Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(2)

Birim yayınları

15 →
  • ArticleAçık Erişim2025
    Assessment of the Susceptibility of Grapevine Genotypes in the Eastern Anatolia Region Genetic Resource Plot to Powdery Mildew (Erysiphe necator) Under Natural Infection Conditions

    Pinar, Hasan; Yildirim, Nalan; Bozkurt, Abdurrahim; Geçim, Tevhit

    Powdery mildew disease caused by Erysiphe necator is an economically important disease of grape varieties of the Vitis vinifera species worldwide. The use of resistant grape varieties in the control of the disease is extremely important for human and environmental health. In this study, the tolerance levels of 203 local cultivars, two tolerant (Regent and Kishmish Vatkana) and two sensitive (Karaerik and Italia) cultivars collected within the scope of the Eastern Anatolia Region Grapevine Genetic Resources Project were determined against the pathogen Erysiphe necator under natural conditions. A visual scale based on sporulation density and necrosis formation on the leaves was used for evaluation and four vines were evaluated for each genotype. The colonisation rate on the surface of the leaves was determined according to the scale values between 0-7. The severity of the disease was calculated based on the lesions on the leaves and the susceptibility of the genotypes was determined. As a result of the study, 3 of the genotypes were highly resistant (HR), 44 were resistant (R), 68 were susceptible (S) and 88 were highly susceptible (HS) in terms of powdery mildew disease severity. Among these genotypes, 50 out of 197 genotypes belonging to Vitis vinifera species and all Vitis labrusca genotypes showed tolerance below 30% in terms of disease severity. Vitis vinifera subsp. sylvestris (Sarmalık Üzüm) was classified as susceptible with a disease severity of 37.99%. In the study, V. vinifera showed more sensitivity than other species. The most resistant genotype was Izabelle-1 (3.88%) and the most susceptible genotype was Beyaz Üzüm S1 (90.07%).

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • ArticleAçık Erişim2025
    Functional Ecology of Floral Traits and Plant Pollinator Interactions in Two Endemic Scrophularia L. Species from Erzincan, Türkiye

    Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Yildirim, Nalan

    Plant–pollinator interactions are fundamental to reproductive success, yet remain understudied in the Turkish ecological context, particularly for endemic species. This study investigates pollinator diversity, behavior, and environmental influences in two rare Scrophularia L. species endemic to Erzincan, Türkiye: S. fatmae and S. erzincanica. Field observations conducted between 2019 and 2020 documented floral visitors, visitation frequency, and the role of floral morphology in guiding pollinator behavior. Climatic variables such as temperature, humidity, and wind were also analyzed in relation to pollinator activity. The high-altitude S. fatmae was visited exclusively by Bombus niveatus, which proved effective even under cold and windy conditions, whereas S. erzincanica attracted a more diverse community, including Halictus quadricinctus, Halictus sp., and Lasioglossum pauxillum, the efficiency of pollination was strongly linked to floral architecture; clustered flowers and staminodes enhanced pollinator guidance and cross-pollination. Statistical comparisons further highlighted differences in body size and foraging strategies between pollinator groups. Environmental conditions were shown to significantly limit pollinator activity, with high humidity and low temperatures reducing visitation. Additionally, unexpected warming events accelerated phenology in S. fatmae, indicating potential risks from climate change. Overall, this research provides novel insights into the functional ecology of endemic Scrophularia species, demonstrating how floral traits, pollinator behavior, and environmental variables interact to shape reproductive strategies. These findings contribute to biodiversity conservation efforts and underscore the importance of long-term monitoring under changing climatic conditions.

    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2024
    Erzincan İli-Ergan Dağı'nda Yaygın Bitki Türleri ve Topraklarındaki Mineral Elementlerin Rakımsal Değişimi

    Elverici, Mert; Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Osma, Etem; Varol, Tuğçe; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Hasbenli, Abdullah; Kiymaz, Muhammet Onur

    Bu çalışma, 2021-2022 yıllarında Erzincan il sınırları içerisinde yer alan Ergan Dağı’nın farklı yüksekliklerinde yetişen 30 bitki türü ile yapılmıştır. Bunun için 1500 m yükseklikte (Glaucium leiocarpum Boiss., Alcea calvertii, Genista aucheri, Astragalus ornithopodioides, Anchusa leptophylla, Linum mucronatum, Euphorbia virgata) 2000 m’de (Genista aucheri, Hypericum scabrum, Tanacetum mucroniferum, Barbarea auriculata, Onobrychis cornuta, Inula oculus-christi, Euphorbia virgata, Globularia trichosantha) 2500 m’de (Aster alpinus, Lallemantia canescens, Scutellaria orientalis, Dianthus orientalis, Coronilla orientalis, Campanula tridentata, Crepis armena, Anthemis cretica, Euphorbia petrophila, Papaver fugax) ve 3000 m’de (Senecio hypoleucus, Pedicularis comosa, Scorzonera sericea, Anthemis cretica, Astragalus nezaketiae, Papaver fugax, Campanula tridentata, Senecio hypoleucus, Hedysarum erythroleucum) olacak şekilde farklı rakımlardan toplanan bitkiler ve yetiştikleri topraklarda mineral elementlerin konsantrasyonu belirlenmiştir. Toplanan bitki (kök, yaprak, çiçek) ve toprak örnekleri ön işlemlerden geçirildikten sonra ICP-MS cihazında analiz edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirilerek, rakımlar arasındaki farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yükselti arttıkça topraktaki elementlerin genel olarak azaldığı görülmüştür.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2023
    Doğu Anadolu Bölgesinde (Türkiye) Yayılış Gösteren Scrophularia erzincanica ve Scrophularia fatmae (Scrophulariaceae) Popülasyonlarının Genetik Çeşitlilik Analizleri

    Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Yildirim, Nalan

    Scrophularia fatmae Kandemir & İlhan ve Scrophularia erzincanica R.R. Mill (Scrophulariaceae) Erzincan/Türkiye'ye özgü endemik türlerdir. S. erzincanica ve S. fatmae'de ki IUCN kategorileri sırasıyla EN ve CR'dir. Bu çalışmada, ISSR belirteçlerini kullanarak Erzincan'daki üç S. erzincanica popülasyonunun ve iki S. fatmae popülasyonunun genetik varyasyon seviyelerini ve genetik yapısı araştırılmıştır. Bu amaçla 10 primer, 75 bireyden oluşan beş popülasyondan 104'ü (%89.6) polimorfik olmak üzere toplam 116 bandı amplifiye edildi. UPGMA küme analizi, genetik varyasyonlar ve coğrafi mesafeler arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Alpin bölgesine uyum sağlamış olan S. fatmae'nin yayılış alanı ve populasyon büyüklüğü daha küçüktür. Ek olarak, S. fatmae'nin kendi kendine tozlaşma eğilimi daha yüksektir. S. erzincanica daha büyük bir popülasyona sahiptir. S. erzincanica ve S. fatmae'de etkili tozlayıcı sayısı sırasıyla üç ve birdir. Bu sebeplerin de katkısı ve araştırma sonuçlarına göre S. fatmae ve S. erzincanica türleri karşılaştırıldığında S. erzincanica'da genetik çeşitliliğin daha fazla olduğu görülmektedir. Bu çalışma sonucunda elde edilen genetik veriler, S. erzincanica ve S. fatmae türlerinin yanı sıra diğer nadir ve tehlike altındaki bitki türleri için koruma stratejilerinin geliştirilmesinde kullanılabilir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2023
    Ergan Dağı’nın Farklı Yükseltilerinde Yaygın Olarak Yetişen Bitkilerde Ağır Metal (Ba, Cd, Co, Cr, Pb) Birikiminin Belirlenmesi

    Elverici, Mert; Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Osma, Etem; Varol, Tuğçe; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Hasbenli, Abdullah; Kiymaz, Muhammet Onur; Akverdi, Aysel

    Bu çalışma, Erzincan il sınırları içerisinde yer alan Ergan Dağı’nın farklı yüksekliklerinde yetişen yaygın 30 bitki türü ile yapılmıştır. Çalışma kapsamında 1500 m, 2000 m, 2500 m ve 3000 m olmak üzere farklı yüksekliklerden toplanan bitkilerde ve yetiştikleri topraklarda metal (Cd, Cr, Pb, Co, Ba) konsantrasyonları tespit edilmiştir. Toplanan bitkilerin çiçek, yaprak ve kök ile yetiştikleri topraklar laboratuvarda ön işlemlerden geçirilmiştir. Hazır hale getirilen örneklerde metal konsantrasyonları ICP-MS’te analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bitki ve toprağa ait metal verileri istatistiksel olarak değerlendirilerek, her bir metal için rakımlar arasındaki farklılıklar belirlenmiştir. Çalışmada Cd ve Pb konsantrasyonunun 2500 m yetişen bitkilerde ve topraklarda yüksek olduğu belirlenmiştir. İlave olarak, Turanecio hypochionaeus ve Crepis armena türlerinin bünyesinde kadmiyum metalini toprağa göre daha fazla biriktirdiği ve bazı türlerin biyomonitor özelliğe sahip olduğu anlaşılmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2023
    Erzincan ve çevresinde yayılış gösteren Astragalus L. türlerinin genetik çeşitliliğinin ISSR yöntemi ile belirlenmesi

    Yildirim, Nalan; Dağ, Engin; Korkmaz, Mustafa

    Bu çalışmada, 2021 yılının vejetasyon döneminde Erzincan’daki 42 farklı lokaliteden Astragalus L. cinsine ait bitki örnekleri toplanmıştır. Yapılan bitki tayini çalışmaları sonucunda 12 takson (A. pennatulus, A. compactus, A. aduncus, A. xylobasis, A. angustifolius subsp. angustifolius, A. karamasicus,A. kurdicus, A. cancellatus, A. eriocephalus subsp. eriocephalus, A. lycius, A. microcephalus, A. lagurus) belirlenmiştir. Bunlardan 3’ü (Astragalus pennatulus, Astragalus karamasicus, Astragalus lycius) endemiktir. Belirlenen türler arasındaki genetik ilişkiler ISSR moleküler markırları ile araştırılmıştır. ISSR (kısa dizi tekrarları arası) yönteminde 16 primer (UBC868, UBC817, UBC807, UBC812, UBC816, UBC825, UBC824, UBC830, UBC836, UBC840, UBC848, UBC855, UBS856, UBC841, UBC842, UBC61) kullanılmıştır. PCR sonuçlarına gore, çalışılan primerler 100-2000 bç uzunluğunda bantlar vermiştir. ISSR primerlerine göre polimorfizm % 90.8 hesaplanmıştır. ISSR verileri ile UPGMA yöntemi kullanılarak dendrogramlar oluşturulmuştur. En yüksek genetik benzerlik A. kurdicus ile A. angustifolius supsp angustifolius taksonları arasında gözlenirken, en düşük genetik benzerlik A. angustifolius subsp angustifolius ile A. pennatulus taksonları arasında gözlenmiştir. Çalışılan bu markerlar Astragalus türleri arasındaki genetik benzerliği karakterize etmede uygun markırlar olduğunu ortaya çıkarmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • ArticleAçık Erişim2023
    Healing Effect of Ascorbic Acid against Genetic and Epigenetic Changes Caused by Pendimethalin in Wheat

    Yildirim, Nalan; Dartar, Muhammed Semih

    Because of the increasing need for agricultural products in the world, the use of pesticides, which are used to increase yield, is increasing day by day. Herbicides constitute a large part of the total amount of pesticides used, such as 20%. It is known that herbicides have toxic effects and irreversibly disrupt DNA and gene expression. Pendimethalin is a widely used herbicide against weeds in the production of grains, legumes, and vegetables. Ascorbic acid has an antioxidant effect. Molecular markers are frequently used to determine genotoxic and mutagenic effects at the DNA level. It was aimed to determine the curative effect of ascorbic acid on the negative effects of pendimethalin. IRAP and ISSR molecular markers were used. It was found that the GTS ratio decreased as a result of increasing the dose of pendimethalin applied in wheat, resulting in DNA damage and the positive effect of applied ascorbic acid on DNA damage.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2021
    Determination of genetic divergence in some bread wheat varieties by IRAP and ISSR analyses

    Olgun, Murat; Ayter, Nazife Gozde; Agar, Guleray; Basçıftçı, Zekıye Budak; Yildirim, Nalan; Sunar, Serap

    In this study, it was aimed to detect the differences of genotypes through the measurement of genetic distancein bread wheat (Triticum aestivum L.) genotypes. The genetic diversity of 12 bread wheat genotypes (Bozkır,Harmankaya 99, Altay 2000, Yıldırım, Bezostaja 1, Ahmetağa, Müfitbey, Aldane, Es 26, Alperbey, Atay 85 adEraybey) was examined through ISSR and IRAP techniques. As fast molecular techniques, ISSR and IRAP methodscan be effectively included in breeding programs both for genetic exploration and evaluation and for the protection ofelite breeding and production materials. 12 genotypes were classified into two main clusters in the dendrogramproduced by using the ISSR and IRAP markers. While Cluster I included Bozkır, Harmankaya 99, Altay 2000 andYıldırım, cluster II included Bezostaja 1, Ahmetağa, Müfitbey, Aldane, Es 26, Alperbey, Atay 85 and Eraybey.Furthermore, the results obtained in this study indicated that ISSR and IRAP methods were effective for the definitionof bread wheat genotypes.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • ArticleYalnız künye2020
    Sürek Sıracaotu [Scrophularia erzincanica R.R.Mill (Scrophulariaceae)]’nunPolinatörleri ve Zararlı Böcekleri Üzerine Bir Araştırma

    Bekdemir, Mehmet; Kandemir, Ali; Kılıç, Engin; Yildiz, Faruk; Türkoğlu, Halil İbrahim; Yildirim, Nalan

    Bu çalışma Erzincan’a özgü ve aromatik özelliğe sahip Scrophularia erzincanica R.R.Mill(Scrophulariaceae) türünün polinatörlerini belirlemek üzere 2019-2020 Nisan-Haziran aylarıarasında yürütülmüştür. Polinatörlerin yanında, türe zarar verdiği görülen diğer böcekçeşitleri de tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda Halictus quadricinctus Fabricius(Halictidae) ve Halictus pauxillus Schnck. (Halictidae) türlerinin S. erzincanica için temelpolinatörler olduğu anlaşılmıştır. Eristalis tenax L. (Syrphidae) ve Eristalinus taeniopsWiedemann (Syrphidae) türlerinin ise ikinci derece polinatörü olduğu belirlenmiştir. BazıColeoptera ve Lepidoptera türlerinin ise larva ve erginlerinin S. erzincanica’nın değişikkısımlarına zarar verdikleri gözlenmiştir. S. erzincanica için en önemli iki zararlınınColeoptera takımından Gymnetron villosulum Gyllenhal ve Cionus hortulanus Geoffroyolduğu belirlenmiştir. Bu zararlıların özellikle meyvelere zarar verdiği görülmüştür. Ayrıcabazı predatör böceklerin de bitkiyi konak olarak kullandığı ve bitkiden nektar almak veyadeğişik amaçlar için gelen böcekleri avlamayı amaçladıkları gözlenmiştir. Türün yetişmeortamlarında polinatör ve zararlı olduğu bilinen fakat S. erzincanica ile doğrudan bir ilişkisibulunmayan farklı böcek takımlarına ait başka böcek taksonları da tespit edilmiştir.Çalışmada tespit edilen bu taksonlardan da söz edilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • ArticleYalnız künye2020
    A new species of the genus Trombidium (Acari: Trombidioidea) parasitic on a spider species in Turkey

    Elverici, Mert; Sevsay, Sevgi; Buğa, Evren

    Trombidium demirsoyi sp. nov. Sevsay and Buğa is described andillustrated from larvae collected as ectoparasites on Zodarion thoni Nosek, 1905 and off-host from the soil in ÇanakkaleProvince, Turkey. This is the first record of a species of the spider familyZodariidae as a host for an ectoparasitic larva of a Trombidium Fabricius species.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:21:59.212261142Z
dc.date.available2026-10-21T10:21:59.212261142Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28137
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleGenel Biyoloji Anabilim Dalıtr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codefef-biyoloji-genel-biyoloji
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\bgenel biyoloji anabilim dali\b