Van Bölgesindeki Riskli Gruplarda

ArticleAçık Erişim

Özet

Daha sık olarak Kuzey yarım kürede görülen bir hastalık olan Lyme boreliyozu, Kuzey Amerika ve Avrupa'da yaşayan kişilerde kene kaynaklı en yaygın bulaşıcı hastalıktır. Hastalığın etkeni, Borrelia burgdorferi olup Ixodes cisindeki kenelerle bulaşmaktadır. Ülkemizde kenelerin yaşadığı ve kene ısırma olgularının bulunduğu bölgelerde Lyme seroprevalansında artış göze çarpmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'nin doğusunda yer alan Van ilinde kırsal bölgede yaşayan risk grubundaki kişilerde Lyme boreliyozu seroprevalansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölgemizde bu konuda daha önce yapılmış seroprevalans çalışması bulunmamaktadır. Çalışmaya, Ocak 2012-Temmuz 2012 tarihleri arasında Van merkez ve ilçe kırsalında yaşayan 139'u erkek ve 307'si kadın olmak üzere toplam 446 kişi (yaş ortalaması: 39.6 ± 15.5 yıl) dâhil edilmiştir. Bilgilendirilmiş onam ile çalışmaya katılan kişilerden alınan serum örneklerinde B.burgdorferi IgG antikorları ELISA yöntemi ile taranmıştır. Test sonucunda IgG pozitif veya sınırda pozitif olarak saptanan örnekler, Western blot (WB) yöntemi ile doğrulamaya alınmış ve ayrıca bu yöntem ile IgM varlığı da araştırılmıştır. Çalışma sırasında örnek veren kişilere kene veya böcek ısırığına maruz kalıp kalmadıkları sorulmuştur. ELISA yöntemi ile B.burgdorferi IgG antikorları, olguların 17'sinde pozitif (%3.8) olarak saptanmış, 14 olguda ise sınırda pozitifl ik belirlenmiştir. Pozitif ve sınırda pozitif sonuç veren 31 serum örneği WB yöntemi ile çalışıldığında, 4 (%12.9) örnekten pozitif; 10 (%32.3) örnekten ise belirsiz (indeterminate) sonuç alınmıştır. Hiçbir örnekte B.burgdorferi IgM pozitifl iğine rastlanmamıştır. WB yöntemi referans kabul edildiğinde, çalışılan grupta B.burgdorferi IgG pozitifl ik oranı %0.9 (4/446) olarak belirlenmiştir. Pozitif bulunan 4 olgunun 3'ü, kene veya böcek ısırığı tarif etmiştir. Çalışmamızda saptanan B.burgdorferi seroprevalans oranı, ülkemizde bildirilen diğer çalışmalarla kıyaslandığında düşük olarak bulunmuş, bu durumun bölgenin coğrafi yapısı ve kene faunasının farklı olmasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Sonuç olarak, bölgemizin Lyme boreliyozu açısından endemik olmadığı kanaatine varılmış; ancak kene maruziyetini azaltmak için risk grubundaki kişiler için koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi gerektiği düşünülmüştür

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/18946Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorBERKTAŞ, Mustafa
dc.contributor.authorÇIKMAN, Aytekin
dc.contributor.authorParlak, Mehmet
dc.contributor.authorBAYRAM, YASEMIN
dc.contributor.authorCeylan, Nesrin
dc.date.accessioned2026-10-18T21:03:42.112982659Z
dc.date.available2026-10-18T21:03:42.112982659Z
dc.date.issued2015
dc.description.abstractDaha sık olarak Kuzey yarım kürede görülen bir hastalık olan Lyme boreliyozu, Kuzey Amerika ve Avrupa'da yaşayan kişilerde kene kaynaklı en yaygın bulaşıcı hastalıktır. Hastalığın etkeni, Borrelia burgdorferi olup Ixodes cisindeki kenelerle bulaşmaktadır. Ülkemizde kenelerin yaşadığı ve kene ısırma olgularının bulunduğu bölgelerde Lyme seroprevalansında artış göze çarpmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'nin doğusunda yer alan Van ilinde kırsal bölgede yaşayan risk grubundaki kişilerde Lyme boreliyozu seroprevalansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölgemizde bu konuda daha önce yapılmış seroprevalans çalışması bulunmamaktadır. Çalışmaya, Ocak 2012-Temmuz 2012 tarihleri arasında Van merkez ve ilçe kırsalında yaşayan 139'u erkek ve 307'si kadın olmak üzere toplam 446 kişi (yaş ortalaması: 39.6 ± 15.5 yıl) dâhil edilmiştir. Bilgilendirilmiş onam ile çalışmaya katılan kişilerden alınan serum örneklerinde B.burgdorferi IgG antikorları ELISA yöntemi ile taranmıştır. Test sonucunda IgG pozitif veya sınırda pozitif olarak saptanan örnekler, Western blot (WB) yöntemi ile doğrulamaya alınmış ve ayrıca bu yöntem ile IgM varlığı da araştırılmıştır. Çalışma sırasında örnek veren kişilere kene veya böcek ısırığına maruz kalıp kalmadıkları sorulmuştur. ELISA yöntemi ile B.burgdorferi IgG antikorları, olguların 17'sinde pozitif (%3.8) olarak saptanmış, 14 olguda ise sınırda pozitifl ik belirlenmiştir. Pozitif ve sınırda pozitif sonuç veren 31 serum örneği WB yöntemi ile çalışıldığında, 4 (%12.9) örnekten pozitif; 10 (%32.3) örnekten ise belirsiz (indeterminate) sonuç alınmıştır. Hiçbir örnekte B.burgdorferi IgM pozitifl iğine rastlanmamıştır. WB yöntemi referans kabul edildiğinde, çalışılan grupta B.burgdorferi IgG pozitifl ik oranı %0.9 (4/446) olarak belirlenmiştir. Pozitif bulunan 4 olgunun 3'ü, kene veya böcek ısırığı tarif etmiştir. Çalışmamızda saptanan B.burgdorferi seroprevalans oranı, ülkemizde bildirilen diğer çalışmalarla kıyaslandığında düşük olarak bulunmuş, bu durumun bölgenin coğrafi yapısı ve kene faunasının farklı olmasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Sonuç olarak, bölgemizin Lyme boreliyozu açısından endemik olmadığı kanaatine varılmış; ancak kene maruziyetini azaltmak için risk grubundaki kişiler için koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi gerektiği düşünülmüştür
dc.identifier.endpage445
dc.identifier.issn0374-9096
dc.identifier.issue3
dc.identifier.startpage439
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/18946
dc.identifier.volume49
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofMikrobiyoloji Bülteni
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectTıbbi Araştırmalar Deneysel
dc.subjectMikrobiyoloji
dc.subjectParazitoloji
dc.titleVan Bölgesindeki Riskli Gruplarda
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin1
rdl.departmentÖzel Kuruluş
rdl.departmentERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ
rdl.departmentVAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ
rdl.source.indexTRDIZIN