Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(2)

Birim yayınları

4 →
  • ArticleAçık Erişim2023
    Kadınların Jinekolojik Kanserler ile İlgili Farkındalık Düzeyinin Artmasında Sağlık Okuryazarlığının Etkisi Üzerine Bir Araştırma

    Karakurt, Papatya; Köse Tuncer, Sevinç

    Amaç: Araştırma kadınların jinekolojik kanserler ile ilgili farkındalık düzeyinin artmasında sağlık okuryazarlığının etkisini belirlemek için yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş, bu araştırmanın örneklemini Erzincan ili sınırları içerisinde bulunan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kadın doğum polikliniklerine herhangi bir nedenden dolayı başvuran 20-65 yaş arası 380 kadın hasta oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2022 yılı Mart ve 2022 yılı Haziran tarihleri arasında, Sosyodemografik Özelikler ve Bilgilendirme Formu, Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ve Jinekolojik Kanserler Farkındalık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde standart sapma, ortalama, yüzdelikler, sayılar ve Sperman Korelasyon Analizi yapılmıştır.Bulgular: Araştırmada kadınların üçte ikisinin 20-35 yaş grubunda yer aldığı, yaklaşık yarısının üniversite mezunu olduğu, hemen hemen dörtte üçünün çalışmadığı, %88,7’sinin PAP testi yaptırmadığı, %69,2’sinin HPV aşısını bilmediği belirlenmiştir. Kadınların Jinekolojik Kanserler Farkındalık Ölçeği puan ortalamasının 150.23±28.73 ve Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği puan ortalamasının ise 100.79±21.15 olduğu belirlenmiş olup, iki ölçek arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur.Sonuç: Kadınların, jinekolojik kanserler farkındalık ölçeği ve sağlık okryazarlığı ölçeği puan ortalaması orta düzeyin üzerinde bulunmuş olup, sağlık okuryazarlığı düzeyi arttıkça jinekolojik kanser farkındalık düzeyleri de artmaktadır. Jinekolojik kanserlerin erken tanısına yönelik bilgi düzeyleri ile kanser taramalarına katılımı artırmak için kadınların, sağlık okuryazarlık düzeylerinin artırılması yönünde girişimlerde bulunması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • ArticleAçık Erişim2022
    Investigation of the effects of distress on health practices in pregnant women

    Köse Tuncer, Sevinç; Demet

    Abstract This study was conducted to examine the effect of distress on health practices in pregnant women at 12 weeks and over of pregnancy. The universe of this descriptive study consisted of women at 12 weeks and over of pregnancy who were admitted to the Obstetrics and Gynecology Department of a City Hospital. To calculate the minimum sample size to be included in the study, the sample selection formula was used in cases where the number of elements in the universe was unknown, and it was completed with 353 pregnant women. The data of the study were collected between November 2016 and April 2017, using the "Pregnancy Info Form", "Tilburg Pregnancy Distress Scale (TPDS)" and "Health Practices in Pregnancy Questionnaire" (HPPQ). In evaluating the data, the following were used: percentage distributions, averaging, t-test, Kruskall Wallis Variance Analysis, Mann-Whitney U-test, and Correlation Analysis. There is a statistically significant, negative, and low-level correlation between the total HPPQ score, the Spousal Involvement sub-dimension, and the total TPDS score (p

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2022
    Gebelerde Distres ile Gebelikte Yakınmalar ve Yaşam Kalitesi Arasındaki İlişkisi

    Karakurt, Papatya; Köse Tuncer, Sevinç; Kasımoğlu, Necla

    Amaç: Bu araştırmada, gebelikte distres ile gebelikte yakınmalar ve yaşam kalitesi arasındaki iliş- kinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: İlişkisel tanımlayıcı nitelikte planlanan bu araştırma, Mart-Eylül 2019 tarihleri arasında, bir kamu hastanesinin gebe polikliniklerine başvuran 393 gebe ile yürütülmüştür. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Gebelikte Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği ve Tilburg Gebelikte Distres Ölçeği ile toplanmıştır. İstatistiksel değerlendirmede; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, Mann Whitney U analizi, Kruskall Wallis Analizi ve Spearman Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Gebelerin %39,4’ünün distreste olduğu belirlenmiştir. Gebelerin Tilburg Distres Ölçeği’nden aldıkları toplam puan ortalamasının 25,03 ± 8,20 ve Gebelikte Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği aldıkları toplam puan ortalamasının ise 5,89 ± 22,26 olduğu saptanmıştır. Tilburg Distres Ölçeği ile Gebelikte Yakınmalar ve Yaşam Kalitesi Ölçeği puan ortalamaları ara- sında negatif yönde düşük düzeyde bir ilişki olduğu ve gebelerdeki distres artıkça gebelikteki ola- ğan yakınmalara bağlı yaşam kalitesinin azaldığı saptanmıştır (p < ,05). Sonuç: Gebelikteki yakınmaların, yaşam kalitesi ile distres arasında ters bir ilişki olduğu, gebeler- deki distres artıkça gebelikteki olağan yakınmalara bağlı yaşam kalitesinin azaldığı belirlenmiştir. Bu sonuç doğrultusunda ebe/hemşirelerin prenatal sağlık bakım hizmetleri kapsamında gebeler- deki distresin ve olağan rahatsızların azaltılmasına yönelik girişimlere yer vermesi önerilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2021
    Knowledge and Attitudes of Nurses about Urinary Catheter and Prevention of Catheter-Associated Infections

    Karakurt, Papatya; Köse Tuncer, Sevinç; Erdinç, Arzu

    Aim: This study was undertaken to explore knowledge and attitudes of nurses about urinary catheter and prevention of catheter-associated infections. Methods: The population of this descriptive study was composed of nurses who worked at a training and research hospital in a province. The study utilized no sampling method, and 131 nurses who volunteered to join the study and were contacted were recruited for the study. The data of the study were collected using descriptive questionnaire that addressed at nurses’ sociodemographic characteristics and Catheter-Associated Urinary Tract Infections (CAUTI) between April and May 2019. In the analysis of the data; numbers, percentages, means, Mann Whitney-U test and Kruskall Wallis test were used. Results: 35.1% of the nurses were aged ≥35 years, 87.0% of them were female and 60.3% of them had undergraduate degrees. 24.4% of the participating nurses had a work-length of 6-10 years and 53.4% of them received training about catheterassociated urinary system infections. It was identified that nurses had an average score of 62.18±7.11. It was identified that such variables as age, sex, educational status, work-length did not affect nurses’ urinary catheter and catheter-associated infections. Conclusion:It was found that more than half of the participant nurses received training about catheter-associated urinary system infections and showed a high level of knowledge and attitudes about urinary catheter and prevention of catheterassociated infections. It may be recommended that the number of on-job trainings about preventing catheter-associated infections be elevated and continued.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:21:55.657928173Z
dc.date.available2026-10-21T10:21:55.657928173Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28111
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleDoğum, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalıtr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codesbf-hemsirelik-dogum-kadin-sagligi-ve-hastaliklari-hems
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\bdogum kadin sagligi ve hastaliklari hemsireligi anabilim dali\b