İstiklal harbinde kuva-yi milliye safına katılan askeri ve mülki görevlilere istanbul hükümeti’nin yaptırımları

ArticleYayıncıda açık erişim

Özet

I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918’de İtilaf devletleri ile Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzalamış ve hemen akabinde başkent İstanbul İtilaf devletlerince işgal edilmişti. İtilaf Devletleri anlaşmanın 7. maddesini gerekçe göstererek İstanbul ile başlayan işgal sürecini Anadolu’nun her tarafına taşımanın bahanelerini üretme peşindeydiler. İstanbul hükümeti, İtilaf Devletlerinin işgallerinin geçici olduğuna inanmış veya inanmak zorunda kalmış, işgallere siyasi ya da askeri herhangi bir tepki verememişti. Siyasi idaredeki çaresizlik ve teslim oluş ordunun içindeki, başta Mustafa Kemal ve yakın arkadaşları olmak üzere, birçok vatansever subay ile birtakım aydın ve Anadolu halkının tepkisine sebep olmuştu. Kaderi ile baş başa bırakılan vatansever subay, aydın ve Anadolu insanı İtilaf Devletlerinin saldırı, tecavüz ve işgallerine sessiz kalmamıştı. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarak başlattığı bağımsızlık mücadelesi kısa bir süre içinde Anadolu’nun hemen her tarafını sarmış ve neredeyse her zümre içinde destek bulmuştu. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktıktan sonra bir dizi genelgeler yayımlamak, kongreler düzenlemek, gazeteler çıkarmak ve mitingler tertip etmek suretiyle insanların uyanmasını sağlayarak Anadolu’da milli direnişi başlatmıştı. Bütün bunlarla birlikte işgallerin boyutunun farkında olan Mustafa Kemal, işgallere tepki olarak yurdun farklı bölgelerinde ortaya çıkan Kuva-yi Milliye direnişçilerini bir araya getirerek düzenli bir ordu kurmuş ve bu suretle hem işgalci İtilaf devletlerine hem de ona karşı çıkan İstanbul hükümetine karşı silahlı mücadeleyi de başlatmıştı. Anadolu’da başını Mustafa Kemal Paşa’nın çektiği Milli Mücadeleye gün geçtikçe İstanbul hükümetine bağlı subay ve memurlar da iştirak etmiş ve Milli mücadele giderek güçlenmeye başlamıştı. İstanbul hükümeti ise Kuva-yi Milliye ve Milli mücadeleyi destekleyeceği yerde bu oluşumu engellemek ve ortadan kaldırmak için büyük yaptırımlar uygulamaya çalışmıştı. Bu çalışmada İstiklal Harbi’ne katılan subay, mülki memurlar ve halka karşı İstanbul hükümetinin uyguladığı baskılar ve yaptırımlar Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinden temin ettiğimiz belgeler ışığında ele alınacaktır.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/22364Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.9775/kausbed.2019.032Yayıncı resmi DOI adresi
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorKöse, Muhammed
dc.date.accessioned2026-10-20T11:09:35.101424785Z
dc.date.available2026-10-20T11:09:35.101424785Z
dc.date.issued2019
dc.description.abstractI. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918’de İtilaf devletleri ile Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzalamış ve hemen akabinde başkent İstanbul İtilaf devletlerince işgal edilmişti. İtilaf Devletleri anlaşmanın 7. maddesini gerekçe göstererek İstanbul ile başlayan işgal sürecini Anadolu’nun her tarafına taşımanın bahanelerini üretme peşindeydiler. İstanbul hükümeti, İtilaf Devletlerinin işgallerinin geçici olduğuna inanmış veya inanmak zorunda kalmış, işgallere siyasi ya da askeri herhangi bir tepki verememişti. Siyasi idaredeki çaresizlik ve teslim oluş ordunun içindeki, başta Mustafa Kemal ve yakın arkadaşları olmak üzere, birçok vatansever subay ile birtakım aydın ve Anadolu halkının tepkisine sebep olmuştu. Kaderi ile baş başa bırakılan vatansever subay, aydın ve Anadolu insanı İtilaf Devletlerinin saldırı, tecavüz ve işgallerine sessiz kalmamıştı. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarak başlattığı bağımsızlık mücadelesi kısa bir süre içinde Anadolu’nun hemen her tarafını sarmış ve neredeyse her zümre içinde destek bulmuştu. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktıktan sonra bir dizi genelgeler yayımlamak, kongreler düzenlemek, gazeteler çıkarmak ve mitingler tertip etmek suretiyle insanların uyanmasını sağlayarak Anadolu’da milli direnişi başlatmıştı. Bütün bunlarla birlikte işgallerin boyutunun farkında olan Mustafa Kemal, işgallere tepki olarak yurdun farklı bölgelerinde ortaya çıkan Kuva-yi Milliye direnişçilerini bir araya getirerek düzenli bir ordu kurmuş ve bu suretle hem işgalci İtilaf devletlerine hem de ona karşı çıkan İstanbul hükümetine karşı silahlı mücadeleyi de başlatmıştı. Anadolu’da başını Mustafa Kemal Paşa’nın çektiği Milli Mücadeleye gün geçtikçe İstanbul hükümetine bağlı subay ve memurlar da iştirak etmiş ve Milli mücadele giderek güçlenmeye başlamıştı. İstanbul hükümeti ise Kuva-yi Milliye ve Milli mücadeleyi destekleyeceği yerde bu oluşumu engellemek ve ortadan kaldırmak için büyük yaptırımlar uygulamaya çalışmıştı. Bu çalışmada İstiklal Harbi’ne katılan subay, mülki memurlar ve halka karşı İstanbul hükümetinin uyguladığı baskılar ve yaptırımlar Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinden temin ettiğimiz belgeler ışığında ele alınacaktır.
dc.identifier.doi10.9775/kausbed.2019.032
dc.identifier.eissn2149-0643
dc.identifier.endpage336
dc.identifier.issn1307-5500
dc.identifier.issue2019 Ek-2
dc.identifier.startpage307
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/22364
dc.identifier.volume0
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofKafkas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.subjectTarih
dc.titleİstiklal harbinde kuva-yi milliye safına katılan askeri ve mülki görevlilere istanbul hükümeti’nin yaptırımları
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin1
rdl.oa.statusgold
rdl.oa.urlhttps://doi.org/10.9775/kausbed.2019.032
rdl.source.indexTRDIZIN