Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleYalnız künye2025The Problem of Creating Crimes and Penalties by Presidential Decrees
Iba, Hasan
According to Article 38 of the 1982 Constitution and Article 2 of the Turkish Criminal Code (TCC) no. 5237, crimes and penalties must be prescribed by “statute”, which is a legislative act of the Turkish Grand National Assembly. Pursuant to Article 104/17 of the Constitution, crimes and penalties cannot be introduced through ordinary presidential decrees. This principle is not subject to dispute. The primary issue regarding ordinary presidential decrees lies in the delegation of regulatory power. While the sanction part of penal norms is determined by the legislative body, the President is authorised to outline the framework of the rule and provide its content (the problem of the blanket norms). As to whether crimes and penalties may be established by presidential decrees during a state of emergency, different approaches are adopted by criminal lawyers and constitutional lawyers. According to the prevailing view in criminal law doctrine, crimes and penalties cannot be created by presidential decrees during a state of emergency. Those who hold this view rely on the connection between Articles 104/17 and 119/6 of the Constitution. However, this view is open to debate from various perspectives. Article 38 of the Constitution, which enshrines the principle of legality, falls within the scope of the second sentence of Article 104/17 of the Constitution, which is subject to an exception under Article 119 of the Constitution. Furthermore, both the Constitutional Court and the prevailing view in constitutional law doctrine maintain that the Constitution does not provide an exclusive area of law.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Ceza Hukuku Perspektifinden "Tramvay Problemi"
Iba, Hasan
Çoğunluğun yaşama hakkı ile azınlığın yaşama hakkı arasındaki çatışmayı konu edinen tramvay problemi, deontolojik etiğin en ünlü düşünce deneylerinden birisi olup yaklaşık yarım yüzyıldır psikoloji, sinirbilim, etik ve hukuk gibi birçok farklı alanda üzerine çalışmalar yapılan önemli bir konudur. Tramvay problemi, biri deskriptif (tanımlanabilir), diğeri normatif (değerlendirilebilir) nitelikte olan iki alt problemden oluşmaktadır. Deskriptif problem, çoğunluğun yaşama hakkı ile azınlığın yaşama hakkının çatıştığı aynı nitelikteki olaylarda neden farklı değer yargılarına sahip olduğumuza ilişkin iken normatif problem, çoğunluğun yaşaması için azınlığın yaşamını kaybetmesine neden olunmasına izin verilip verilemeyeceği, verilebilecekse bunun hangi koşullarda mümkün olduğu ile ilgilidir. Yaşama hakkı, ceza hukukunun korumayı amaçladığı hukuki değerlerin başında gelmektedir; bu yüzden tramvay problemine konu ikilemlerde süjenin “nasıl davranırsam davranışım hukuka aykırı olmaz” sorusuna ceza hukukunun bir yanıt vermesi gerekir. Çoğunluğun yaşamını kaybetmesine mi izin verilecektir yoksa çoğunluğu kurtarmak için masum azınlığın yaşamını kaybetmesine neden olunmasına mı? Bu çalışmada tramvay problemi ve bu problemin ceza hukuku bakımından çözümü ele alınacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2024Kamu görevinin terki veya yapılmaması suçu (tck m. 260)
Iba, Hasan
Kamu hizmetlerinin bir düzen içerisinde aksamadan devam etmesi, kamu görevlilerinin görevlerinin gereğini yapmaları ile sağlanabilir. Kamu görevlilerinin toplu bir biçimde görevlerine gelmemeleri, görevlerini kısmen ya da tamamen yapmamaları, görevlerini terk etmeleri veya yavaşlatmaları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 260. maddesinde düzenlenen kamu görevinin terki veya yapılmaması suçunu oluşturur. TCK m. 260/2’ye göre kamusal hizmetlerde aksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde geçici ve kısa süreli iş bırakmalar veya yavaşlatmalar, kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal haklarıyla ilgili ise cezada indirim yapılabileceği gibi ceza da verilmeyebilir. Bu düzenleme, öğretide bir görüşe göre nitelikli bir hal iken bir başka görüşe göre cezanın indirildiği durumlarda nitelikli hal, ceza verilmeyen durumlarda ise özel bir hukuka uygunluk nedenidir. Söz konusu tartışma, kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal haklarına ilişkin talepler ileri sürerek TCK m. 260/1’de yer verilen davranışları gerçekleştirmesini bazı durumlarda meşru gören Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarının yerindeliği bakımından da önem arz etmektedir. Bu çalışmada, TCK m. 260’ta düzenlenen kamu görevinin terki veya yapılmaması suçu klasik suç tipi inceleme metoduna göre detaylı bir şekilde ele alınacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Avrupa insan hakları sözleşmesi ile anayasa çatışması bağlamında sözleşme’nin suçta ve cezada kanunilik ilkesine ilişkin 7. maddesinin türk hukukunda uygulanabilirliği sorunu
Iba, Hasan
Suçta ve cezada kanunilik ilkesine ilişkin 1982 Anayasası (AY) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki (TCK) düzenlemeler ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) m. 7 karşılaştırıldığında; biri, suç ve cezaları düzenleyen normların kaynağına ve diğeri, geçmişe yürüme yasağına ilişkin olmak üzere iki önemli farklılık göze çarpmaktadır. AY m. 38 ve TCK m. 2’ye göre suçların ve cezaların tek kaynağı, TBMM’nin bir yasama tasarrufu olan kanundur. AİHS m. 7’nin lafzına göre ise suç ve ceza içeren normların ulusal hukuk, uluslararası hukuk ve medeni toplumlarca kabul edilen hukukun genel ilkeleri olmak üzere üç kaynağı vardır; yani milli hukuka göre suç teşkil etmeyen davranış, uluslararası hukuka ya da medeni uluslarca kabul edilen hukukun genel ilkelerine göre suç teşkil ediyorsa bu fiil dolayısıyla cezalandırma mümkündür. AY m. 15 ve TCK m. 7’ye göre, aleyhe kanun geçmişe yürütülemez. AİHS m. 7/2’nin lafzına göre ise medeni toplumlarca kabul edilen hukukun genel ilkelerine aykırılık halinde aleyhe kanun geçmişe yürütülebilir. AY m. 90/5’e göre temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunlar arasındaki çatışmalarda antlaşma hükümleri uygulanır. Doğrudan, Anayasa ile temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar arasındaki çatışmayı çözümlemeye özgülenmiş bir düzenleme ise Anayasa’da yer almamaktadır. Bu çalışmada, Anayasa ile AİHS arasındaki çatışma sorunu bağlamında AİHS m. 7’nin anlamı ve Türk hukukunda uygulanabilir olup olmadığı meseleleri ele alınacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2023A problematic issue for the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness: mistake in the factual elements of the definiton of crime by mentally disordered patients
Iba, Hasan; Hacioglu, Burhan Caner
Intention and mistake are mutually exclusive ontological concepts; if there is an intent, there is no mistake, if there is a mistake, there is no intent. The mistake causing to the absence of intent depends on the perpetrator’s mistake in a matter that falls within the scope of the intent. According to the first paragraph of Article 30 of the Turkish Penal Code No. 5237, the mistake in the material elements of the definition of crime prevents intent. The nature of the wrongdoing on the structure of the punishable act varies according to the theories. According to the Classical Theory, which was the dominant view in the period of the Turkish Penal Code No. 765, since the intent is exclusively a component of the blameworthiness, it does not affect the wrongfulness consisting of the elements of illegality and typicality. Such a mistake always affects the blameworthiness. According to the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness, which gives its spirit to Turkish Penal Code No. 5237, intention is not an element of blameworthiness; it is an element of wrongfulness. According to this view, since intention is the subjective element of the definition of crime, the act is not typical in the presence of a mistake that prevents the intent. According to Article 223 of the Criminal Procedure Law No. 5271, a typical and illegal act (wrongfulness) must exist in order to be able to order security measures for mentally disorder patients. According to the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness, the issue of whether security measures can be imposed on mentally disorder patients who make mistakes in the material elements of the definition of crime due to their illness, is a matter that needs to be resolved in terms of the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness, since the mistake that prevents the intention prevents also the act from being typical. This study will focus on the subject in question.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2023Cinsel Özgürlüğe Karşı Suçlarda Rızanın Hukuki Niteliği
Iba, Hasan
Rızaya dayalı olarak gerçekleştirildikleri için haksızlık teşkil etmeyen cinsel davranışlar bakımından rızanın hukuki niteliği tartışmalıdır. Bir görüşe göre rıza hukuka uygunluk nedeni iken diğer bir görüşe göre tipiklikle ilgilidir. İki görüş arasında rızanın geçerlilik koşulları, on sekiz yaşını tamamlamış akıl hastalarının cinsel haklarının sınırları, hukuka uygunluk nedenlerinde sübjektif unsur sorunu, suça iştirak ve hata konuları bakımından önemli farklılıklar vardır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022The Legal Nature of Exceeding of Limit in Reasons Excluding Criminal Responsibility
Iba, Hasan
Exceeding the border of reasons excluding the criminal responsibility is regulated in the article 27/1 of the Turkish Penal Code No. 5237. According to this article, "when the limit of reasons excluding criminal responsibility is exceeded without intent, if the act is penalized even when it was committed negligently, the penalty written in the code for negligent offense is reduced from one sixth to one third". According to the dominant view in the doctrine, the concepts of intent and negligence are related to the wrongful nature of the act. Therefore, it is necessary to understand the article 27/1 as limited to justificatory reasons. According to the other view the excess of the border affects the blameworthiness. The Court of Cassation, on the other hand, in some of its decisions, defines the excess of the border as a reason affecting the blameworthiness, and in some of its decisions, as a reason affecting the wrongfulness. If the first opinion is accepted, the scope of teh article 27/1 narrows down to include only justificatory defences; If the second opinion is accepted, the scope the article 27/1 expands to include excuses, such as coercion and necessity, which may be subject to the excess of border. This study will focus on the discussion in question.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2022“Hukukun Bir Dalı Bakımından Hukuka Aykırı Olan Fiil Hukukun Diğer Dalları Bakımından da Hukuka Aykırıdır” Önermesinin Doğruluk Değeri
Iba, Hasan
Türk öğretisinde suçun hukuka aykırılık unsuru ile ilgili olarak ileri sürülen bir görüşe göre, bir fiil bir hukuk dalında hukuka aykırı ise hukukun diğer dalları bakımından da hukuka aykırıdır. Bu önermenin, hukuk düzeninin birliği ve bütünlüğü ilkesinin bir gereği olduğu ileri sürülmektedir. Hukuk, normların bağımsız ve rastgele bir araya geldiği kaotik bir sistem değildir. Hukukun temel fonksiyonu davranışlara rehber olmadır. Hukukun bu fonksiyonunu yerine getirilebilmesi için aynı davranışın bir hukuk dalına göre hukuka uygun, diğerine göre hukuka aykırı olmaması gerekir. Dolayısıyla bir hukuk dalı bakımından hukuka aykırı olan fiilin diğer hukuk dalları bakımından da hukuka aykırı olduğunu ifade eden önermenin arka planındaki düşünce doğrudur. Hukukun birliği ve bütünlüğü ilkesini ortaya koymak için ileri sürülen önermenin kendisinin ise doğruluk değeri yoktur. Hukukun birliği ve bütünlüğü ilkesi ile uyumlu olan önerme şudur: Hukukun bir dalında hukuka uygun olan bir fiil, hukukun diğer dalları bakımından da hukuka uygundur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Conference ObjectYalnız künye2021Voluntary abandonment by executive behaviour that has not achieved the degree of attempt
Yasar, Ercan; Iba, Hasan
Voluntary abandonment is a personal reason that removes punishment in terms of wrongfulness at the degree of criminal attempt. According to Turkish law voluntary abandonment is an institution linked to criminal attempt. Therefore, before making an assessment on the voluntary abandonment as an institution, it is necessary to determine whether there is an act which has reached the wrongfulness at the degree of criminal attempt. The Article 35 of the Turkish Penal Code No. 5237 sets out that criminal attempt has two main elements, one is positive and the other is negative, former is beginning to intend the crime with direct and appropriate acts and the latter is not completing the crime due to circumstances beyond defendant’s control. This study focuses on the practical drawbacks for narrowing the punishment caused by the interpretation of the article 35 of the Turkish Penal Code by adhering to the legality principle and proposes a solution to eliminate these drawbacks.
RDL Kalıcı Kaydıİncele

