Bu dergideki yayınlar

9 →
  • ArticleYayıncıda açık erişim2025
    Gündelik Hayat Teorisi Işığında Distopik Bir Romanın Eleştirisi: Abus

    Akça, Nesime Ceyhan; Çoştu, Mehmet Davut

    Bu çalışmada, distopik bir roman olan Abus etrafında “Gündelik Hayat Teorisi”nin izleri aranacaktır. Tüm dünyada ütopyanın karşıtı olarak 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmaya başlayan distopyalar, toplumların gelecekte karşılaşabileceği muhtemel olumsuzlukları önceden haber verme işlevi görür. Tüm değerlerin unutturulduğu, selamlaşmanın dahi suç kabul edildiği Abus’ta; totaliter bir rejimin baskısı altında yaşayan gündelik hayatın alışkanlıkları arasında sıradanlaşmış kötülüğü fark eden bir genç, şehirde büyük bir dönüşümü tetikler. Abuslular, içinde yaşadıkları durumun, düzenin, karmaşıklığın, rutinin farkına varmadıkları ve onu dillendirmedikleri için sıradanlığı üreten bir unsur olmuşlardır. Ancak bazı Abuslular, iktidarın halkı çeşitli aygıtlarla yönlendirip süreğen hâle getirdiği bu hayatta kendilerini yabancı hissederler. İktidarın dikkatini çekmemek için kendilerini gizlemeyi tercih eden bu kişiler, gizlenmeyi, farklı görünmeyi denerler. Eser, Abus şehri toplumunun gündelik hayatını detaylarıyla ortaya koyması sebebiyle özellikle sosyolojide “gündelik hayat teorisi” olarak geçen bakış açısını Henri Lefebvre ve Michel de Certeau’nun düşünceleriyle açıklayabileceğimiz bir özellik taşır. Bu çalışma, karşı-ütopya olarak tanımladığımız Abus adlı romanın “gündelik hayat teorisi” bağlamında metin-içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmesini amaçlar. Metin, Lefebvre’nin “direniş”, De Certeau’nun “strateji ve taktikler” kavramları eşliğinde okunacaktır. Çalışma, “gündelik hayat teorisi”nin edebî bir eserin çözümlenmesinde kullanılmasına dair ülkemizdeki az sayıda örneklerdendir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2025
    Ahmet Vefik Paşa ve Teodor Kasap’ın L’Avare Uyarlamaları

    Sahin, Can

    Uyarlama, kaynak metin toplumunun hayat tarzının, kültürünün, adet ve göreneklerinin hedef topluma göre dönüştürülmesidir. Modernleşme dönemi oyun tercümelerinde uyarlama yöntemine pek çok işlev yüklenerek sıkça başvurulmuştur. Bu oyunlar arasında en fazla uyarlananlar Molière’in oyunlarıdır. Molière’in komedileri 1840’lardan itibaren ilkin azınlıklar eliyle ve uyarlama yoluyla Türkçeye aktarılarak sahnelenir. Molière’in oyunlarını Türkçeye çeviren ya da uyarlayanlar arasında Ahmet Vefik Paşa ve Teodor Kasap isimleri öne çıkmaktadır. Yazarın 1669 yılında yayımladığı beş perdeden oluşan L’Avare adlı komedisi Türkçeye ilk olarak 1869’ta Ahmet Vefik Paşa tarafından, Azarya adıyla, 1873’te de Teodor Kasap tarafından, Pinti Hamit adıyla uyarlanmıştır. Bu çalışmada Molière’in L’Avare adlı komedisinin Ahmet Vefik Paşa ve Teodor Kasap tarafından uyarlanması sürecinde oluşan farklılıkların ortaya konulması amaçlanmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2024
    Orhun Türkçesi ile Mu’înüʼl-Mürîd’in Dili Arasında Mukayeseli Bir Gramer İncelemesi

    Üstün, Mehmet Cihat

    Harezm bölgesi, Oğuz ve Kıpçak boyları ile bazı göçebe Türk ailelerinin bölgeye göç etmesiyle 11 ve 12. yüzyıllarda Türklerin yerleşim yeri haline gelmiş, bu göçler neticesinde bölge Türkleşmiştir. Farklı Türk boylarının Harezm bölgesinde bir araya gelmesiyle yeni bir yazı dili ortaya çıkmıştır. Harezm Türkçesi olarak adlandırılan bu yazı dili sadece Karahanlı Türkçesinin klasik bir devamı olmakla kalmayıp aynı zamanda Oğuz ve Kıpçak Türkçesinin dil özelliklerini de içermektedir. Bu niteliğinden ötürü Harezm Türkçesi müşterek Orta Asya edebi dili olarak adlandırılmaktadır. Harezm bölgesinde bu edebi dil ile çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Bunlardan birisi de İslami konuları içeren Mu’înü’l-Mürîd’dir. Harezm Türkçesinin teşekkülünde önemli rol oynayan Doğu, Batı ve Kuzey Türk lehçelerinin izlerini Mu’înü’l-Mürîd’de tespit etmek mümkündür. Bunu ortaya koymak için bu çalışmada Orhun Türkçesinin sesbilgisi, biçim bilgisi ve söz varlığı unsurları Eski Türk Yazıtlarından yaklaşık altı yüz yıl sonra yazılan Mu’inü’l-Mürid ile mukayese edilmiştir. Böylece, Türk dilinin gelişim seyri ile Türk dilinin kökleri arasındaki bağlantı örneklerle ortaya konulmuştur.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2024
    Marginalized Visibility: Exploring Magical Realism and Social Injustice in If You Could See the Sun

    Ozbay, Emrah

    This study examines the theme of invisibility in Ann Liang’s novel If You Could See the Sun, focusing on protagonist Alice’s struggle against marginalization. Set in the elite environment of Airington, a prestigious school in Beijing, Alice contends with significant socioeconomic disparities between herself and her affluent classmates. The novel employs the device of magical realism, particularly through Alice’s unique ability to become invisible, to explore themes of invisibility and marginalization. This seemingly fantastical power serves as a metaphor for Alice’s feelings of being unseen and undervalued in a world dominated by privilege. By analysing Alice’s initial use of her invisibility for financial gain and her subsequent journey towards self-acceptance and empowerment, this study aims to enlighten the complex relationship between her marginalized status and her transformation. If You Could See the Sun not only depicts the personal growth of a young girl but also offers a commentary on the social and psychological impacts of marginalization, enriched by the novel’s adept use of magical realism.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2024
    Didem Madak Şiirinde Dişil Yazının İzleri: Kadınlık, Bellek, Beden ve Dilin Çok Katmanlı Temsili

    Aydınalp, Esra Başak

    Bu çalışmada, Didem Madak'ın şiirleri, dişil yazı kuramı çerçevesinde derinlemesine incelenmiştir. Dişil yazı, kadınların ataerkil dil yapılarını sorgulayarak kendi deneyimlerini özgün bir şekilde ifade etmelerini sağlayan bir yazı biçimi olarak tanımlanır. Hélène Cixous(1975), Luce Irigaray (1977) ve Julia Kristeva (1974) gibi feminist teorisyenler tarafından geliştirilen bu kuram, Madak’ın şiirlerinde kendine güçlü bir yer bulur. Madak’ın şiirlerinde beden, sadece fiziksel bir varlık değil, aynı zamanda toplumsal, psikolojik ve sembolik anlamlar taşıyan, sürekli dönüşüm ve başkalaşım süreci içinde olan bir varlık olarak ele alınır. Beden, bireysel ve toplumsal belleğin taşıyıcısıdır; bu bağlamda, Madak’ın şiirlerinde beden, geçmiş travmaların ve deneyimlerin izlerini taşıyan bir alan olarak işlenir. Örneğin, Ah'lar Ağacı (2002) ve Grapon Kağıtları (2000) gibi şiirlerinde, bedenin sınırları zorlanarak, toplumsal normlarla sıkışmış bir kadınlık deneyimi şiirsel olarak ifade edilir. Dil, Madak’ın şiirlerinde merkezi bir rol oynar ve geleneksel anlam yapılarını sorgulayan bir araç olarak kullanılır. Madak, dilin sabit ve otoriter yapısını ironi, kelime oyunları ve yapısöküm yaklaşımı aracılığıyla kırar. Bu dilsel oyunlar, dişil yazının çok katmanlı yapısıyla uyum içindedir. Pulbiber Mahallesi (2007) gibi şiirlerde dil, anlamın sabitlenmesini reddeder ve çok katmanlı bir anlam dünyası yaratır. Toplumsal cinsiyet ve kadınlık deneyimi, Madak’ın şiirlerinde sadece tematik bir unsur olarak değil, aynı zamanda dilsel bir eleştiri aracı olarak da işlenir. Madak, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini sorgularken, bu rollerin dildeki temsilini de yeniden yorumlar. Kadınlık deneyimi, onun şiirlerinde bireysel bir hikâye olmaktan çıkıp evrensel bir tema haline gelir. Ah'lar Ağacı ve Grapon Kağıtları şiirleri, kadınlık deneyiminin dil aracılığıyla nasıl evrenselleştirilebileceğini gösteren örneklerdir. Sonuç olarak, Didem Madak’ın şiirleri, dişil yazı kuramı bağlamında bedenin, belleğin, dilin ve toplumsal cinsiyetin çok katmanlı temsillerini sunar. Madak, dişil yazının sunduğu yapısöküm yaklaşımıyla ele alındığında, çok sesli ve özgürleştirici dili kullanarak, kadınlık deneyimini derinlemesine işleyen bir anlatı oluşturur. Şiirlerinde toplumsal cinsiyetin dildeki temsilini sorgulayan ve yeniden inşa eden Madak, Türk edebiyatında dişil yazının güçlü bir temsilcisi olarak öne çıkar. Bu bağlamda, Didem Madak’ın şiirleri, kadınların sesi ve deneyimini merkeze alarak, dişil yazının dilsel ve tematik zenginliğini Türk edebiyatında etkileyici bir şekilde yansıtır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2024
    Gayri Resmi Hurrem Oyunu Üzerine Yeni Tarihselci Bir Okuma

    Sahin, Can

    1980 sonrası Türk tiyatro edebiyatının önemli dram yazarlarından Özen Yula, resmi tarihle hesaplaşma içerisinde tarihi kişilikleri konu edindiği oyunlarıyla tanınmaktadır. Bu çalışmada Yula’nın Gayri Resmi Hurrem oyununun Yeni Tarihselcilik kuramı bağlamında çözümlemesi yapılmıştır. Yeni Eleştiri ve Yapıbozumculuk gibi biçimci eleştirilere tepki olarak ortaya çıkan Yeni Tarihselcilik kuramı, aynı döneme ait edebî olan ve olmayan metinlerin paralel okunmasına dayanan bir edebiyat eleştirisidir. Bu çalışmada Gayri Resmi Hurrem tiyatrosu ve o dönemi anlatan tarih kitapları Yeni Tarihselcilik kuramı bağlamında paralel bir okumaya tabi tutulmuştur. Postmodern anlayışla kaleme alınan oyun Hürrem Sultan’ın hayatına dair resmi tarihte yer alan klişe ve kalıp yargıların kendi ağzından sorgulaması üzerinedir. Oyun, tarihi bir kişiliğin hayatındaki bazı kesitlerin masal tarzı bir kurgu ile yeniden yazılmasıdır. Yula’nın Gayri Resmi Hurrem oyunuyla resmi söylemi sorgulamaya tabi tuttuğu, tarihsel gerçeklikleri tartışmalı hâle getirip yeniden düşünmeye davet ettiği, tarihi yapıbozuma uğrattığı söylenebilir. Yula, okuru ve izleyiciyi doğru bildiği birtakım tarihsel gerçekliklere şüphe ve ihtiyatla yaklaşmaya davet eder. Gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği bu oyunda tarihin kurgusallığı ve metinselliği vurgulanır. Oyuna dâhil edilen ve tarihsel gerçekliği olmayan kurgusal eklentiler tarihi metinlerin yazımındaki öznelliğe dikkati çekmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2022
    Türkiye Türkçesi Ağızlarında Hayvanlarla İlişkilendirilen Meyve Adları

    Sağır, Can

    Türkiye Türkçesi ağızları üzerine yapılan araştırma ve derleme çalışmaları sayesinde yurdumuzun farklı bölgelerinde kullanılan ve yazıya geçirilmemiş pek çok sözcük toplanmıştır. 1932- 60 yılları arasında Türk Dil Kurumu bünyesinde oluşturulan ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde halk ağızlarından derlenmiş olan sözcükleri barındıran Derleme Sözlüğü, Türkiye Türkçesi ağızlarına dair en kapsamlı araştırma olmasının yanı sıra Türk kültürünü ve zengin söz varlığını yansıtması bakımından da oldukça kıymetli bir eserdir. Bu bakımdan da farklı disiplinlerce çalışılmaya oldukça müsaittir. Bu yapılan çalışmada Türkiye Türkçesi ağızlarındaki çeşitli benzetme ve bağdaştırmalarla hayvanlarla ilişkilendirilen meyve adları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın başında Derleme Sözlüğünde hayvanlarla ilişkilendirilen bitki adlarının tamamı taranmıştır. Bu tarama sonucunda 360’a yakın bitki adı tespit edilmiş bunlar da kendi içinde meyve adları, sebze adları, çiçek adları, ot adları, ağaç adları, tahıl/ bakla adları, yaprak/diken adları, tohum / çekirdek / filiz / tomurcuk / bitki kökü adları ve diğer bitki adları şeklinde sınıflandırılmıştır. Fakat bunların hepsini bu makalede vermek mümkün olmadığı için çalışma yalnızca meyve adları ile sınırlandırılmıştır. Meyve adları da kendi içinde; 1. Hayvan + Meyve Adıyla Kurulanlar, 2. Hayvan + Organ Adıyla Kurulanlar, 3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar ve 4. İçinde Hayvan Adı Geçenler olmak üzere dört ayrı başlık altında incelenmiştir. Bunlar arasından en fazla veri 30 madde başı ile Hayvan + Organ Adıyla Kurulan Meyve Adları’ndan elde edilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2020
    Albert Camus’da Saçma Kavramı: Sisifos’u Mutlu Düşünmek

    Aydınalp, Esra Başak

    İki dünya savaşına tanıklık eden Albert Camus’nun 1940’lı yıllarda kaleme aldığı Sisifos Söyleni yirminci yüzyılda modern insanlık durumunun “uyumsuzluğunu” ve insan varoluşunun çağlardan beri süregelen “saçmalığını1” ele alan en önemli denemelerinden biridir. Bu eserde Camus, yaşamın anlamını, dünyanın insan karşısındaki kayıtsızlığını, bu kayıtsızlığın yarattığı uyumsuzluk, yabancılaşma ve anlamsızlık hissinin başkaldırı ile aşılmasını ele alır. Bu çalışmada amaç Camus’nun Sisifos Söyleni’nde bütün detayları ile tanımladığı saçma kavramını derinlemesine incelemektir. Camus, Sisifos Söyleni’nde yaşam-ölüm ikilemi arasındaki insanın varoluş çabasını sorgular. Bu sorgulama dahilinde ölümlülüğü karşısında insanın yaşama uğraşının anlamsızlığı saçma kavramı ve duygusu ile açıklanır. Bu eserde Camus, etik bir açıdan, modern insanın amaçsız ve tekdüze varoluş şeklinin neden olduğu uyumsuzluk halini ve insanın kendine yabancılaşmasını ele alır. Edebi açıdan ise, Camus, bu yabancılaşma ve uyumsuzluk durumunun direniş ve başkaldırı ruhu ile mutlu bir varoluş olarak tasarlanabilme potansiyelini Sisifos Söyleni’nde uyumsuz kahramanın yaşama azmi ve tutkusu ile örnekler.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    Burhan Sönmez’in Labirent Adlı Eserinin Bir Yapısöküm Okuması Çağdaş Bir Metnin Sınıf-İçi Uyarlaması

    Aydınalp, Esra Başak

    Jacques Derrida 1967 yılında kaleme aldığı “Yazı ve Fark” ve “Yazıbilime Dair” adlıeserlerinde metne dair yeni bir okuma yaklaşımı geliştirmiştir. Bu yaklaşımda Derridametnin içini oyup “iz” ve “ayıram” kavramları üzerine inşa ettiği yapısöküm yaklaşımı ilebir yandan yazarın imzasını silerken öte yandan okuru metni oluşturmaya davet eder.Araştırmacının buradaki amacı, eseri unutma/anımsama, toplumsal bellek/bireysel bellek,hiç kimse/herkes, yaşam/ölüm, geçmiş/gelecek gibi hiyerarşik karşıtlıklar açısındandeğerlendirmek ve karşıtlıkların yazınsal süreçte nasıl aynada giderek kendine ve başkasınadönüşen bir kimliğin inşasında rol oynadıklarını göstermektir. Böylelikle zaman okur için,içinde yolculuk edilen bir labirente dönüşecektir. Bu labirent girildikçe çıkılamayan,çıkıldıkça yerine yenilerinin eklendiği metinlerle ve içeriklerle örülüdür. Yapılmak istenenmetni yapısöküme uğratarak bu ikili karşıtlıkların dışına taşırmak, aynı zamanda bir çağdaşmetnin labirentlerinde dolaşarak edebiyat eğitimi bağlamında yapısöküm yaklaşımıyladidaktik bir ders içeriği hazırlamaktır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2548-0502
dc.date.accessioned2026-10-20T15:44:16.478087650Z
dc.date.available2026-10-20T15:44:16.478087650Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25236
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleSöylem Filoloji Dergisi
dspace.entity.typeJournal