Bu dergideki yayınlar

3 →
  • CorrectionYalnız künye2025
    Tatar Türkçesinde Tefsir Çalışmaları

    İsrafilova, Faima

    Düzeltme: Turkish Studies- Language and Literature dergisinin on sekizinci cildinin üçüncü sayısında yer alan “Tatar Türkçesinde Tefsir Çalışmaları. Turkish Studies - Language, 18(3), 271- 285. http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.69942” referanslı makalede yazar tarafından düzeltme talep edilmiştir. Bu hatadan dolayı yazar, okuyuculardan özür dilemektedir. Makaledeki bu hatanın giderilmesi amacıyla yapılan düzeltme ve açıklamalar aşağıda sunulmuştur.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2023
    Tatar Türkçesinde Tefsir Çalışmaları

    İsrafilova, Faima

    Son yıllarda gerek Rusya’da gerekse diğer ülkelerde yapılan bilimsel faaliyetler, Tatarların tarihsel, felsefi ve dini düşüncesinin gelişim kalıplarını ve eğilimlerini daha objektif bir şekilde tanımlamayı mümkün kılmıştır. Bu çalışmalar hem Türk halklarının kültürünün gelişimindeki rolünü hem de Rusya halklarının felsefesinin bir parçası haline gelen Tatar dini-felsefi düşüncesinin özelliklerini ortaya çıkarmaktadır. Tatarların İslam dünyasıyla olan uluslararası ilişkilerindeki en önemli etken Osmanlı dönemindeki kültürel bağlarında kendini göstermiştir. Aslında Osmanlı Devleti ile fikrî düzeyde başlayan ilişkiler ne yazık ki Rusya'daki Müslümanlar arasında siyasi ve ideolojik bir boyut kazandığı bahanesiyle sekteye uğramıştır. Tatar-Türk şerhlerinde, genel olarak Tatarların ideolojik ve siyasi mücadelesinin ana aşamaları belli bir şekilde yansıtılmıştır. Diğer bir ifade ile Rusya’daki Müslüman toplumların bulunduğu bölge ve çok kültürlü ortam, Kur’ân’ın yeniden düşünülmesini ve mevcut Müslüman eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmıştır. 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında dini düşüncenin evriminin özelliklerinden bahsetmek gerekirse, bunun Tatarların ve Rusya’da yaşayan diğer birçok Müslüman toplumun öz bilincinin aktif gelişim dönemi ile ilgili olduğuna dikkat etmeliyiz. Çünkü bu dönemde, Rusya’da yaşayan Müslüman toplumların eğitime yönelişleri gözle görülür şekilde artmış, bunun sonucu olarak Cedidcilik (yenilikçilik) olgusu ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda, öncellikle Tatar tefsir geleneğindeki Tatar Türkçesi ile yazılmış tefsirlerin tarihî arka planı sergilenecektir. Daha sonra bu tefsirler yazılırken genellikle başvurulan Arapça ve Türkçe kaynaklar ile ilgili özet bilgiler aktarılacak, ardından Rusya Müslüman toplumlarında yaygınlık kazanan tefsirlerle ilgili kısa bilgiler verilecektir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2022
    Kur’ân’da Davet Öğretisi ve Ana Akım-Radikal İslâmcı Hareketlerin İdeolojisinde Yorumlanışı

    Aksakal, Zeynep Nermin

    Öz: İslâm dini, Müslüman toplumlarda edindiği konumu itibariyle haricî ve dâhilî bölücü faaliyet gösteren güçlerin bir aracı olagelmiştir. Özellikle Kur’ân’da yer alan davet öğretisi, Orta Doğu’da bulunan radikal hareketlerin ideolojisinde maksadını aşarak hem Müslüman toplumlara hem de diğer toplumlara karşı düşmanlık ve şiddete yönlendiren bir etken haline gelmiştir. Bu nedenle bu öğretinin ne anlama geldiğinin ve ne yönüyle istismar edildiğinin belirlenip bu konudaki aşırılıklara karşı çözüm önerilerinin sunulması önemlidir. Bu amaçla yapılan bu çalışmada Kur’ân’daki davet öğretisinin temelleri, tefsir kaynaklarındaki ve 20. yüzyıldan itibaren baş gösteren ana akım-radikal İslâmcı hareketlerin ideolojisindeki yorumlarıyla birlikte araştırılmıştır. Çalışma güncel ve küresel bir sorun olan radikalleşmenin düşünce sistemini ve dayandığı bazı argümanları incelemesi yönüyle önemlidir. Ulaşılan sonuçlara göre Kur’ân’da yer alan davet öğretisinin temelindeki hayra davet ve iyiliği emredip kötülükten menetme konusu keyfî yorum ve istismarlara açıktır. İyiliğin ölçüsü akla ve şeriata göre güzel olma şeklinde belirlenmiş olsa da ideolojiler ölçü alınınca tanımlamalar değişebilmektedir. Kur’ân’dan anlaşıldığı üzere Müslümanlar arasındaki davetin temel amacı ümmetin birliğinin sağlanması ve sulhdur. Sulh evrensel davetin de temel amaçlarındandır. Reformist ana akım İslâmcı hareketler daveti siyasete çekerek faaliyetlerini ulûhiyete yani Allah’ın egemenliğini sosyalsiyasal her alanda kabul etmeye çağrı merkezinde yürütmüştür. Bu ana akımlardan kopan devrimci radikal hareketler ise daveti, tebliğ ve irşat alanından, insanları İslâm dinine boyun eğdirmek için savaşma anlamındaki bir cihat alanına çekmişlerdir. Bu durum, davet faaliyetlerinde insanlığa vadedilen sulhu sağlamadığı gibi düşmanlık ve şiddeti de körüklemektedir. Bu nedenle, davet görevini, aşırı ideolojilerden uzak olarak yetişmiş yetkili kimselerin, akıl ve kalplere hitap eden yumuşak yollarla yapması gerekmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2667-5544
dc.date.accessioned2026-10-20T15:44:16.426171945Z
dc.date.available2026-10-20T15:44:16.426171945Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25233
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleTurkish Studies- Comparative Religious Studies
dspace.entity.typeJournal