Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(2)

Birim yayınları

26 →
  • ArticleAçık Erişim2026
    Teknoloji, Yenilenebilir Enerji ve Sürdürülebilir Büyüme Ekseninde Çevre Kalitesi: CS-ARDL Analizi

    Şakalak, Ayşenur; Akın, Fatih; Dinçer, Selin

    Amaç: Bu çalışmada, 1990-2022 döneminde G-7 ülkelerinde yenilenebilir enerji, sürdürülebilir büyüme ve araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamalarının çevre kalitesi üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmada yenilenebilir enerji, sürdürülebilir büyüme ve Ar-Ge harcamalarının çevre kalitesi üzerindeki etkileri incelenirken panel CS-ARDL yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: DH eşbütünleşme testi sonuçları, karbon emisyonları ile incelenen değişkenler arasında uzun dönemli bir eşbütünleşme ilişkisi bulunduğunu doğrulamaktadır. CS-ARDL analizi bulguları, ekonomik büyümenin başlangıçta karbon emisyonlarını artırdığını, ancak belirli bir gelir seviyesinden sonra bu etkinin tersine dönerek emisyonları azalttığını göstermektedir. Bu sonuç, Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) hipotezinin G-7 ülkeleri için geçerliliğini desteklemektedir. Ayrıca, yenilenebilir enerji tüketimi ve Ar-Ge harcamalarının karbon emisyonlarını azaltıcı yönde etkide bulunduğu tespit edilmiştir. Özgünlük: G-7 ülkeleri hem ekonomik büyüklükleri hem de Ar-Ge yatırımları bakımından küresel ölçekte öncü konumda yer almaktadır. Bu ülkelerin çevre üzerindeki etkilerinin kapsamlı ve güncel verilerle analiz edilmesi, yalnızca akademik literatüre katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda politika yapıcılar için pratik ve uygulanabilir öneriler sunma potansiyeli taşımaktadır. Dolayısıyla bu çalışma, G-7 ülkeleri özelinde yenilenebilir enerji, sürdürülebilir büyüme, teknoloji ve çevre kalitesi arasındaki ilişkileri inceleyerek literatüre özgün bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • ArticleAçık Erişim2026
    E7 Ülkelerinde Ekonomik İstikrarın Doğrudan Yabancı Yatırımlara Etkisi: Panel Fourier Toda-Yamamoto Nedensellik Analizi

    Akın, Fatih; Öncebe, Şaban

    Bu çalışmada, ekonomik büyüme, kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH), enflasyon, cari denge ve bütçe dengesi gibi makroekonomik değişkenleri kapsayan ekonomik istikrar endeksinin doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) üzerindeki etkisi, yükselen piyasa ekonomilerinden oluşan E7 ülkeleri (Çin, Hindistan, Brezilya, Meksika, Endonezya, Rusya ve Türkiye) özelinde 1992-2023 dönemi için incelenmektedir. Analizde Panel DOLSMG ve Panel Fourier Toda-Yamamoto nedensellik testleri kullanılmış; kontrol değişkeni olarak gayri safi sabit sermaye oluşumu ve ticari açıklık modele dâhil edilmiştir. Panel DOLSMG bulguları, panel düzeyinde tüm değişkenlerin DYY üzerinde pozitif ve anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermektedir. Ancak ülke bazında farklılıklar gözlemlenmiştir. Ekonomik istikrar Türkiye, Endonezya, Rusya ve Meksika’da pozitif etki oluştururken; diğer ülkelerde ise anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Gayri safi sabit sermaye oluşumu Çin, Endonezya, Rusya ve Türkiye’de pozitif; Hindistan’da ise negatif etki göstermiştir. Ticaret açıklığı Hindistan, Brezilya, Meksika, Rusya ve Türkiye’de pozitif etkiler oluştururken, Endonezya’da negatif, Çin’de ise anlamsız bulunmuştur. Panel Fourier TY nedensellik testi sonuçlarına göre, ekonomik istikrardan DYY’ye doğru tek yönlü ve gayri safi sabit sermaye ile DYY arasında ise çift yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Özellikle Türkiye, Endonezya ve Rusya’da ekonomik istikrardan DYY’ye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. Gayri safi sabit sermaye oluşumu açısından ise Brezilya, Endonezya ve Türkiye’de DYY’ye doğru tek yönlü ilişki vardır. Ticaret açıklığı için genel bir nedensellik ilişkisi bulunmazken, yalnızca Meksika’da bir ilişki belirlenmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • ArticleAçık Erişim2026
    Çevresel phillips eğrisi hipotezinin geçerliliğinin analizi: cıvets ülkeleri örneği

    Akın, Fatih

    Bu çalışma, CIVETS ülkeleri (Kolombiya, Endonezya, Vietnam, Mısır, Türkiye ve Güney Afrika) için 1991-2022 döneminde çevresel Phillips eğrisinin geçerliliğini incelemektedir. Ekolojik ayak izi bağımlı değişken, işsizlik oranı temel açıklayıcı değişken, ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi ise kontrol değişkenleri olarak modele dâhil edilmiştir. Uzun dönem analizinde panel DOLSMG yöntemi uygulanmış, nedensellik ilişkilerinin belirlenmesinde Canning ve Pedroni (2008) panel nedensellik testi kullanılmıştır. Bulgular, ekonomik büyümenin ekolojik ayak izi üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğunu, yenilenebilir enerji tüketiminin ise ekolojik ayak izini azalttığını göstermektedir. Ayrıca işsizlik oranının ekolojik ayak izi üzerindeki düşürücü etkisi, ekonomik durgunluk dönemlerinde çevresel baskının azaldığını ortaya koymaktadır. Çevresel Phillips eğrisi Kolombiya, Vietnam, Türkiye, Güney Afrika ve panel geneli için geçerli, Endonezya ve Mısır için geçerli bulunmamıştır. Nedensellik analizine göre, işsizlik ile yenilenebilir enerji tüketimi ve ekolojik ayak izi arasında çift yönlü; ekonomik büyümeden ekolojik ayak izi, yenilenebilir enerji ve işsizliğe tek yönlü; ekolojik ayak izinden yenilenebilir enerjiye ise tek yönlü nedensellik mevcuttur.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • ArticleAçık Erişim2025
    Mıst ülkelerinde sürdürülebilir kalkınma ve yeşil enerjinin yeşil üretime etkisi

    Akçayır, Ömer; Akın, Fatih

    Çalışmada, MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde sürdürülebilir kalkınma (HDI) ve yenilenebilir (REN) enerji tüketiminin yeşil üretim (CO2) üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla 1990-2021 yılları verileri kullanılarak panel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. CIPS birim kök testinin kullanıldığı analizde tüm serilerin birinci farkta durağan oldukları belirlenmiş, LM Bootstrap eşbütünleşme yöntemiyle eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Modelin katsayıları Artırılmış Ortalama Grup (AMG) yöntemi ile tahmin edilmiş ve nihayetinde Dumitrescu & Hurlin (2012) panel nedensellik testi ile analiz tamamlanmıştır. Panelin genelinde ve ülke bazında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar ortaya çıkmış, HDI ve yenilenebilir enerji tüketimi CO2’yi azaltırken, kontrol değişken olan GDP ve yenilenemeyen enerji tüketimi CO2’yi artırmaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın yeşil üretim üzerindeki etkisinin yenilenebilir enerjinin etkisinden daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bağımsız değişkenlerin her birinden bağımlı değişkene (CO2) doğru, doğrudan ya da diğer değişkenler aracılığıyla dolaylı olarak nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 17 · Amaçlar için Ortaklıklar
  • ArticleAçık Erişim2025
    Karbon Emisyonlarını Azaltmada Yenilenebilir Enerjinin Rolü: Çevresel Performans Endeksinde Başarılı Olan 10 Ülkeden Kanıtlar

    Akın, Fatih

    Günümüzde artan çevresel kaygılar ve iklim değişikliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini daha da artırmıştır. Fosil yakıtların kullanımının çevresel etkileri göz önüne alındığında, yenilenebilir enerjiye geçiş, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir adım olarak görülmektedir. Bu bağlamda, yenilenebilir enerji tüketiminin CO2 emisyonları üzerindeki etkilerini anlamak, çevresel politikaların şekillendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, 1990-2021 dönemi için çevresel performans endeksinde başarılı olan on ülkenin (Estonya, Lüksemburg, Almanya, Finlandiya, Büyük Britanya, İsveç, Norveç, Avusturya, İsviçre ve Danimarka) yenilenebilir enerji tüketimi (REN) ile CO2 emisyonu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada, Dinamik Ortak Korelasyon Etkiler (DCCE) ve Panel Vektör Hata Düzeltme Modeli (VECM) Nedensellik testi kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. DCCE analiz bulguları, hem genel panelde hem de bireysel ülkelerde yenilenebilir enerji tüketimindeki artışın, CO2 emisyonlarını azaltmada önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, yapılan panel VECM nedensellik testi bulgusuna göre, yenilenebilir enerji tüketiminden CO2 emisyonuna doğru uzun dönemde nedensellik tespit edilmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, çevresel performans endeksinde başarılı olan on ülkenin, yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak CO2 emisyonlarını azaltmada başarılı olduklarını ve bu sayede sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunduklarını ortaya koymaktadır.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • ArticleAçık Erişim2025
    Küreselleşmenin gelir eşitsizliği üzerindeki etkisi: rusya için fourier adl yaklaşımı

    Akın, Fatih

    Küreselleşme, günümüz dünyasını şekillendiren önemli bir güç olarak ortaya çıkmış ve ekonomik, sosyal ve politik yapılar da dâhil olmak üzere insan yaşamının çeşitli boyutlarını etkilemiştir. Teknolojik ilerlemeler ve iletişimdeki devrimlerle hız kazanan küreselleşme, dünya genelinde mal, hizmet, bilgi ve kültür alışverişini artırmıştır. Ancak, bu süreç, gelir eşitsizliğini de derinleştirmiştir. Buradan hareketle bu çalışmada, Rusya’nın 1996-2021 dönemine ait gelir eşitsizliği ile küreselleşme (ekonomik, sosyal ve politik) ilişkisinin zaman serileri analizi ile incelenmesi amaçlanmaktadır. Gelir eşitsizliğini temsilen Gini katsayısı kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, değişkenlerin hem FADF hem de ADF birim kök testlerinde birinci farklarında durağan oldukları I(1) tespit edilmiştir. Fourier ADL eşbütünleşme testi uygulanmış ve değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. FMOLS ve DOLS uzun dönem katsayı tahminci bulguları, ekonomik ve sosyal küreselleşmenin gelir eşitsizliğini azaltıcı etkileri olduğunu, buna karşın politik küreselleşmenin gelir eşitsizliğini artırıcı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Rusya’da ekonomik ve sosyal küreselleşmenin gelir eşitsizliğini azaltıcı etkilerinden yararlanmak amacıyla, uluslararası ticaret ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik politikaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Eğitim ve sağlık hizmetleri gibi sosyal refah girişimlerini küresel standartlarla uyumlu hale getirilerek, Rusya vatandaşlarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir. Bununla birlikte, politik küreselleşmenin yol açabileceği gelir eşitsizliğini ele almak da kritik bir öneme sahiptir. Bu, sosyal adaleti teşvik eden ve gelirin yeniden dağılımını kolaylaştıran iç politikaların uygulanmasıyla mümkün olabilir. Rusya, bu politikaları stratejik bir şekilde tasarlayarak politik küreselleşmenin olumsuz etkilerini hafifletebilir ve aynı zamanda küreselleşmenin çeşitli boyutlarının olumlu yönlerinden faydalanabilir. Bu dengeli yaklaşım, hem ekonomik büyümeyi hem de sosyal uyumu teşvik ederek daha eşitlikçi bir toplumun oluşmasına katkıda bulunacaktır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • ArticleAçık Erişim2025
    Yeni sanayileşmiş ülkelerde yenilenebilir enerji ve insani gelişmenin ekonomik büyümeye katkısı

    Akın, Fatih; Dinçer, Selin

    Bu çalışmada 1990-2022 döneminde yeni sanayileşmiş ülkelerde (NIC) (Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Meksika, Filipinler, Güney Afrika, Tayland, Türkiye) yenilenebilir enerji ve HDI düzeyinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi Artırılmış Ortalama Grup (AMG) tahmincisi ve Juodis, Karavias & Sarafidis (JKS, 2021) Granger nedensellik analizi ile incelenmiştir. LM Bootstrap Panel Eşbütünleşme testi sonuçları yenilenebilir enerji, HDI ve ekonomik büyüme değişkenleri arasında uzun dönemli bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Panel AMG tahmin sonuçları panel genelinde yenilenebilir enerji ve HDI düzeyinin ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğunu göstermektedir. Ülkelere göre sonuçlar Çin, Hindistan, Endonezya ve Türkiye’de yenilenebilir enerjinin büyüme üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Güney Afrika hariç tüm ülkelerde HDI düzeyinin büyüme üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. JKS Granger nedensellik testi sonuçları ise HDI ile ekonomik büyüme arasında ve HDI ile yenilenebilir enerji arasında çift yönlü nedensellik bulunduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca ekonomik büyümeden yenilenebilir enerjiye doğru tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Bulgular, NIC ülkelerinde yenilenebilir enerji ve HDI değerinin ekonomik büyüme üzerinde önemli rol oynadığını vurgulamaktadır.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • ArticleAçık Erişim2025
    Türkiye’de ekonomik istikrarın çevre kalitesi üzerindeki etkisi: ardl sınır testi ve toda-yamamoto nedensellik analizi

    Akın, Fatih; Öncebe, Şaban

    Çevre kirliliği sadece bir ülkeyi değil diğer ülkeleri de etkilediği için küresel çapta bir sorundur. Bu nedenle çevre kalitesinin sağlanması tüm ülkelerin gündeminde olan bir konudur. Dolayısıyla çevre kalitesini bozan sebepler de tartışma konusu olmuştur. Türkiye’de çevre kalitesinin göstergelerinden biri olan CO2 emisyonu sürekli artan bir yapıya sahiptir. Çevre kalitesinin bozulmasında önemli bir rol oynayan CO2 emisyonunu azaltmak için Türkiye 2021 yılında Paris Anlaşması’nda bazı taahhütlerde bulunmuş ve gerekli alt yapı çalışmaları için de somut adımlar atmıştır. Bu çalışmada, Türkiye’de 1990-2022 döneminde ekonomik istikrar ve enerji tüketiminin çevre kalitesi üzerindeki uzun dönem etkisi Otoregresif Gecikmesi Dağıtılmış Model (ARDL) ve Granger nedensellik analizi için ise Toda-Yamamoto Nedensellik testi ile araştırılmıştır. Çevre kalitesini temsilen CO2 emisyonu değişkeni kullanılmıştır. ARDL sınır testi sonuçlarına göre, CO2 emisyonunu uzun dönemde ekonomik istikrar ve enerji kullanımı artırmaktadır. Toda-Yamamoto Nedensellik testi sonuçlarına göre ekonomik istikrar ve enerji kullanımından CO2 emisyonuna doğru tek yönlü bir Granger nedensellik tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, Türkiye’nin ekonomik istikrar ve çevre dengesini sağlayabilmesi için çevre kalitesini yükselten yenilenebilir enerji kaynaklarına daha da ağırlık vermesi gerekmektedir.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • ArticleAçık Erişim2025
    Ticari Açıklık, Finansal Gelişme ve Ekonomik Büyüme: Yeni Kırılgan Beşli Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme

    Akın, Fatih

    Bu çalışmanın amacı, 1994-2021 yılları arasında Arjantin, Mısır, Katar, Pakistan ve Türkiye’den oluşan “Yeni Kırılgan Beşli” ülkelerinde ticari açıklık ve finansal gelişmenin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini panel Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) yöntemi ile incelemektir. Ayrıca, Kónya Bootstrap nedensellik testi de uygulanmıştır. Panel ARDL uzun dönem sonuçlarına göre, ticaret açıklık ve finansal gelişmenin ekonomik büyümeyi pozitif ve anlamlı şekilde etkilediği bulunmuştur. Kónya Bootstrap Nedensellik Yaklaşımı sonuçlarına göre ise, Arjantin, Mısır, Katar ve Pakistan’da ticari açıklıktan ekonomik büyümeye tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Katar’da finansal gelişmeden ekonomik büyümeye ve Pakistan’da ekonomik büyümeden finansal gelişmeye tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Ayrıca, Arjantin’de finansal gelişmeden ticari açıklığa ve Katar’da ticaret açıklıktan finansal gelişmeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Türkiye’de ise herhangi bir nedensellik ilişkisi bulunmamıştır. Yeni Kırılgan Beşli ülkeleri için, ticari açıklık ve finansal gelişmeyi eş zamanlı olarak geliştiren politikalar hayati önem taşımaktadır. Bu politikalar, uluslararası pazarlara erişimi artırarak ihracat ve yatırımları teşvik ederken, güçlü bir finansal altyapı ile bu faydaların tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu stratejiler, ekonomik istikrarı güçlendirmek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak açısından kritiktir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • ArticleAçık Erişim2025
    The relationship between renewable energy consumption and health expenditures: The case of G-7 countries

    Akın, Fatih

    This study examines the impact of renewable energy consumption, economic growth, and death rates on healthcare expenditures in G-7 countries over the 1992-2023 period using panel data analysis. Preliminary analyses indicate cross-sectional dependence and heterogeneity across countries. The Fourier LM unit root test reveals that the variables are non-stationary, while the LM Bootstrap cointegration test supports a long-run relationship. Panel-wide AMG estimation results indicate that renewable energy consumption reduces healthcare expenditures, while economic growth and death rates increase healthcare expenditures. Country-based results indicate that renewable energy consumption reduces healthcare expenditures in Germany, Japan, and the United Kingdom. While economic growth increases healthcare expenditures in France, Germany, Italy, and the United Kingdom, death rates increase healthcare expenditures in France, Germany, and the United States, and decrease them in Japan. Furthermore, according to the Dumitrescu & Hurlin causality test, there is a unidirectional causality relationship running from renewable energy consumption and economic growth to healthcare expenditures. The findings show that energy and health policies should be integrated and that renewable energy investments can have positive effects on health systems.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:22:13.448115921Z
dc.date.available2026-10-21T10:22:13.448115921Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28291
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleBüro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Pr.tr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codemyo-refahiye-buro-hizmetleri-ve-sekreterlik-buro-yonetimi-ve
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\bburo yonetimi ve yonetici asistanligi pr\b