Bu dergideki yayınlar
8 →- ArticleYayıncıda açık erişim2026The blue anatolia thought: the color of anatolia, the spirit of kemalism
Özdemir, Celal Oral
This study aims to examine the Mavi Anadolu (Blue Anatolia) thought as a culturally grounded and locally rooted alternative within Turkiye’s modernization process. Initiated by Halikarnas Balıkçısı, Sabahattin Eyüboğlu, and Azra Erhat, this intellectual orientation positioned Anatolia as a cradle of civilizations and traced the roots of Western civilization back to these lands. It redefined modernity through principles of people-centered enlightenment and secularism. The article analyzes the theoretical foundations of this movement within the frameworks of identity theory, collective memory, and cultural nationalism, and functionally interprets the life stories of its key figures. The Mavi Anadolu movement, by synthesizing an Ionian-centered reading of Anatolian history with a popular enlightenment vision and Kemalist modernization, offers a culturally continuous and unique perspective that can be termed “Blue Kemalism.” Ultimately, it reveals the possibilities of imagining a vernacular and humanist modernity in the Turkish context.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2025The impact of foreign trade on environmental sustainability: the case of iran
Öztürk, Büşra; Akın, Fatih
The aim of this study is to analyze the environmental impacts of foreign trade (imports and exports), energy consumption, and economic growth in the Iranian economy for the period 1965-2023 using the Fourier Augmented ARDL (FAARDL) method and the Fourier Toda-Yamamoto causality test. The findings reveal the existence of a cointegration relationship between the variables and point to a long-term equilibrium relationship. According to the FAARDL long-term coefficients, economic growth, exports, and energy consumption have an increasing effect on carbon dioxide emissions, while imports have a decreasing effect on emissions. According to the results of the Fourier Toda-Yamamoto causality test, unidirectional causality relationships were detected from economic growth to carbon dioxide emissions, from imports to carbon dioxide emissions, from energy consumption to carbon dioxide emissions, from economic growth to exports, from economic growth to energy consumption, and from energy consumption to exports. Furthermore, bidirectional causality relationships were found between imports and economic growth, exports and imports, and energy consumption and imports.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Sosyolojide spor, sporda sosyoloji: türkiye’de spor sosyolojisi araştırmaları için bir değerlendirme
İnal, Rahşan
Spor sosyolojisi Avrupa, Amerika ve Kanada’daki akademisyenlerin öncü çalışmaları ve inşa ettikleri kurumsal yapılarla gelişen bir alt disiplindir. 1980’li yıllardan günümüze spor sosyolojisinin uluslararası akademik dergilerindeki makaleler öz incelemeye tabii tutularak sistematik olarak değerlendirilmektedir. Bu makalenin amacı da Türkiye’de sosyoloji ve spor bilimlerinde, spor sosyolojisi alanındaki lisansüstü tezler ile iki akademik dergide yayınlanan spor sosyolojisi araştırma makalelerinde ortaya çıkan baskın temaları, araştırma yöntemlerini, kuramsal yaklaşımları temel içerik analizine tabii tutarak Türkiye’de spor sosyolojisini değerlendirmektir. Bu hedefle, sosyoloji ve spor bilimlerinde, spor sosyolojisi alanındaki, 69 lisansüstü tez ve iki dergideki 607 makale kelime bulutu ile desteklenerek temel içerik analizine tabii tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, spor bilimlerindeki çalışmalarda spor sosyolojisi, sosyoloji ana disiplininden daha fazla yer almakta ve tema zenginliği bulunmaktadır. Buna rağmen sosyoloji kuramları ve araştırma yöntem tekniklerinde çeşitlilikten uzaktır. Sosyoloji ana disiplininde ise spor sosyolojisi daha az ilgi görüyorken, spor sosyolojisi odaklı lisansüstü tezlerde sosyoloji kuramları ve metodolojik çeşitliliğe sahiptir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2024Yatak kapasitesinin ve kamu sağlık harcamalarının hasta memnuniyet düzeyi üzerindeki etkisi: gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler örneği
Konca, Murat; Sarigul, Seval Selvi; Bıçer, Ismaıl
Bu çalışmanın amacı stokastik sınır analizi yöntemi ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sağlık sistemlerinin teknik etkinlik skorlarını etkileyen yatak sayısının ve kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurt içi hâsıla içindeki payının hasta memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koymak ve ülkeler arasındaki etkinlik düzeylerini karşılaştırmaktır. Ülkelerin finansman modellerinin teknik etkinlik skorları üzerinde etkisinin olup olmadığını belirlemek, çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu kapsamda çalışmanın girdi değişkenleri 1.000 kişiye düşen yatak sayısı ve kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payı, çıktı değişkeni ise sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı olarak belirlenmiştir. Çalışmaya 2019 yılı verisine ulaşılabilen 38 ülke dâhil edilmiştir. Analizler sonucunda 1.000 kişiye düşen yatak sayısının, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını artırdığı, fakat söz konusu artışın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Ancak kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payının, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını istatistiksel olarak anlamlı şekilde artırdığı belirlenmiştir. Buna göre, kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payında meydana gelecek %1’lik bir artış, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını %0,237 artıracaktır. Ayrıca en yüksek teknik etkinlik skoruna Lüksemburg, Hollanda ve Norveç sahip olurken, Şili, Romanya ve Brezilya en düşük etkinlik skoruna sahip ülkeler olmuştur. Son olarak, kullanılan finansman modelinin teknik etkinlik skorlarını anlamlı şekilde etkilemediği saptanmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2023Devlet ve çevresel politikalar bağlamında türkiye çevre ajansı’na yönelik eleştirilerin analizi
Garipoğlu, Funda Kemahlı; Yazar, Ahmet; Karakoç, Duygu Yıldız
Çevresel tahribatın ciddi boyuta ulaştığı günümüzde devletler çevre sorunlarına çözüm bulmak için neoliberal düzen ve hâkim ekonomik sistem içerisinde bir çözüm arayışına yönelmekte ve düzenleyici, katılımcı ve piyasaya dayalı araçları kullanarak bu sorunları çözmeye çalışmaktadırlar. Neoliberal düzenin getirdiği baskı devletlerin çevre sorunlarının çözümünde düzenleyici yaklaşımdan ziyade piyasaya dayalı araçları ya da örgütsel düzenlemeyi tercih etmesine neden olmaktadır. Çevre yönetiminde piyasaya dayalı araçlar sermayenin hareket alanını genişletirken, çevre yönetimi dizgesine eklenen yeni yasal örgütler de sermayeye yeni alanlar açacak biçimde yapılandırılmaktadır. Türkiye’de böyle bir tartışma, çevresel örgütlenme içerisinde yeni bir kurum olarak beliren Türkiye Çevre Ajansı bağlamında yapılabilir. Ajansın kuruluşu, niteliği, yapısı, görevleri gibi birçok konu sermaye, çevre ve devlet ilişkisi içerisinde tartışılmakta, özellikle muhalefet partileri bu bağlam içerisinde Ajansa yönelik ciddi eleştiriler getirmektedir. Çalışma bu ilişkiler kapsamında politik söylem analizini kullanarak muhalefet partilerinin Türkiye Çevre Ajansı ile ilgili görüşlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2022Bir yurttaş protestosu olarak sürekli aydınlık için bir dakika karanlık eylemleri
Sanli, Aysem Sezer
Türkiye’de bireysel ve kolektif şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı 1990’lı yıllarda, buna tepki olarak gelişen toplumsal muhalefet eylemleri örgütlenmiştir. Bu çalışmada, bu dönemde örgütlenen sivil itaatsizlik eylemlerinden biri olan, “Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık” eylemleri konu edilmektedir. 3 Kasım 1996 tarihinde kamuoyunda önemli bir etki doğuran “Susurluk Kazası”na tepki olarak kurulan “Aydınlık İçin Yurttaş Girişimi” bir protesto örgütlemiştir. 1 Şubat 1997 tarihinde her akşam 21.00’de başlayıp bir dakika boyunca ışıkların yakılıp söndürülmesi ile başlayan eylemler, süreç içerisinde farklı yurttaş gruplarını içine alarak kitleselleşmiştir. Çalışma bu protestoyu değerlendirirken şiddetsiz protesto biçimi olarak sivil itaatsizlik yaklaşımından yola çıkmaktadır. Eylemler, “Cumhuriyet” ve “Milliyet” gazetelerinin arşivlerinin taranması ile elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmektedir. Sonuç olarak, bir protesto hareketine katılımın artması ve hareketin güçlü bir etki doğurabilmesi için, protestonun güçlü müttefiklerle işbirliği içerisinde bulunmasının, doğru repertuar seçimleri yapmasının ve sivil itaatsiz şiddetsiz eylem biçiminde yapılandırılmasının önemli bir etkisi bulunduğu saptanmaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2021Dil siyasetinin üç yönü üzerine eleştirel analiz
Gulmez, Recep
Dil politikaları, küreselleşen bir dünyada kaçınılmaz bir şekilde bütün devletlerin takip ettiği ve uyguladığı bir alan halinegelmiştir. Dünyada dil politikalarını uluslararası hukuka uygun ve özgürlükçü bir perspektiften ele alan ülkeler olduğu gibi,güvenlikleştirme politikalarını takip ederek dili sorun odaklı olarak algılayan devletler de bulunmaktadır. Diğer yandan hak vesorun kavramsallaştırması kaynak olarak dilin incelenmesine doğru bir eğilim göstermiştir. Küreselleşen bir dünyada, dil artıksorun odaklı olmaktan çıkıp hak odaklı bir olgu haline dönüşmüş durumdadır. 21. yüzyılda hak olarak dil kavramı kaynak odaklıdil kavramına evrilmiş durumdadır. Bu çalışmamızda dilin sorun, hak ve kaynak odaklı görülmesini analitik olarak tartışmakta vedil politikalarına ilişkin önerilerimizi sunmaktayız. Dil politikalarını pozitif ve negatif hak açısından ele alan çalışmalardan farklıolarak, bu çalışmamız daha genel kategorileştirme ve metodolojik olarak daha farklı yaklaşımları önermekte, bu yaklaşımlarıeleştirel analiz yoluyla incelemektedir. Bu açıdan Türkiye’de dil politikaları alanında yapılan çalışmalardan farklılaşmakta olup,özgün bir çalışmadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2020Kuramdan eyleme akademiden aktif siyasete: behice boran’ın aydın kimliği üzerine kuramsal bir değerlendirme
Sanli, Aysem Sezer
Behice Boran, gerek Türk siyasal yaşamında gerek Türkiye akademisinde adı birçok ilk ile anılan önemli bir siyasetçi veakademisyendir. Boran, Türkiye’nin ilk kadın Marksist sosyoloğu olarak birçok önemli başarıya imza atmıştır. 1960’lıyıllarda ise, aktif siyasetin içerisinde önemli bir yer edinmiştir. 1965 seçimlerinde, Türkiye İşçi Partisi’nin Urfa Milletvekiliolarak parlamentoya giren Boran, 1970 yılında partisinin genel başkanlığa seçilmiş; ilk kadın parti genel başkanı olmuştur.Boran’ın akademisyenliği ve siyasetçiliği yaşantısında organik bir bütünlük oluşturmakta; onun aydın kimliğine bir totalitekazandırmaktadır. Çalışma, Boran’ın aydın kimliğinin inşasını ele almakta ve dört temel bölümde yapılandırılmaktadır. Birincibölümde, çalışmanın kuramsal perspektifinden hareketle aydın kavramı sorunsallaştırılmaktadır. İkinci bölümde, Boran’ınyaşam öyküsü ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde, Boran’ın akademisyenlik yaptığı yıllardaki faaliyetleri ve sosyolog kimliğideğerlendirilmektedir. Son olarak dördüncü bölümde ise, Boran’ın Türkiye İşçi Partisi’nde yürüttüğü vazifelerinden hareketleaktif siyasetçiliği irdelenmektedir. Sonuç olarak bu çalışmada Boran, Antonio Gramsci ve Michel Foucault’un aydın kuramındanhareketle, işçi sınıfının organik aydını ve kitlelerin spesifik aydını olarak değerlendirilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1308-2922 | |
| creativeworkseries.issn | 2147-6985 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:44:15.821541195Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:44:15.821541195Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25200 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
