Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • ArticleAçık Erişim2026
    Konuşma Sesi Bozukluğu Olan Çocukların Özelinde Aile İçi Kaliteli Zaman: Nitel Bir Çalışma

    Aral, Neriman; Aysu, Burçin; Aydogdu, Fatih; Barmak, Elife; Tüzün, Vildan

    Amaç: Araştırmada konuşma sesi bozukluğu (KSB) olan çocuklarda aile içi geçirilen zamanın kalitesine ilişkin annelerin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışma deseni kullanılmıştır. Araştırmaya Ankara ilinde özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitime devam eden ve KSB tanısı almış beş-on yaş aralığında çocuğu olan 20 anne dahil edilmiştir. Araştırmacılar tarafından geliştirilen ve KSB’li çocukların annelerinin aile içi geçirilen zamanın kalitesine ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik uzman görüşü alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Bulgular: Anneler, çocuklarıyla ilgilenmek amacıyla özel bir zaman ayırmak için açık ve kapalı hava etkinliklerine yer verdiğini bildirmişlerdir. Anneler, çocukları ile geçirdikleri zamanlarda en fazla konuşma becerilerini desteklediğini, çocuklarıyla kaliteli zaman konusunda planlama yaptıklarını, süre oluşturmada ise zorlandığını bildirmişlerdir. Aile bağının kuvvetlenmesi için çoğunlukla tüm aile üyeleriyle ve özellikle babayla zaman geçirdikleri, boş zaman etkinliklerini temel sorumluluklarını yerine getirdikten sonra gerçekleştirdikleri ve aile üyelerinin durumuna ve iklim koşullarına göre karar verdikleri saptanmıştır. Anneler boş zaman etkinliklerindeki kontrol düzeylerinin orta/çok olduğunu ve çocuklarının bu boş zaman etkinliklerine karşı katılım düzeylerinin yüksek olduğunu, çocuğunun boş zaman etkinliklerinde duygu/düşüncelerini ifade etmesi için duygusal becerilerini daha çok desteklediklerini bildirmiştir. Sonuç: KSB olan çocuğu sahip ailelerde boş zaman faaliyetlerinin neler olduğu, gelişim alanlarına katkısı, planlanması, karar verme süreci ve karşılaşılan güçlüklerle ilgili ailelerin farkındalık ve bilgi düzeylerinin bilinmesi noktasında önemli ve derinlemesine bilgiler sağlamıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Dil ve konuşma bozukluğu tanısı olan ve tipik gelişim gösteren çocukların oyun davranışlarının incelenmesi

    Aral, Neriman; Aysu, Burçin; Aydogdu, Fatih; Barmak, Elife; Uysal, Halil Tayyip; Yılmaz, Semiha Bengisu

    Bu çalışmayla dil ve konuşma bozukluğu olan (konuşma sesi bozukluğu, akıcı konuşma bozukluğu ve gelişimsel dil bozukluğu) ve tipik gelişen çocukların oyun davranışlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma 36-71 ay arasında dil ve konuşma bozukluğu (DKB) olan 200 çocuk ve tipik gelişim gösteren 200 çocuk olmak üzere toplam 400 çocuk ve öğretmenleriyle yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak “Genel Bilgi Formu ve "Oyun Davranışı Ölçeği" kullanılmıştır. DKB olan çocukların sessiz davranış ve tek başına oyun puan ortalamalarının tipik gelişim gösteren çocuklardan anlamlı düzeyde yüksek ve sosyal oyun puanları ise anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Yaş değişkenine göre her iki grup arasında sessiz davranış, tek başına, paralel ve sosyal oyun puanları farklılaşmaktadır. Dil bozukluğu olan çocukların sessiz davranış puan ortalamaları konuşma sesi bozukluğu olan çocuklardan anlamlı düzeyde yüksekken; konuşma sesi bozukluğu olan çocukların sosyal oyun puan ortalamaları ise dil bozukluğu olan çocuklara göre anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda dil ve konuşma bozukluğu olan çocukların, tipik gelişen akranlarına göre oyun becerilerinde farklılıklar olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda; DKB’li çocuklarla çalışan klinisyenlerin, çocukların dil ve konuşma becerilerini değerlendirmenin yanı sıra oyun davranışlarını da değerlendirmesi önerilmekte, değerlendirme sonuçlarının ise bu çocuklar için oluşturulacak müdahale ve terapi süreçlerine dahil edilmesi önemli görülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Çizgi filmlerin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

    Aydogdu, Fatih; Akça, Raziye Pekşen; Yanik, Derya; Arslan, Rukiye

    Çizgi filmler, çocukların izlemekten keyif aldığı etkinliklerden biridir. Çocukların ekrana maruz kalma süresine bağlı olarak gelişimleri olumlu ya da olumsuz etkilenebilmektedir. Araştırmada çizgi filmlerin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu ilkokul dönemindeki 829 çocuk (K=426, E=403) oluşturmaktadır. Verilere 2022-2023 eğitim öğretim yılında Google Form aracılığı ile ulaşılmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen Genel Bilgi Formu ve Çizgi Film Etki Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H analizi kullanılmıştır. Ölçek alt boyutlarının arasındaki ilişkinin incelenmesinde ise Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, çocukların cinsiyetlerine göre Gerçeklikten Uzaklaşma, Heyecan ve Eğlendirme algı düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>0.05) ancak erkek çocukların şiddet eğilimi ve olumsuz duygu algısının kız çocuklardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu (p<0.05), kız çocukların ise doğaüstü inanç oluşturma algı düzeyinin erkek çocuklardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu (p<0.05) sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çocukların yaş gruplarına göre şiddet eğilimi, gerçeklikten uzaklaşma, doğaüstü inanç oluşturma, eğlendirme ve olumsuz duygu algı düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>0.05), ancak heyecan algı düzeylerinin yaş gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı (p<0.05) sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak ebeveynler çocukların cinsiyet ve yaş özelliklerini dikkate alarak onların çizgi film deneyimlerini şekillendirebilirler.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2022
    Özel Yetenekli Tanısı Almış ve Almamış Çocukların Empatik Eğilimleri ile Arkadaş İlişkilerinde Kalıp Yargıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Pala, Şenol Mail; Aydogdu, Fatih

    Çalışma özel yetenekli tanısı almış ve almamış çocukların empatik eğilimleri ile arkadaş ilişkilerinde kalıp yargıları düzeylerinin karşılaştırılması ve çocukların empatik eğilimleri ve arkadaş ilişkilerinde kalıp yargıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Erzincan il merkezindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullara devam eden 40 özel yetenekli tanısı alan ve 63 özel yetenekli tanısı almayan olmak üzere toplam 103 çocuk dahil edilmiştir. İlişkisel tarama yöntemi kullanılan çalışmada, çocuklara “Arkadaşlık İlişkilerinde Kalıp Yargılar Ölçeği” ve “KA-Sİ Ergenler İçin Empatik Eğilim Ölçeği” uygulanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde bağımsız örneklemler için t testi, korelasyon ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda özel yetenekli olma durumunun çocukların empatik eğilimleri ve arkadaş ilişkilerinde kalıp yargıları üzerinde anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Çocukların empatik eğilimleri ile akran ilişkilerinde kalıp yargı arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca duygusal empatinin arkadaş ilişkilerinde kalıp yargının anlamlı yordayıcısı olduğu saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2022
    İlkokul Çocuklarının Tüketici Olarak Sosyalleşme Durumlarını Yordayan Değişkenlerin İncelenmesi: Erzincan İli Örneği

    Aral, Neriman; Gürsoy, Fıgen; Aysu, Burçin; Aydogdu, Fatih

    Araştırma ilkokul çocuklarının tüketici olarak sosyalleşme durumlarını yordayan değişkenlerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada çocukların tüketici olarak sosyalleşme durumlarının çeşitli değişkenler açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediği ve anne babaların çocukların sosyalleşme durumlarına ilişkin görüşleri araştırılmıştır. Araştırma nicel ve nitel desenlerin birlikte kullanıldığı karma desenle yürütülmüştür. Bu doğrultuda araştırmada iki farklı örneklem grubu oluşturulmuştur. Nicel verilerin elde edilmesi amacıyla Erzincan il merkezindeki iki ilkokulda öğrenim gören 237 çocuğun anne babası araştırmaya dâhil edilmiştir. Nitel verilerin toplanması amacıyla ise 30 anne-baba çalışmaya dahil edilmiştir. Nicel verilerin elde edilmesi amacıyla Çocukların Tüketici Olarak Sosyalleşmesi Ölçeği, nitel verilerin elde edilmesi amacıyla ise Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anne babanın öğrenim düzeyi ve yaşı, birlikte alışveriş yapma durumunun çocukların tüketici olarak sosyalleşme düzeylerinin anlamlı yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca anne babalar çocukların tüketici olarak sosyalleşmelerini desteklediklerini ve bu konuda olumlu görüşleri olduğunu bildirmişlerdir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2022
    The Intermediary Role of Self-Regulation Skills in the Correlation between Peer Relations and School Adaptation in Preschool Children

    Aydogdu, Fatih

    In this study, peer relationships and school adjustment of refugee and non-refugee children were compared. In addition, it is aimed to examine the mediating role of self-regulation in the relationship between children's parent and peer relationships and school adjustment. The study was conducted on a total of 120 children attending preschool, including 50 refugees and 70 non-refugees. The data of the study were obtained using the Child Behavior Scale by Ladd and Profile, School Adaptation Teacher Rating Scale-Short Form, and Self-Regulatory Skills Scale. The analysis of the data was done using the t-test and structural equation analysis. As a result of the study, peer relations and school adaptation of non-refugee children were significantly higher than those of the refugee children. In the correlational part of the study, peer relations were found to have positive and significant effects on school adaptation and self-regulation skills and self-regulation skills were found to have positive and significant effects on school adaptation skills. In addition, self-regulation skills were found to have a complete intermediary role between peer relations and school adaptation.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2022
    Developing a Peer Relationship Scale for Adolescents: a validity and reliability study

    Aydogdu, Fatih

    background This study aims to develop a valid and reliable tool to measure adolescents' peer relationships. participants and procedure The research was carried out with 543 adolescents aged 11-18 studying in secondary schools and high schools. Exploratory and confirmatory factor analysis was conducted to determine the construct validity of the scale. Based on the results of the exploratory factor analysis, a structure consisting of four sub-dimensions and 29 items was obtained. The sub-dimensions of the scale are named as intimacy, popularity, trust, and insightfulness. results As a result of the confirmatory factor analysis, the model fit indices were found to have a good fit. Significant relationships were found with the Peer Support Scale and the Stirling Children's Well-being Scale during the analysis of the scale's criterion validity. Cronbach's α internal consistency, split half reliability, and the test-retest method were used to assess the reliability of the scale. Cronbach's α internal consistency coefficient for the total score was found to be .93, the split-half reliability was .85, and the test-retest reliability value was .82. conclusions It can be inferred that the scale, which was developed based on the results obtained from validity and reliability studies, is a measurement tool that can be used in studies involving adolescents studying at the level of secondary and high school.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2021
    Game Perception in the Pictures of Refugee Children

    Aydogdu, Fatih; Akça, Raziye Pekşen

    In this study, it was aimed to examine the perceptions of refugee children about play through drawing. Study group was determined according to criterion sampling method. In this context, the study group was formed by taking into account the criteria of "coming from Syria due to war", "residing in the province of Hatay" and "volunteering to participate in the study". For this purpose, 32 (M = 16; F = 16) refugee children attending the first grade of primary school in Reyhanlı district of Hatay province in 2019-2020 academic year and migrated to Hatay province due to war in the last year were included in the study. Demographic information of the children's families and themselves was obtained from their personal files. Sample of this study consisted of children attending to first grade at Hatay Temporary Education Facility in spring term of 2019-2020 academic years. In the study, the children were drawn by giving the instruction "Would you draw a picture of a game you love to play?". The children were not limited in terms of time, they were asked to explain their pictures, and their statements about the pictures of children who completed their work were noted separately. In this process, support was received from an independent translator and a guidance and psychological counselor. Quantitative data obtained was analyzed by using QSR NVĠVO 10 software. Analysis involved descriptive analysis technique. As a result, it is seen that children use almost all colors, draw the parts that bear the traces of the war more clearly and they are happy. Keywords: Refugee Child, Play, Painting, Qualitative Research

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2021
    Mülteci Çocuklara Yönelik Tutum Ölçeği’ nin Türkçeye Uyarlanması

    Aydogdu, Fatih; Akça, Raziye Pekşen

    Bu çalışma Mülteci Çocuklara Yönelik Tutum Ölçeği’ nin Türkçe’ ye uyarlanması amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Erzincan Binali Yıldırım ve Kayseri Üniversitesi ön lisans Çocuk Gelişimi Programı’nda öğrenim gören 200 öğrenci ile onların 18 yaş ve üstündeki 425 aile üyesi olmak üzere toplam 625 katılımcı dâhil edilmiştir. Ölçeğin geçerliği yapı geçerliği ve ölçüt dayanaklı geçerlik ile sınanmıştır. Yapı geçerliği kapsamında doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda üç madde çıkarılmış, geriye kalan 31 madde orijinalinde olduğu gibi tutum ve duygu olmak üzere iki alt boyutta toplanmıştır. Ölçüt dayanaklı geçerlik kapsamında ise Yerel Halkın Suriyelilere Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmış, iki ölçek arasında güçlü, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ölçeğin güvenirlik çalışmaları kapsamında, alt boyutlar arası güçlü ve pozitif yönde ilişki tespit edilmiş, Cronbach Alpha değeri tutum alt boyutu için .91, duygu alt boyutu için .83 olarak bulunmuştur. Bu bulgular ölçeğin geçerlik ve güvenirliğinin sağlandığını göstermektedir. Sonuç olarak uyarlanan ölçeğin, mülteci çocuklara yönelik tutumlar ile ilgili araştırmalarda kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2021
    An Examination of the Relationship between Mothers' Self-Efficacy Levels and Children's Psychological Problems and Psychosocial Developments

    Aydogdu, Fatih; Aysu, Burcin; Aral, Neriman; Gursoy, Figen

    This research was intended to predict the self-efficacy of mothers, and the psychiatric problems and psychosocial development of childrenaccording to some variables, to determine whether there is a relationship between maternal self-efficacy and children's psychiatric problems and psychosocial development. Mothers with one-three-year-old children and who refered to Family Health Centers in Erzincan, constitute the universe of the research. Also, the sample of the research consists of 128 mothers who applied to four Family Health Centers randomly selected from Family Health Centers located in Erzincan city center. In the study, self-efficacy of mothers were stated with the Self-Efficacy Scale in Parenting Skills, and the determination of children's psychiatric symptom severity and psychosocial development problems with the Social and Emotional Assessment Scale. Correlation and regression analysis were used to evaluate the data. As a result of the research; it was determined that there was a negative and weak relationship between the self-efficacy levels of the mothers and the psychiatric symptom severity levels of the children, and there was a positive and weak relationship between the self-efficacy levels of the mothers and the psychosocial development levels of the children. It was also found that self efficacy was a significant predictor of both children's psychiatric symptoms and psychosocial developments. In addition, only education level was found to be a meaningful predictor of mothers' self-efficacy level.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2020
    Social Adaptation Scale: Scale Development Study

    Gürsoy, Figen; Aydogdu, Fatih

    In this study it was aimed to develop a valid and reliable “Social Adaptation Scale” in order to determine the level of social adaptation of children who study in sixth and seventh grade in secondary school. The sample of the study consisted of 668 sixth and seventh grade secondary school children in Erzincan who were specified with simple random sampling according to the number of items. During the development process of the measurement tool, the content, structure and measure were validated. With this aim, the form was sent to experts in order to get their opinions. Based on experts’ feedback, item content validity ratios were determined. Items with content validity ratio under .75 were deleted. Self-Efficacy for Studying Scale is explained 38.38 % of the total varianceAccording to the analysis results it was concluded that the scale consisted of 55 items and sole factor, also the validity of content and measure was provided. The reliability of the measurement tool was calculated via Cronbach Alpha, one of the internal consistency methods, and a very high reliability 0.95 was reached. It can be said that the developed scale is a valid and reliable tool that can be used to measure the social cohesion of children in the sixth and seventh grades of secondary schools.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2020
    Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Sanat EtkinlikleriKonusundaki Görüşlerinin Öğretmenlik UygulamasıKapsamında İncelenmesi

    Kıdır, Mine; Aydogdu, Fatih

    Bu araştırma okul öncesi öğretmen adaylarının sanat etkinlikleri konusundaki görüşlerininöğretmenlik uygulaması kapsamında incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmaya Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Programı dördüncü sınıfında öğrenim gören 30 öğretmen adayı dâhil edilmiştir. Araştırma kapsamında katılımcılara araştırmacılar tarafından geliştirilen “Yarı YapılandırılmışGörüşme Formu” uygulanmıştır. Görüşme formunda, okul öncesi öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması kapsamında lisans eğitimlerinde aldıkları dersleri sanat etkinlikleri açısından değerlendirmelerine ve sanat etkinliklerinin önemi ve uygulanması konusundaki görüşlerine yönelik sorular yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel analiz yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının sanat etkinliklerinin çocukların çok yönlü gelişimine katkı sağladığı, daha çok küçük kas becerileri geliştirmeye yönelik etkinliklere yer verdikleri, malzeme temini, zaman kısıtlılığı ve etkinlik bulmada sorun yaşamalarının sanat etkinliği uygulamalarına engel oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca okul öncesi öğretmen adayları sanat etkinliklerini diğer etkinliklerle bütünleştirmenin, okulun malzeme temin etmesinin ve lisans eğitiminde sanatsal derslere daha fazla yer verilmesinin sanat etkinliklerinin uygulanması konusunda katkıları olacağı yönünde görüş bildirmişlerdir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2020
    Traditional Applications on The Health and Development of Babies

    Aral, Neriman; Aysu, Burçin; Gürsoy, Figen; Aydogdu, Fatih

    It is known that mothers perform traditional practices about their babies’ health and development. Such practices vary from one city to other and shape in accordance with culture. This situation closely interests many disciplines regarding child development and child health. It is because of the fact that it is regarded important to determine mothers’ practices about their babies’ health and development in order to understand the reason behind the mothers’ practices and guide them about this subject so that they can treat their babies correctly. In the study, it was aimed to determine the traditional practices of mothers to care for their babies, protect them from diseases and to be healthy, and to examine the relationship between traditional practices and age, number of children, education level, working status, living with the spouse's family and sources of information. The study included 230 mothers reached by students studying at Erzincan Binali Yıldırım University, whose family lived in the provinces of the Eastern and Southeastern Anatolia Region. SemiStructured Interview Form developed by the researchers was used as the data collection tool. In the form, there were questions to determine the traditional practices and beliefs, which were used by the mothers for protecting their babies’ health, supporting their babies’ development and curing the diseases, in the cities where students live. When the findings obtained from the study were analyzed, it was determined that the mothers' inclusion of traditional practices in the care of babies varies according to age, number of children and information sources, and the traditional practices of babies in terms of protection and health are different according to their educational background, spouse's family and information sources. In addition, it was determined that mothers included different traditional practices in terms of babies' care, protection from diseases and health. It can be said that the situation of mothers including traditional practices in baby care varies according to various variables and they include different practices.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2017
    Erzincan değerler eğitimi projesinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

    Aydogdu, Fatih

    Araştırmada, uygulama süreci devam eden "EDEP"in öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, Erzincan ilinde okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde görev yapan 100 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen, açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir anket formu kullanılmıştır. Anket formunda; "Değerler eğitimini uyguluyor musunuz?", "Değerler eğitiminin yararları nelerdir?", "Değerler eğitiminde ne gibi uygulamalar yapıyorsunuz?", "Okul idarecilerinin değerler eğitiminin uygulanmasına yönelik tutumu nasıldır? ve "Değerler eğitiminin daha etkili olması için önerileriniz nelerdir?" şeklinde sorular yer almaktadır. Verilerin analizinde, "betimsel analiz" yöntemi kullanılmıştır.Araştırma bulgularmda öğretmenlerin değerler eğitimini genel olarak uyguladıkları, çocuğa,öğretmene ve aileye katkıları olduğu, farklı etkinlikler yoluyla değerler eğitiminin uygulandığı,okul yöneticilerinin değerler eğitiminin uygulanmasında destekçi oldukları ve bu eğitimin dahaetkili sonuç vermesi konusunda farklı önerilerinin olduğu saptanmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele