Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(1)

Birim yayınları

4 →
  • ArticleAçık Erişim2025
    Farklı Yaşam Olaylarında Kişilerin Algıladıkları Stres ve Dini Başa Çıkma Tarzlarının Sosyo-demografik Değişkenler Açısından İncelenmesi

    Karsli, Feyza; Begüm, Açık Yavuz

    Stres, yaşantının vazgeçilmez bir unsuru olmasına rağmen olayların stresli olarak değerlendirilmesinde bireysel farklar vardır. Bu noktada algılanan stres kavramı düşünüldüğünde kişinin o olaydan algıladığı stres düzeyi önemlidir. Kişiler stresli olarak algıladıkları farklı yaşam olaylarıyla baş ederken olumlu ya da olumsuz dini başa çıkma tarzını kullanabilirler. Bu çalışmada farklı yaşam olaylarında kişilerin algıladıkları stres ve dini başa çıkma tarzlarının stresli yaşam olayları ve demografik özellikler bakımından incelenmesi, algılanan stres ve dini baş etme tarzları arasındaki ilişkiler ve katılımcıların deneyimlediği stresli olay sayısı ve hangi yaşam olaylarını daha stresli algıladıklarının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada yaş ortalaması 25.68 (S.S. = 11.01) olan 145’i kadın (%68.1), 68’i erkek (%31.9) 213 katılımcının verileri analiz edilmiştir. Bu çalışmada nicel ve kesitsel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama araçları stresli yaşam olayları listesi, algılanan stres ölçeği ve dini başa çıkma ölçeğidir. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcıların hepsinin en az bir stresli olay deneyimlediği, çoğunluğunun bir yakının kaybı gibi manevi konuları stresli olarak algıladığı ve eğitim, gelir düzeyi ve medeni duruma bağlı olarak algılanan stres ile dini başa çıkma tarzlarının farklılaştığı bulunmuştur. Bu çalışmada yaşam olaylarına yönelik stres algısı ve dini başa çıkma tarzları, demografik özellikler açısından incelenerek bir profil çıkarılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2025
    Üniversite Öğrencilerinin Ruh Sağlığı ve Sorun Çözme Becerileri: Kuşaklararası Bağların Rolü

    Karsli, Feyza

    Kuşaklararası ilişkiler her daim önemli olmuş; deneyim ve bilgi aktarımı, dayanışma, psikolojik ve duygusal destek, sosyal bağlar, kimlik ve kültürel devamlılık, gelişim ve öğrenme gibi nice konuda sosyal varlık olan insanoğluna yol göstermiştir. Bu doğrultuda yürütülen çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin büyük ebeveynleri ile olan ilişkilerinin sorun çözme ve ruh sağlıklarına nasıl bir katkısı olabileceğini anlamaktır. Çalışmanın örneklemini yaş ortalaması 21,48 (SS = 3,28) olan 238’i kadın (%73,7) 85 erkek toplam 323 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Kişisel bilgi formunda katılımcılara cinsiyet ve yaşın haricinde büyük ebeveynleri ile geçirdikleri vakit, etkileşim tarzı ve bakım alma konusunda sorular sorularak katılımcıların büyük ebeveynleri ile olan ilişkileri değerlendirilmiştir. Bununla birlikte katılımcılara Gözden Geçirilmiş Sosyal Sorun Çözme Envanteri ile Pozitif Ruh Sağlığı Ölçeği uygulanmıştır. Çalışmanın bulguları, büyük ebeveynleri ile olumlu ilişkileri olan üniversite öğrencilerinin sorun çözme konusunda daha başarılı olduklarını, bununla birlikte ruh sağlıklarının da yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca cinsiyet ve bakım alma ile etkileşim tarzının etkileşim (interaction) etkisi de incelenmiş ancak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Sonuç olarak büyük ebeveyn torun ilişkisinde torunların sorun çözme ve ruh sağlığı açısından değerlendirildiği bu çalışmadan ulaşılan veriler alandaki çalışmalarla birlikte tartışılmış ve elde edilen sonuçların alandaki boşluğu doldurarak alana katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2024
    Sosyotelizmin Depresyon, Anksiyete, Benlik Saygısı ve Diğer Ruhsal Değişkenler ile İlişkisi

    Karsli, Feyza; Begüm, Açık Yavuz

    Amaç: Bu çalışmanın amacı sosyotelizm (phubbing), kişilerin duygu durumları, benlik saygısı, yaşam doyumu ve ruhsal bozukluk belirtilerinin düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Yöntem: Çalışmanın evrenini 18 yaş üzeri ve akıllı telefon kullanan kişiler oluşturmaktadır. Çalışmaya toplam 134 kişi katılmıştır. Veri toplama süreci hem yüzyüze hem de çevrimiçi olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları ‘’Genel Sosyotelist Olma Ölçeği’’, ‘’Pozitif ve Negatif Duygudurum Ölçeği’’, ‘’ Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği’’ ve demografik bilgilerin ve katılımcıların kendileri ve yaşamlarından memnun olma düzeylerinin değerlendiren soruların yer aldığı ‘’Kişisel Bilgi Formu’’ dur. Bulgular: Depresif belirtilerin puan ortalaması 5.84, anksiyete belirtilerinin puan ortalaması 4.60, stres belirtilerinin puan ortalaması 8.01, negatif duygu durum puan ortalaması 23.01, pozitif duygu durum puan ortalaması 34.25 ve sosyotelizm puan ortalaması 44.98 olarak belirlenmiştir. Sosyotelizm ile depresyon, anksiyete ve stres belirtilerinin düzeyi ve negatif duygu durum puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Buna ek olarak yordayıcı modele göre sosyotelizm puanları, negatif duygu durum puanlarına ilişkin varyansın %4’ünü, anksiyete belirtilerinin puanlarına ilişkin varyansın %5’ini, depresif belirtilerin puanlarına ilişkin varyansın %7’sini ve stres belirtilerinin puanlarına ilişkin varyansın %12’sini açıklamaktadır. Sonuç: Sosyotelizmin, depresyon, anksiyete, stres ve negatif duygu durum ile ters yönde ilişkili olduğu ve tüm bu ruh sağlığı belirleyicilerinin açıklanmasında bir paya sahip olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Review ArticleAçık Erişim2023
    Kardeş Sosyal Desteği ve Bireyler Üzerindeki Rolü Üzerine Bir İnceleme

    Karsli, Feyza

    Herhangi birinden algılanan sosyal desteğin ruh sağlığı üzerinde olumlu ve koruyucu etkileri tüm alanyazında bilinen bir gerçektir. Yürütülen çalışmalar sosyal desteğin benlik saygısı, yaşam doyumu, psikolojik dayanıklılık, psikolojik iyi oluş, depresyon, anksiyete, yalnızlık, stres gibi kavramlarla yakından ilişkili olduğunu ileri sürmektedir. Kişilerin algıladıkları sosyal desteğin yüksek olması psikolojik sağlığı hem geliştiren hem de koruyan bir etkiye sahip. Bu açıdan kişilerin kardeşten aldıkları ya da algıladıkları sosyal desteğin de benzer rolleri üstleneceği düşünülmüştür. Çünkü kardeş ilişkisi psikososyoduygusal gelişimin temelini oluşturan bağlamlardan biri olarak kabul edilmektedir. Alanyazın sosyal desteği inceleyen çalışmalarla dolu olsa da kardeşten alınan ya da algılanan sosyal desteği tam anlamıyla ele almamış durumdadır ve çalışmaların büyük çoğunluğu da genellikle aile, ebeveyn, arkadaş temelli sosyal desteğin rolünü incelemiştir. Kardeş sosyal desteğinden bahseden sınırlı sayıdaki çalışmalarda kişinin gelişimi ve ruh sağlığı için önemli bir rol üstlendiğini göstermektedir. Bu çalışmanın amacı da kardeş sosyal desteği kavramını tanımak, anlamak ve ileride yürütülecek ampirik çalışmalara bir kaynak sunmaktır. Bu kapsamda alanyazındaki kardeşten algılanan sosyal desteğin doğasını açıklayan sınırlı sayıdaki çalışmalar incelenmiştir. Yürütülen çalışma bulgularının ise sosyal desteğin temel doğasına paralel olduğu görülmüştür. Ancak hala aydınlatılması gereken noktaların olduğu ve bu çerçevede kardeşten algılanan sosyal desteğin doğasını açıklayan çalışmalara ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Son olarak konu ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:22:02.923069728Z
dc.date.available2026-10-21T10:22:02.923069728Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28175
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleKlinik Psikoloji Anabilim Dalıtr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codefef-psikoloji-klinik-psikoloji
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\bklinik psikoloji anabilim dali\b