Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2025Hakem Heyetlerinin AİHS m. 6 Bağlamında “Kanunla Kurulmuş Mahkeme” Niteliğinin Kabul Edilebilirliği
Ağca, Elif
Kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde yargılanmak temel bir insan hakkıdır. AİHS ve MSHS’de ayrı ayrı düzenlenen bu hak, kişilere öncelikle mahkeme niteliğini haiz bir makam önünde yargılanmayı sağlar, sonrasında bu mahkemenin tarafsız, bağımsız ve kanunla kurulmuş nitelikte olmasını emreder. AİHM kararları dikkate alındığında bir makamın “mahkeme” olarak kabul edilebilmesi için AİHS’te sıralanan niteliklerin yanı sıra bir uyuşmazlığı kesin olarak karara bağlama yetkisi ve verilen kararın icrasının başka bir makamın iznine tabi olmaması gibi ilave şartları da taşıması gerekmektedir. Bu doğrultuda, AİHM, tarafsız, bağımsız, uyuşmazlığı kesin olarak karara bağlama yetkisi bulunan ve verdiği kararın icrası başka bir makamın iznine tabi olmayan hakem heyetlerini de şartları dâhilinde mahkeme niteliğinde kabul etmektedir. Bu noktada ihtiyari ve mecburi tahkim ayrımı yapılarak yargı yetkisinin kanundan doğup doğmadığına göre ihtiyari ve mecburi hakem heyetlerinin “kanunla kurulmuş mahkeme” niteliği üzerine görüşler ileri sürülerek tartışmalara girilmektedir. Yine tartışılan bir başka nokta, doktrinde her ne kadar hakem heyetine başvurmanın sadece yargılamayı yapacak makamdan feragat anlamına gelmediği ve bu feragatin adil yargılanma hakkı gibi yargılamadaki bazı temel haklardan da feragat anlamına geldiğidir. Özellikle devlet yargısından feragatin bu denli geniş yorumlanması ve temel insan hakları arasında sayılan haklardan da feragat edildiği sonucunun çıkarılması hatalı bir yaklaşım ortaya koymaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Türk Yabancılar Hukukunda İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler
Ağca, Elif
Son yıllarda bulunduğu bölgede artan savaşlar ve rejim baskıları nedeniyle Türkiye, yoğun düzensiz göçle karşı karşıya kalmış ve bu durumla mücadele ama- cıyla 2014’te Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nu (YUKK) yürürlüğe koymuştur. Bu Kanunla birlikte, idari gözetim hukuki bir zemine oturtulmuş; gö- zetim süresi, gerekçeleri ve itiraz yolları detaylı şekilde düzenlenmiştir. İdari gö- zetim, Türk hukukunda YUKK’tan önceki dönemde Yabancıların İkamet ve Se- yahatleri Hakkında Kanun’da (YİSHK) var olmasına rağmen bu Kanundaki dü- zenlemeler YUKK’taki gibi yeterince açık ve detaylı değildi. YİSHK döneminde idari gözetim, gerekçe, süre ve itiraz yolları gibi unsurlar bakımından yüzeysel düzenlenmiştir. Bu eksiklik, AİHM’in Abdolkhani ve Karimnia/Türkiye kararında AİHS m. 5’in ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle 2014’te yürürlüğe gi- ren YUKK ile idari gözetim, ayrıntılı biçimde düzenlenmiş ancak uygulamada özgürlük hakkı açısından sorunlar devam etmiştir. Bu sorunları gidermek ve daha orantılı tedbirler sağlamak amacıyla idari gözetime alternatif yükümlülükler ku- rumu oluşturulmuştur. Sınır dışı edilecek yabancılar hakkında öncelikle idari gö- zetime alternatif tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesi gerekmektedir. Böy- lelikle idari gözetim son çare olmaktadır. Bu durum, temel hakların korunması ile kamu düzeninin sağlanması arasında ölçülülük ilkesine dayalı bir denge kurulma- sının zorunlu bir sonucudur. Dengeyi tesis etmeye odaklı ölçülülük ilkesinin un- surları olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık, müdahalenin amaca uygun, zo- runlu ve makul ölçüde olmasını sağlar. İşbu çerçevede, yabancının sınır dışı edilme gerekçesi, içinde bulunduğu sübjektif koşullar, kamu düzeni ve milli gü- venlik bakımından oluşturduğu risk gibi faktörler dikkate alınarak yabancı hak- kında ölçülülük ilkesinin gereklerine uygun bir alternatif yükümlülüğe karar ve- rilecektir. Çalışmamızda incelenen bu yükümlülükler, belli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yara- rına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izlemedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2021Counterclaims according to 2021 icc rules of arbitration
Ağca, Elif
Counterclaims are basicly defined as a claim brought by defendant against claimant. Counterclaims which go through a rough patch in international arbitration law, are regulated narrow scoped, on the contrary to the states’ civil procedural regulations. Fundamentally, counterclaims which are accepted for the aims of defendants’ defence and reinstatement of self rights pursuant to the right to legal remedies and right to fair trial, contribute notably the principle of the procedural economy and both the principles of equility of arms and disposition maxim. Counterclaims according to the 2021 ICC Rules of Arbitration are examined in this article. Herein, the parties of the counterclaim, conditions required for filing of the counterclaim and some procedural issues are mentioned
RDL Kalıcı Kaydıİncele

