Erzincan ili merkez ilçesinde aile sağlığı merkezlerine başvuran 40-69 yaş arası kadınların meme kanseri taramalarına yönelik tutumları ve etkileyen faktörler

ThesisAçık Erişim

Özet

Amaç: Çalışmamızın amacı hedef popülasyondaki kadınların meme kanseri taramalarına yönelik tutumlarını, meme kanseri taramalarını yaptırmama nedenlerini ve taramaları yaptırmalarının önündeki engelleri saptamak ayrıca kadınları meme kanseri taramalarına yönlendirmede bilgilendirme yapmanın mı yoksa kişisel meme kanseri riskini bildirmenin mi daha etkili olduğunu saptamaktır. Gereç Yöntem: Araştırmamız deneysel tipte bir çalışmadır ve Erzincan ili merkez ilçesinde ikamet edip buradaki bir aile sağlığı merkezine 01.12.2022 ve 01.04.2023 tarihleri arasında başvuran 40-69 yaş arası gönüllü ve meme kanseri öyküsü olmayan 300 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara araştırmacılar tarafından literatür taranarak hazırlanan 22 soruluk bir anket ve MEKÖD (kadının meme kanseri önleme davranışlarını etkileyen faktörleri belirleme) ölçeği yüz-yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Ardından hastalar basit randomizasyon ile 2 gruba ayrılmış (tek ve çift) ve bir gruba toplam 212 kelimeden oluşan standart bir metin ile kısa bir bilgilendirme yapılmış diğer gruba ise sadece "modifiye gail risk modeli"nden elde edilen ömür boyu meme kanserine yakalanma riski yüzdesi söylenmiş ve sonrasında kanser taraması isteği açısından gruplar karşılaştırılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 53,49±8,03'tür. Kadınların düzenli olarak KKMM (Kendi kendine meme muayenesi), KMM (klinik meme muayenesi) ve mamografi taraması yaptırmama nedenlerine bakıldığında en sık neden üç grupta da bilgi eksikliğiönemini bilmeme olmuştur (sırasıyla %54,7, %54,7 ve %89,75). Katılımcıların meme kanseriyle ilgili sahip olduğu bilginin başlıca kaynağı %46 (n=138) ile hekimlerdir. Katılımcıların MEKÖD puanlarına bakıldığında düzenli meme kanseri tarama yöntemlerinden birini uygulayanlarda, evli olanlarda, meme kanseri olan arkadaşı olanlarda ve bilgi kaynağı ailesi olanlarda MEKÖD puanları anlamlı olarak daha yüksektir. Çalışma sonunda bilgilendirme yapılan grubun %40,5'i (n=41), risk düzeyi söylenen grubun %55,8'i (n=72) mamografi çektirmeyi kabul etmiştir (p=0,022). Ayrıca risk söyleme grubunda KKMM, KMM ve mamografi taramalarını yaptırma isteği bilgilendirme grubuna göre anlamlı derecede daha fazla artmıştır (hepsi p<0,001). Sonuç: Kişisel meme kanserine yakalanma riskini hastaya söyleme yönteminin daha kısa sürede uygulanabilen daha etkin bir yöntem olması açısından bilgilendirme yöntemine göre daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir.

Aim: The aim of our study is to determine the attitudes of women in the target population towards breast cancer screening, the reasons for not having breast cancer screenings and the barriers to screening, and to determine whether informing women or reporting their personal breast cancer risk is more effective in directing women to breast cancer screenings. Material method: Our research is an experimental type study and was carried out with 300 volunteer women aged between 40-69 years who resided in the central district of Erzincan and applied to a family health center here between 01.12.2022 and 01.04.2023 and had no history of breast cancer. A questionnaire with 22 questions prepared by the researchers by scanning the literature and the ASSISTS (assessing factors affecting women's breast cancer prevention behaviors) scale were applied to the participants by face-to-face interview technique. Then, the patients were divided into 2 groups (single and double) by simple randomization, and a short briefing was given to one group with a standard text consisting of a total of 212 words, and the other group was told the percentage of lifetime risk of developing breast cancer obtained from the "modified gail risk model" only. Afterwards, the groups were compared in terms of cancer screening request. Findings: The mean age of the participants was 53.49±8.03. Considering the reasons why women do not have regular BSE (breast self-examination), CBE (clinical breast examination) and mammography screening, the most common reason was lack of information in all three groups (54.7%, 54.7% and 89%, respectively, 75). Physicians are the main source of information about breast cancer of the participants with 46% (n=138). When the ASSISTS scores of the participants are examined, ASSISTS scores are significantly higher in those who apply one of the regular breast cancer screening methods, those who are married, those who have friends with breast cancer and those who have a family as a source of information. At the end of the study, 40.5% (n=41) of the informed group and 55.8% (n=72) of the group whose risk level was told agreed to have mammography (p=0.022). In addition, the desire to have BSE, CBE and mammography scans increased significantly more in the risk reporting group than in the information group (all p<0.001). xiv Conclusion: It has been determined that the method of telling the patient the risk of developing personal breast cancer is more advantageous than the information method in terms of being a more effective method that can be applied in a shorter time. Key words: Breast Neoplasms, Breast Cancer, Mammography, Secondary Prevention, Early Diagnosis of Cancer

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/27134Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.advisorDr. Öğr. Üyesi Ersan Gürsoy
dc.contributor.authorCihat Üstün
dc.date.accessioned2026-10-20T22:45:31.375773072Z
dc.date.available2026-10-20T22:45:31.375773072Z
dc.date.issued2023
dc.description.abstractAmaç: Çalışmamızın amacı hedef popülasyondaki kadınların meme kanseri taramalarına yönelik tutumlarını, meme kanseri taramalarını yaptırmama nedenlerini ve taramaları yaptırmalarının önündeki engelleri saptamak ayrıca kadınları meme kanseri taramalarına yönlendirmede bilgilendirme yapmanın mı yoksa kişisel meme kanseri riskini bildirmenin mi daha etkili olduğunu saptamaktır. Gereç Yöntem: Araştırmamız deneysel tipte bir çalışmadır ve Erzincan ili merkez ilçesinde ikamet edip buradaki bir aile sağlığı merkezine 01.12.2022 ve 01.04.2023 tarihleri arasında başvuran 40-69 yaş arası gönüllü ve meme kanseri öyküsü olmayan 300 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara araştırmacılar tarafından literatür taranarak hazırlanan 22 soruluk bir anket ve MEKÖD (kadının meme kanseri önleme davranışlarını etkileyen faktörleri belirleme) ölçeği yüz-yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Ardından hastalar basit randomizasyon ile 2 gruba ayrılmış (tek ve çift) ve bir gruba toplam 212 kelimeden oluşan standart bir metin ile kısa bir bilgilendirme yapılmış diğer gruba ise sadece "modifiye gail risk modeli"nden elde edilen ömür boyu meme kanserine yakalanma riski yüzdesi söylenmiş ve sonrasında kanser taraması isteği açısından gruplar karşılaştırılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 53,49±8,03'tür. Kadınların düzenli olarak KKMM (Kendi kendine meme muayenesi), KMM (klinik meme muayenesi) ve mamografi taraması yaptırmama nedenlerine bakıldığında en sık neden üç grupta da bilgi eksikliğiönemini bilmeme olmuştur (sırasıyla %54,7, %54,7 ve %89,75). Katılımcıların meme kanseriyle ilgili sahip olduğu bilginin başlıca kaynağı %46 (n=138) ile hekimlerdir. Katılımcıların MEKÖD puanlarına bakıldığında düzenli meme kanseri tarama yöntemlerinden birini uygulayanlarda, evli olanlarda, meme kanseri olan arkadaşı olanlarda ve bilgi kaynağı ailesi olanlarda MEKÖD puanları anlamlı olarak daha yüksektir. Çalışma sonunda bilgilendirme yapılan grubun %40,5'i (n=41), risk düzeyi söylenen grubun %55,8'i (n=72) mamografi çektirmeyi kabul etmiştir (p=0,022). Ayrıca risk söyleme grubunda KKMM, KMM ve mamografi taramalarını yaptırma isteği bilgilendirme grubuna göre anlamlı derecede daha fazla artmıştır (hepsi p<0,001). Sonuç: Kişisel meme kanserine yakalanma riskini hastaya söyleme yönteminin daha kısa sürede uygulanabilen daha etkin bir yöntem olması açısından bilgilendirme yöntemine göre daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir.tr
dc.description.abstractAim: The aim of our study is to determine the attitudes of women in the target population towards breast cancer screening, the reasons for not having breast cancer screenings and the barriers to screening, and to determine whether informing women or reporting their personal breast cancer risk is more effective in directing women to breast cancer screenings. Material method: Our research is an experimental type study and was carried out with 300 volunteer women aged between 40-69 years who resided in the central district of Erzincan and applied to a family health center here between 01.12.2022 and 01.04.2023 and had no history of breast cancer. A questionnaire with 22 questions prepared by the researchers by scanning the literature and the ASSISTS (assessing factors affecting women's breast cancer prevention behaviors) scale were applied to the participants by face-to-face interview technique. Then, the patients were divided into 2 groups (single and double) by simple randomization, and a short briefing was given to one group with a standard text consisting of a total of 212 words, and the other group was told the percentage of lifetime risk of developing breast cancer obtained from the "modified gail risk model" only. Afterwards, the groups were compared in terms of cancer screening request. Findings: The mean age of the participants was 53.49±8.03. Considering the reasons why women do not have regular BSE (breast self-examination), CBE (clinical breast examination) and mammography screening, the most common reason was lack of information in all three groups (54.7%, 54.7% and 89%, respectively, 75). Physicians are the main source of information about breast cancer of the participants with 46% (n=138). When the ASSISTS scores of the participants are examined, ASSISTS scores are significantly higher in those who apply one of the regular breast cancer screening methods, those who are married, those who have friends with breast cancer and those who have a family as a source of information. At the end of the study, 40.5% (n=41) of the informed group and 55.8% (n=72) of the group whose risk level was told agreed to have mammography (p=0.022). In addition, the desire to have BSE, CBE and mammography scans increased significantly more in the risk reporting group than in the information group (all p<0.001). xiv Conclusion: It has been determined that the method of telling the patient the risk of developing personal breast cancer is more advantageous than the information method in terms of being a more effective method that can be applied in a shorter time. Key words: Breast Neoplasms, Breast Cancer, Mammography, Secondary Prevention, Early Diagnosis of Canceren
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/27134
dc.identifier.yoktez818959
dc.language.isotr
dc.publisherErzincan Binali Yıldırım University
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectFamily health centeren
dc.subjectEarly diagnosisen
dc.subjectErzincanen
dc.subjectWomenen
dc.subjectCancer patientsen
dc.subjectMammographyen
dc.subjectBreast diseasesen
dc.subjectBreast neoplasmsen
dc.subjectAttitudesen
dc.subjectAile sağlığı merkezitr
dc.subjectErken teşhistr
dc.subjectErzincantr
dc.subjectKadınlartr
dc.subjectKanser hastalarıtr
dc.subjectMamografitr
dc.subjectMeme hastalıklarıtr
dc.subjectMeme neoplazmlarıtr
dc.subjectTutumlartr
dc.titleErzincan ili merkez ilçesinde aile sağlığı merkezlerine başvuran 40-69 yaş arası kadınların meme kanseri taramalarına yönelik tutumları ve etkileyen faktörlertr
dc.titleFamily health in the central district of Erzincan between 40-69 years applied to the centers women's breast cancer screenings attitudes towards and affecting factorsen
dc.typeThesis
dspace.entity.typePublication
rdl.oa.urlhttps://thesis.rawdatalibrary.net/thesis/erzincan-ili-merkez-ilcesinde-aile-saglg-merkezlerine-basvuran-40-69-yas/pdf