Bu dergideki yayınlar
9 →- ArticleYayıncıda açık erişim2025İsviçre Federal Mahkemesinin El Yazılı Vasiyetnamede İmza Şartına İlişkin 19.07.2023 Tarihli 5A_133/2023 Sayılı Kararının Değerlendirilmesi
Sayin, Ceren; Gürbüz, Elif Rumeysa
Bu çalışmada, İsviçre Federal Mahkemesi’nin 19.07.2023 tarihli 5A_133/2023 sayılı kararı incelenmektedir. Kararda, mirasbırakanın el yazılı vasiyetnamesinin başında sadece kendini tanıtmasının imza şartını karşılayıp karşılamadığı ve miras dairesine tevdi edilen zarf üzerindeki mirasbırakanın el yazısıyla yazdığı ad ve soyadının bu şartı yerine getirip getirmediği tartışılmıştır. Federal Mahkeme, kararda detaylı bir şekilde imzanın işlevi, konumu ve şekli ile ilgili eski içtihatlara atıf yaparak değerlendirmeler yapmıştır. Neticede, el yazılı vasiyetnamede mirasbırakanın yalnızca hitap niteliğinde ismini anmasının imza şartını karşılamadığına karar verilmiştir. Ayrıca kararda, zarfa büyük harflerle yazılan ad ve soyadın, vasiyetname ile zarf arasında yeterli bağlantıyı kurmadığı gerekçesi ile imzanın sahip olması gereken işlevleri taşımadığı hükme bağlanmıştır. Konuya ilişkin içtihatlar incelendiğinde, kural olarak İsviçre Federal Mahkemesi’nin ölüme bağlı tasarruflarda şekilsel katılığa riayet ettiği, şekil söz konusu olduğunda favor testamenti ilkesinin sınırlı uygulama alanı bulduğu ancak doktrinde son zamanlarda bu durumun eleştirildiği görülmektedir. Federal Mahkeme ise sıkı şekil şartlarının hafifletilmesini yargı kararlarıyla sağlamaktan ziyade bu konuyu yasama organına bırakmayı tercih etmektedir. Çalışmada, nihai olarak Federal Mahkeme ile aynı sonuca ulaşılmıştır. Bununla birlikte, ölüme bağlı tasarruflarda şekilsel katılığın hukuk güvenliğini temin etmedeki önemi dikkate alındığında, imzanın şekli ve konumu ile dış unsurların yorumlanmasında daha titiz bir inceleme yapılması gerektiği kanaatindeyiz.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024İş hukuku boyutuyla tarımda iş ve işçi bulma aracılığı
Temir, Münevver
Tarım aracısı, tarımda iş ve işçi bulma aracılığı faaliyetini yürütmek üzere Türkiye İş Kurumu tarafından izin verilen gerçek veya tüzel kişidir. Tarımda İş Aracılığı Yönetmeliği ile tarım aracılarına; işverenle sözleşme yapmak, işçilere iş, ücret ve ilgili konularda bilgi vermek, ücretlerin zamanında ödenmesini ve asgari ücretin altında olmamasını sağlamak, ulaşımın güvenli seyri için önlem alınmasını takip etmek, işçilerin konaklama yerlerinin sağlığa uygun olmasını temin etmek gibi birtakım görevler yüklenmiştir. Anılan yükümlülüklerden bazılarının gerçekçi ve makul nitelikte olmadığı söylenebilir. Ayrıca aracıların önemli bir bölümünün yasal koşulları sağlamaksızın kayıt dışı faaliyet yürüttüğü bilinmektedir. Bu yönüyle, tarımda iş ve işçi bulma aracılığı faaliyeti hukuken istenilen düzeyde değildir. Tarım aracılığında işçi, işveren ve aracı ilişkilerinin henüz hiçbir yönden esaslı bir şekilde düzenlenmemiş olması, yapılan bazı düzenlemelerin ise denetiminin olmaması, mevsimlik tarım işçileri için emniyetsiz bir çalışma hayatına sebebiyet vermektedir. Bu çalışma, tarımda iş ve işçi bulma aracılığının mevcut durumunu, yasal çerçevesini ve aracı yükümlülüklerinin mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarına etkisini iş hukuku boyutuyla açıklığa kavuşturmayı amaçlamaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Ceza Hukuku Perspektifinden "Tramvay Problemi"
Iba, Hasan
Çoğunluğun yaşama hakkı ile azınlığın yaşama hakkı arasındaki çatışmayı konu edinen tramvay problemi, deontolojik etiğin en ünlü düşünce deneylerinden birisi olup yaklaşık yarım yüzyıldır psikoloji, sinirbilim, etik ve hukuk gibi birçok farklı alanda üzerine çalışmalar yapılan önemli bir konudur. Tramvay problemi, biri deskriptif (tanımlanabilir), diğeri normatif (değerlendirilebilir) nitelikte olan iki alt problemden oluşmaktadır. Deskriptif problem, çoğunluğun yaşama hakkı ile azınlığın yaşama hakkının çatıştığı aynı nitelikteki olaylarda neden farklı değer yargılarına sahip olduğumuza ilişkin iken normatif problem, çoğunluğun yaşaması için azınlığın yaşamını kaybetmesine neden olunmasına izin verilip verilemeyeceği, verilebilecekse bunun hangi koşullarda mümkün olduğu ile ilgilidir. Yaşama hakkı, ceza hukukunun korumayı amaçladığı hukuki değerlerin başında gelmektedir; bu yüzden tramvay problemine konu ikilemlerde süjenin “nasıl davranırsam davranışım hukuka aykırı olmaz” sorusuna ceza hukukunun bir yanıt vermesi gerekir. Çoğunluğun yaşamını kaybetmesine mi izin verilecektir yoksa çoğunluğu kurtarmak için masum azınlığın yaşamını kaybetmesine neden olunmasına mı? Bu çalışmada tramvay problemi ve bu problemin ceza hukuku bakımından çözümü ele alınacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2021In the Context of the Constitutionalism the Islamic Constitutionalism Concept and the Medina Document
Keskin, Erdoğan
This study examines the idea of constitutionalism, which is a work of liberalism, as well as whether the idea of Islamic constitutionalism is possible. Indeed, constitutionalism has emerged around liberal thinkers and ideas. Therefore, the question of whether any other ideology or faith-specific constitutionalism can be mentioned is a question that is in need of answers. Another main topic addressed in the study is the Medina Document, which is expressed and evaluated by many authors as a constitution. The meaning of the concept of the Constitution, the conditions and the emergence of the period when the document was accepted; these are the points that should be evaluated in order to determine the accuracy of the authors' claims. Because the concept of constitution cannot be considered independent from constitutionalism, both the Islamic constitutionalism discourses and claims that the document is a constitution are not independent from each other. For this reason, both issues were examined together in the study.\rThe study aims to evaluate both the Islamic constitutionalism claims and the claims that the Medina Document is a constitution and to determine whether the claims are in place without leaving the core of the subject. In this context, it is not an exaggerationto state that the study aims to bring a new breath to understanding the concepts of constitutionalism and constitution.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2020Margin of Appreciation in The Decisions of the ECHR on Freedom of Expression About Turkey
Keskin, Erdoğan
The margin of appreciation is a doctrine that is not envisaged by the ECHR but is accepted in order to meet some needs in practice. The importance of the margin of appreciation is seen in establishing a balance between the understanding of sovereignty, which is thought not to be limited in any way until the 20th century, and the attempt to limit the sovereignty of states through an international control mechanism. The aim of the study is to determine the place of the margin of appreciation in the decisions made by the ECtHR regarding freedom of expression in Turkey by establishing a general opinion about the development, aims and scope of the concept. In the decisions of the court concerning freedom of expression concerning Turkey, determining the limits of the area of discretion granted to the state is important in terms of determining the scope and limits of the jurisdiction of the state regarding the limitation of freedom of expression, as well as the freedom of expression of individuals.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Review ArticleYalnız künye2018The Legislative Interpretation of Laws in the Turkish Constitutional History and its Practice
Kokusari, Ismail
This study regarding ‘legislative interpretation of laws’ consists of two main chapters. In the first chapter, the properties of this type of interpretation are analysed in the scope of considerations on ‘legislative interpretation’. In addition to this, it is included that the effects of 'supremacy of parliament' and 'separation of powers' on the 'legislative interpretation'. In the second chapter, it is given some examples for legislative interpretation from different countries, and particularly is took into consideration ‘legislative interpretation in the history of Turkish constitutional history’. Also, I added this study practical dimension, by giving some practical examples from judicial judgements and legislative decisions on the matter.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Review ArticleYalnız künye2018(Analysis of the Concept of Law)
Aktaş, Sururi
This article aims at analyzing the concept of law in terms of different perspectives. Especially it analyzes that how the concept and fenomenon of law has been the subject of cognitive activities and studied in terms of the methodologies of different disciplines such as legal philosophy, sociology of law and general theory of law. As a result, it emphasizes that law ought to be studied from different perspectives in order to comprehend the fenomenon of law truly
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2013Kiralananın devri ve kira sözleşmesinin durumu
Özdemir, Hayrunnisa
Kira sözleşmesi, günümüzün konut ihtiyacını en iyi şekildekarşılayabilmesine hizmet eden ve bu alanda en çok kullanılan birsözleşmedir. Kira sözleşmesinin kendisine fazla başvurulması sonucu, çokda ihlale açık hale gelmiştir. Kira sözleşmesi, ekonomi ile yakından ilgiliolduğundan, zaman zaman kiralayanların karşısında kiracılar zor durumadüşmüşlerdir. Sosyal devletlerde, kiracının kiralayana karşı korunmasıprensibi doğrultusunda kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılmaktadır.Bizim Borçlar Kanunumuzda da değişiklik öncesi kiracıyı zarara sokan onuyeni ev veya işyeri bulmaya iten satım kirayı bozar kuralı çerçevesindekiralayanın, kiralananı üçüncü bir kişiye devretmesi halinde yeni malikkiracının sözleşmenin müsbet ihlâlinden kaynaklanan tazminatını vererekonu çıkarması mümkündü (BK. m. 254/II). Bu kuralın adaletsizliğinigidermek amacıyla yeni değişikliklerle TBK. m. 310da satım kirayıbozmaz kuralı çerçevesinde düzenleme yapılmıştır. Çalışmamızda bukuralın içeriğini etraflıca araştırılmış, çözümler getirilmeye çalışılmıştır
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Review ArticleYalnız künye2009Geçmişten günümüze Türk hukukunda kamu görevlilerinin seçimlerde adaylığı
Döner, Ayhan
Seçim hukukunun en önemli kavramlarından biri adaylık kavramıdır. Yapılacak seçimlerde aday olmak isteyen kişiler hakkında olumlu ve olumsuz olmak üzere bazı şartlar aranmakta ve bunlara seçilebilme yeterliliği adı verilmektedir. Ancak seçilebilme yeterliliğine sahip olan fakat uğraştıkları iş ve görevleri sebebiyle görevlerinden ayrılmadıkça seçilme imkanı tanınmayan bazı kişiler bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemli grubu, devlet memurları, hakimler, savcılar, ordu mensupları gibi kendilerine genel olarak kamu görevlileri adı verilen kişiler oluşturmaktadır. Türk Hukukunda 1876 Kanunu Esasi’den başlayarak günümüze kadar kamu görevlilerinin seçimlerde adaylığı konusunda kamu görevlilerinin lehine ve aleyhine olmak üzere inişli çıkışlı bir süreç yaşanmıştır. 1982 Anayasası, toplumu depolitize etme mantığına paralel olarak, daha önceki anayasalarımızda görülmedik bir şekilde seçimlerde adaylık konusunda durumu kamu görevlilerinin aleyhine çevirmiştir. 1982 Anayasası kamu görevlilerinin demokratik hakkı olan seçilme hakkını gereksiz bir şekilde sınırlandırmaktadır. Bunun yanında, seçmenler açısından daha nitelikli ve çeşitli adaylar arasında seçimde bulunabilme imkânı da ellerinden alınmaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1301-1308 | |
| creativeworkseries.issn | 3108-4311 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:44:16.680462283Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:44:16.680462283Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25246 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |
