Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(3)

Birim yayınları

22 →
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    EVALUATION OF THE PSYCHOMETRIC FIT OF THE TURKISH VERSION OF THE PERCEPTION OF CARE IN ACUTE SITUATIONS SCALE

    Gülsün Ayran

    Aim: This study was conducted to evaluate the psychometric properties of the Turkish version of the Perceived Ability to Provide Care in Acute Situations Scale (Novice Nurses’ PCAS). Material and Methot: This is a methodological study. The study population consisted of nurses working in public and private hospitals throughout Turkey with less than 12 months of professional experience. The sample consisted of a total of 280 nurses meeting the same experience criteria. Data were collected between January and August 2025. Descriptive forms and the Acute Care Perception Scale were used to collect research data. Content and construct validity, item analysis, confirmatory factor analysis, and internal consistency analysis were used to evaluate the data. Results: As a result of the reliability and validity analyses, the overall Cronbach’s alpha coefficient of the scale was found to be 0.973. Confirmatory factor analysis revealed that one item was removed due to a low factor loading, and the remaining 16 items were grouped under three subdimensions. The model demonstrated acceptable fit indices, with values of CMIN/DF=3.831 and RMSEA=0.096. Based on these findings, the scale was concluded to be a valid and reliable measurement tool. Conclusion: In conclusion, the Turkish version of the scale was found to be at an acceptable level and exhibited sufficient psychometric properties in terms of validity and reliability. It is believed that the scale can be used as a valid and reliable measurement tool.

  • ArticleAçık Erişim2026
    Erken Postpartum Dönemde Algılanan Eş Desteği Yorgunluk ve Emzirme Öz Yeterlilik Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi

    Köse, Semra; Ayran, Gülsün

    Amaç: Bu araştırma erken postpartum dönemde algılanan eş desteği, yorgunluk ve emzirme öz yeterlilik arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Kesitsel tanımlayıcı ve ilişki arayıcı desende olan çalışma, Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesindeki bir hastanenin pediatri polikliniğinde gerçekleştirildi. Erken postpartum dönemdeki 266 anneyle görüşmek için Demografik Soru Formu, Erken Lohusalık Sürecinde Kadınların Algıladıkları Eş Desteği Ölçeği, Emzirme Öz Yeterlilik Ölçeği ve Yorgunluk İçin Görsel Benzerlik Skalası kullanıldı. Annelerin anket formlarını eksiksiz doldurmaları sağlandı. Bulgular: Annelerin toplam puan ortalamasının Erken Lohusalık Sürecinde Kadınların Algıladıkları Eş Desteği Ölçeği için 65.04 ± 11.39, Yorgunluk için Görsel Benzerlik Skalası Yorgunluk Alt Boyutu için 54.27 ± 29.29, Enerji Alt Boyutu için 32.96 ± 12.01 ve Emzirme Öz Yeterlilik Ölçeği için 61.54 ± 8.33 olduğu belirlendi. Annelerin Erken Lohusalık Sürecinde Kadınların Algıladıkları Eş Desteği Ölçeği puanları ile sırasıyla Yorgunluk İçin Görsel Benzerlik Skalası Yorgunluk ve Enerji Alt Boyutları ve Emzirme Öz Yeterlilik Ölçeği puanları arasında pozitif bir korelasyon olduğu saptandı (p<0.05). Sonuç: Sonuç olarak erken postpartum dönemdeki annelerde eş desteği algısı puanlarındaki artışın yorgunluk ve emzirme öz yeterlilik puanlarındaki artış ile ilişkili olduğu saptandı. Bu sonuçlar doğrultusunda; eş desteği ile emzirme öz-yeterliği ilişkisine dikkat edilerek, sağlık çalışanları hem doğum öncesi hem doğum sonrası dönemde yapacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerine eşleri de entegre etmelidir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2026
    Ergenlerde Dijital Bağımlılık ve Hedonik Yeme Davranışı Arasındaki İlişki: Tanımlayıcı ve Korelasyonel Bir Çalışma

    Aksoy, Bahar; Arslanlı, Sevilay Ergün; Duru, Hilal Altundal; Kasımoğlu, Necla

    Giriş: Dijital teknolojilerin yaygın kullanımı, ergenlerde dijital bağımlılık riskini artırmakta ve bu durum çeşitli davra- nışsal sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilmektedir. Son yıllarda, dijital medya kullanımının yeme davranışları üzerindeki etkisi giderek artan bir araştırma alanı olmuştur. Bununla birlikte, ergenlerde dijital bağımlılık ile hedonik yeme eğilimi arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Amaç: Bu çalışma, ergenlerde dijital bağımlılık ile hedonik yeme eğilimi arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu tanımlayıcı ve korelasyonel çalışma, Aralık 2025 ile Mart 2026 tarihleri arasında, Türkiye'nin doğusunda şehir merkezindeki bir lisede öğrenim gören 346 ergenle gerçekleştirilmiştir. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Ergenler için Dijital Bağımlılık Ölçeği ve Ergenler için Hedonik Yeme Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA, Ki-kare testi, Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve korelasyon analizleri kullanıldı. Bulgular: Sonuçlar, ekran süresi ile dijital bağımlılık arasında anlamlı pozitif bir korelasyon olduğunu gösterdi (r = 0,328; p < 0,01). Ayrıca, dijital bağımlılık ile hedonik yeme eğilimi arasında da anlamlı pozitif bir korelasyon bulundu (r = 0,351; p < 0,01). Dijital platformların yeme alışkanlıklarını etkilediğini belirten ergenlerin hem dijital bağımlılık hem de hedonik yeme eğilim puanları anlamlı derecede daha yüksekti. Sonuç: Bulgular, ergenlerde dijital bağımlılık ile hedonik yeme eğilimleri arasında önemli bir ilişki olduğunu göster - mektedir. Dijital medya kullanımının ergenlerin yeme davranışları üzerindeki potansiyel etkileri göz önüne alındığında, bu bulgular, sağlıklı ekran kullanımı ve bilinçli yeme davranışlarını içeren okul temelli müdahalelerin geliştirilmesi ihtiyacının altını çizmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2026
    The effect of the liquid motion bubbler timer soothing sensory toy on children’s fear and anxiety levels during blood sampling: a randomized clinical trial

    Sariali̇oğlu, Arzu; Oluç, Tuğba

    Background: Blood sampling is one of the invasive procedures in a hospital setting that can cause fear, anxiety, and stress in children. Aim: The study aimed to determine the effect of the Liquid Motion Bubbler Timer Soothing Sensory Toy on children’s fear and anxiety levels during blood sampling. Methods: The study was conducted with a total of 90 children aged 4–6 years, divided into two groups (45 in the intervention group and 45 in the control group). The data were collected by face-to-face interviews using the “Questionnaire Form”, “Children’s Fear Scale”, and “Children’s State Anxiety”. Children in the intervention group were made to play “Liquid Motion Bubbler Timer Soothing Sensory Toy” before and during the blood sampling procedure. The Dependent Groups T-Test, the Wilcoxon Test, the Independent Groups T-Test, and the Mann-Whitney U-Test were used in the analysis of the data. Results: The Liquid Motion Bubbler Timer Soothing Sensory Toy group had significantly lower fear and anxiety scores compared to the control group (p<0.05). The Liquid Motion Bubble Timer Soothing Sensory Toy has a significant effect on children’s fear and anxiety. Conclusion: The innovative “Liquid Motion Bubble Timer Soothing Sensory Toy” is effective against fear and anxiety in children, and can be used by healthcare professionals working in pediatric units during invasive procedures with children. Trial registration: ClinicalTrials.gov (No: NCT06476418, Date: 03/05/2024, https://clinicaltrials.gov/study/NCT06476418?locStr=Erzurum,%20T%C3%BCrkiye&country=T%C3%BCrkiye&state=Erzurum&city=Erzurum&viewType=Card&cond=child&rank=17)

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2025
    The Effect of Different Distraction Methods on Pain and Anxiety in Children

    Köse, Semra; Ayran, Gülsün; Özdemir, Hamide Nur Çevik

    This study has been carried out experimentally in order to determine the effects of using rain sticks and kaleidoscope on pain, anxiety and parental satisfaction during blood collection in children aged 5-12 years. This research is a randomized controlled study. The research was performed with a total of 105 children and their parents, including the Experimental Group I (Rain Stick) consisting of 35 children, the Experimental Group II (Kaleidoscope) consisting of 35 children, and the Control Group consisting of 35 children who met the sample inclusion criteria. It was adhered to the CONSORT guidelines in the study. The pain score averages of the Experimental Group I and Experimental Group II were found to be significantly lower compared to the Control Group (p<0.05) according to the self-report of the children and the report of the parents and the researcher. When the children's Anxiety Scale-State mean scores were evaluated according to their self-evaluations, parents and researchers it was found that while there was no significant difference between the groups in terms of mean anxiety scores before the procedure (p>0.05), there was a significant difference between the groups in terms of mean anxiety scores during the procedure (p<0.05). It was determined that the use of rain stick and kaleidoscope were effective in reducing the level of pain and anxiety felt during blood collection in children.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2025
    Ortaokul Öğrencilerinin Mülteci Öğrencilere Yönelik Tutumlarının İncelenmesi

    Gürol, Ayşe; Kasımoğlu, Necla; Tuğba, Oluç; Öncül, Bilal

    Amaç: Araştırma ortaokul öğrencilerinin mülteci öğrencilere yönelik tutumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı türdeki çalışma, bir il merkezinde mülteci öğrencilerin yoğunlukta olduğu üç ortaokulda yürütülmüştür. Çalışma, Mart-Nisan 2023 tarihlerinde belirlenen ortaokullarda 2022-2023 eğitim döneminde öğrenim gören ve Türk uyruğuna sahip toplam 702 öğrenciye ulaşılarak tamamlanmıştır. Veriler, “Kişisel Bilgi Formu” ve “Mülteci Öğrencilere Yönelik Tutum Ölçeği” ile toplanmıştır. Veriler, SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrenciler, mülteci öğrencilere yönelik tutum ölçeğinden 48.91±11.60 puan almışlardır. Çalışmada kız (50.60±11.64) öğrencilerin ve 5. sınıfta (51.46±11.74) okuyan öğrencilerin diğer arkadaşlarından daha yüksek tutum puan ortalamasına sahip oldukları belirlenmiştir (p

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2024
    Postpartum Dönemde Büyükanne Desteğinin Emzirme Öz Yeterlilik Düzeyine Etkisi: Kesitsel Bir Araştırma

    Köse, Semra; Ayran, Gülsün

    Amaç: Postpartum dönemde büyükanne desteğinin emzirme öz yeterlilik üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan araştırma, doğum sonrası 0-42 günlük bebeği olan 213 anne ile Ocak- Nisan 2022 tarihleri arasında Türkiye’nin doğusundaki bir ilin araştırma hastanesinin Pediatri Polikliniği’nde yürütülmüştür. Veriler anket formu ve Emzirme Öz Yeterlilik Ölçeği-Kısa Formu (EÖYÖ-KF) aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde, ortalama, T- testi, Mann Whitney U Testi ve Spearman Korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Büyükannelerin lohusalıkta yanında kalma süresinin ortalama 10.27±11.20 gün olduğu, %71.8’inin lohusalık sürecinde destek aldığı bulunmuştur. Büyükannelerin lohusalıkta %61’inin anne sütü dışında besin önerdiği, besin önerisinde bulunanların %43.4’ünün mama önerdiği, %74.4’ünün önerilen besinleri bebeğine verdiği tespit edilmiştir. Annelerin büyükanne desteği alma durumlarına göre emzirme öz-yeterlilik düzeyleri ve lohusalıkta kalma süreleri arasında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır (p<0.05). Annelerin bebeklerini Sadece Anne Sütü (SAS) ile besleme süresi ile Emzirme Öz Yeterlilik Ölçeği- Kısa Formu (EÖYÖ-KF) toplam puanı arasında ve büyükannelerin lohusalıkta yanında kalma süresi arasında pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç: Lohusalık döneminde büyükannelerin lohusalıkta yanında kalma süresi arttıkça annelerin bebeklerini Sadece Anne Sütü ile besleme sürelerinin ve emzirme öz yeterlilik düzeylerinin arttığı bulunmuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2024
    Hemşirelerin Robot Kullanımına Dair Öz Yeterliği: Robot Kaygısı ve Otomasyon Seviyesi Tercihleri İlişkisinde Aracılık Etkisi

    Erebak, Serkan; Kasımoğlu, Necla

    Amaç: Sağlık kuruluşlarında her geçen yıl robotik teknolojilerin kullanımı gittikçe artmaktadır. Bu süreçte kuruluşlar çeşitli problemlerle karşılaşabilirler. Sağlık kuruluşları, çalışanlarının robot teknolojilerine uyum sağlama yetkinliklerini geliştirerek bu konuda karşılaşabilecekleri olası problemlere dair önlem alabilirler. Bu çalışmada, hemşirelerin robot kaygısının tercih ettikleri otomasyon seviyesi üzerindeki etkisine ve ayrıca robot kullanımı öz yeterliğinin bu iki değişken arasındaki rolüne odaklanılmıştır. Yöntem: Bir üniversite hastanesinde çalışan 281 hemşire kendilerine verilen anketleri yanıtlamıştır. Bu anketler arasında Robot Kaygısı Ölçeği, Sağlık Hizmetinde Robot Kullanımı Öz-Yeterliği (RUSH) ve Otomasyon Düzeyi Tercihi (PAL) ölçekleri yer almıştır. Veri analizinde, korelasyon analizi için Pearson momentler çarpımı, aracılık analizi içinse PROCESS macro kullanılmıştır. Bulgular: Analiz hem robot kaygısı hem de alt boyutları bağlamında ana hipotezin desteklendiğini göstermiştir. Robot kullanımı öz-yeterliği, robot kaygısı ile otomasyon düzeylerinin tercihi arasında tam aracılık etkisi göstermiştir. Sonuç: Etkili hemşire-robot iş birliğinin sağlanabilmesi için çalışan seçimi ve mevcut çalışanların eğitimleri s ırasında robot kullanım öz yeterliklerinin belirlenmesi bu teknolojinin benimsenme sürecini kolaylaştırabilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2024
    The effect of digital game addiction on aggression in schoolage children

    Köse, Semra; Ayran, Gülsün; Aslan, İlyas

    Objective: This study was conducted to determine the impact of digital game addiction on aggression in school-age children. Method: This descriptive and cross-sectional study was conducted in January-June 2023 with children aged 10-11 years studying in secondary schools in Batman. The study was completed with 300 children who met the research criteria. Data were collected by distributing the questionnaire form, Digital Game Addiction Scale for Children and Aggression Scale to the children whose parental consent was obtained in a time period that would not disrupt the class hours. In the evaluation of the data; percentages, averages, t test, Anova, Bonferonni, Pearson Correlation analyzes were used. Results: It was determined that 52% of the students participating in the study were male and 57.3% were 11 years old. The digital game addictions and aggression of male students, those whose mothers and fathers are civil servants, those who have a tablet/computer/phone, those who play games for 4 hours or more a day with a tablet/computer/phone, and those who mostly prefer computers to play games are statistically significant. There was a significant positive correlation between children's digital game addiction and aggression (p&lt;0.05). Conclusion: It was determined that as students' digital game addiction levels increased, their aggression levels increased. In addition, as the daily playing time of the students increased, their digital game addiction and aggression levels also increased.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2023
    Gebelikte anne sağlığı okuryazarlığı envanterinin türkçeye uyarlanması: geçerlik ve güvenirlik çalışması

    Köse, Semra; Ayran, Gülsün; Turan, Emine Aydin

    Amaç: Bu araştırma Gebelikte Anne Sağlığı Okuryazarlığı Envanteri’nin (Maternal Health Literacy Inventory in Pregnancy) psikometrik uyumunu değerlendirmek amacıyla yapıldı. Yöntem: Metodolojik tipte olan araştırma Nisan-Aralık 2021 yılında Türkiye’nin doğusunda bir ilin eğitim araştırma hastanesinde, Obstetri Polikliniğine muayene için gelen 268 gebe ile gerçekleştirildi. Veriler, gebeler için soru formu ve Gebelikte Anne Sağlığı Okuryazarlığı Envanteri kullanılarak toplandı. Verileri değerlendirmek için içerik ve yapı geçerliliği, madde analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve iç tutarlık kullanıldı. Bulgular: Ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0.97 olarak belirlendi. Madde-toplam puan korelasyon değerleri 0.385 ile 0.723 arasında değişmektedir. Faktör yükleri 0.30'dan ve uyum indeksleri 0.80’den büyüktür. Ölçeğin Türkçe versiyonunun Cronbach’s alfa katsayısı 0.957 olarak tespit edildi. Yapılan analizler sonucu ölçeğin son hali 41 madde 3 alt boyutlu olarak belirlendi. Sonuç: Bu bulgular Gebelikte Anne Sağlığı Okuryazarlığı Envanteri’nin, gebelerin anne sağlığı okuryazarlık düzeylerini değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu gösterdi. Bu ölçeğin gebelik sürecinde anne sağlık okuryazarlığının değerlendirilmesini kolaylaştıracağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:21:55.458247938Z
dc.date.available2026-10-21T10:21:55.458247938Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28108
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalıtr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codesbf-hemsirelik-cocuk-sagligi-ve-hastaliklari-hemsirelig
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\bcocuk sagligi ve hastaliklari hemsireligi anabilim dali\b