Bu dergideki yayınlar
4 →- ArticleYayıncıda açık erişim2025The serial mediating role of perceived injustice and perceived victimization in the effect of perceived organizational barriers on organizational cynicism among healthcare workers
Tarsuslu, Sinan; Agaoglu, Ferhat Onur
This study examined how perceived injustice and victimization shape healthcare workers' cynical attitudes toward organizational barriers. A cross-sectional design was adopted in this study, and the serial mediation role of perceived injustice and victimization was examined. Based on a quantitative data collection method, this study is also a descriptive-relationship-seeking type. In order to fulfill the objectives of the study, scales with proven validity and reliability in the literature were used. The study sample consists of doctors, nurses, medical secretaries, auxiliary health personnel, and administrative staff working in a small-scale public hospital in the Eastern Anatolia Region of Turkey. A simple random sampling method was preferred in sample selection. When the research findings were evaluated, positive and significant relationships were found between the organizational barriers perceived by healthcare professionals and perceived injustice, victimization, and organizational cynicism behaviors. The results revealed that both perceived injustice and perceived victimization separately mediated the effect of perceived organizational barriers on organizational cynicism, and that these two variables also played a serial mediating role. Accordingly, it was demonstrated that feelings of injustice and victimization experienced in organizational processes increase healthcare workers’ organizational cynicism.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Endüstri 4.0 ve Çevresel Sürdürülebilirlik Arasındaki İlişki: Avrupa Birliği Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Analiz
Akın, Fatih; Dinçer, Selin
Endüstri 4.0 olarak bilinen dördüncü sanayi devrimi ve beraberinde getirdiği dijital dönüşüm tüm dünyada her geçen gün etkisini artırmaktadır. Bu eksende Endüstri 4.0 ile yaşanan dijital değişim bireylerin yaşamlarında ve çalışma hayatlarında köklü değişimleri beraberinde getirmektedir. Bireylerin yanı sıra çeşitli endüstrilerin üretim süreçlerinin iyileştirilmesinde de Endüstri 4.0 oldukça dikkat çekmektedir. Diğer taraftan 18. yüzyılda Sanayi Devrimi ile başlayan olumsuz çevresel etkilerin yanı sıra sürekli artan tüketim talebini karşılamak için kullanılan ve tükenmekte olan doğal kaynaklar ülkeleri harekete geçirmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde de Endüstri 4.0 ile ilişkili teknolojilerin benimsenmesini teşvik etmek amacıyla politikalar uygulandığı bilinmektedir. Bu anlamda Endüstri 4.0'ın sürdürülebilir ekonomik büyüme, kalkınma ve çevreye katkı sağlayabileceği fikri gündeme gelmektedir. Bu çalışma Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkede Endüstri 4.0 ve çevresel sürdürülebilirlik arasındaki kısa ve uzun dönemli ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçtan yola çıkarak çalışmada, 1996-2020 dönemi için panel ARDL/PMG analiz yöntemi kullanılarak çevreyi temsilen ekolojik ayak izi, Endüstri 4.0’ı temsilen ise teknoloji patenti değişkenleri kullanılmıştır. Ayrıca ekonomik büyüme ve enerji tüketimi değişkenleri kontrol değişken olarak kullanılmıştır. Bulgular, Avrupa Birliği ülkelerinde uzun dönemde patent sayısındaki artışın ekolojik ayak izini azalttığını ortaya koymaktadır. Diğer taraftan çalışmada, Avrupa Birliği ülkelerinde ekonomik büyüme ve enerji tüketiminin ekolojik ayak izini artırdığı tespit edilmiştir. Çalışma bulguları, Avrupa Birliği ülkelerinde Endüstri 4.0 teknolojilerinin sürdürülebilir çevre üzerinde önemli etkisinin bulunduğunu ortaya koymaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Örgütsel bir davranış olarak kurumsal sosyal savunuculuk: bibliyometrik bir analiz
Ekmekçi, Zeynep; İlhan, Gökhan
Halkla ilişkiler, örgütlerin değişen iş paradigmaları bağlamında kendine yeni roller üretmektedir. Bu bağlam son yıllarda özellikle halkla ilişkiler alanında çalışan akademisyenlerin ilgilendiği yeni bir kavram ortaya atılmıştır. Ortaya atılan bu yeni kavram kurumsal sosyal savunuculuktur. Kurumsal sosyal savunuculuk örgütlerin içerisinde yaşadığı topluma katkı sağlamasını içerir. Bunu yaparken hak savunuculuğu yapılmasını idealize eder. Bu çalışmanın amacı, Kurumsal Sosyal Savunuculuk konusunda, hem örgütler hem de akademisyenler nezdinde yeni ilgi görmeye başlayan, Scopus veri tabanındaki akademik yayınları bibliyometrik göstergeler ışığında incelemektir. Araştırma yöntemi olarak, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, Elsevier Scopus veri tabanından toplanmıştır. Araştırmada, verilerin analizi bibliyometrik analiz yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca nitel verilerin analizinde MAXQDA paket programı kullanılarak kelime bulutu, kod matris tarayıcısı ve iki vaka modeli ile görselleştirilmiştir. Sonuç olarak Kurumsal Sosyal Savunuculuk ile ilgili yayınların 2015-2023 yılları arasında üretildiği, 2020 yılı itibariyle kavrama gösterilen ilginin ve araştırma sayısının arttığı, yayınların büyük bir kısmının makale türünde olduğu ve yapılan araştırmaların yayın dilinin tamamının İngilizce olduğu tespit edilmiştir. Yayınların birçoğu iki yazar tarafından üretilmiştir. Kurumsal Sosyal Savunuculuk ile ilgili çalışmalarda en etkin ülke Amerika Birleşik Devleti olduğu gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçları “Public Relations Review” ve “Journal of Public Relations Research” dergilerinin alana en çok katkı sunan yayınlar arasında yer aldığını göstermektedir. Alanyazın incelemesi, çalışmaların ağırlıklı olarak “sosyal bilimler” ile “işletme, yönetim ve muhasebede” disiplinlerinde yoğunlaştığını ortaya koymaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2020Ekonomik karmaşıklık düzeyi ve CO2 emisyonu arasındaki ilişkinin analizi: asean ülkeleri örneği
Soyyiğit, Semanur; Akiş, Elife
İkili yapının hakim olduğu gelişen ülkeler geleneksel kesimden (tarım) modernkesime (sanayi) geçiş yaparken, üretimleri de düşük katma değerli ve bilgi içeriğidüşük mallardan, yüksek katma değerli mallara doğru bir geçiş sergilemektedir.Yapısal dönüşüm olarak adlandırılan bu geçiş sürecinde, üretim niteliği değişimgösterirken, ülkelerin enerji ihtiyaçları ve enerji tüketimleri de artmaktadır. Bu durum,özellikle küresel ısınma sebebiyle çevresel duyarlılığın daha da arttığı günümüzde,gelişen ülkelerin yapısal dönüşümü çevresel kötüleşme pahasına mı gerçekleştirdiğisorularını akla getirmektedir. Bu amaçla bu çalışmada, Dünya Bankası raporundada belirtildiği gibi, 1965’ten itibaren önemli bir büyüme performansı sergilemeyebaşlayan ve küresel değer zincirinde önemli birer ülke konumuna gelen ASEAN’ınkurucu ülkelerinde, yapısal dönüşüm ve CO2 emisyonu arasındaki uzun dönem ilişkisiincelenmektedir. Ekonomik karmaşıklık indeksi, son dönemlerde yapısal dönüşümütemsil eden bir değişken olarak kullanılmaktadır. Söz konusu ülkeler için 1990-2014dönemi kapsamında ekonomik karmaşıklık indeksi ve CO2 emisyonu arasındakieşbütünleşme analizi sonuçları, ekonomik karmaşıklık indeksinin uzun dönemdeTayland, Filipinler ve Endonezya’da CO2 emisyonu üzerinde negatif etkisinin olduğunuortaya koymaktadır. Bir diğer ifadeyle, uzun dönemde adı geçen ülkelerin ekonomikkarmaşıklık düzeyi arttıkça, CO2 emisyonları azalmaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1304-5318 | |
| creativeworkseries.issn | 2147-9771 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:43:25.433853166Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:43:25.433853166Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25047 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Yönetim Bilimleri Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
