politika oluşturma stratejileri için faydalı olacak şekilde değerlendirdik. Bu retrospektif çalışmada, hastaneye yatış ve maksillofasiyal yaralanma nedeniyle opere edilen 50 hastanın tıbbi kayıtları değerlendirildi. Yaş, cinsiyet, kırık tipleri, nedenleri, tedavi planları ve tedavi sonrası komplikasyonlar kaydedildi. Hastaların çoğu erkekti (% 78). Olguların çoğu 21-30 yaş aralığındaydı. Kırıklara çoğunlukla düşme (% 40) ve kazalar (% 38), özellikle de motosiklet kazaları neden olmuştur ve en sık tutulum yeri, mandibula'nın parasemfiz bölgesidir. Tedavi planı olarak ORIF + IMF (% 63) tercih edildi. Çalışmamızın bulguları, maksillofasiyal kırıkların neden ve insidansının her ülkede farklı olduğu görüşünü desteklemektedir. Birçok gelişmiş ülkenin aksine, düşme ve trafik kazaları maksillofasiyal kırıkların en yaygın nedenidir.
- ArticleAçık Erişim2022Temporomandibular Eklem Redüksiyonsuz Disk Deplasmanlarında Tip-1 Tek Girişli Artrosentez Çift Girişli Artrosenteze Göre Daha Başarılı mı?
Cezairli, Burak; Taskesen, Fatih
Amaç: Bu çalışmanın amacı temporomandibular ekleminde (TME) redüksiyonsuz disk deplasmanı olan hastalarda tip-1tek girişli ve çift girişli artrosentezin tedavi etkinliklerinin karşılaştırılmasıdır.Araçlar ve Yöntem: Bu randomize prospektif çalışmaya tip-1tek girişli veya çift girişli TME artrosentezi yapılan 36 hasta dahil edilmiştir. Fonksiyona bağlı ağrı, maksimum ağız açıklığı ve çiğneme etkinliği gibi çeşitli parametreler tedavi başlangıcında ve takip randevularında kaydedilmiştir. Ayrıca hastaların işleme toleransı, ihtiyaç duydukları analjezik miktarı, işlemin kolaylığı ve süresi de değerlendirilmiştir. Her bir zaman noktasında gruplar arasındaki fark ve altıncı ay ile başlangıç değerleri yüzdelik değişimleri Mann-Whitney U testi ile belirlendi. Değişkenlerin grup içi değerlendirilmesinde Wilcoxon testi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p <0.05 olarak kabul edildi.Bulgular: Çalışmanın sonunda değerlendirme parametrelerindeki değişiklikler iki grup arasında istatistiksel olarak benzer bulunmuştur (p>0.05). Bununla birlikte, çift girişli artrosentez tekniğinin süresi, tip-1tek girişli artrosentez tekniğine göre, anlamlı olarak daha kısa bulunmuştur (p˂0.0001). Tip-1tek girişli artrosentez tedavisinde tekniğin uygulama kolaylığı istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.001). Çift girişli artrosentez uygulamasının hastalar tarafından tolere edilebilirliği tip-1 tek girişli artrosentez uygulamasına göre ilk gün ve ilk hafta kontrollerinde daha yüksek bulunmuş olsa da ilk ay sonunda iki tekniğin de hastalar tarafından tolere edilebilirliği benzer bulunmuştur.Sonuç: Tip-1 tek girişli ve çift girişli artrosentez tedavilerinin etkinlikleri temporomandibular eklem redüksiyonsuz disk deplasmanında benzerdir. Tip-1 tek girişli artrosentez tekniği, düşük morbidite ve uygulama kolaylığı gibi avantajları nedeni ile temporomandibular eklemin redüksiyonsuz disk deplasmanı vakalarında ilk tedavi yöntemi olarak düşünülebilir.
- ArticleAçık Erişim2021Farklı temporomandibular eklem düzensizliğine sahip hastalarda uygulanan artrosentez işlemlerinin sayılarının retrospektif olarak incelenmesi
Cezairli, Burak; Taskesen, Fatih
Amaç: Bu çalışmanın amacı farklı temporomandibular eklem düzensizliklerine sahip bireylerde uygulanan artrosentez sayılarınınve seanslar arası sürelerin incelenerek, eklem hastalığı tipine göre uygulanacak tedavi protokolü hakkında öngörüsağlayabilmektir.Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, “Temporomandibular Düzensizlikler için Tanı Kriterleri” sınıflamasına göre,redüksiyonlu disk deplasmanı, redüksiyonsuz disk deplasmanı ve dejeneratif eklem hastalığı tanısı konulan ve kliniğimizdeartrosentez tedavisi gören 160 hastaya uygulanan artrosentez sayısını ve sıklığını incelemektedir. İki yıllık tedavi ve takip süresiboyunca hastalara uygulanan artrosentez sayıları ve birden fazla artrosentez uygulanan hastalarda her seans arası sürelerhesaplanarak analiz edilmiştir.Bulgular: Redüksiyonlu disk deplasmanı, redüksiyonsuz disk deplasmanı ve dejeneratif eklem hastalığı gruplarında medyanseans sayıları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanıldı (p<0.001). Birinci ve ikinciseanslar arasındaki süre hem redüksiyonsuz disk deplasmanı hem de dejeneratif eklem hastalığı gruplarında benzer iken (p =0.386), ikinci ve üçüncü seanslar arasındaki süre redüksiyonsuz disk deplasmanı grubuna göre dejeneratif eklem hastalığıgrubunda anlamlı olarak daha uzun bulundu (p = 0.002).Sonuç: Temporomandibular eklem düzensizliklerinin seviyesi ilerledikçe ihtiyaç duyulan artrosentez sayısı artmaktadır. Seanslararası süre ise temporomandibular eklem düzensizliğinin tipine göre değişebilmektedir.
- ArticleAçık Erişim2021Causes and treatments of oroantral communications: Experience with 103 cases
Cezairli, Burak; Taskesen, Fatih; Altintas, Nuray Yilmaz
Aim: In this study, we aimed to evaluate the etiologic factors, location and surgical technique for patients with oroantral communications (OAC).Materials and Methods: A total of 103 patients who had chronic or acute OAC and underwent surgical correction were reviewed retrospectively. The data that was recorded included gender, age, fistula location, fistula size, duration of the fistula, etiology, treatment modality, and any related complications. Results: Extraction of the first molar is associated with the highest incidence (41.75%) of OACS. Complete healing was observed in 68 patients with suturing. Surgical intervention was necessary for 35 patients. The surgical methods used for closure of the OACS included palatal-rotational flaps (PRF) in two patients, buccal flaps (BF) in 18 patients, and Bichat’s buccal fat pad (BFP) in 15 patients. Treatment in 5 cases resulted in failure, and four of these patients received a second treatment. In one case the patient refused any further surgical intervention and was treated with an obturator prosthesis. Conclusion: Location, size of the defect, and duration of the OAC are essential factors in the choice of technique. Surgeons should choose the correct approach or modify it in accordance with the characteristics of the particular OAC.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-21T10:21:53.336778194Z | |
| dc.date.available | 2026-10-21T10:21:53.336778194Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28097 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Ağız Diş ve Çene Hastalıkları Cerrahisi Anabilim Dalı | tr |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | dis-klinik-bilimler-agiz-dis-ve-cene-hastaliklari-cerrahisi | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \bagiz dis ve cene hastaliklari cerrahisi anabilim dali\b |

