Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(9)
Birim yayınları
35 →- ArticleAçık Erişim2026The blue anatolia thought: the color of anatolia, the spirit of kemalism
Özdemir, Celal Oral
This study aims to examine the Mavi Anadolu (Blue Anatolia) thought as a culturally grounded and locally rooted alternative within Turkiye’s modernization process. Initiated by Halikarnas Balıkçısı, Sabahattin Eyüboğlu, and Azra Erhat, this intellectual orientation positioned Anatolia as a cradle of civilizations and traced the roots of Western civilization back to these lands. It redefined modernity through principles of people-centered enlightenment and secularism. The article analyzes the theoretical foundations of this movement within the frameworks of identity theory, collective memory, and cultural nationalism, and functionally interprets the life stories of its key figures. The Mavi Anadolu movement, by synthesizing an Ionian-centered reading of Anatolian history with a popular enlightenment vision and Kemalist modernization, offers a culturally continuous and unique perspective that can be termed “Blue Kemalism.” Ultimately, it reveals the possibilities of imagining a vernacular and humanist modernity in the Turkish context.
- ArticleAçık Erişim2026Anger, Joy and Beyond: Carnivalesque Transformation and Affective Management in the Saraçhane Protests
Özdemir, Celal Oral; Tan, Gülçin Özge
This study examines the transformation in the emotional repertoire of Turkey’s opposition politics and social movements, focusing on the Saraçhane Rallies that began on March 19, 2025. Adopting a psycho-political approach, the article addresses the emotional state of social opposition and discusses the evolution of the relationship between opposition parties and street politics through the lens of strategic choices. The research analyses the process by which protests, triggered by a “moral shock” stemming from injustice, evolve into a “carnivalesque” joy and ultimately transform into a routinized political performance. Employing a qualitative and interpretive methodology, the study argues that major emotions such as anger and intense euphoria carry the risk of being dissipated within representation-oriented politics and image-focused political performances. Conversely, it posits that minor emotions like insecurity and a sense of hopelessness offer a more resilient and foundational basis for social opposition. The article focuses on the democratic transformation potential of spontaneous emotional alliances emerging at the grassroots level around a shared sense of “woundedness,” beyond alliances at the leadership level. It emphasizes that freeing negative emotions from their pathological nature and moving beyond a state of melancholy could enable oppositional subjects to develop new structures and rebuild society.
- ArticleAçık Erişim20251970’LERDEN 1990’LARA bülent ecevit’in dönüşümü: “halk adamlığı”ndan “devlet adamlığı”na
Sanli, Aysem Sezer; Tekin, Emre
Bülent Ecevit, Türk siyasal yaşamının en önemli politikacılarından birisidir. Gazeteci, şair ve yazar kimliği ile bilinen Ecevit, siyasal kariyerine 1960’lı yıllarda başlamış, 2006 yılındaki ölümüne kadar siyasal yaşamın içerisinde kalarak Türk siyasal yaşamına yön vermiştir. Ecevit, siyasal kariyerine Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) başlamış; 1980 darbesinden sonra ise kendi partisini kurarak Demokratik Sol Parti (DSP) içerisinde sürdürmüştür. Ecevit devlet bakanı, çalışma bakanı, Başbakan yardımcısı ve Başbakanlık makamlarında göre yapmış; bu bakımdan sol siyasetçiler içerisinde kendisine özgün bir konum inşa etmiştir. Çalışma, buradan hareketle Ecevit’in bir siyasetçi portresi olarak siyasal yaşamındaki kırılma noktalarını ele almaktadır. 1970’li yıllarda, “Halkçı Ecevit”, “Kıbrıs Fatihi”, “Karaoğlan” gibi sıfatlarla anılan Ecevit, CHP’yi halka yaklaştıran ortanın solu düşüncesi ile demokrat bir lider portresi çizmektedir. Darbe sonrasında eşi ile kurduğu DSP’de demokratik sol olarak formüle ettiği yeni anlayışla yeni bir siyasal yol açmıştır. 1990’larda “Kenya fatihi” olarak anılan Ecevit, bir siyasetçi olarak bu dönem büyük bir dönüşüme uğramış, katı laiklik anlayışıyla daha statükocu ve milliyetçi bir profile bürünmüştür. Bu bağlamda çalışma, Türkiye’nin dönemsel siyasal konjonktürü içerisinde Ecevit’in siyasetçi profilindeki dönüşümü karşılaştırmalı ve analitik bir bakış açısı ile ortaya koymayı amaçlamaktadır.
- ArticleAçık Erişim2025İspanya'da Sağ Siyasetin Dönüşümü: Franco'dan Merkeze, Merkezden Vox'a
Özdemir, Celal Oral
İspanya’da 1936-1939 yılları arasında yaşanan İç Savaş’ın arından, İspanyol milliyetçiliğini ve Katolik inancı merkeze alan bir diktatörlük rejimi kurulmuştur. “Franco rejimi” olarak anılan bu dönem, 1977 yılında yapılan seçimler ve 1978 yılında kabul edilen anayasayla sona ermiştir. Demokratikleşme sürecinde İspanya sağının en büyük partisi olan UCD ve başbakanı Adolfo Suárez ile Kral I. Juan Carlos kurucu rol oynamıştır. Siyaseti merkezde toplayan yeni sistem, merkez sağ partilerle merkez sol parti arasındaki ideolojik ayrımı silikleştirmiştir. Ancak yine de Franco’nun İspanya sağına bıraktığı kötü miras, İspanya sağını bir süre iktidardan uzak tutmuş, 1982-1996 yılları arasında ülkenin merkez sol parti PSOE tarafından yönetilmesine neden olmuştur. 1996 sonrasında ise sağ ve sol siyaset daha dengeli hale gelmiş, iki büyük parti birbirinin devamı niteliğinde politikalar uygulayarak 2008’e kadar büyüyen bir İspanya inşa etmiştir. Bu çalışma İspanya siyasetinde yaşanan üç büyük krizin, aşırı sağ ve sol partilerin güç kazanmasına neden olduğunu iddia etmektedir. Bu krizlerden ilki 2008 yılından itibaren İspanya’da etkileri görülen ekonomik kriz, ikincisi 2017 bağımsızlık referandumuyla en üst seviyeye çıkan Katalan krizi ve üçüncü olarak da merkez sağ parti olan PP’nin içine girdiği yolsuzluk krizidir. Bu çalışmanın amacı, Franco döneminde Katolik İspanyol milliyetçiliği üzerine inşa edilen sağ siyasetin, demokratikleşme sürecinde İspanya yurttaşlığı temelinde nasıl liberal bir sağ kimliğe dönüştüğünü analiz etmek ve 1977-2008 arasında merkezde toplanan siyasetin yaşanan üç krizle nasıl uçlara kaydığını incelemektir.
- ArticleAçık Erişim2025Parti Sistemlerinin Dönüşümündeki Faktörler: Türkiye ve İspanya Örnekleri
Özdemir, Celal Oral
Türkiye ve İspanya, 20. yüzyılın son çeyreğine yeni anayasalar ve yeni seçim sistemlerini kabul ederek girmiştir. İki ülkede de yasa yapıcılar, seçim sistemlerinin parti sistemlerini şekillendirebileceği tezinden hareketle siyasal sistemi merkezde toplamaya dönük bazı yasal düzenlemeler yapmışlar ve bir süre boyunca bu hedefleriyle uyumlu seçim sonuçları ortaya çıkmıştır. Böylece literatürde Duverger yasası olarak bilinen seçim sistemlerinin parti sistemlerini dönüştürdüğü tezi bir süreliğine doğrulanmıştır. Ancak iki ülkede de sonraki dönemlerde seçim sistemleri dönüşmese dahi parti sistemlerinde dönüşümlerin olduğu görülmüştür. Bu çalışmada, bu gerçeklikten hareketle seçim sistemlerinde yapılan değişikliklerin parti sistemini doğrudan ve hızlı biçimde değiştirebileceği kabul edilerek, sosyokültürel ve ekonomipolitik sebeplerle seçim sistemleri değiştirmeden de parti sistemlerinin değişebileceği iddia edilmektedir. Bu iddia Türkiye ve İspanya örneklerinde var olan etnokültürel ve (etno)dinsel hareketlerin ekonomik kriz anlarında seçim yasalarına ihtiyaç olmaksızın parti sistemlerini değiştirmesi üzerinden tartışılmaktadır
- ArticleAçık Erişim2025Akbelen’de Kadın Direnişi Bağlamında Ekofeminizm ve Çevresel Adalet: Eleştirel Söylem Analizi
Garipoğlu, Funda Kemahlı; Karakoç, Duygu Yıldız
Bu çalışma, çevresel adalet ve ekofeminizm yaklaşımlarını ekolojik sorunlara eşitlikçi bir bakış açısı sunmaları bakımından incelemekte ve bu yaklaşımların ekonomik, etnik, sınıfsal ve toplumsal cinsiyet temelli adaletsizliklere karşı sundukları çözüm önerilerini tartışmaktadır. Çalışmanın odak noktasını, Akbelen Ormanı'nda 2023 yazında yaşanan çevre mücadelesi oluşturmaktadır. Özellikle köylü kadınların doğayı koruma yönündeki direnişi, çevresel adalet ile ekofeminizmin kesiştiği önemli bir örnek olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda, Teun A. Van Dijk’in Eleştirel Söylem Analizi yöntemi kullanılarak ulusal ölçekte yayın yapan gazetelerde 15 Temmuz–15 Ağustos 2023 tarihleri arasında yayımlanan haber içerikleri incelenmiştir. Söz konusu haberlerde kadınların çevreyle olan ilişkisi, hak temelli söylemler ve doğa savunusunun medya temsilleri, “kadınçevre-adalet” ekseninde makro tematik analizle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, hem çevresel direnişlerin toplumsal cinsiyet boyutuna hem de medya söylemlerinin bu mücadeleyi nasıl çerçevelediğine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Çalışmada, basın söylemlerinin kadınların ekolojik hak arayışını gölgede bırakarak direnişi siyasal bir olguya indirgediği ve bu yaklaşımın medyanın ekofeminist mücadelede hem destekleyici hem de sınırlandırıcı bir araç olarak rol oynadığını göstermiştir.
- ArticleAçık Erişim2025Yeşil Direniş: Cerattepe Mücadelesinin Yeni Toplumsal Hareketler Bağlamında İncelenmesi
Sanli, Aysem Sezer; Karakoç, Duygu Yıldız
Yeni toplumsal hareketler, 1970’li yıllardan itibaren sınıf temelli eski hareketlere alternatif bir paradigma olarak ortaya çıkmıştır. Bu hareketler, ağırlıklı olarak orta sınıf aktörlerin katılımıyla şekillenmiş, daha esnek örgütlenmelere ve kültürel taleplere dayalı ve yeni temalardan beslenen mücadeleleri içermektedir. Çevre sorunları, bu hareketlerin en görünür gündemlerinden birini oluşturmaktadır. Cerattepe çevre direnişi, Artvin’in Cerattepe bölgesinde madencilik faaliyetlerine izin verilmesi ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nda yapılan değişikliklerle bu faaliyetlerin yasal olarak kolaylaştırılmasından sonra örgütlenen bir dizi protesto eyleminden oluşmaktadır. Bu süreçte gerçekleştirilen direniş, özellikle 2015-2016 yılları arasında yaklaşık 250 gün süren nöbet eylemleri ile görünürlük kazanmıştır. Bu çalışma temelde, Cerattepe direnişini yeni toplumsal hareketler bağlamında ele almakta; hareketin örgütlenme biçimlerini, aktörlerini, söylem ve eylem repertuarlarını incelemektedir. Araştırmada derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak, direnişin yerel aktörler tarafından nasıl anlamlandırıldığı ve çevreci hareketler literatürüne yeni toplumsal hareketler bağlamında sunduğu katkı analiz edilmektedir.
- ArticleAçık Erişim2025Türkiye Alegorisi Olarak 995 km Romanı: Faili Meçhuller Tarihi
Sanli, Aysem Sezer; Koca, Bayram
Murathan Mungan, 1980 sonrası modern Türk edebiyatına önemli etkilerde bulunmuş bir yazardır. Mungan tiyatro, deneme, öykü, roman gibi pek çok farklı türde eserler vermiştir. Romanlarında, bireylerin iç dünyası ve yalnızlığı, toplumsal cinsiyet, erkeklik gibi farklı temalara odaklanan Mungan, ele aldığı konular bağlamında siyasete değinse de hiçbir romanında doğrudan siyaseti temel almamıştır. 995 km ise yazarın ana odağının siyaset olduğu, siyaseti de faili meçhul cinayetler üzerinden ele aldığı bir dönem romanıdır. Eleştirmenlerin çoğu tarafından kara polisiye ya da politik roman olarak değerlendirilen eser, Türkiye’nin 1990’lı yıllarından yola çıkarak faili meçhul cinayetler, derin devlet, Hizbullah gibi dönemin siyasi konjonktüründe yer edinen temel meselelere odaklanmaktadır. Mungan, bu eserinde edebiyatın yansıtma işlevinden yola çıkarak okuyuculara dönemin gerçekliklerini hatırlatmak istemiştir. Eserinde Doğu ve Batı arasındaki hakikat evreninin farklılıklarına da işaret eden Mungan, Doğu’da yaşanan olayları bu farklılıkları temel alarak işler. Bu çalışmada, Mungan’ın doğrudan politik gerçekliğe dayanan ilk eseri olan 995 km romanında hatırlattıkları, siyasi çerçeveden hareketle ele alınmaktadır.
- ArticleAçık Erişim2025Triadic Institutionalization of the Contemporary Far Right: Interactions Between Party, Movement, and Leadership
Özdemir, Celal Oral
This study analyzes the rise of the far right, which began with the 2008 global financial crisis, not simply as an ideological reaction but through a triadic institutional framework focusing on the dynamic interaction between parties, movements, and leaders. It argues that the core mechanism behind the far right’s success is a symbiotic, feedback-driven process of institutionalization involving these three elements: In this model, the party provides institutional resources while the movement mobilizes grassroots energy and street legitimacy. The leader, in turn, binds these two elements with charismatic authority, becoming the architect of reality in a post-truth political environment. Adopting qualitative and theoretical methodologies, this study analyzes the modes of reproduction of the contemporary far right by synthesizing concepts from theorists such as Laclau, Mouffe, Rancière, Tilly, and Weber. It is argued that leaders elevated by social movements and political parties subsequently acquire the power to transform both the party and the movement, and even to establish reality. It is argued that with this power, the far right can reshape democratic institutions from within. This triadic analysis aims to offer a new conceptual tool to the literature by explaining how the far right can maintain an anti-institutional discourse while simultaneously institutionalizing itself in three steps.
- ArticleAçık Erişim2024A Liberal Portrait in the Early Republic Period: Ahmet Ağaoğlu
Özdemir, Celal Oral
Abstract Purpose: The aim of this study is to examine the biography of Ahmet Ağaoğlu, an intellectual figure from the transitional period between the Ottoman Empire and the Republic of Turkey, within the framework of his advocated concept of individualism. Design/Methodology: The research has examined the transformation in Ahmet Ağaoğlu's thought by focusing on his works. In addition to primary sources, secondary sources such as memoirs, books, and articles about Ağaoğlu have also been utilized. Findings: Ahmet Ağaoğlu was influenced by various political ideas throughout different periods of his life. In his youth, he was influenced by Orientalist thoughts, later identifying as a Turkish nationalist. During the process of nation-state building, he portrayed a profile of a liberal intellectual. However, despite these transformations, individualism remained a prominent element in his ideology. Ağaoğlu, who was an early Republican liberal intellectual, came to be perceived as a dissident and estranged intellectual after the 1930s. Limitations: The study is focusing on Ağaoğlu's ideological transformation and his liberal identity. The thoughts during his nationalist and orientalist periods have not been detailed. Originality/Value: The main value of the study lies in presenting Ahmet Ağaoğlu's biography along with highlighting the trajectory of his liberal ideology.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-21T10:22:07.596660677Z | |
| dc.date.available | 2026-10-21T10:22:07.596660677Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28214 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı | tr |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | iibf-siyaset-bilimi-ve-kamu-yonetimi-siyaset-ve-sosyal-bilim | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \bsiyaset ve sosyal bilimler anabilim dali\b |






