Bu dergideki yayınlar
10 →- ArticleYayıncıda açık erişim2026Caz Müzisyenliğinden Sosyolojik Tahayyül’e: Howard S. Becker’in Sanat Sosyolojisinde Bireysellik ve Kolektivite
Düzcan, Ebubekir
Amerikalı sosyolog Howard S. Becker, sosyoloji literatürüne kazandırdığı kavramlar ve sahaya dayalı araştırma üslubuyla, sanatın toplumsal örgütlenmesini açıklamada hâlâ temel başvuru noktalarından biridir. Bu makale, Becker’in caz müzisyeni olarak edindiği kişisel iş deneyiminin onun sosyolojik tahayyülünde nasıl kurucu bir rol oynadığını ve bu deneyimin “sanat dünyaları” yaklaşımında merkezileşen kolektif eylem mantığını nasıl beslediğini analiz eder. Becker’in sanat üretimini tekil yaratıcı yeteneklerden çok iş bölümü, iş birliği ve karşılıklı bağımlılık üzerinden okuması; sanat sosyolojisine, eseri mümkün kılan görünmez emek ve koordinasyon biçimlerini izlemeye dönük güçlü bir metodolojik hat sunar. Makale ayrıca Becker’in “sanatı iş olarak düşünme” ısrarının meslekler sosyolojisine katkısını vurgular. Profesyonelleşme, uzmanlık iddiaları, kariyer yolları, şöhretin üretimi ve inanılırlık hiyerarşileri, sanat dünyaları içinde pazarlık edilen mesleki düzenekler olarak ele alınır. Bu çerçeve, atölye, stüdyo, sahne, galeri ve dijital platformlarda işleyen rutinleri ve konvansiyonları etnografik olarak takip etmeyi önerir; böylece bir eser, farklı meslek grupları arasında kurulan koordinasyonun çıktısı olarak görünür olur. Ayrıca Becker’in bütünleşmiş profesyonel, uyumsuz, halk ve naif sanatçı ayrımı, mesleki sınır çalışmasının nasıl kurulduğunu; kimin meşru üretici sayıldığını ve emeğin hangi koşullarda görünmezleştiğini tartışmak için somut bir araç sağlar. Sonuç olarak çalışma, Becker’in kişisel olan ile kolektiviteyi birleştiren yaklaşımının hem sanatın toplumsal üretimini hem de mesleklerin gündelik örgütlenmesini birlikte kavramak için verimli bir analitik çerçeve sağladığını ileri sürer.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2025Çalışanların Presenteizm (İş Var Olmama) Davranışı ile İş Performansları Arasındaki İlişkide Tekno-Stres Düzeylerinin Aracı Rolü: Bir Kamu Kurumu Örneği
Tarsuslu, Sinan
Bu çalışma bir kamu üniversitesinde görev yapan idari personelin presenteizm davranışlarının iş performansları üzerindeki etkisini tespit etmek ve bu etkide tekno-stres algısının aracılık rolünü belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma amacı doğrultusunda ilgili literatürdeki presenteizm (bağımsız değişken), iş performansı (bağımlı değişken) ve tekno-stres (aracı değişken) ölçekleri kullanıldı. Araştırma Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde görevli 616 çalışandan 259 kişiye ulaşılarak gerçekleştirildi. Elde edilen verilerin analizi için SPSS process macro uygulaması kullanıldı. Değişkenler arasındaki ilişkilerin tespit edilebilmesi için korelasyon analizi ve aracılık rolünün tespiti için de process macro model 4 uygulandı. Araştırma sonuçlarına göre çalışanların presenteizm davranışı ile iş performansları ve presenteizm davranışları ile tekno-stres algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı orta düzeyde pozitif bir ilişki, çalışanların tekno-stres algıları ile iş performansları arasında istatistiksel olarak anlamlı orta derecede negatif bir ilişki tespit edildi. Ayrıca çalışanların presenteizm davranışı ile iş performansları arasındaki ilişkide tekno-stres algısının kısmi aracılık rolüne sahip olduğu da belirlendi. Son olarak ilgili literatür gözlemlendiğinde, presenteizm davranışı ile iş performansı arasındaki ilişkinin yoğun bir şekilde incelendiği fakat tekno-stres algısının aracılık rolünün irdelendiği bir çalışmaya yerli yazında rastlanmamıştır. Bu açıdan araştırmanın ilgili literatür için kayda değer bir katkı sağlayacağı da düşünülmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2025Determining the Factors Affecting the Adoption of Hospital Information Management System Technologies: A Public Hospital Example
Demirdöğen, Serkan
Hospital information management systems (HIMS) are used in many hospitals today. The use of these systems is expected to increase the efficiency of hospitals and the satisfaction of patients. These systems, which enable the collection, organization and use of information about patients, are of great importance for an effective hospital management. It is of great importance that users participate in the development and evaluation processes of information systems so that problems do not arise in the adoption and use of systems. Obtaining users' views on the system plays a critical role in ensuring good development of the systems and easy adoption by users. Aiming to contribute to the more effective use of systems, this study aims to determine the factors that affect the acceptance of HIMS technologies by healthcare professionals. The questionnaire form prepared for this purpose was applied to nurses working in a public hospital between May and July 2022. According to the results of the research, it was determined that personal, technological and organizational factors positively and significantly affect the variables of perceived usefulness and perceived ease of use. At the same time, it was determined that the variables of perceived usefulness and perceived ease of use affect technology acceptance positively and significantly.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Batı Kültürel Emperyalizm ve Protestan Misyonerlik Faaliyetleri: Türkiye Kürtleri Örneği
Gulmez, Recep
Protestanlık, ilk ortaya çıktığı günden itibaren muhafazakâr paradigmaya karşı çıkarak statükocu yapının değişmesini hedeflemektedir. Ulus-devletlerin yükselmesi ile birlikte azınlıklara ayrılıkçı eylemlerinde demokrasi ve insan hakları kapsamında destek veren Protestanlık kültürel emperyalizmin yayılmasında dikkat çekici rol oynamaktadır. Türkiye’de Osmanlı devleti döneminden itibaren azınlıkların ve yerel halkın din değiştirmesi ayrılıkçı bir hareket olarak değerlendirilmiştir. Protestan mezhebi/Hristiyanlık Orta-Doğu coğrafyasında bilhassa 19. yüzyıl başlarında misyonerler vasıtasıyla yayılmaya başlamıştır. Tüm bölgede etkisini hissettiren Protestan misyonerler Osmanlı devletinin tepki verecek kadar ilgisini çekmiştir. 21. yüzyıl başlarında başta Orta-Doğu olmak üzere bilhassa Kürtlerin yoğun yaşadığı coğrafyada Protestan misyonerler azınlıklara yönelerek bölgede kültürel emperyalizmi hedefleyen çalışmalar yürütmektedirler. Zirve yayınevi olayı ile yakın zamanda Rahip Brunson’ın Kürtler ve PKK terör örgütü ile ilişkileri tezimi destekler niteliktedir. Emperyalizmin öncü kuvvetleri olarak adlandırılabilecek misyonerler Kürtlerin Hristiyanlığa geçmesini ve böylece emperyalizmin boyunduruk altına aldığı gruplara dönüşmelerini öngörmektedirler. Kürtlerin Müslüman oluşu ve Türkiye’de kurucu unsur olmaları ayrılıkçı hareketlerin önünde bir engel teşkil etmektedir. Bu nedenle, öncelikle azınlık statüsü elde etmeleri için diğer resmi gayri-Müslim statüsüne geçmeleri ve azınlık haklarına (anadilde eğitim, kendi okul ve vakıfların olması vb) sahip olmaları gerekir. Yöntemsel açıdan tarihsel sosyolojik yaklaşımla ele aldığımız bu keşifsel çalışmamızda kültürel emperyalizmin azınlıkları kontrol altına almak üzere Protestan misyonerlik faaliyetlerini desteklediği ve Kürtlerin Hristiyanlaştırıldığı iddia edilmektedir. Kürtlerin Hristiyanlaştırılması bölgede ayrılıkçı faaliyetlerin oluşmasına zemine hazırlamakta ve böl-yönet politikasını desteklemektedir
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2023Türkiye’de Faaliyet Gösteren Bankaların Türev Ürün Kullanımını Etkileyen İçsel Faktörler
Akkaynak, Bilal
Türev ürünler hem akademik çevrede hem de piyasalarda son yıllarda oldukça popüler bir konudur. Özellikle birçok sektörün kesişim noktası olan bankalar ve finansal piyasalarda hem risk yönetimi hem de kâr amaçlı olarak türev ürün kullanımı artmaktadır. Piyasada türev ürün işlem hacmi arttıkça konu akademik çevrede daha da çok incelenir ve tartışılır hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı da Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların türev ürün kullanım alışkanlıklarının ortaya konularak türev ürün kullanımlarını etkileyen banka içi değişkenlerin belirlenmesidir. Bu amaçla 2009 ve 2020 yıllarına ait veri seti panel veri analizi ile incelenmiştir. Türev ürün kullanan bankaların hepsi forward ve swap sözleşmeleri kullanırken opsiyon sözleşmelerini düzenli olarak kullanan bankaların sayısı daha azdır. Bu sebeple opsiyon sözleşmelerini düzenli kullanan bankalar ayrı bir veri seti ile incelenmiştir. Futures sözleşmelerin ise çok fazla kullanılmadığı gözlemlenmiştir. Çalışmada Aktifte yer alan türev işlem hacmi, pasifte yer alan türev işlem hacmi, foward sözleşmeleri, opsiyon sözleşmeleri ve swap sözleşmeleri bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Sermaye yeterlilik oranı, kredi riski, kur riski, faiz riski, aktif kârlılık öz sermaye kârlılığı, sermaye yapısı, varlık yapısı, likidite ve büyüklük değişkenleri bağımsız değişken olarak incelenmiştir. Analiz sonucunda sermayesi maruz kaldığı riske göre güçlü, kur riskine daha çok maruz kalan, likidite riski yüksek ve aktif kârlılığı düşük bankalarda türev ürün kullanımı daha yaygındır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2022Culinary Culture of Balkan Immigrants: Tekirdağ Malkara Case
Gok, Ilkay; Varol, Emre
The Balkan peninsula is geographically the route of the east to the west and the west to the east. Therefore, it has been both home to many civilizations and a transit route over the years. It has contributed to the increase in food diversity thanks to the interaction of communities living in the Balkans with different civilizations. With the settlement of various Turkish tribes in the Balkans and the return of some settlers to Turkey after many years, the culinary culture they brought with them led to the diversification of the culinary culture of the society in which they interacted. If we explore the Balkan cuisines on a country-by-country basis; We can see that it consists of Albanian, Bosnia and Herzegovina, Bulgaria, Croatia, Montenegro, Kosovo, Macedonia, Romania, Serbia and Greek culinary cultures. Balkan cuisines are very similar for geographical, economic, religious, cultural, etc. reasons. Even today, many products are called by the same name in different countries and there are even meals and tools used in Turkish.In the study, 47 people from 20 neighborhoods from various provinces of the Balkans living in The Malkara district of Tekirdag were interviewed and culinary culture, table manners and recipes were recorded. The aim of the study is to record the knowledge of the elderly and hard-to-reach 1st and 2nd generation immigrants and pass them on to future generations. Due to the lack of studies on culinary culture in the Thrace region and the presence of many different ethnicities, it is aimed to be the source for future studies. In addition, given the richness of the culinary culture of the region, suggestions for promotional activity are presented in the last section.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2021Liselerde Görev Yapan Yönetici ve Öğretmenlerin, EBA Akademik Destek Platformu Hakkındaki Görüşleri (Erzincan İli Örneği)
Yalçın, Sinan; İbili, Hakan
Pandemi döneminde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yüz yüze eğitim-öğretim aksamış, bu sebeple gelişen teknolojiler hayatımızın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da büyük önem kazanmıştır. Bundan dolayı başarılı bir eğitim-öğretim dönemi geçirmek için yapay zekâ teknolojileri eğitim teknolojilerine entegre edilmiştir. Bu kapsamda EBA Akademik Destek Platformu hizmete sunulmuştur. Lise 11. ve 12. sınıf öğrencilerine yönelik olan platform, üniversite sınavına yönelik eğitim içerikleri ve hedefler sunarak kullanıcılarına rehberlik etmektedir. Bu araştırmanın amacı, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde faaliyete giren EBA Akademik Destek Platformu’na ilişkin ortaöğretimde görev yapan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden “olgu bilim deseni” kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Erzincan il merkezinde görev yapan 10 okul yöneticisi ve 20 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen “yarı yapılandırılmış görüşme formu” ile toplanmıştır. Pandemi sürecinden dolayı ve katılımcıların da isteği üzerine, katılımcı görüşleri yazılı olarak ya da online form kullanılarak alınmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda katılımcıların, platform arayüzünü sade ve kullanışlı buldukları görülmüştür. Platformun kullanılması ile okul ve ders bazlı hedef ve stratejilerde bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir. Platformdaki öğretmen verilerinin, öğretmenlerin performanslarını değerlendirirken kullanılmadığı fakat sonraki eğitim dönemlerinde kullanılabileceği tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2020Effects of March 12 Memorandum on Turkish Politics and State Organization
Keskin, Yusuf Ziya
The 1961 Constitution reshaped the state organization and political life. The pluralist political life that emerged with this structure has paved the way for new parties. However, the political, social and economic transformation, which accelerated after the second half of the decade, has exposed new problems in state organization and social life. Especially student incidents and worker actions have become a threat to the regime. On March 12, 1971, the chief of the General Staff and the Commanders of the Land, Sea and Air Forces were appointed to article 35 of the Turkish Armed Forces Internal Service Act and carried out the second military intervention in the history of the republic. The intervention has initiated a process that will create significant change in political structures and state organization. At the end of the decade, the increasing intra-party crises and fragmentations in the center-right and left parties have gained momentum. While the issue of amnesty of Democratic Party politicians grew the depression in the Justice Party, the disagreement in the Republican People's Party, between Ismet Inonu and Bulent Ecevit, resulted in Ecevit's resignation. The National Order Party and the Workers' Party of Turkey, which was established after the pluralism of the 1961 Constitution, were closed by the Constitutional Court. The universaldimensional understanding of freedom of the constitution, which is seen as one of the main responsibilities of the point reached, has been narrowed and the power of execution has been tried to be increased by limiting this structure of autonomous institutions. Political, social and economic rights, which are seen as a threat to the regime through the amendment slated for the constitution, have been significantly limited.Keywords: Memorandum, technocrat government, 1961 Constitution, military-politics relationship
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2019If Organizational Citizenship is Compulsory, will Job Satisfaction be Affected? A Study in the Context of Job Stress
Yücel, İlhami; Kerse, Gökhan; Koçak, Daimi
In this study, the effect of compulsory citizenship behavior on job satisfaction and whether job stress plays a mediating role in this effect are examined. In this context, first of all, the concepts of compulsory citizenship behavior, job stress and job satisfaction are explained, and a literature search has been made about the relationship between concepts. Research hypotheses were developed with reference to the findings of the literature review. For the testing of hypotheses, data were collected from a business in the manufacturing sector in Karaman province. As a result of the analyses, it was seen that the compulsory citizenship behavior negatively affects the job satisfaction; that the compulsory citizenship behavior positively affects the job stress. When the effect of job stress on job satisfaction was examined, it was observed that there was a negative effect. It has been determined that job stress has a partial mediator role in the effect of compulsory citizenship behavior on job satisfaction.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2018Todays Essentıals of Pilgrimage Applicatıon In Terms of Facılıtatıon Principle in Islaniıc Law
Çınar, B. Murat; Çolak, Mücahit
According to Islamic religion, the aim of creation people is to worship Allah (cc). The worship of pilgrimage which is supposed to be done with the 97th verse of the Ali İmran, is one of the five terms of Islam and is the basic worship of the Muslims. When we compare it with other worships, we understand that the pilgrimage is a more detailed and exacting worship. For this reason, the principle of the facilitation in Islamic law is one of the most needed worship services in pilgrimage. While this article briefly discusses the principle of facilitation in the worship and social life of humans in general in the light of the Qur'an and sunnah, the principle of facilitation in the essentials of the pilgrimage according to the Hanafi sect will be handled in a more comprehensive way and different sectarian views will be compared. In this issue, while performing the essentials of the pilgrimage, it has been examined how to make use of the facilitation principle in solving the problems encountered in today's practice.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1302-1265 | |
| creativeworkseries.issn | 2149-4894 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:44:15.753682600Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:44:15.753682600Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25196 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
