Bu dergideki yayınlar

16 →
  • ArticleYayıncıda açık erişim2021
    Ergenlerde Yorgunluk Üzerine Etkili Faktörlerin Yapısal Eşitlik Modeli ile İncelenmesi

    Firat, Meryem; Kanbay, Yalçın; Gökmen, Burcu Demir; Utkan, Mehmet

    Araştırma ergenlerde yorgunluk üzerine etkili etmenlerin incelenmesi amacı ile tanımlayıcı olarak plan-lanmış ve yapılmıştır. Araştırmaya 1031 ergen katılmıştır. Araştırma verileri üniversiteye hazırlık için dershanelere devam eden öğrencilerden toplanmıştır. Veri toplamada “Kişisel bilgi formu”, “Chalder Yorgunluk Ölçeği” ve “Epworth Uykululuk Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen veriler öncelikle SPSS 23 programında kayıp veri, uç değerler açısından kontrol edilmiş, normallik ve homojenite sınaması yapılmıştır. Araştırma modelinin sınanması ise yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ile yapılmıştır. Er-genlerin yorgunluklarını etkileyen etmenleri tahminleyen gözden geçirilmiş model ve uyum iyiliği değerleri χ2 = 286.66, χ2/df = 4.70, NFI = 0.86, TLI = 0.86, CFI = 0.89, GFI = 0.96, AGFI = 0.94, RMSEA = 0.06, RMR = 0.70 olarak belirlenmiştir. Kardeş sayısı (t = -2,693; p < 0,05), ve ergenlerin uykululuk durumunun (t = 7.550; p < 0.001) yorgunluk üzerinde anlamlı etkisinin olduğu bulunmuş-tur. Yaşın, anne eğitim düzeyinin ve baba eğitim düzeyinin yorgunluk üzerinde etkisiz olduğu tespit edilmiştir (p > 0.05). Ergenlerin yorgunlukları üzerinde en önemli etkenin uykululuk durumu olduğu belirlenmiştir. Bu sonuç doğrultusunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2021
    The Effects of Montessori Approach Based STEM Activities on Pre-service Teachers' Attitudes Towards Science and Science Teaching

    Çakır, Zehra; Yalçın, Sema Altun

    In this study, it was aimed to determine the effect of STEM activities prepared on the basis of the Montessori education approach philosophy on pre-school teacher candidates' attitudes towards science and science teaching. Mixed method was used in the study. The sample group consists of 50 pre-school teacher candidates in total. In the study, a single group pre-test post-test pattern was created to collect quantitative data. The study lasted 14 weeks in total. In the study, "Science Attitude Scale" and "Science Attitude Scale" were used as quantitative data collection tools. In order to collect the qualitative data of the study, the "semi-structured interview form" prepared by the researcher based on the items of the scales used in quantitative terms was used. The quantitative data obtained in the study were analyzed using the statistical (paired sample t test) method, and the qualitative data were analyzed by content analysis. In the results of working; It has been determined that STEM activities based on Montessori approach have a positive effect on pre-school teacher candidates' attitudes towards science and science teaching. The results obtained from the qualitative data showed that there were positive improvements in teacher candidates' attitudes towards science and science teaching and the quantitative results were of high quality.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2020
    Üniversite Öğrencilerinin Ruminatif Düşünme Biçimlerinin ve Sosyal İyi Olma Düzeylerinin Duygusal Zekâ Düzeyleri ile İlişkisi

    Gulacti, Fikret; Lale, Zeynep

    Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin ruminatif düşünme biçimleri ve sosyal iyi olma düzeylerininduygusal zekâ düzeyleri ile ilişkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 akademik yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinin 7 farklı fakültesinde lisansprogramlarında öğrenim görmekte olan; olasılığa dayalı küme örnekleme yöntemiyle belirlenen 670öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 244’ü erkek (%36.4), 426’sı (%63.6) ise kadındır. Araştırma sonucunda ruminatif düşünme biçimi puanı cinsiyete, algılanan gelir düzeyine, algılanan annebaba tutumuna göre anlamlı farklılık gösterirken algılanan akademik başarıya göre anlamlı bir farklılıkgöstermemiştir. Üniversite öğrencilerinin sosyal iyi olma düzeylerinde cinsiyete, algılanan gelirdüzeyine ve algılanan akademik başarıya göre farklılık göstermediği, ancak algılanan anne baba tutumuna göre anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Toplam duygusal zekâ puanının cinsiyete, algılanan gelir düzeyine, algılanan akademik başarıya ve algılanan anne baba tutumuna göre farklılıkgöstermediği bulunmuştur. Ayrıca üniversite öğrencilerinin ruminatif düşünme biçimleri ve sosyaliyi olma düzeylerinin duygusal zekâ düzeyleri ile arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkisi olduğugörülmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    A Research on the Effects of Organizational Silence and Burnout on Psychological Contract Violation

    Kılıçkaya, Fatma Yılmaz

    In this study, the relationship between organizational silence, burnout and violation of psychological contract was examined. The aim of this study is to determine whether the silence and burnout of the employees in the enterprise cause psychological contract violations. In this direction, whether the sub-dimensions of organizational silence, acceptive silence, protective silence, protective silence and emotional exhaustion and depersonalization, which are the sub-dimensions of burnout, affect the violation of psychological contract.In order to determine this relationship, a questionnaire was applied to the employees. The data obtained were interpreted by means of SPSS package program. In the first part of the study, a literature review was conducted to explain organizational silence, burnout and psychological contract violations. In the second part, the effects of organizational silence and burnout on the violation of psychological contract and the relationship between variables and demographic data are explained. Correlation, regression and Anova analyzes were performed. According to the results of the analysis, organizational silence and accepted silence, which have sub-dimensions, preventive silence and protective silence, strongly affect the violation of psychological contract. In the sub-dimensions of burnout, psychological contract violations increase only when the feeling of personal accomplishment decreases.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Öğretmenlerin Psikolojik Dayanıklılıkları İle İş Yaşam Kaliteleri Arasındaki İlişkinin Araştırılması

    Yalçın, Sinan; Yılmaz, Mustafa

    Bu araştırmada, öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile iş yaşam kaliteleri arasındaki ilişkiincelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, iki ya da daha fazladeğişkenler arasındaki değişimin varlığını ya da var olan durumlarını belirlemeyi amaçlayan ilişkiseltarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılındaYozgat-Merkez-Sorgun-Yerköy ilçelerinde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmaktaolan toplam 438 öğretmen oluşturmaktadır. Bu öğretmenlerin 244’ü (% 55,7) erkek, 194 (% 44,3) ‘ükadın öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Psikolojik DayanıklılıkÖlçeği (PDÖ), İş Yaşam Kalitesi Ölçeği (İYKÖ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmadanelde edilen verilerin analizinde Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi yöntemleri uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin psikolojik dayanıklılıkları ile okulda geçirdikleri hizmet süreleri arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu ve okul türü değişkenleri arasında ise anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile iş yaşam kaliteleriarasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin iş yaşam kalitesi alt boyutlarından sadece Toplam Yaşam Alanı alt boyutu öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerininyaklaşık %13’ünün anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin “Hakem” Kavramına İlişkin Metaforik Algılarının İncelenmesi

    Yazici, Mehmet

    Bu araştırmanın amacı Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören üniversite öğrencilerininhakem kavramıyla ilgili algılarını metaforlar aracılığıyla belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu,2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Beden Eğitimi veSpor Yüksekokulunda öğrenim gören toplam 119 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanınverileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış “Hakem ……… gibidir;çünkü,…………” cümlesinin öğrenciler tarafından tamamlanması ile elde edilmiştir. Veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi yoluyla birbirine benzer ifadeler uygun kategoriler altında biraraya getirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda öğrencilerin hakem kavramına yönelik 27 olumlu, 14olumsuz metafor ürettikleri, hakem kavramını çoğunlukla “hakim, terazi, lider ve adalet”, kavramlarıylaaçıkladıkları görülmüştür. Üretilen metaforlar üretilme gerekçeleri dikkate alınarak “adalet, yönetim,rehber, güvensizlik ve gelişim temaları altında toplanmıştır. Öğrencilerin üretmiş oldukları metaforlardan en sık tekrarlanan metaforların hakim, terazi ve lider metaforu olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin hakem kavramına yönelik 41 farklı metafor ürettikleri ve hakemi çoğunlukla hakim, terazi, lider ve adalet kavramlarıyla eş anlamlı olarak algıladıkları görülmüştür.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    University Sport Environment Scale (USES): Validity and Reliability Study

    Esentürk, Oguz Kaan; Yilmaz, Aynur

    In this study, it is aimed to adapt the measurement tool that can measure the views of university students on the sports environment on campus to Turkish culture. Descriptive analysis technique, one of the quantitative research approaches, was used in the study. The study included students from different universities in the 2018-2019 academic years. The study was conducted on four different working groups. Language equivalence was tested with the data obtained from the first study group. Explanatory Factor Analysis (AFA) was performed with the data obtained from the second group. The structure revealed as a result of AFA with the data obtained from the third study group was tested by Confirmatory Factor Analysis (DFA). Test-retest reliability analysis was performed with the data in the fourth group. As a result of EFA within the scope of construct validity, a structure consisting of 14 items and four factors explaining 78.65% of the total variance was obtained. This structure, which was revealed as a result of CFA, was confirmed by the data obtained from different working groups. As a result of exploratory factor analysis conducted within the framework of construct validity, a structure consisting of 14 items and two factors explaining 78.06% of the total variance was obtained. In order to test item discrimination, item test correlation and 27% sub-upper group comparison were performed. The reliability of the instrument was examined with Cronbach's alpha internal consistency coefficient and test-retest techniques. These test techniques provide evidence that the measuring instrument is highly reliable. Criterion validity analysis was used to provide evidence of validity. According to the current findings, it can be said that Collegiate Sportscape Scale is a data collection tool that can make valid and reliable measurements

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Evli Kadında Soyadı Sorunu ve Kimlik Kaybı Üzerine Bir Değerlendirme

    Aksakal, Ibrahim

    Evlenen kadının soyadı sorunu birçok araştırmaya konu olmuş, üzerinde çeşitli fikirler beyanedilmiştir. Bu çalışmada temel amacımız yapılan diğer araştırmalardan farklı olarak kadının yaşadığı“soyadı sorunu” ile “bireyde kimlik ve benlik inşası” konusunu bir araya getirerek olası bir kimlikkaybı yaşanıp yaşanmadığını değerlendirmektir. Araştırmamız, “evlenen ve belki daha sonra boşanankadınlarda yaşanan soyadı değişiklikleri onlarda bir kimlik kaybı veya benlik algısı sorunu yaşatmaktamıdır?” problemi üzerinden yürütülmüş ve bu problemin cevabı aranmaya çalışılmıştır. Bu amaçlaönce “kadında soyadı sorunu”, “bireyde benlik ve kimlik inşası” ve “bireyin kendine yabancılaşması”alt başlıkları ele alınmış, ardından da araştırma problemimiz elde edilen bilgiler doğrultusunda değerlendirilerek sonuç elde edilmiş ve çeşitli önerilerle çalışma sonlandırılmıştır.Bilindiği üzere kadın, yüzyıllar boyunca hayatındaki iki egemen erkekten birine, babaya veya kocayabağımlı olmuştur. Bu bağımlılık durumu her ne kadar kadın lehine yaşanan gelişmelerle birliktenispeten azalsa da tamamen ortadan kalkmış değildir. Çünkü bu eril tahakküm durumu özellikle bazıyaşam alanlarında günümüz toplumlarında hâkim gelenek olarak hâlâ devam etmektedir. Soyadıuygulaması da bu bağımlılık alanlarından sadece biridir. Çalışmamızda, “kadın, kendisine doğumlabirlikte verilen ve zamanla kimliğinin bir parçası haline gelen soyadını ve dâhil olduğu aile kaydınıevlenme ve boşanma aşamasında değiştirince olası bir kimlik ve benlik bunalımı söz konusu olacaktır”hipotezinden hareket edilmiştir. Kaynak taraması yapılmış, konu ile ilgili araştırmalar incelenmiş veelde edebilen bilgiler, bu çerçevede değerlendirilerek yaşanan “kimlik kaybı” ve “benlik algısıproblemi” ortaya konulup çeşitli çözüm önerilerinden bahsedilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Psikolojik Danışman Adaylarının Kariyer Kararı Yetkinlik ve Mesleki Sonuç Beklentilerinin Geliştirilmesi

    Eskisu, Mustafa; Haspolat, Namik Kemal; Ağırkan, Murat

    Bu araştırmada, Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramı temelinde geliştirilen psikoeğitim programının psikolojik danışman adaylarının kariyer kararı yetkinlik ve mesleki sonuç beklentileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma, yarı deneysel desende gerçekleştirilmiş olup, çalışma grubunu rehberlik ve psikolojikdanışmanlık anabilim dalında öğrenim gören 54 üniversite öğrencisi (27 deney, 27 kontrol grubu) oluşturmuştur. Deney grubuna araştırma kapsamında geliştirilen psikoeğitim programı uygulanırken,kontrol grubuna yönelik herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Deney gruplarında psikoeğitim programı iki ayrı grup halinde araştırmacılar tarafından uygulanmış, uygulamanın etkililiğini belirlemeyeyönelik veriler Kariyer Kararı Yetkinlik Beklentisi Ölçeği Kısa Formu ve Mesleki Sonuç Beklentisi Ölçeği aracılığı ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde ilişkisiz gruplar t-testi, kovaryans analizi, çok değişkenli varyans analizi ve çok değişkenli kovaryans analizi kullanılmıştır. Analiz sonucundakariyer kararı yetkinlik beklentisi ve mesleki sonuç beklentisinin ön-test puanlarına göre düzeltilmiş sontest puanlarının deney grubu lehine farklılaştığı bulunmuştur. Bu bulgular psikoeğitim programınınpsikolojik danışman adaylarının kariyer kararı yetkinlik beklentisi ve mesleki sonuç beklentisini artırmada etkili olduğunu göstermiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2020
    Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuğa Sahip Ebeveynlerin Problem Çözme Becerileri ile Yaşam Doyumlarının İncelenmesi

    Kağan, Mücahit; Başgöze, Feray

    Bu araştırmada, zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip ebeveynlerin problem çözme becerileri ile yaşamdoyumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, kullanılan model ilişkisel tarama yöntemidir.Katılımcılar Erzincan İli’nde bulunan Özel Eğitim Mesleki Eğitim ve Özel Eğitim İş UygulamaOkulları’nda eğitimine devam eden zihinsel yetersizliği olan 138 çocuğun ebeveyninden oluşmaktadır.Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Yetişkinlerde Problem ÇözmeÖlçeği kullanılarak toplamıştır. Elde edilen verilerin analizinde normallik varsayımının karşılandığıdurumlarda parametrik analiz yöntemlerinden Pearson Korelasyon Analizi, Bağımsız Örneklem t Testive Regresyon analizi, normallik varsayımının karşılanmadığı durumlarda parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Araştırma elde edilen bulgularda,zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip ebeveynlerin yaşam doyumu ve problem çözme becerileri arasındapozitif yönde manidar bir ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte ebeveynlerin yaşam doyumu ve problem çözme becerilerinin; cinsiyete, çocuklarının tanısına ve çocuklarının aldığı özel eğitim süresine görefarklılaştığı buna karşın yaş, eğitim düzeyi ve çocuğun birden fazla engelinin olması gibi değişkenlerinise yaşam doyumu ve problem çözme becerileri ile ilişkili olmadığı bulunmuştur. Ayrıca zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip ebeveynlerin yaşam doyumları üzerinde, problem çözme becerisinin,çocuklarının aldığı özel eğitim süresinin ve çocuklarının tanı durumunun anlamlı birer yordayıcıolduğu görülmüştür.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2528-9527
creativeworkseries.issn2528-9535
dc.date.accessioned2026-10-20T15:45:34.052467172Z
dc.date.available2026-10-20T15:45:34.052467172Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/25431
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleOPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi
dspace.entity.typeJournal