Araştırmacılar(3)

Birim yayınları

13 →
  • ArticleAçık Erişim2025
    An Evaluation of Glass Votive Beads at the Kastabos / Hemithea Sanctuary in the Context of Healing, Childbirth, and Postpartum

    Dikyol, Derya Cigir; Kaymakçi, Salih

    This study analyzes plano-convex glass beads unearthed during the 2022-2024 excavations at the Kastabos Sanctuary, located in the Carian Chersonesos, through a contextual and material-based approach guided by four key research questions. A total of 107 beads, primarily recovered from sacred architectural spaces such as the naiskos / stoa / abaton complex and Rock Cult Area 1, are dated mostly to the late 4th and 3rd centuries BCE. These non-perforated beads, lacking traces of wear or attachment, are interpreted not as decorative or functional items but as votive offerings. Their consistent morphology and color diversity-particularly dark blue, green, amber, and yellow-align with symbolic systems of the ancient Mediterranean, where blue was linked to healing and protection, and green and amber to fertility. The study argues that these objects formed part of a localized ritual tradition dedicated to Hemithea, a healing goddess rooted in Anatolia's Great Goddess cults. Stratigraphic data, architectural associations, and the absence of use-related marks support this interpretation. Comparative materials from regions such as Rhodes, Crete, and Egypt-although from different periods- exhibit symbolic similarities that situate the Kastabos assemblage within broader Eastern Mediterranean religious networks. Ultimately, this research contributes understanding the continuity of votive practices and protective ritual traditions in Anatolia and provides insights into the archaeological and historical integration of local Carian beliefs within the cultural landscape of the Hellenistic period.

  • ArticleAçık Erişim2023
    Büyükikiz kalesi

    Üngör, İbrahim

    İslahiye ve çevresi, Anadolu’nun Suriye’ye açılan stratejik bir bölgesidir. Bölge daha Tunç çağlarının başından itibaren doğal kaynakları, Anadolu’yu Suriye ve Mezopotamya’ya bağla yan önemli yol ağları ve geçitleri ile tanınan bilinen bir yer olmuştur. Anadolu’nun merkezinde Hitit Devleti’nin kurulması ve güneyinde yer alan Suriye’yi hedef alan genişleme ve sefer politikası belirlemesi ile İslahiye bölgesinin öneminin daha da arttığ ı anlaşılmaktadır. İslahiye Ovası’nın doğusunda yer alan Kartal/Kurt Dağları üzerinde bulunan Büyük İkiz Kalesi Orta Tunç Çağ ve Demir Çağ için bu anlamda önemli merkezlerden biridir. Kale; İslahiye Ovası, Amik Ovası, Kahramanmaraş ve Halep coğrafyası da d ahil bütün çevreyi kontrol edebilen stratejik bir konumdadır. Kalede yapılan incelemeler ve araştırmalar, buranın özellikle Demir Çağ’da çok önemli bir merkez olduğunu açıkça göstermektedir. Bu çalışma, Eskiçağ’da İslahiye ve çevresinin ve Büyükikiz Kalesi ’nin Anadolu, Suriye ve Mezopotamya ilişkileri açısından önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.

  • ArticleYalnız künye2021
    Erzincan İli Çayırlı İlçesinde Tespit Edilen Tarihi ve Arkeolojik Merkezlerin Değerlendirmesi

    Üngör, İbrahim; Torun, Ridvan

    1998 yılından bu güne Erzincan’da sürdürülen yüzey araştırmaları hem Erzincan tarihi hem de Doğu Anadolu’nun tarihi açısından önemli ve yeni sonuçlara ulaşmamızı sağlamıştır. Erzincan’ın doğusunda yer alan Çayırlı ilçesi konumu itibari ile bölgenin siyasi ve kültürel gelişiminde stratejik bir yerdedir. Çayırlı yüzey araştırmalarında tespit edilen arkeolojik ve tarihi merkezler, yerleşim biçim ve tarihi açısından Kuzeydoğu Anadolu ve Erzincan geneline paralel şekilde Kalkolitik Çağ’ın sonlarından başlamaktadır. Çayırlı’da İlk Tunç Çağı ile birlikte yerleşme ve kalelerin sayısında önemli artış olduğu tespit edilmiştir. Bölgenin erken dönem kültürünü ifade eden Karaz Kültürü’ne ait merkezlerinin tespit edilmiş olması ayrıca önemlidir. Yine bilimsel çalışmalarımız ile Erken Demir Çağı ve sonrasında Demir Çağı Urartu merkezlerinin tespit edilmiş olması, Urartu Devleti’nin kuzey sınırlarının ve kültürel yayılımının açıklanması açısından son derece önemli olmuştur. Çayırlı’da bulunan Sırataşlar Kalesi bunun en güzel örneklerindendir. Çayırlı ilçesine oldukça yakın olan Tercan ilçesi Çadırkaya beldesinde bulunan Çadırkaya/Pekeriç Kalesi, Demir Çağı ve Orta Çağ, Tuzla Kalesi ise Erken Demir Çağı ve Demir Çağı’nda iskân edilmiştir. Yine Orta Çağ’da Çayırlı ve çevresinin oldukça yoğun bir şekilde yerleşim gördüğü yüzey araştırmalarımızın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca Çayırlı ve çevresinin doğal ve tarihi yolların güzergâhı üzerinde olduğu önemli tespitlerimiz arasındadır. Çayırlı’nın, Erzurum üzerinden gelerek Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sahillerine kadar ulaşan yolların merkezinde yer aldığının tespit edilmiş olması önemli olmuştur.

  • ArticleYalnız künye2020
    An example to the fortresses and stepped tunnels ın the eastern pontıc region: kaledere fortressçamoluk- an archaeologıcal evaluatıon ın the lıght of new evıdence

    Kaymakçı, Salih

    Kaledere Fortress, which is located on the borders of the Çamoluk district of Giresun Province is a part of the region controlled by the Mithridatic Dynasty (281-63 BC) and this region is known as the Pontic Kingdom. Kaledere Castle, which we determined during our systematic archaeological surveys in Giresun and Giresun Island, is located in the mountainous region of Giresun province. Çamoluk district is located on the natural, historical road connecting Eastern Black Sea Region to the Eastern Anatolia Region (Erzincan-Refahiye). The fortress also has a position on the Gümüşhane-Giresun-Sivas border, which controls the road route along the Kelkit (Lykos) stream in the east-west direction. The lack of information about the Mithradates Dynasty period does not fully reflect the area of Eastern Pontus domination in this period. Archaeological and historical studies in the Eastern Black Sea Region are still inadequate. The Kaledere Fortress and the Stepped Tunnel which identified in the Çamoluk district are remarkable with the architectural remains of the Hellenistic period and belongs to Mithradates Dynasty period. When we consider that the archaeological and historical studies in the Eastern Black Sea Region are inadequate, Kaledere Fortress and the stepped tunnel are important to remedy this drawback.

  • ArticleAçık Erişim2020
    2019 yılı erzurum - erzincan illeri yüzey araştırması

    Günaşdı, Yavuz; Üngör, İbrahim; Ceylan, Alpaslan

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ile 1998 yılından itibaren Erzurum ve Erzincan illerinde yüzey araştırmaları yürütmekteyiz. Bu araştırmalar sayesinde bölge tarihine ışık tutacak önemli merkezler tespit edilmiştir. Tespit edilen merkezler arasında kaleler, höyükler, yerleşim alanları, kaya mezarları, kaya panoları, nekropoller, kurganlar, kaya basamaklı su tünelleri, maden ergitme sahaları gibi önemli yapılar yer almaktadır. Bu merkezlerden elde edilen veriler Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinin özellikle Geç Kalkolitik Çağdan itibaren yoğun bir yerleşime sahne olduğunu göstermektedir. 2019 yılında Erzurum-Erzincan illerinde yaptığımız çalışmalarda 8 kale, 2 höyük, 5 yerleşme, 4 nekropol alanı, 2 kurgan, 1 gözetleme kulesi ve 1 maden ergitme sahası kayıt altına alınmıştır.

  • ArticleAçık Erişim2019
    Kuzeydoğu anadolu’da önemli bir demir çağı merkezi: polat kalesi (kars/arpaçay)

    Üngör, İbrahim

    Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğu ucunda yer alan Kars, konumu itibari ile birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bununla birlikte Orta Asya’dan Anadolu’ya geçişler için önemli bir köprü görevi de görmüştür. Kafkasların bir parçası olan bölge, bol su kaynaklarına sahiptir. Akarsular tarafından yarılan platolar özellikle yaz yağışlarının da etkisi ile gür otlaklar açısından oldukça zengindir. Günümüzde halen hayvancılık açısından zengin olan bölge, Paleolitik Çağ’dan itibaren yerleşim görmüştür. İlk Tunç Çağı’nda hayvancılıkla geçimlerini sağlayan Karaz Kültürü insanlarının yoğun birbiçimde yerleştiği bir yer olmuştur. Bölgenin stratejik konumu ve doğal zenginlikleri MÖ 9. yüzyılda siyasi yapılanmasını tamamlayan Urartu Devleti’nin dikkatinden kaçmamıştır. Kral Menua, I. Argişti ve diğer krallar bölgeye seferler düzenlemiş ve yönetim birimleri kurarak bölgenin yönetimini ellerinde tutmuşlardır. Arpaçay ilçesinde bulunan PolatKalesi’nin bu anlamda önemli bir merkez olduğunu düşünmekteyiz.

  • ArticleYalnız künye2019
    The Mountainous Part of Giresun Province in II. Millennium BC in the Light of New Findings- Çamoluk District

    Kaymakçı, Salih

    Çamoluk district which is situated in the mountainous part of Giresun province containing our research field, is one of the area that is less researched in terms of Ancient History and Archeology.The most important factor in this,that the area has a mountainous nature and its land is covered with flora in four seasons of the year.The archaeological studies in Giresun province, founded in the borders of Eastern Black Sea Side of Black Sea Region, in which Early Bronze Age and II. Millennium cultures were existed intensely, have been made more about Giresun sea front and Giresun Island. The studies about mountainous part of the region were started in 1944 by İ.K Kökten but the knowledge was included that any accommodation units were encountered. Our research area is known as High Country in Hittite Period. In the researches made by us in Çamoluk, located in the mountainous part which we think that it can be connected with settlements belonging to Kaşka and Azzi-Hayaşa that we think they have border to mountainous part of Giresun, many important settlements belonging to II. Millennium have been reached. We know that Hittite Kingdom was established in Second Millennium B.C. in Anatolia in the curve of Kızılırmak. It is known that the settlements of Trabzon –Rize was named Hayaşa during Hittites period. However, no traces of settlements belonging to Second Millennium B.C. were found in Giresun. According to Hittite records we know that Hayasas lived in the region for some time, specifically in the interior parts of the coastline from Rize to Giresun and in the region between Erzurum-Erzincan-Bayburt. Depending on their political relations with Hittites, they sometimes enlarged their borders and impact area. Written resources of Hittites show the region inside the Azzi-Hayasa borders. Also, Kaskalar, whose traces were seen in the central Blacksea Region in Second Millennium B.C., lived in the mountainous parts of Blacksea which is now in the region of Sinop and Giresun. Kaskalar are also mentioned as the northern neighbors of Hittities in the resources. Our survey in the region brings light to the culture and history of the region in Second Millennium B.C.Our aim was to reach II. Millennium accommodation units in Çamoluk district founded in the inner part of Giresun province and composing its mountainous part and to detect road routes that these units have generated.

  • ArticleYalnız künye2017
    A new settlement belongıng to karaz- early transcaucasıan culture ın eastern black sea regıon. alucra-gavur kalesi, giresun

    Kaymakçı, Salih

    Karaz culture was an influential culture in the region that includes Transcaucasia Azerbaijan and Northwestern of Iran throughout the late chalcolithic and Early Bronze Ages. At the same time this culture spread to Black Sea Mountains in which part of eastern Black Sea region is located. Karaz culture was defined as early Transcaucasia culture and many suggestions were made about its terminology. It was also called as Kura-Aras culture. The stonewares of this culture, which were seen in Syria-Palestine in the transition stage from Early Bronze Age to Middle Bronze Age, were believed to spread the zone as a result of migration or a foreign culture. We are on the opinion that Gavur Kalesi settlement which is located in eastern Black Sea region- Giresun- Alucra is in the effect zone of stoneware of Karaz culture. We also believe that the result of ongoing Archeological surface survey in the region will reveal more accurate results about the spread of Karaz culture in the future

  • ArticleYalnız künye2016
    ERİKUA'DA STRATEJİK BİR URARTU MERKEZİ: KASIMINTIĞI KALESİ Kasımıntıgı Castle, a Strategic Urartian Center in Erikua

    Üngör, İbrahim; Özgül, Oktay

    Doğu Anadolu'nun stratejik noktalarından olan Iğdır ili, Türkiye'nin en doğusundaki ildir. Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum-Kars Platosu içinde yer alan bölge, Aras Nehri ve bu nehir boyunca Ermenistan sınırı tarafından ikiye ayrılmıştır. Iğdır ve çevresi, verimli toprağı, önemli transit yolların üzerinde bulunması, alçak bir rakım ve uygun iklim özellikleri ile eskiçağdan günümüze kadar yerleşim gören bir bölge olmuştur. Iğdır ve çevresindeki eskiçağ yerleşmeleri; höyükler, kaleler ve kaya mezarları şeklinde görülmektedir. Ovalık arazideki önemli höyükler(Melekli-Kültepe vb) daha çok merkezi otoritenin güçlü olduğu zamanlarda tarımsal üretim için kullanılmışken, yüksek dağ eteklerine yapılan kaleler, daha çok askeri ve savunma amaçlı yapılmışlardır. Yüksek yerlere inşa edilen kaleler, dönemin mimarisini yansıtmakla beraber, muhtemelen kendilerinden sonra bu bölgeye gelen Uriatri- Nairi beylikleri ve diğer konar-göçer insan toplulukları tarafından da kullanılmışlardır. Nitekim bu bilgilerimiz, keramik verileri ile de desteklenmektedir. Kalelerin ebatları o yerin stratejik durumuna ve konumuna göre değişmektedir Bu kalelerden idari ve askeri merkez olarak kullanılanları da olmuştur. Bunlar genelde 60x70 m çapında büyük kalelerdir. 5 kademeli sur yapısı ile çağının önemli kalelerinden olan Kasımıntığı Kalesi (Luhiiuni), Erikua için idari bir merkez olma özelliği taşımaktadır

  • ArticleYalnız künye2016
    Otlukbeli'nde tarihî ve arkeolojik araştırmalar

    Üngör, İbrahim; Özgül, Oktay

    Erzincan-Otlukbeli ilçesi, İlk Tunç Çağı'ndan itibaren insanoğlunun dikkatini çekmiş ve yerleşim görmüştür. Ortalama 2000 m rakımda, yüksek dağların arasında kurulmuş bir ilçedir. Bölge, su kaynakları, hayvancılık ve çayır alanları bakımından zengindir. Erzurum'dan gelen ve Aşkale, Tercan üzerinden Otlukbeli'ne, oradan da Bayburt'a ve nihayetinde Karadeniz'e ulaşan tarihî yolun merkezinde bulunmaktadır. Tarihî coğrafya açısından son derece önemli olan bu merkezde, 2001 yılına kadar tarihî ve arkeolojik anlamda detaylı bilimsel çalışmalar yapılmamıştır. 1998 yılında A. Ceylan tarafından başlatılan Doğu Anadolu Yüzey Araştırmaları kapsamında 2001 yılında Otlukbeli'nde ilk tarihî ve arkeolojik çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışma döneminde Ağamçağam Kalesi ve Turnatepe Höyük merkezlerinin tespitleri yapılmıştır. 2008 yılında G. Kozbe ve A. Ceylan başkanlığındaki ekip, Demir Çağları merkezlerinin tespiti ve incelemesi kapsamında Turnatepe'de yeniden incelemelerde bulunmuşlardır. 2014 yılında A. Ceylan'ın danışmanlığında ve Erzincan Üniversitesi'nin proje desteği ile Otlukbeli'nde detaylı çalışmalar yeniden başlatılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde İlk Tunç Çağı'ndan başlamak üzere farklı dönemleri yansıtan 13 merkez tespit edilmiştir. 2014 yılında yapılan çalışmalar bir yüksek lisans tezinde değerlendirilmiştir. 2015 yılında 6 yeni tarihî merkezin tespiti ve değerlendirilmeleri yapılmıştır. Bu merkezlerin; Tunç, Demir, Helenistik ve Orta çağlara tarihlendiği tespit edilmiştir. Otlukbeli'nde belirlediğimiz merkezlerde yapılacak kazı çalışmaları, bölgenin Eski Çağ'daki sosyoekonomik ve politik durumunu daha fazla aydınlığa kavuşturacaktır. Bu makalede Kültür Bakanlığı'nın izni ve Erzincan Üniversitesi'nin desteği ile yürütücülüğünü yaptığım Bireysel Araştırma Projesi'nin sonuçları değerlendirilmiştir

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:22:01.280250191Z
dc.date.available2026-10-21T10:22:01.280250191Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28159
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleEskiçağ Tarihitr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codefef-tarih-eskicag-tarihi
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\beskicag tarihi\b