Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(4)
Birim yayınları
10 →- Review ArticleAçık Erişim2026The Occupation of the Eastern Black Sea Region and Its Events (1916-1918) in Light of Bernt Brendemoen’s Work: An Evaluation With Oral History Witnesses
Alşan, Songül
The First World War and the fronts on which the Ottoman Empire fought are crucial for world history. Particularly in the struggles with the Russians on the Eastern Front, the region became vulnerable after the 3rd Army was virtually destroyed in the Sarıkamış Siege Operation. The Roussians carried out a swift and successful operation, advancing almost to the center of Anatolia along land and sea lines in just two years. The emigration route, which began at Batum and Hopa along the sea route, extended to Giresun, Ordu, Samsun, Bolu, Adapazarı, and Düzce, with the occupations of Artvin, Rize, and Trabzon. The land route extended generally to the plateaus of Trabzon, the forested interior of Karadağ and Hıdırnebi, and the Havza, Merzifon, Tosya, Sivas, and Gümüşhane lines. The occupation process and the state of the armies have generally been covered in academic studies, but little has been evaluated in the field of oral history. Brendemoen’s work in particular, stands to make significant contributions to this field. While the study is primarily focused on language, the freedom of subject matter covered in the 139 interviews provides significant historical insights. The work clearly identifies the Russian occupation, immigration, the relations between the peoples of the region, and the experiences of civilians. The fact that the study reaches both male and female participants, as well as generations who witnessed and heard about the war, further enhances its contribution.
- ArticleYalnız künye2022Demokrat parti’nin sanayileşme anlayışı ve uygulamalar: şeker fabrikaları, dokuma sanayileri, çimento fabrikaları, demir-çelik fabrikası
Kılavuz, Nuran
Cumhuriyetin kuruluşundan 1950 yılına kadar yönetimi elinde bulunduran Cumhuriyet Halk Partisi 1947 yılına kadar devletçi bir ekonomi politikası yürütmüştür. İkinci Dünya Savaşı’nın getirmiş olduğu ekonomik çöküntüler ve olumsuz sonuçlar nedeni ile dünyada liberal ekonomi yükselişe geçmiştir. Böylece Cumhuriyet Halk Partisi de 1947 yılından itibaren liberal ekonomiye yönelmiş fakat bunu bir devlet politikası olarak kabul etmemiştir. 1950 yılında Demokrat Parti “Yeter Söz Milletindir” sloganı ile oyların büyük çoğunluğunu alarak seçimi kazanmıştır. Demokrat Parti’nin ülke yönetimini ele alması ile Türkiye’de liberalizm bir devlet politikası haline gelmiş ve böylece özel sermaye her alanda desteklenmiştir. Demokrat Parti’nin bu politikası kendisini her alanında göstermiştir ve özel sermaye bu konuda öncü konumuna gelmiştir. Ancak Kore Savaşı’nın meydana getirdiği olumsuzluklar, 1954 yılında yaşanan döviz sıkıntıları ve Amerika Birleşik Devletleri’nden beklenen yardımların alınamaması gibi durumlar Türkiye’nin tarım odaklı liberal ekonomi anlayışının değiştirmesine neden olmuştur. Bu dönemden itibaren ağırlıklı olarak sanayi odaklı bir anlayış benimsenmiş ve döviz sıkıntısı yüzünden gerçekleştirilemeyen ithal mallar yerine yurtiçinde mevcut olan hammaddeler kolayca işlenerek iç piyasanın talepleri karşılanmaya çalışılmıştır. Bu dönemde Demokrat Parti yönetimi birçok sanayi kolunu desteklemiştir. Desteklenen bu kollardan bazıları ise; Şeker Fabrikaları, Dokuma Fabrikaları, Çimento Fabrikaları ve Demir-Çelik Fabrikalarıdır. Bu kollarda kamunun payı büyük çoğunluğu kapsamakta ve Sümerbank başta olmak üzere pek çok kamu bankası tarafından çeşitli krediler ile fonlanmışlardır. Çalışmada Demokrat Parti’nin sanayileşme anlayışı ve uygulamaları yani “şeker fabrikaları, dokuma sanayileri, çimento fabrikaları, demir-çelik fabrikası” ele alınarak nitel araştırma yöntemlerinden doküman ve belge analizi yöntemi kullanılmıştır. Böylece arşiv belgeleri ve dönemi anlatan birinci elden kaynaklar incelenerek objektif bir çalışma ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
- ArticleAçık Erişim2021Cumhuriyet dönemi siyasi partiler tarihinde bir inceleme millet partisi (1948-1977)
Kılavuz, Nuran
Siyasi partiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarındandır. Bu çerçevede 1948 de kurulan ancak bir süre sonra kapatılan, tekrar kurulan diğer partilerle birleşerek siyasi serüvenine devam eden Millet Partisi kendisini daha sonra feshetmiştir. Bu siyasi yolculuğunda renkli kişilikleri içerisinde barındıran, basına sık sık haber olan, mitinglerde kalabalıkları toplamasına rağmen bir türlü iktidar olmayan bu partinin Cumhuriyet tarihimizde önemli bir yeri vardır. Ne yazık ki yaptığı muhalefetle demokrasimizin gelişmesine katkı veren bu parti hakkında incelemeler sınırlıdır. Bugün Milliyetçi Hareket Partisi’nin atası durumunda da olan bu parti hakkında bu çalışma yapılmış ve siyasi partiler tarihine katkı yapması hedeflenmiştir.
- ArticleYalnız künye2021İran islam devrimi’ne giden süreçte rex sineması faciası ve etkileri
Kılavuz, Nuran
XX. yüzyıla girerken başta Dünya Savaşları olmak üzere Dünya Tarihi’nde büyüksiyasal manevralara neden olan olaylar yaşanmıştır. Yaşanan olaylar dünyanın; siyasi, askeri,ekonomik, kültür, sanat ve sınırlarının tümden değişmesine neden olan olaylardır. 1970’leregelindiğinde ise yaşanan olaylar silsilesinin Ortadoğu’daki en önemli halkası ise 1979 yılındakiİran İslam Devrimi olmuştur. İran İslam Devrimi, 2500 yıllık İran monarşisinin son monarkı olanŞah Muhammed Rıza Pehlevi’ye karşı Humeyni ve taraftarları tarafından verilen mücadelesonunda gerçekleşmiştir. Öte yandan Dünya Tarihi’nin birçok evresinde çeşitli devrimleryaşanmıştır. Yaşanan devrimler ise genellikle demokrasi, insan hakları ve kültürel unsurlariçeren devrimlerdir. Fakat bunların haricinde tarihte ilk kez bir halk devrimi sonucunda İslami bircumhuriyet kurulmuştur. İslami cumhuriyetin kurulması yolunda İran’da yaşanan olaylar veolayların bir halk harekâtına dönüşmesini sağlayan dönüm noktaları olmuştur. Dönümnoktalarından birisi ise İran ve Ortadoğu Tarihi için önemli bir yere sahip olan 19 Ağustos 1978tarihinde 377 kişinin yanarak can verdiği Rex Sineması Faciasıdır. Dünya Tarihi’ndeki en büyükterör saldırılarından biri olarak da kabul edilen bu facia, İran İslam Devrimi’nin gerçekleşmesinihızlandıran olaylardan birisidir. Çalışmada Pehlevi Hanedanlığı’ndan Rex Sineması Faciasınakadar İran İslam Devrimine giden süreç ele alınarak nitel araştırma yöntemlerinden doküman vebelge analizi yöntemi kullanılmıştır. Böylece arşiv belgeleri, gazeteler, hatıratlar ve dönemianlatan diğer kaynaklar incelenerek objektif bir çalışma ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
- ArticleAçık Erişim2021Açıksöz Newspaper and News About the Greek Occupation in Bursa
Kılavuz, Nuran; Tanik, Ibrahim Halil
Newspapers are among the most important media organs in transferring daily events to the public. The occupation of Anatolia after the Mondros Armistice Agreement, especially the occupation of Izmir on May 15, 1919, caused a great passion in the eyes of the public. Against these invasions, National Forces (Kuva-yı Milliye) was established through Defense of Rights and Refusal Societies (Müdafaa-yı Hukuk ve Redd-i İlhak Cemiyetleri). During this period, many media outlets in Anatolia acted to support the resistance of Anatolia against invasions. One of the most important newspapers contributing to the War of Independence is the Açıksöz newspaper, which started its publication life in Kastamonu. In this study, the developments in Bursa and its vicinity during the Greek occupation period are mentioned. These developments were evaluated within the framework of the information obtained from the Açıksöz newspaper, and at the same time, archive documents and copyright works were used. Thus, the efforts of the newspaper to fulfill an important task in a difficult period and what happened during the Greek occupation period other than official records were tried to be examined. The situations that civilians were exposed to during the occupation period, the occupiers’ policy of destruction and insult along with atrocities constitute the content of this study.
- ArticleAçık Erişim202012 eylül ara rejimi döneminde türkiye’de siyasigelişmeler (1980-1983)
Keskin, Yusuf Ziya; Akın, Gülsemin
12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında çok partili ve parçalı iktidarlara, kötü yönetilen bir ekonomi ile bu sürecin doğrudan etkilediği sosyal gerilim de eklenince, ordu için bir gelenek haline gelen darbe gecikmemiştir. 12 Eylül 1980’de darbeyi gerçekleştiren ve ülkede iktidarını kuran askeri yönetim, darbeye giden süreçteki olumsuzluklardan sorumlu gördüğü siyasetçileri ve partileri, yeni kurup devam ettirmek istediği düzenden tecrit ederek yerine yenilerini koymaya çalışmıştır. Bu süreçte diğer önemli bir hedef, yönetimi devrettikten sonra kendi dönemlerini ve uygulamalarını yargılamayacak bir iktidarı hayata geçirmek olmuştur.1982 Anayasası ve kurdurdukları partiler ile sivil siyasete etkin müdahil olmayı hedeflemişler ancak halkın sandıktan çıkardığı sonuca müdahale edememişlerdir. Bununla birlikte ordunun devlet mekanizması içerisindeki rolü, yeni tartışmalara kapı aralamıştır.
- ArticleYalnız künye2020İki darbe arası türk demokrasisi (1961-1980)
Gokcen, Salim
Türkiye’de demokrasinin kurumsallaşması, çok uzun ve sorunlu bir yolculukhikâyesidir. Bu yolda ortaya konulan çabalar ve karşılaşılan güçlükler, tek başınaTürkiye’nin geçirmiş olduğu değişim sürecini ifade etmektedir. Bu anlamda Türkdemokrasi tarihinin analitik-kuramsal bir çerçevede ele alınması gerekliliği ortayaçıkmaktadır. Çünkü “demokrasi” anlayışındaki algısal farklılıklar ve yaşanandeğişim sürecinin toplumun farklı katmanlarında bulduğu karşılık, bu tarz biryaklaşımı öne çıkarmaktadır.Hem Demokrat Parti iktidarı sırasında hem de 1960 askeri darbesi sonrasındaTürkiye çok partili siyasete geçiş sürecini devam ettirdi. Bu dönemde TürkiyeCumhuriyeti tek parti yönetimini arkasında bırakırken siyasal yelpaze genişledi veyeni eğilimler ortaya çıktı. Bunlar arasında anayasal sınırlar içinde faaliyetgöstermeyi kabul etmeyenler de vardı. 1960-1980 arasındaki dönemde ortaya çıkanbu durum siyasal kutuplaşmaya ve 1971 ve 1980 askeri müdahalelerine yol açtı. İkidarbe arasındaki bu dönem, siyasi çalkantıların ve ekonomik zorlukların yaşandığı,toplumsal gerilim, kutuplaşma ve şiddetin giderek arttığı bir dönem oldu.Çalışmamızda, 1960 askeri darbesinin ardından yapılan 1961 milletvekiliseçimlerinde hiçbir siyasi partinin tek başına hükümet kuracak sayıda milletvekiliçıkaramaması üzerine Türk demokrasisinin “koalisyon hükümetleri kültürü” iletanıştığı süreç irdelenecektir. 1961 seçimlerinden sonra sadece dört yılda dörtkoalisyon hükûmeti ortaya çıktı. Koalisyon hükümeti ve azınlık hükümeti gibikavramların ilk defa uygulanmaya başlandığı bu süreçte Türkiye’nin yaşamışolduğu iktisadi, sosyal ve siyasi değişim de incelenecektir.
- ArticleAçık Erişim2020Effects of March 12 Memorandum on Turkish Politics and State Organization
Keskin, Yusuf Ziya
The 1961 Constitution reshaped the state organization and political life. The pluralist political life that emerged with this structure has paved the way for new parties. However, the political, social and economic transformation, which accelerated after the second half of the decade, has exposed new problems in state organization and social life. Especially student incidents and worker actions have become a threat to the regime. On March 12, 1971, the chief of the General Staff and the Commanders of the Land, Sea and Air Forces were appointed to article 35 of the Turkish Armed Forces Internal Service Act and carried out the second military intervention in the history of the republic. The intervention has initiated a process that will create significant change in political structures and state organization. At the end of the decade, the increasing intra-party crises and fragmentations in the center-right and left parties have gained momentum. While the issue of amnesty of Democratic Party politicians grew the depression in the Justice Party, the disagreement in the Republican People's Party, between Ismet Inonu and Bulent Ecevit, resulted in Ecevit's resignation. The National Order Party and the Workers' Party of Turkey, which was established after the pluralism of the 1961 Constitution, were closed by the Constitutional Court. The universaldimensional understanding of freedom of the constitution, which is seen as one of the main responsibilities of the point reached, has been narrowed and the power of execution has been tried to be increased by limiting this structure of autonomous institutions. Political, social and economic rights, which are seen as a threat to the regime through the amendment slated for the constitution, have been significantly limited.Keywords: Memorandum, technocrat government, 1961 Constitution, military-politics relationship
- ArticleAçık Erişim20191923-1950 Yılları Arasında Rize’de Nüfus Yapısı
Alşan, Songül
1923-1950 yılları arası Türkiye Cumhuriyetiyeni kurulduğu için çok hassas bir dönemdir. Buyıllar arasında yapılan bütün çalışmalar genelde;iç ve dış barışa katkı sağlamanın yanındatoplumsal dönüşümün ve ekonomik kalkınmaplanlarının anaGenç Cumhuriyet, kısıtlı ama bütün gücüylekendini ülke dinamizmini canlandırmaya adarkençok ciddi bir efor sarf etmiştir. Bir yandan sosyalve ekonomik gerçekliklerin tespiti yapılırken biryandan da Anadolu’nun en ücra köşelerinevarıncaya kadar bir toplumsal dönüşümhedeflenmiştir.Rize de bu çalışmalardan payına düşenikademeli olarak alan yerlerden bir tanesidir. Rize,tarihi itibarı ile Trabzon’un bir parçası olarakkabul edilegelmiş, Çoruh Vilayet kararısonrasında Artvin ile de sınır birlikteliği uygungörülmüştür. Daha sonra bu birlikteliğe de sonverilmesinin ardından, sınırları belli özel bir ilolmuştur.Makalede, 1923-1950 yılları aralığında,T.B.M.M. faaliyetleri, Rize idari ve sosyalalanlardaki kaynaklar kullanılmıştır. Rize, budeğişkenler ışığında, nüfus dengelerinde neredennereye yol aldığı, hangi çalışmaları kendi lehinekullandığıve bu uygulamaların Rize nüfusyapısını nasıl etkilediği sorularının cevabı ortayakonulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda nüfus;Rize tarihini, mülki çalışmaları, göçler veekonomik durumu gözler önüne serebilecek birtablo ortaya konularak değerlendirilmiştir.
- ArticleYalnız künye2014The Armenian activities in Eastern Black sea during the Russian retreat between 1916 and 1918
Alşan, Songül
World War I is of great significance for the eastern Black Sea, especially during 1916-1918. Throughout these two years the region was occupied by the Russians and involved in the social, political and economic activities. These activities done for the purpose of establishing a permanent government in the region were interrupted by the Russian Revolution. As Russia was forced to focus on the internal affairs in the following period of time, the process of occupation was replaced by the retreat. This period of retreat turned out to be the time when the Armenian activities transformed into/ took the form of a massacre. The armaments left behind by the Russians in retreat was obtained by the Armenians, and in this chaotic area the Armenians did their best to repulse the Turkish folk settling across the region. This study examines the Armenian wartime activities, especially those between the years 1916 and 1918 in consideration of the local people making use of the archives.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-21T10:22:01.446688422Z | |
| dc.date.available | 2026-10-21T10:22:01.446688422Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28161 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı | tr |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | fef-tarih-turkiye-cumhuriyeti-tarihi | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \bturkiye cumhuriyeti tarihi anabilim dali\b |


