Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2023Çocuk Kitaplarındaki Yaşam Becerilerinin Karakterlerin Özellikleri ve İçerik Bağlamında İncelenmesi
Calp, Şükran; Edis, Ayfer
Çocuk kitapları kurgusu içinde yer verilen temel yaşam becerilerinin, karakter özellikleri ve içerik bağlamında incelendiği bu araştırma kapsamında, TÜBİTAK tarafından yayımlanmış hikâye edici türde 100 kitap kullanılmıştır. Çalışmanın amacı, söz konusu çocuk kitaplarındaki yaşam becerilerinin hangi bağlamda ele alındığını belirlemek ve içeriğin hangi karakter özellikleriyle sunulduğunu ortaya çıkarmaktır. Ayrıca becerilerin sunuluşunun, literatürde yer alan kuramsal açıklamalarla örtüşüp örtüşmediği de incelenmiştir. Çalışmada kitap yazarlarının bir kavrama yükledikleri anlam, yazdıkları metinler aracılığıyla anlaşılmaya çalışılmış ve bağlamlara metinsellik içinde bakılmıştır. Bu sebeple olgubilim araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma sonucunda kitaplarda en çok “kişilerarası ilişkiler, iletişim, karar verme, problem çözme ve eleştirel düşünme” yaşam becerilerinin yer aldığı görülmüştür. Kitaplarda “çocuk, yetişkin, bitki, hayvan ve cansız varlıklar” olmak üzere çeşitli karakterler kullanılmıştır ve bu karakterler çoğunlukla “meraklı, akılcı, araştırmacı, keşfedici, duyarlı, bilgili”dir. Çalışmanın sonuçlarından hareketle, okullarda veya okul dışı ortamlarda, yaşam becerilerine dair içeriğin yer aldığı çocuk kitaplarından yararlanmaya yönelik düzenlemeler önerilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2020Free Thinking and Self Confidence: Can It be Acquired Creative Drama?
Calp, Şükran
The aim of this study is to experience a model that can support the development of free thinking and selfconfidence of pre-service teachers through creative drama and to determine the changes of pre-service teachers about these two values with their own impressions after the practices. The study group consisted of 23 pre-service teachers studying in the 3rd grade in the Department of Primary School from Turkey Teaching in 2017-2018. In accordance with the aim of the study, three 6-week drama workshops were applied on self-confidence and free thinking values. According to the findings, self-confidence is related to “having knowledge, self-regulation, effective communication, responsibility for being an individual, self-discovery, entrepreneurship and emotion control”. Free thinking, on the other hand, is related to “respect for differences, originality, getting rid of stereotypes, dealing with art and mental development.” In addition, drama is thought to be a method that can be used to gain values of free thinking and self confidence.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2020Sınıf öğretmenlerinin yaşam becerileri ile ilgili bilgi ve deneyimleri
Calp, Şükran; Edis, Ayfer
Toplum yaşamına ve gelişen dünyaya ayak uydurabilen nitelikli bireylerin yetiştirilmesi noktasında aileler kadar öğretmenler de sorumluluğa sahiptir. Öğretmenlik mesleğinin beceri eğitimindeki rolü göz önünde bulundurulduğunda öğretmenlerin yaşam becerileriyle ilgili bilgi düzeyinin araştırılmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin yaşam becerileri hakkındaki bilgi ve deneyimlerini belirlemek; yaşam becerilerini öğrencilere kazandırma yeterlikleriyle ilgili düşüncelerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Erzurum il sınırları içindeki devlet ilkokullarında görev yapan 15 sınıf öğretmeni ile özel okullarda görev yapan 16 sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 31 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler öğretmenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular içerik analizine tabi tutulmuş ve öğretmenlerin söz konusu yaşam becerisiyle ilgili bilgiye sahip olup olmadığına dair genel bir betimleme yoluna gidilmiştir. Bulgulara göre öğretmenlerin en sık tekrar ettiği ve en çok üzerinde durduğu yaşam becerisinin “problem çözme becerisi” olduğu görülmüştür. Öğretmenler yaşam becerisi kavramının, “öz bakım becerileri” kavramıyla aynı anlamda olduğunu düşünmektedir. Bazı öğretmenlere göre ilkokul öğrencilerinin kazanması gereken ilk beceri, “iletişim” becerisidir. Bu çalışmanın sonucundan hareketle, öğrencilerine yaşam becerilerini kazandırmak noktasında önemli bir sorumluluğu olan öğretmenlere, bu becerileri kazandıracak yol, yöntem, tutum ve davranışlar üzerine meslek öncesinden başlanarak eğitimsel destek verilmesi önerilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2020Sınıf öğretmeni adaylarının algıladığı yeterlik: drama yönteminin kullanıldığı bir öz belirleme uygulaması
Calp, Şükran; Seçgin, Merve Gül
Öz belirleme, kişilik gelişiminin ve davranışların düzenlenmesinin arkasında yatan içsel süreçlere odaklanan bir motivasyon kuramıdır. Öz belirleme kuramına göre psikolojik sağlık için gerekli olan üç temel ihtiyaç vardır. Bunlar özerklik, yeterlik ve ilişkili olmadır. Sınıf öğretmeni adaylarına öz belirleme kuramı kapsamındaki psikolojik ihtiyaçlardan “yeterlik” ile ilgili örnek yaşantıların sunulduğu bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının kendileriyle ilgili algıladıkları yeterlik durumunu olumlu yönde geliştirmektir. Doyurulan yeterlik ihtiyacının, beraberinde “iyi olma” halini getireceğiyle ilgili sezinleme yapılmasını sağlamak, ikincil bir hedef olarak düşünülmüştür. Drama yöntemi kullanılarak uygulanan etkinlikler sonrası öğretmen adaylarının yetenekleri, özgüvenleri, kendilerini tanımaları ve amaçlarını gerçekleştirme motivasyonları hakkında duygu ve düşünceleri sorgulanmıştır. Çalışma kapsamında öz belirleme kuramı temelli drama atölyelerinden oluşan 6 haftalık bir eylem planı uygulanmıştır. Araştırmacılar tarafından hazırlanan drama atölyelerinin amaç cümleleri literatür incelenerek oluşturulmuştur. Nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırmasına göre desenlenen çalışmanın katılımcıları, Türkiye’deki bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi, Sınıf Eğitimi Anabilim Dalında eğitim gören 13 öğrencidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve her uygulamadan sonra öğrenciler tarafından yazılan günlükler kullanılmış, veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Uygulamalar sırasında öğretmen adaylarının yeteneklerini keşfetme fırsatı elde ettiği ve kendilerini tanıma konusunda kişisel özellikleriyle yüzleşerek özgüven geliştirdiği gözlenmiştir. Katılımcılar, yeterlik hissinin psikolojik sağlık için gerekli ve önemli olduğunu düşündüklerini ifade etmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2020Peaceful and happy schools: How to build positive learning environments
Calp, Şükran
It is very important for students and teachers to have a positive learning environment. The school that is an institution for educating children should be a peaceful and happy environment. There are principles such as love, respect, honesty, courage, empathy and kindness in the peaceful and happy schools. This study examined the concept of a “peaceful and happy school” and aimed to describe a peaceful and happy school from the point of view of primary school teachers and primary school students. It was designed with a case-study research model. A peaceful and happy school climate is the “case” of this study. The participants of the study consisted of 126 persons, 103 primary school students, and 23 primary school teachers from public schools in Turkey. Data were collected through face-to-face interviews from primary school students and teachers. Semi-structured interview form was used for both groups. At the end of the study, primary school teachers’ and students’ defini-tions of a peaceful and happy school were presented. It was understood from the findings that primary school students and teachers want to improve the same basic issues related to a peaceful and happy school.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2019Türkiye’de yaratıcı drama alanında yapılmış tezlere yönelik betimsel bir analiz
Calp, Şükran; Seçgin, Merve Gül
Bu araştırma, yaratıcı dramayla ilgili akademik çalışmaların belirli kriterlere göre incelenmesi ve tanımlayıcı birboyutta değerlendirilmesi şeklinde tasarlanmıştır. Araştırmanın amacı, Türkiye’de yaratıcı drama alanındahazırlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerini, (1) tezin türü, (2) tezin yayınlandığı yıl, (3) tezde kullanılan yöntem,(4) veri toplama aracı, (5) katılımcılar, (6) yaratıcı dramanın ilişkilendirildiği değişkenler, (7) yaratıcı dramanınetkisinin araştırıldığı dersler açısından incelemektir. Bu yönüyle çalışmada betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır.Araştırma kapsamında, YÖK Ulusal Tez Merkezi tarama sayfası kullanılarak “yaratıcı drama” anahtar kelimesiyletarama yapılmıştır. Tarama sonucunda 2017 yılına kadar yapılmış 176 teze ulaşılmıştır. Erişim kısıtlaması olan 25tez araştırma kapsamından çıkarılmış, kalan 151 tez pdf dosyası şeklinde kayıt altına alınıp analiz edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda, yaratıcı drama ile ilgili yapılan tezlerin büyük kısmının yüksek lisans tezleri olduğuve drama konulu tez yazmada 2004 yılından itibaren bir artışın söz konusu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaratıcıdramayla ilgili yapılan çalışmalarda en çok kullanılan araştırma yöntemi nicel araştırma yöntemi olup veri toplamaaracı olarak en fazla ölçek tercih edilmiştir. Tezlerde yaratıcı drama birçok değişkenle ilişkilendirilmiştir. Budeğişkenlerden öne çıkanlar, “akademik başarı” ve “tutum” olmuştur. Yaratıcı drama yönteminin etkisininaraştırıldığı dersler arasında Fen ve Teknoloji, en çok incelenen ders olma özelliğini taşımaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2018İlkokulda Akran İlişkileri: Farklı Başarı DüzeyindekiDördüncü Sınıf Öğrencileri Arkadaş Özerklik DesteğiHissediyor mu?
Calp, Şükran; Karaman, Esra Rabiye; Cavusoglu, Feyza
Akran ilişkileri, aynı yaş ya da yakın gelişim ve olgunluk düzeyinde olan; benzer geçmiş, değer, yaşantı, hayat tarzı ve sosyal bağlamı paylaşan kişiler arasındaki etkileşimlerin bütünüdür. Akran ilişkilerinde, akran desteği ve güç dengesi, akran yapısını şekillendiren önemli unsurlardandır. Bu çalışmanın temel amacı, akademik başarı açısından farklı düzeylerdeki ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yakın arkadaşlarından özerklik desteği hissedip hissetmediğini karşılaştırmalı olarak belirlemektir. Bu amaç için öğrenciler akademik başarı düzeylerine göre yüksek ve düşük düzeyde başarılı olarak gruplandırılmıştır. Bir başka ifadeyle ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin arkadaşlarından özerklik desteği alıp almadığı ve desteklenme noktasındaki algılarının başarı düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma nitel araştırma metodolojisine göre desenlenmiş olup bir durum çalışması niteliğindedir. Veri toplama tekniği olarak “yüz yüze görüşme”ler yapılmış, öğrencilere çizdirilen resimler de “doküman incelemesi” tekniği kapsamında değerlendirilmiştir. Katılımcılar ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. “İlkokul dördüncü sınıfta olmak” ve “yüksek ya da düşük düzeyde başarılı olmak” katılımcıların belirlenmesindeki ölçütlerdir. Bulgulara göre gerek düşük başarılı gerekse yüksek başarılı öğrencilerin tamamına yakını, arkadaşları tarafından verilecek özerklik desteğini arzu ettiklerini, böyle bir desteğin hoşlarına gideceğini vurgulamıştır. Başarısı yüksek öğrencilerin büyük çoğunluğu, okulda kendi kararlarını kendilerinin alması noktasında özgür hissetmekte; ancak bu konuda arkadaşlarından yeterince destek alamamaktadır. Özerklik hissetme durumu düşük başarılı öğrencilerde tam tersidir. Bu öğrencilerin yarıdan fazlası okulda özerkliği hissetmemekte ve kararlarında arkadaşlarının etkisi görülmektedir. Sonuç olarak, gerek başarılı öğrenciler gerekse akademik başarı açısından geride kalan öğrencilerin, arkadaşları tarafından özerkliğinin desteklenmesi ve teşvik edilmesi duygusunu arzu edilen ölçüde yaşamadığı tespit edilmiştir. Bu durum ülkemizde “arkadaş özerklik destekleyiciliği”yle ilgili bir farkındalık olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Bu çalışma böyle bir farkındalığın kazandırılması açısından önemli görülmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2017An evaluation of factors affecting decision making among 4th grade elementary school students with low socio-economic status
Kaşkaya, Alper; Calp, Şükran; Kuru, Oğuzhan
Decision making is one of the most important life skills. While making correct, timely, accurate and appropriate decisions lead to positive changes in one’s life, making incorrect decisions may have a negative impact. It is an important issue to examine what the 4th grade students in primary school have about the decision-making ability to be achieved in adolescence and what qualities 4th grade primary students should have for this skill. Evaluation of 4th grade elementary school students for developmental characteristics and qualifications they need to have to be able to gain appropriate decision making ability by puberty emerges as an important issue. Even though age 9-10 is not a period when important or life changing decisions are made, it is still considered the period that individuals start to make real decisions in their life. In this age period, we believe that attempts can be made to help children use their decision making ability more effectively by identifying factors affecting this behavior. In this regard, the aim of this study is to determine factors that have impact on children’s decision making process. This study is designed as a case study and conducted according to qualitative research approach. The study was conducted with 34 elementary school students and 3 teachers. Student interview forms developed by researchers were used to collect the data. In accordance with the data obtained, interviews were conducted with the teachers. The content analysis is included during data analysis process. In our study, we have shown that TV-media, family-close family/friends, neighborhood, the teaching process and some developmental characteristics are found to have affected children’s decision making.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2016Algılanan Akademik Yeterlik ve Özerklik Desteğinin Özerk Akademik Motivasyon ve Akademik Başarıyla İlişkisi1
Bacanli, Hasan; Calp, Şükran
Bu çalışma, yeterlik algısı, özerklik ve özerklik desteği gibi öz belirleme kuramı kaynaklı çeşitli değişkenlerin özerk akademik motivasyon ve akademik başarıya etkisine odaklanmıştır. Çalışmada ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin algıladığı öğretmen ve yakın arkadaş özerklik desteğinin, akademik yeterlik, akademik özerklik ve özerk akademik motivasyona, özerk akademik motivasyonun da akademik başarıya etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın genel amacı, akademik başarıyla ilgili, öz belirleme kuramı temelli bir motivasyonel modeli test etmektir. Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışma olup araştırmaya 849 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Araştırma kapsamında test edilen modeldeki değişkenleri ölçmek için beş farklı ölçek kullanılmıştır. Ölçek maddelerine verilen tepkiler, yapısal eşitlik modeliyle (YEM) analiz edilmiştir. Sonuçlar, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okulla ilgili konularda öğretmenlerinden aldığı özerklik desteğinin akademik yeterlik algısını doğrudan etkilediğini; ancak arkadaşlardan alınan özerklik desteğinin akademik yeterliliği etkilemediğini göstermektedir. Öğrencilerin okulla ilgili konularda öğretmenlerinden aldığı özerklik desteği onların akademik özerkliklerini doğrudan etkilemektedir. arkadaşlardan alınan özerklik desteği, öğrencilerin akademik özerkliklerini doğrudan fakat zayıf düzeyde etkilemektedir. Öğrencilerin özerk (öz belirlenmiş) akademik motivasyonları, onların okul performansını doğrudan etkilemektedir. RMSEA, RMR AGFI, GFI, NFI gibi uyum indeksleri incelendiğinde modelin kabul edilebilir mümkündür.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye20154 + 4 + 4 education system with perspective of branch and primary teachers
Calp, Mehrali; Calp, Şükran
Extension of compulsory education to 12 years has brought a new formation known as 4 +4 +4 in the public. How this restructuring will affect the education system has been the focus of attention for educational researchers. The aim of this study is to determine classroom and branch teachers’ views about 4 +4 +4 education system problems and system-related problems and is to provide suggestions about other problems regarding this system. The study is a case study based on qualitative research method. 334 classroom and branch teachers participated in this study. 313 teacher's thoughts about the research problem and subproblems were obtained in writing through a structured interview form and 21 teacher's thoughts were obtained from interviews conducted face to face. Interpretation of the data obtained from interviews were subjected to content analysis based on individual questions, but when considering the totality of research, descriptive analysis was performed. Results revealed that teachers are not against change itself in general or in other words they are open to change, but they object to the manner or method of change. Regarding problems of 4+4+4 education system, teachers focused on mostly first-year students starting school at the age of five have diffuculty to adapt to school and the fifth-grade students have also diffuculty to adapt to their branch teachers. While teachers complain mostly downward revision of school age, rising compulsory education to 12 years has been the most widely accepted implementation by teachers. The majority of teachers view reasonable separation of schools by level of 4 years. STRUCTURED ABSTRACT
RDL Kalıcı Kaydıİncele

