Batı Kültürel Emperyalizm ve Protestan Misyonerlik Faaliyetleri: Türkiye Kürtleri Örneği

ArticleAçık Erişim

Özet

Protestanlık, ilk ortaya çıktığı günden itibaren muhafazakâr paradigmaya karşı çıkarak statükocu yapının değişmesini hedeflemektedir. Ulus-devletlerin yükselmesi ile birlikte azınlıklara ayrılıkçı eylemlerinde demokrasi ve insan hakları kapsamında destek veren Protestanlık kültürel emperyalizmin yayılmasında dikkat çekici rol oynamaktadır. Türkiye’de Osmanlı devleti döneminden itibaren azınlıkların ve yerel halkın din değiştirmesi ayrılıkçı bir hareket olarak değerlendirilmiştir. Protestan mezhebi/Hristiyanlık Orta-Doğu coğrafyasında bilhassa 19. yüzyıl başlarında misyonerler vasıtasıyla yayılmaya başlamıştır. Tüm bölgede etkisini hissettiren Protestan misyonerler Osmanlı devletinin tepki verecek kadar ilgisini çekmiştir. 21. yüzyıl başlarında başta Orta-Doğu olmak üzere bilhassa Kürtlerin yoğun yaşadığı coğrafyada Protestan misyonerler azınlıklara yönelerek bölgede kültürel emperyalizmi hedefleyen çalışmalar yürütmektedirler. Zirve yayınevi olayı ile yakın zamanda Rahip Brunson’ın Kürtler ve PKK terör örgütü ile ilişkileri tezimi destekler niteliktedir. Emperyalizmin öncü kuvvetleri olarak adlandırılabilecek misyonerler Kürtlerin Hristiyanlığa geçmesini ve böylece emperyalizmin boyunduruk altına aldığı gruplara dönüşmelerini öngörmektedirler. Kürtlerin Müslüman oluşu ve Türkiye’de kurucu unsur olmaları ayrılıkçı hareketlerin önünde bir engel teşkil etmektedir. Bu nedenle, öncelikle azınlık statüsü elde etmeleri için diğer resmi gayri-Müslim statüsüne geçmeleri ve azınlık haklarına (anadilde eğitim, kendi okul ve vakıfların olması vb) sahip olmaları gerekir. Yöntemsel açıdan tarihsel sosyolojik yaklaşımla ele aldığımız bu keşifsel çalışmamızda kültürel emperyalizmin azınlıkları kontrol altına almak üzere Protestan misyonerlik faaliyetlerini desteklediği ve Kürtlerin Hristiyanlaştırıldığı iddia edilmektedir. Kürtlerin Hristiyanlaştırılması bölgede ayrılıkçı faaliyetlerin oluşmasına zemine hazırlamakta ve böl-yönet politikasını desteklemektedir

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/17719Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.32709/akusosbil.1208274Yayıncı resmi DOI adresi
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorGulmez, Recep
dc.date.accessioned2026-10-18T20:49:41.727110285Z
dc.date.available2026-10-18T20:49:41.727110285Z
dc.date.issued2024
dc.description.abstractProtestanlık, ilk ortaya çıktığı günden itibaren muhafazakâr paradigmaya karşı çıkarak statükocu yapının değişmesini hedeflemektedir. Ulus-devletlerin yükselmesi ile birlikte azınlıklara ayrılıkçı eylemlerinde demokrasi ve insan hakları kapsamında destek veren Protestanlık kültürel emperyalizmin yayılmasında dikkat çekici rol oynamaktadır. Türkiye’de Osmanlı devleti döneminden itibaren azınlıkların ve yerel halkın din değiştirmesi ayrılıkçı bir hareket olarak değerlendirilmiştir. Protestan mezhebi/Hristiyanlık Orta-Doğu coğrafyasında bilhassa 19. yüzyıl başlarında misyonerler vasıtasıyla yayılmaya başlamıştır. Tüm bölgede etkisini hissettiren Protestan misyonerler Osmanlı devletinin tepki verecek kadar ilgisini çekmiştir. 21. yüzyıl başlarında başta Orta-Doğu olmak üzere bilhassa Kürtlerin yoğun yaşadığı coğrafyada Protestan misyonerler azınlıklara yönelerek bölgede kültürel emperyalizmi hedefleyen çalışmalar yürütmektedirler. Zirve yayınevi olayı ile yakın zamanda Rahip Brunson’ın Kürtler ve PKK terör örgütü ile ilişkileri tezimi destekler niteliktedir. Emperyalizmin öncü kuvvetleri olarak adlandırılabilecek misyonerler Kürtlerin Hristiyanlığa geçmesini ve böylece emperyalizmin boyunduruk altına aldığı gruplara dönüşmelerini öngörmektedirler. Kürtlerin Müslüman oluşu ve Türkiye’de kurucu unsur olmaları ayrılıkçı hareketlerin önünde bir engel teşkil etmektedir. Bu nedenle, öncelikle azınlık statüsü elde etmeleri için diğer resmi gayri-Müslim statüsüne geçmeleri ve azınlık haklarına (anadilde eğitim, kendi okul ve vakıfların olması vb) sahip olmaları gerekir. Yöntemsel açıdan tarihsel sosyolojik yaklaşımla ele aldığımız bu keşifsel çalışmamızda kültürel emperyalizmin azınlıkları kontrol altına almak üzere Protestan misyonerlik faaliyetlerini desteklediği ve Kürtlerin Hristiyanlaştırıldığı iddia edilmektedir. Kürtlerin Hristiyanlaştırılması bölgede ayrılıkçı faaliyetlerin oluşmasına zemine hazırlamakta ve böl-yönet politikasını desteklemektedir
dc.identifier.doi10.32709/akusosbil.1208274
dc.identifier.eissn2149-4894
dc.identifier.endpage1228
dc.identifier.issn1302-1265
dc.identifier.issue3
dc.identifier.startpage1212
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/17719
dc.identifier.volume26
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofAfyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectDin Bilimi
dc.subjectAntropoloji
dc.subjectSosyoloji
dc.titleBatı Kültürel Emperyalizm ve Protestan Misyonerlik Faaliyetleri: Türkiye Kürtleri Örneği
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin0
rdl.departmentERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ
rdl.source.indexTRDIZIN