Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(4)

Birim yayınları

7 →
  • ArticleAçık Erişim2026
    65 Yaş Üzeri Bireylerin Yaşlılığı Algılama Düzeylerinin Aktif Yaşlanma Sürecine Etkisi: Tanımlayıcı Çalışma

    Demir, Sevgi; Güneş, Demet; Demirkıran, Bedriye Cansu

    Amaç: Bu çalışma, yaşlı bireylerin yaşlılığı algılama düzeyle rini belirleyip, aktif yaşlanma sürecine etkisini değerlendirmek ama cıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikte yapılan bu çalışma, Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan bir devlet hastanesine başvuran 65 yaş üzeri 305 birey ile yürütülmüştür. Veriler, araştırmacı tarafından gerekli izinler alındıktan sonra yüz yüze görüşme tekniği ile tanımlayıcı bilgi formu, Yaşlılığı Algılama Anketi Kısa Formu ve Aktif Yaşlanma Ölçeği kullanılarak toplanılmıştır. Bul gular: Çalışmamızda, Yaşlılığı Algılama Ölçeği puan ortalamasının 53,66±11,19, Aktif Yaşlanma Ölçeği puan ortalamasının 122,18±53,49 olduğu belirlendi. Cinsiyet, birlikte yaşama durumu ile Yaşlılığı Algı lama Ölçeği ve çocuk sayısı, eğitim durumu, meslek durumu, katılım cıların sağlığı algılama durumu, kronik hastalık durumu, kronik hastalık tanısı ile Aktif Yaşlanma Ölçeği arasında anlamlı bir ilişki olduğu bu lundu (p<0,05). Yerleşim yeri, medeni durumu, gelir durumu ile Yaş lılığı Algılama Ölçeği ve Aktif Yaşlanma Ölçeği toplam puan ortalaması arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p˃0,05). Yaş ile aktif yaşlanma arasında negatif yönde orta düzeyde, yaşlılığı algılama ile aktif yaşlanma arasında negatif yönde orta düzeyde ilişki olduğu be lirlendi. Yaşlılığı algılamanın aktif yaşlanma üzerinde anlamlı bir etki sinin olduğu belirlendi (t=-3,756, p<0,05). Sonuç: Yaşlılığı algılamanın, aktif yaşlanma üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu bu lunmuştur. Yaşlılığı algılamaya yönelik yapılacak olan hemşirelik gi rişimleri ve müdahaleler bireylerin, aktif yaşlanma sürecinin iyi yönetilmesine katkı sağlayacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleYalnız künye2025
    Tip 2 Diyabet Hastalarında Aile Desteğinin Ayak Bakım Davranışlarına Etkisi

    Güneş, Demet; Başkan, Sebahat Atalıkoğlu

    Giriş: Diyabet komplikasyonların ve komorbiditelerin eşlik ettiği kronik bir hastalıktır. Bu komplikasyonlar arasında yer alan diyabetik ayak bakımında sosyal destek önemlidir. Amaç: Araştırma tip 2 diyabet hastalarında aile desteğinin ayak bakım davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikte yapılmıştır. Yöntem: Araştırmanın evrenini Nisan 2023-Haziran 2024 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin dâhiliye kliniklerinde yatarak tedavi gören diyabet tanısı olan hastalar; örneklemini ise araştırmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan 187 tip 2 diyabet tanısı olan birey oluşturmuştur. Araştırma verileri tanımlayıcı bilgi formu, Ayak Bakımı Davranış Ölçeği ve Hensarling’in Diyabet Aile Destek Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde yüzde, ortalama ve standart sapma, Skewness ve Kurtosis, Bağımsız gruplarda t testi, Anova testi, korelasyon, regresyon analizi ve Least Significant Difference testi kullanılmıştır. Bulgular: Bireylerin %58,3’ü kadın, %82,9’u evli, %56,7’si il merkezinde yaşamakta, %56,1’i ev hanımı, %40,6’sı ilköğretim mezunu, %49,2’sinin gelir durumu gider durumuna eşit, %86,6’sı sigara, %98,4’ü alkol kullanmamakta ve %38,5’i eşi ile yaşamaktadır. Bireylerin Ayak Bakım Davranışları Ölçeği puan ortalamasının 47,70 ± 13,94 ve ayak bakımı davranışlarının kısmen yeterli olduğu belirlenmiştir. Diyabet Aile Destek Ölçeği toplam puan ortalaması 52,30 ± 27,72 olup alt boyutların puan ortalaması ise Empatik Destek 21,97 ± 11,62, Teşvik 12,58 ± 8,25, Kolaylaştırıcı Destek 13,14 ± 7,65 ve Paylaşımcı Destek 5,66 ± 2,78 olduğu ve bireylerin algıladığı aile desteğinin orta düzey olduğu saptanmıştır. Aile desteğinin ayak bakım davranışı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir (p<0,05, t=4,246). Sonuç: Bireylerin ayak bakımı davranışlarının kısmen yeterli, algıladığı aile desteğinin ise orta düzey olduğu, aile desteği arttıkça ayak bakım davranışlarının daha iyi olduğu saptanmıştır. Diyabet hastalarının ayak bakım davranışlarını geliştirebilmeleri ve davranış değişikliğine uyumunu daha kısa sürede kazanmaları için aile üyelerinin desteği artırılmalıdır.

  • ArticleAçık Erişim2025
    Yaşlı Erişkinlerde Salgın Hastalık Kaygısının Kronik Hastalık Öz Yönetimine Etkisi: Tanımlayıcı ve Kesitsel Araştırma

    Güneş, Demet; Başkan, Sebahat Atalıkoğlu

    Amaç: Bu çalışma, yaşlı erişkinlerde salgın hastalık kaygısının kronik hastalık öz yönetimine etkisini belirlemek amacıyla yapılmış tır. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılan araş tırmanın evrenini, Ekim 2022-Kasım 2023 tarihleri arasında Türkiye’de bir üniversite hastanesinin kliniklerinde yatarak tedavi gören 60 yaş üstü kronik hastalığı olan yaşlı bireyler; örneklemini ise araştırmaya dâhil edilme kriterlerini sağlayan 363 yaşlı birey oluşturmuştur. Araş tırma verileri; tanımlayıcı bilgi formu, Salgın Hastalık Kaygı Ölçeği ve Kronik Hastalık Öz Yönetim Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veri ana lizinde tanımlayıcı istatistikler olarak yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Sayısal değişkenlerin normallik dağılımı çarpık lık ve basıklık ile değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren verile rin analizinde bağımsız t-testi, varyans analizi testi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %28,1’inin 65-69 yaş aralığında, %52,9’unun erkek, %38’inin ilköğretim mezunu, %86,5’inin evli, %41,6’sının ev hanımı, %56,2’sinin gelirin giderine eşit olduğu, %48,5’inin ise il merkezinde yaşadığı saptanmıştır. Katı lımcıların, Salgın Hastalık Kaygı Ölçeği puan ortalaması 53,56±14,26; Kronik Hastalık Öz Yönetim Ölçeği’nin kendini damgalama alt boyut puan ortalaması 2,32±0,78; damgalamayla baş etme alt boyut puan or talaması 2,91±0,71; sağlık bakım etkinliği alt boyut puan ortalaması 2,89±0,94; tedavi uyumu alt boyut puan ortalaması ise 3,58±0,96 ola rak belirlenmiştir. Salgın hastalık kaygısının, kronik hastalık öz yöne tim alt boyutlarından olan tedaviye uyum ve kendini damgalama üzerinde istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bir etkisinin olduğu saptanmıştır (p<0,05). Sonuç: Yaşlı erişkinlerin, salgın hastalığa yö nelik kaygıları arttıkça kendini damgalama düzeylerinin ve tedaviye uyumlarının arttığı bulunmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2024
    Kemoterapi Tedavisi Alan Hastaların Yaşadığı Semptomların Öz Bakım Davranışlarına Etkisi

    Güneş, Demet; Başkan, Sebahat Atalıkoğlu

    Amaç: Araştırma, kemoterapi tedavisi alan hastaların yaşadığı semptomların öz bakım davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı türde olan araştırmanın evrenini Türkiye'nin doğusunda yer alan bir il merkezinin kemoterapi ünitesinde tedavi alan 182 hasta; örneklemini ise 125 hasta oluşturmuştur. Araştırma verileri Tanımlayıcı Bilgi Formu, Memorial Semptom Değerlendirme Ölçeği ve Öz Bakım Davranışları Ölçeği kullanılarak araştırmacılar tarafından yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Verileri değerlendirmek için sayı, yüzde, ortalama değerleri, minimum-maksimum puanlar, standart sapma, Skewness, Kurtosis değerleri, Pearson korelasyon katsayısı ve regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Kemoterapi tedavisi alan hastaların Öz Bakım Davranışları Ölçeği toplam puan ortalamasının 63.67±15.33 ve Memorial Semptom Değerlendirme Ölçeği toplam puan ortalamasının ise 0.89±0.49 olduğu belirlenmiştir. Hastaların en çok yaşadıkları üç semptomun halsizlik (%81.6), ağız kuruluğu (%63.2), el ve ayaklarda uyuşma/karıncalanma (%58.4) olduğu saptanmıştır. Hastaların Memorial Semptom Değerlendirme Ölçeği ile Öz Bakım Davranışları Ölçeği toplam puanı arasında orta düzey, negatif yönlü ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Hastaların semptom yaşama durumlarının öz bakım davranışlarını etkilediği ve semptom yaşama durumu arttıkça öz bakım davranışlarının azaldığı belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2023
    Hemşirelik Öğrencilerinde Nomofobi ve Sağlıklı Yaşam Becerileri: Tanımlayıcı Araştırma

    Başkan, Sebahat Atalıkoğlu; Kasımoğlu, Necla; Güneş, Demet

    Amaç: Araştırma, hemşirelik öğrencilerinin nomofobi düzeyini ve sağlıklı yaşam becerilerini belirlemek amac ıyla yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı türdeki araştırma Haziran-Temmuz 2021 ta- rihleri arasında Türkiye’nin doğusunda bir üniversitenin sağlık bilim- leri fakültesi hem şirelik bölümünde okuyan 336 ö ğrenci ile gerçekleştirildi. Araştırma verileri çevrim içi olarak kişisel bilgi formu, Nomofobi Ölçeği ve Sağlıklı Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılarak top- landı. Araştırmanın verileri; sayı, yüzdelik, ortalama, independet t-testi, tek yönlü varyans analizi, Skewness ve Kurtosis testleri kullan ılarak SPSS 25 programında analiz edildi. Bulgular: Öğrencilerin Nomofobi Ölçeği’nden 83,79±28,09 puan ve Sa ğlıklı Yaşam Becerileri Ölçe- ği’nden ise 64,48±8,57 ortalama puan aldıkları belirlendi. Ayrıca cin- siyet, günlük internette geçirilen zaman, telefonu kontrol etme sıklığı, uyandığında telefona bakma durumu, akıllı telefon kullanım amacı ile Nomofobi Ölçeği toplam ortalama puan ı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). Sonuç: Öğrencilerin orta düzeyde nomofobi yaşadıkları ve sağlıklı yaşam becerilerinin olumlu yönde ol- duğu belirlendi. Bu nedenle sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler iş birliği ile telefon bağımlılığını azaltıcı koruyucu ruh sağlığı program- larının oluşturulması ve uygulamaya konulması, gençlere internet kul- lanımı, bağımlılık yapan çevrim içi uygulamalardan uzak durma, stres ve olumsuz duygular ı ile başa çıkma, kişiler arası ilişkiler ve günlük yaşam aktiviteleri konusunda beceriler kazandırma, serbest zaman kul- lanımı gibi konularda eğitim verilmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2020
    The Relationship Between Nutritional Behaviours and Sleep Quality in Individuals Applying to Primary Healthcare Organizations

    Ar, Arzu Yıldırım; Şahin, Hilal; Aşılar, Rabia Hacıhasanoğlu; Cebi, Kadir; Güneş, Demet

    Objective: This study aimed to determine the relationship between\rnutritional behaviours and sleep quality in individuals applying to\rprimary health care organization.\rMaterials and Methods: This descriptive and correlational study was\rconducted in September-November 2018 with individuals who applied\rto three primary care clinics in central Erzincan for various reasons\r(s=316). Data was collected using a descriptive questionnaire, the\rnutrition sub-dimension of the Healthy Lifestyle Behaviour Scale and the\rPittsburgh Sleep Quality Index. The height and weight of the individuals\rwere measured.\rResults: It was determined that 63.6% of the individuals had poor\rsleep quality and the average score of the nutrition sub-dimension\rwas determined to be 16.64±4.41. A slightly negative and significant\rrelationship was found between the total score averages of the\rPittsburgh Sleep Quality Index and nutrition sub-dimension (r=-0.196\r[95% confidence interval: (-0.297)-(-0.085)].\rConclusion: In this study, more than half of the individuals had low\rlevels of sleep quality and above-average levels of healthy nutritional\rbehaviour. It is recommended for healthcare professionals to conduct\rtraining programs towards preventing the factors that cause poor sleep\rquality and unhealthy nutritional behaviour in individuals.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • ArticleAçık Erişim2019
    Effect of benidipine on experimental gastric ulcers in rats

    Kuzucu, Mehmet; Suleyman, Bahadir; Mammadov, Renad; Ozcicek, Adalet; Ozcicek, Fatih; Altuner, Durdu; Süleyman, Zeynep

    Peptic ulcer has been reported to increase acid secretion and lead to oxidative stress. Benidipine is an antihypertensive drug with antioxidant properties. This study aims to investigate the effects of benidipine on indomethacin-induced gastric ulcers in rats. Four groups were designed in this study. Gastric ulcer was occurred with indomethacin in the first three groups. These groups were treated with famotidine, benidipine and distilled water respectively 5 minutes before indomethacin administration. The fourth group rats didn’t have gastric ulcer and they received only distilled water. Six hours after drug administration gastric tissue was extracted and macroscopic and biochemical examinations were performed. Damaged areas in the stomach of benidipine and famotidine receiving animal groups were smaller than the indomethacin received animals. Indomethacin elevated the levels of malondialdehyde and myeloperoxidase in the stomach tissue (p<0.0001), and also decreased glutathione, glutathione related enzymes and superoxide dismutase (p<0.0001). Benidipine may be useful in preventing the toxic effect of indomethacin on the stomach.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-21T10:21:55.598150273Z
dc.date.available2026-10-21T10:21:55.598150273Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28110
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleİç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalıtr
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codesbf-hemsirelik-ic-hastaliklari-hemsireligi
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\bic hastaliklari hemsireligi anabilim dali\b