Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(4)

Birim yayınları

7 →
  • ArticleYalnız künye2024
    Determining the Mental Status, Sleep Quality, and Eating Behaviors of University Students During the COVID-19 Pandemic: A Cross-Sectional Study

    Şahin, Hilal; Çebi, Kadir; Yıldırım, Arzu; Hacıhasanoğlu Aşılar, Rabia

    BACKGROUND: The COVID-19 pandemic has resulted in adverse effects on individuals’ physical and mental health worldwide, with university students also being adversely affected by this process. OBJECTIVES: This research aimed to determine the mental condition, sleep quality, and eating behaviors of university students during the COVID-19 process. METHOD: This cross-sectional study was conducted with 1,065 university students. Study data were collected with an online questionnaire including a personal information form, the Depression Anxiety Stress Scale, the Pittsburgh Sleep Quality Index, and the Dutch Eating Behavior Scale. RESULTS: Students’ poor sleep quality was determined to be 69.5%. It was also determined that students’ depression and stress levels were moderate that their anxiety levels were low, their eating behaviors were generally problematic, and more than half had poor sleep quality. In addition, eating disorders and poor sleep quality increased as depression, anxiety, and stress levels increased, and eating disorders increased as poor sleep quality increased (p <.05). CONCLUSIONS: The results emphasize the importance of the strengthening of students’ mental health, particularly by improving their sleep quality and eating habits. Evidence-based interventions regarding the effects of the pandemic should be made for students under the leadership of a psychiatric nurse, and effective strategies must be developed accordingly.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Review ArticleAçık Erişim2023
    Aralıklı Orucun Obezite Tedavisindeki Yeri

    Yeşil, Esen; Karahan, Fadime Figen

    Obezite; yaşam kalitesini düşüren ve uzun süreli tıbbi müdahale gerektiren yüksek morbidite ve mortalite riskleriyle ilişkili, 21. yüzyılın en önemli toplumsal salgını olup, sıklığı yıldan yıla artan kronik bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; dünya çapında obezite prevalansı 1975-2016 arasında yaklaşık üç katına çıkmıştır. Obezitenin tıbbi beslenme tedavisinin amacı, kişiye özgü enerji kısıtlaması içeren uygun beslenme programları oluşturmaktır. Ancak günlük kalori kısıtlama diyetlerinde enerji gereksinimi her gün kısıtlandığı için diyete bağlılık düşüktür. Geleneksel günlük enerji kısıtlama modeline bir alternatif olarak aralıklı oruç, insanlar tarafından büyük ilgi görmüştür. Aralıklı oruç; yemek yeme dönemleriyle birlikte dönüşümlü olarak yemek yememe (oruç) dönemlerini de kapsayan benzersiz bir diyet stratejisini oluşturmaktadır. Aralıklı oruç modelleri; alternatif gün orucu, düzenlenmiş aralıklı oruç (5:2 yöntemi) ve zaman kısıtlı aralıklı oruç yöntemi olmak üzere 3 ana başlıkta sınıflanmaktadır. Yapılan birçok çalışmada, aralıklı orucun klasik kalori kısıtlama diyetleriyle benzer oranda ağırlık kaybı sağladığı bulunmuştur. Bu derlemede aralıklı orucun obezitenin tıbbi beslenme tedavisinde etkin olup olmadığını tartışmak amaçlanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2020
    Üniversite Öğrencilerinde Yeme Tutumu ile Uyku Kalitesi Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi

    Aşılar, Rabia H.; Yildirim, Arzu; Şahin, Hilal; Cebi, Kadir

    Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde yeme tutumu ile uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-ilişki arayıcı özellikte olan araştırma, Erzincan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi hemşirelik ve beslenme ve diyetetik bölümünde okuyan öğrencilerle (s=465) Nisan 2017 tarihinde yapılmıştır. Veriler, tanımlayıcı soru formu, Yeme Tutumu Testi-40 ve Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi ile toplanmıştır. Ayrıca öğrencilerin, boy ve kilo ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin, % 5,6’sının olası yeme bozukluğu, %60,4’ünün uyku kalitelerinin kötü olduğu saptanmıştır. Yeme Tutumu Testi-40 puan ortalaması ile Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi uyku bozukluğu alt boyutu puan ortalaması arasında, pozitif yönde çok zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç: Bu araştırmada, öğrencilerin %5,6’sının olası yeme bozukluğu gösterdiği ve yarıdan fazlasının uyku kalitelerinin kötü olduğu saptanmıştır. Bu nedenle öğrencilerde kötü uyku ve olası yeme bozukluğu gibi sorunların önlenmesi ve başa çıkılmasına yönelik sağlık profesyonelleri tarafından eğitim programları düzenlenmesi önerilmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2020
    Soya Fasulyesi Yağı ile Beslenen Koyunların Sütünde Yağ Asidi Profili ve Bazı Sağlık Lipit Endeksleri

    Genç, Nusret; Özyürek, Selçuk; Cebi, Kadir; Türkyılmaz, Doğan; Balcı, Çağrı

    Çalışmamızın amacı rasyona soya yağı ilave edilerek Akkaraman koyunlarının sütünde toplam yağ asitleri içerisinde CLA oranını ve sütteki doymamış yağ asidi oranını artırarak daha fonksiyonel bir gıda üretilmesini sağlamaktır. Çalışmada, laktasyonun erken döneminde (deneyin başında 41 ± 0.5 günde), 75 baş Akkaraman ırkı koyun (canlı ağırlık = 63,5±1,02 kg) kullanılmıştır. Birinci grup kontrol grubunu oluşturmuş diğer gruplara ise sırası ile rasyona ilave 34g/gün (SO1) ve 63g/gün soya yağı (SO2) verilmiştir. Çalışma iki hafta adaptasyon süresi ve iki hafta da çalışma süresi olmak üzere dört hafta sürmüştür. CLA oranı SO1 grubunda kontrol grubuna göre %146 ve SO2 grubunda kontrol grubuna nazaran %108 fazla orana sahiptir (p<0,001). MUFA oranı SO1 grubunda en yüksek değere sahip olmakla birlikte (p<0,01) SO2 grubunda kontrol grubu ortalamasının altında bulunmuştur. PUFA oranı ise SO2 grubunda en yüksek değere sahip olmuştur (p<0,001). Rasyondaki SO miktarı arttıkça n-6 oranı artarken n-3 oranı düşmüştür (p<0,001). Sonuç olarak çalışmamızda rasyona soya yağı katılmasının CLA oranını artırdığı, CLA oranını artırmak ve SFA:UFA oranını düşürmek için rasyona günlük 34g soya yağı katılmasının yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • ArticleAçık Erişim2020
    The Relationship Between Nutritional Behaviours and Sleep Quality in Individuals Applying to Primary Healthcare Organizations

    Ar, Arzu Yıldırım; Şahin, Hilal; Aşılar, Rabia Hacıhasanoğlu; Cebi, Kadir; Güneş, Demet

    Objective: This study aimed to determine the relationship between\rnutritional behaviours and sleep quality in individuals applying to\rprimary health care organization.\rMaterials and Methods: This descriptive and correlational study was\rconducted in September-November 2018 with individuals who applied\rto three primary care clinics in central Erzincan for various reasons\r(s=316). Data was collected using a descriptive questionnaire, the\rnutrition sub-dimension of the Healthy Lifestyle Behaviour Scale and the\rPittsburgh Sleep Quality Index. The height and weight of the individuals\rwere measured.\rResults: It was determined that 63.6% of the individuals had poor\rsleep quality and the average score of the nutrition sub-dimension\rwas determined to be 16.64±4.41. A slightly negative and significant\rrelationship was found between the total score averages of the\rPittsburgh Sleep Quality Index and nutrition sub-dimension (r=-0.196\r[95% confidence interval: (-0.297)-(-0.085)].\rConclusion: In this study, more than half of the individuals had low\rlevels of sleep quality and above-average levels of healthy nutritional\rbehaviour. It is recommended for healthcare professionals to conduct\rtraining programs towards preventing the factors that cause poor sleep\rquality and unhealthy nutritional behaviour in individuals.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2019
    A Study on Determination of Red Meat Consumption Behaviors and Preference of Imported Red Meat in Erzincan

    Yaprak, Mustafa; Özyürek, Selçuk; Cebi, Kadir; Türkyılmaz, Doğan; Dağdelen, Ülkü; Esenbuga, Nurinisa

    The aim of this study to examine consumers’ attitudes towards red meat consumption and imported meat in Erzincan province. We conducted 206 face-to-face surveys with people living in Erzincan. We found that 5% of the partıcıpants consumed red meat at least once per day, 36.7% at least once per week, 36.2% at least 2-3 times per week, 11.6% at least once per month, and 10.1% 2-3 times a month per month. Monthly income affected the red meat consumption of the consumers (p<0.05) but the region where the consumer lives (province and district) did not significantly affect red meat consumption. Monthly income affected monthly spending for red meat consumption (p<0.05). Only 5.7% of consumers prefer imported red meat. Of those who do not prefer red meat, 47.4% believe that imported red meat is unsafe, while 33.3% prefer to support domestic production. In our study, the preference for imported red meat was not affected by education level. Among the participants, 63% did not prefer sheep meat because of its unpleasant odor, 18% because of its taste, 10% were not found at all seasons, and 9% were fatty.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • ArticleAçık Erişim2018
    Süt ve Süt Ürünleri Tüketiminde Tüketici Tercihlerini Etkileyen Faktörler: Erzincan İli Örneği

    Özyürek, Selçuk; Cebi, Kadir; Türkyılmaz, Doğan

    Bu çalışmanın amacı, ilçeleri dâhil olmak üzere Erzincan ilinde ailelerin süt ve süt ürünleri tüketimalışkanlıklarını belirlemek ve bu tüketimi etkileyen demografik ve sosyo-ekonomik faktörler ile tüketicilerin sütile ilgili ön yargılarını saptamaktır. Ayrıca, Erzincan Tulum Peynirinin ilde ne derece tercih edildiğininbelirlenmesi amaçlanmıştır. Süt, peynir ve yoğurt tüketimi sırası ile %91,3, %76,9 ve %89,7 oranlarında en fazlasığır türünde tercih edilmiştir. Eğitim durumunun tüketilen peynir türü üzerinde istatistiki olarak önemli etkisitespit edilmiştir. Tüketicilerin koyun sütünden yapılan ürünleri tercih etmeme nedenlerinin başında %57 ile kokuproblemi gelmektedir. Çalışmada tüketicilerin %40’ı beyaz peynir, %28’i Erzincan Tulum Peyniri, %16’sıçökelek ve %12’si kaşar peyniri, tercih etmiştir. Satın alınan çiğ sütün %69,9’u sokak satıcıları-doğrudan üreticive %30,1’i ise pastörize-UHT süt olarak alınmaktadır. Bu durum süt üretimi ve tüketiminin kayıt altınaalınmasını zorlaştırmaktadır. Tarımsal üretimde endüstrileşmenin sağlanması ile bu problemin çözüleceği ümitedilmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:21:56.279523713Z
dc.date.available2026-10-21T10:21:56.279523713Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28118
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleToplum Beslenmesi Anabilim Dalıtr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codesbf-beslenme-toplum-beslenmesi
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\btoplum beslenmesi anabilim dali\b