Araştırmacılar(3)
Birim yayınları
14 →- ArticleYalnız künye2025İki Şehrengiz Örneği: Ergiri ve Şam Destanları
Sıgva, Bülent; Ozyurt, Salih
Klasik Türk edebiyatında edebî tür olarak karşımıza çıkan şehrengizin farklı tanımları yapılmış olsa da genel anlamıyla şehrengizler, bir şehrin güzelliklerinin ve bu şehirde yaşayankadın-erkek güzellerinin tasvirinin yapıldığı metinler olarak ifade edilmiştir. Şehrengiz türünde mesnevi nazım şekliyle müstakil eserler yazılmakla birlikte diğer nazım şekilleri ile kaleme alınan manzumeler de bulunmaktadır. Bu çalışmada Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu’nda, Ankara, Türkiye 06 Mil Yz FB 324 arşiv numarasıyla Seyyid Nizamoğlu Divanı olarak kayıtlı el yazma içerisinde 44b-45a varaklarında yer alan “Ergiri Destanı” ve “Şam Destanı” başlıklı manzumeler Latin harflerine aktarılarak şekil ve muhteva açısından ele alınacaktır. Katalogda “Enguru Destanı” şeklinde yanlış kayıtla takdim edilen “Ergiri Destanı” ve devamındaki “Şam Destanı” Seyyid Nizamoğlu Divanı’na mukayyet bir şiir olarak telakki edilmiş olsa da Nizamoğlu’nun Divanı’nda bu şiirler yer almamaktadır. Kim tarafından yazıldığı tespit edilemeyen fakat aynı üslupla kaleme alınmış bu manzumelerin her iki şehirde de bir süre bulunmuş, tarikat müntesibi bir şair tarafından kaleme alındığı söylenebilir. Manzumelerde şehirlerin mimarisi, sosyal hayatı, beşerî özelikleri hakkında bilgiler verilmesinin yanı sıra kadın ve erkek güzellerinin tasviri de yapılmıştır. Özellikle Şam için yazılan ikinci manzumede şehrengizlerde tesadüf edilbilen müstehcen ve argo ifadeler de yer almaktadır. Bu açıdan manzumeleri şehrengiz olarak değerlendirmek mümkündür. Çalışmada da bu yöne vurgu yapan bir üslup benimsenmiştir.
- ArticleAçık Erişim2021Saints and Sufis of the First Period in Divan Poetry
Babür, Yusuf
Divan literature, a style of writing under Persian and Islamic influence, is very prescriptive. The Divan poets generally stayed within these rules but formed deep layers of meaning together with mazmun and concepts. Divan poetry, which benefits from many fields, from celestial books to astronomy, mythology to legend, miracle to superstition, and medicine to math, is also very rich in terms of individuals who have become mazmun. Some of these individuals are saints who have become famous for their events and narratives. These saints and Sufis have been the material of poetry in various aspects. Some are the result of a miracle, some are an example, some are penned with a work, some are the material of the poem because of the suitability of its name to be used with tawriye and pun. The Divan poet seeks to address the same subject with a different perspective and a new meaning. Therefore, the same name can appear in many different parables. The veli and mutas Sufis discussed in this study are those who have made a breakthrough on the path of Sufism and sect in general and have been the pioneers of the period in which they lived and the periods after them. Examples are given about the aspects of these individuals whose lives are briefly mentioned in the divans.
- ArticleYalnız künye2020Klasik türk şiirinde gayr-i islami inanç unsurlarının kullanımı
Babür, Yusuf
Çok geniş fizikî ve kültürel coğrafyaya hükmetmiş olan Osmanlı Devleti’nin öncülüğünde gelişenklasik Türk edebiyatı, varlığını uzun bir müddet devam ettirmiştir ve bu edebiyatın etkisi bugün bilehissedilir. Yaklaşık altı asırlık bir birikime sahip olan bu edebiyatta zaman içerisinde sayısız teşbihler,mecazlar ve imajlar üretilmiş, bunun bir sonucu olarak da mazmun denilen bir sistem ve kavramlakarşılaşılmıştır. Klasik Türk şiirinde kullanılan mazmunlar, şairin hayal gücü ve bilgisine bağlı olarak birhayli renkli ve zengin çağrışımlara sahip olmuştur. Divan şairlerinin büyük bir kısmı, bu noktada oldukçaözgün imajlar ortaya koyabilmiştir. Klasik Türk şiirinde farklı dinlere ait inanç unsurlarının da mazmunolarak kullanıldığını görmek mümkündür. Bu kullanımlar hem şairin kültür birikimini hem de hayal gücünügöstermek bakımından dikkat çekicidir. İslam’ın haricindeki dinlere mensup kişiler, bu dinlere ait ibadetmekânları ve simgesel ögeler, çoğu şairin kullandığı kavramlardır. Klasik Türk şiirinin kuruluş dönemindenTanzimat dönemine kadar hemen her şairin bahsi geçen kavramları kullandığını görmek mümkündür.Papazların beline bağladığı kuşak olan zünnarın bambaşka anlam ilintileriyle okuyucuya sunulduğugörülmüştür. Sevgilinin siyah saçı, rengi ve âşıkları yoldan çıkarması sebebiyle kâfir olarak ifade edilmiştir.Gönül, içinde sadece put gibi sevgilinin aşkını barındırdığı için kiliseyle irtibatlandırılmıştır. Bu çalışmada,gayr-i İslami inanışlara dair unsurlar bağlamında kullanılan kavramların izahı ve örneklendirilmesi üzerindedurulmuştur. Farklı yüzyıllarda yaşamış şairler dikkate alınmış ve bu şairlerin divanları taranmıştır. Şiirlerdegeçen gayr-ı İslami kavramlar bulunmuş ve tespit edilen bu kavramlar tasnif edilerek incelenmiştir. Bukavramların geçtiği her beyit örnek olarak ele alınmamış; farklı teşbih ve istiare içinde kullanılanlar örnekolarak ele alınmıştır.
- ArticleAçık Erişim2020Rhyme in the Diwan of Bâkî
Sıgva, Bülent; Kıran, Kübra
Rhyme that provides fluency, music and integrity of the pieces once became an indispensableelement of the poem. The alteration in pleasure and conception manifested itself in the elements of the poemas well. The viewpoints on the rhyme have changed in different eras of our literature though there aren’tsharp borders among them. The common view, though, is that rhyme adds sound, harmony and music to thepoem. In one era of our literature, they were unduly attached to the rhyme, however; they were likely todisregard it in another era. The conception of rhyme of the classical literature artists who used the languageof the poem as meticulously as to be almost perfect in some eras arouses interest. The conception of rhyme inclassical literature depends on letter basis. Coordination of the letters that form the rhyme in couplets andcooperation of the vowel points are of vital importance for the rhyme. The classical literature artists whopearly embroidered their works elaborately chose the words to form the rhyme. The aim of this work is toresearch the conception of rhyme in classical literature and to publish the way that Bâkî, an outstanding poet,used the rhyme in his diwan to the science world. The meaning of the rhyme, the letters of the rhyme, thevowel points of the letters of the rhyme and the types of rhyme have been mentioned in this study. In light ofthis information, the verse types in Bâkî’s diwan have been evaluated in terms of rhyme types, the rhymetypes have been classified under two major titles giving the ‘matla’ couplets of the verse types and the wholediwan has been scanned. During classification, evaluations have been made after every type of verse. Anoverall evaluation has been made after classification and finally the rhyme flaws in Bâkî’s diwan have beenmentioned. After the research, Bâkî’s ingenuity in the poem has been laid bare once again.
- ArticleYalnız künye2020Sadi’nin Gülistan’ında Hayvan Teşbih ve Temsilleri
Babür, Yusuf
İnsan, var olduğundan beri eşyayı ve tabiatı anlayıpanlatma gayreti içerisinde olmuştur. Bunun için,bilinenlerden hareketle bilinmeyeni anlamlandırmaya veadlandırmaya çalışmıştır. İnsanoğlu gibi hayvanlar daçeşitli özellikler ve güdülerle yaratılmıştır. İnsan,yaratılışından beri hayvanlarla iç içedir. Onlardanözelliklerine göre istifade etmiş, bir kısmından da uzakdurmuştur. İnsan, binlerce yıldır birlikte olduğu buvarlıkların neredeyse bütün özelliklerini kavramıştır.Mitolojik pek çok anlatıda hayvanlara yer vermiştir. Yenivarlıkları ve eşyayı adlandırırken ya da tanımlarken onlarıhayvanlara teşbih ederek daha anlaşılır kılmıştır. Bu hayvanteşbihleri, zamanla gelişerek belagat unsuru hâlinegelmiştir. Fars edebiyatının XIII. yüzyıldaki meşhurmüelliflerinden olan Sadi-yi Şirazi de hayat tecrübelerininükteli şekilde anlattığı Gülistan adlı eserinde bu edebîsanatlardan sıkça yararlanmıştır. Sadi, hayvanlara dairteşhis ve teşbihe pek çok örnek vermiştir. Osmanlı Klasikdönem şairleri de hayvan teşbih ve temsilleriyle süslüsayısız şiir kaleme almıştır. Öyle ki hayvanların olaykahramanı olarak kullanıldığı müstakil eserler dahi kalemealınmıştır. Bu çalışma, söz konusu verilerin ışığında çeşitlimilletlerin mitolojik anlatılarında yer alan hayvanlara dairteşbih ve temsilleri ele almıştır. Gülistan’da geçenhayvanlar tasnif edilerek başlıklandırılmış ve buhayvanların edebiyatta değinilen özelliklerindenbahsedilmiştir. Ayrıca; birer mazmun olarak kullanılan buhayvanlar hakkında divan şiirinden örnekler verilmiştir.Ardından Sadi’nin Gülistan’daki örnekleri ele alınmıştır.
- ArticleYalnız künye2019Şeyh Gâlib Divanı’nda Manzum Hikâyeler
Sıgva, Bülent
Günümüzdeki hikâye ve romanın aslı Klasik edebiyattaki mesnevilere dayanmaktadır.Çünkü hikâye ve romanlarda yer alan üç hâl kanunu yani zaman, mekân ve şahıs kadrosumesnevilerde de aynen manzum olarak yer alır. Divan edebiyatında çok eski gelenektenkaynaklanan bir husus nazmın nesirden daha ön planda olduğudur. Bundan dolayı bütünedebi türler, fıkıh, tıp, tefsir gibi eserlerde bile nesirle değil, nazımla anlatım yolu genellikletercih edilmiştir. Dolayısıyla dönemin hikâye ihtiyacı da çoğu zaman nesirle değil, nazımlakarşılanmıştır. Bunun için kafiye bulma kolaylığından dolayı ve konuyu ihata etmede enuygun nazım şekli mesnevi olmuştur. Şiir dışına çıkmak istemeyen ama hikâye anlatmakisteyen kişiler çözüm yolu olarak mesneviye başvurmuşlardır. Hüsn ü Aşk isimli tasavvufi vealegorik bir eser yazan Şeyh Gâlib de divanında mesnevi nazım şekliyle manzum hikâyelerkaleme almıştır. Hikâyelerinde nasihat verme tavrını da sergileyen Şeyh Gâlib sekiz tanemanzum hikâye kaleme almıştır. Hikâye-hikâyet başlıklarıyla da manzum hikâye yazdığınıhaber vermiştir. Bu tebliğde manzum hikâye geleneği hakkında kısaca bilgi verildikten sonraŞeyh Gâlib Divanı’nda yer alan sekiz manzum hikâye, şekil ve muhteva bakımındandeğerlendirilecektir. Hikâyelerde geçen beyitlerin bazıları günümüz Türkçesi’ne aktarılarakverilmek istenen nasihat ya da ana fikir ifade edilmeye çalışılacaktır.
- ArticleAçık Erişim2019Humorous Criticism of Elegies: Mersiye-i Gurbe of Meali
Koç, Munise
Death which is one of the life stages and various ways to express the suffering of human beings in the face of the loss of the deceased have been demonstrated in a variety of ways. The literary form of this expression is an elegy. Elegies are a kind of folk lyrics in praise of the deceased or the lost. Favours, virtues, successes and distinguishing characteristics of the lost are listed often in an exaggerated way. These poems have been composed to sultans, princes, statesmen, the religious leaders, relatives or friends as well as to lost cities. They are also elegies written to animals apart from those written to persons and places. One of them was written by the 16th century poet Meâlî. In several sources, Meâlî is described as a beardless man who was cheerful and frivolous by temperament, and it is also mentioned that those who saw him could not stop laughing. Meâlî featured satire and humor in his poems to such an extent to push the understanding of that time. Using his subtle wit and elegant intelligence, Meâlî satirized/criticized an elegy that is the literary expression of the painful experience death in his 21-stanza poem entitled “Mersiye-i Gürbe” (literally translated as “Elegy to the Cat”). He criticized the extravagant elements of the Ottoman elegiac tradition via this dead cat in a humorous and exaggerated style. The aim of the present paper is to reveal that the 21- stanza cat elegy that amuses at first is, in fact, a humorous satire/critique on the elegiac literature on the basis of classical elegiac patterns and parts.
- ArticleYalnız künye2019A Comparative Study of The Muslim and Christian Saints on Sagas and Miracles
Babür, Yusuf
The narratives of the famous saints in the Islamic world are one of the important materials of classical literature. In the Christian world, when we look at the miraculous lives of the well-known saints, we can see that many of them have been told. The life stories of saints, one of the important sources of classical Turkish literature, various works describing the lives of saints, illustrate the lives of these saints. The reason for this is to make a religious statement. Seeing similar miracles in the saints’ lives suggests the claim that these can come from the same source. In order to gather the followers or members, to keep them from loyalty to the leader of their faith and to keep them motivated or to increase their motivation, it seems that the narratives, which are frequently cited, benefit from a common source of the Prophet’s stories. At this point, it was found that Muslim and Christian saints had some similar virtues. Similar miracles have been classified. Similar events from the beginning of the related names are presented to the attention of the same subtitle. The fact that the narratives of Islam and Christian saints have such a similarity constitutes the starting point of this study.
- ArticleAçık Erişim2018Mazlûm ve yûsuf u züleyhâsı
Koç, Munise
Klasik edebiyatta şairlerin hayatları hakkında bilgi sahibiolabilmek için başta tezkireler olmak üzere birçok biyografik kaynağabaşvurulmaktadır. Bu kaynaklarda bilgi bulunamadığı zaman ise edebîeserin kendisi biyografik bilgi kaynağı olmaktadır. Klasik şiir her nekadar gelenek çerçevesinde meydana gelmiş olsa da her temasın izbırakması gibi ortaya konan eserlerde kişisel izler bulmak mümkündür.Bu ilkeden hareketle, kaynaklarda kendisi hakkında bilgibulunmayan Mazlûm mahlaslı şair hakkında elde bulunan tek eseriYûsuf u Züleyhâ adlı mesnevisinden hareketle hayat hikâyesi ortayakonulmaya çalışıldı. Eserden elde edilen bilgilere göre Mazlûm’unadının Kerîm Mîr Alî/Kerîm Mîr Mihralî, memleketinin İran’ın Sebzevarşehri olduğu; eseri 45 yaşında kaleme aldığı, İran’da bulunan Hâbûşân,Çenârân, Zûrım ve İstahr gibi yerleşim yerlerinde yaşadığıanlaşılmaktadır. Yine mesnevideki bilgilerden hareketle Mazlûm’un Şiimezhebinden olduğu tespit edilmiştir. Mesnevide açık bir şekildebelirtilmemiş olsa da eserin İranlı şair Mollâ Câmî’nin aynı adlımesnevisinin bazı farklarla serbest bir çevirisi olduğu ortayakonulmuştur.Eserden hareketle şairin biyografisi oluşturulduktan sonra eserinadı, beyit sayısı, sunulduğu kimse, telif ve istinsah tarihi, nüshaları iledüzenleniş şekli hakkında bilgi verildi.Bu çalışmada kaynaklarda kendisi hakkında bilgi bulunmayanMazlûm mahlaslı şairin ve eseri Yûsuf u Züleyhâ adlı mesnevinin Türkedebiyatına tanıtılması amaçlanmaktadır.
- ArticleYalnız künye2015Şeyh galib'in şerh-i cezire-i mesnevi'sine dair bazı tespitler
Babür, Yusuf
Mesnevi-i Manevi müellifi Mevlana Celaleddin-i Rumi (öl. 1273), özellikle Anadolu coğrafyasında yüzyıllar boyunca etkisini hissettirmiştir. Manevi nasihatlerini temsilî hikâyelerle ve Fars diliyle aktarmış olması dolayısıyla Türkçenin konuşulduğu Anadoluda, Mevlananın Mesnevisinin tercüme ve şerh edilmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu sebeple pek çok ilim erbabı ve Mevlevi şeyhi, Mesnevi üzerinde tercüme ve şerh çalışmaları yapmıştır. Bu çalışmalardan biri de Mevlevi şeyhlerinden olan Yenicevardarlı Sinaneddin Yusuf-ı Sineçak (öl. 1546) tarafından kaleme alınmıştır. Mesneviden seçilmiş tevhid içerikli beyitleri ihtiva eden, Sineçaka ait Cezire-i Mesnevi adındaki bu eser, Mevleviler arasında rağbet görmüştür. Öyleki Cezire-i Mesneviye pek çok şerhler yazılmıştır. Cezire-i Mesnevi şerhlerinin en meşhurunu ise Şeyh Galib (öl. 1799) yapmış ve bu çalışmasına Şerh-i Cezire-i Mesnevi adını vermiştir. Ancak Şerh-i Cezire-i Mesnevi hakkında bilgi veren bazı kaynaklar, bu eser hakkında birtakım yanılmalara düşmektedirler. Bu yazıyla yanılgının nedeni tespit edilmeye çalışılmış ve bu eser hakkındaki doğru bilgi verilmiştir.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-21T10:22:02.101000198Z | |
| dc.date.available | 2026-10-21T10:22:02.101000198Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28166 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Eski Türk Edebiyatı Anabilim Dalı | tr |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | fef-turk-dili-eski-turk-edebiyati | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \beski turk edebiyati anabilim dali\b |
