Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(6)
Birim yayınları
17 →- ArticleYalnız künye2025Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Yapılan Son Değişiklikler ve Anayasa Mahkemesi Kararları Çerçevesinde Adli Kontrol Koruma Tedbirine İlişkin Bir Değerlendirme
Öztürk, Nurten
Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin yürütülmesini sağlamaya, yapılan muhakeme neticesinde uyuşmazlık konusu olaya ilişkin bir karar vermeye ve verilen kararın infazını gerçekleştirmeye yönelik tedbirlerdir. Adli kontrol koruma tedbiri de 2005 yılı itibariyle değişen ceza adaleti sistemimizde kişi hürriyetinin korunması ve tutuklama koruma tedbirine alternatif olması amacıyla getirilmiş bir koruma tedbiridir. Ceza Muhakemesi Kanunu yürürlüğe girdikten sonra pek çok kez değiştirilmiş ve tedbir kapsamında belirlenecek yükümlülüklere yenileri eklenmiştir. Bu kapsamda çalışmada, 6352, 7242 ve 7331 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler incelenerek, adli kontrolün kişi hak ve özgürlüklerini koruma işlevine vurgu yapılmıştır. Adli kontrol tedbiri ile tutuklama ile ulaşılmak istenen amaca, kişi hürriyetine tutuklama kadar zarar vermeden ulaşılabilir. Çalışmada adli kontrol tedbiri, şartları, tedbir kapsamında başvurulacak yükümlülükler hakkında genel bir açıklama yapılmıştır. Ayrıca uygulamada 8. Yargı Paketi olarak bilinen 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile adli kontrol koruma tedbiri açısından yapılan değişiklikler ele alınmıştır. Adli kontrolün uygulama istatistikleri ve suçluluk oranları üzerinden etkisi değerlendirilmiş, masumiyet karinesi ve ölçülülük ilkesi bağlamında bu tedbirin önemi vurgulanmıştır. Bununla birlikte, adli kontrol tedbiriyle ulaşılmak istenen amaçların hangi şartlarda sağlanabileceği detaylandırılmıştır. Tazminat düzenlemelerine ilişkin kanuni boşluklar ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında eleştiriler sunulmuş, tedbirin uygulanmasında var olan sorunlara dikkat çekilmiştir.
- ArticleAçık Erişim2025Çalışma Ceza Hukuku Bağlamında Çocuk ve Genç İşçileri Çalıştırması Yasak Kişilerin Belirlenmesi
Özer, Hatice Duygu; Öztürk, Nurten
Çocuk ve genç işçilerin çalışma hayatında maruz kaldığı zorluklar nedeniyle iş mevzuatımızda koruyucu nitelikte hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümler genellikle çocuk ve genç işçinin çalışmasının yasaklanması/sınırlanması ve iş ilişkisinin kontrollü bir biçimde yürütülmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda ele aldığımız koruyucu düzenleme ise, çocuk ve genç işçileri, onlara hiyerarşik olarak üstün konumda olan işveren ve işveren vekiline karşı korumayı amaçlanmaktadır. Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen, işveren veya işveren vekilinin çocuklara karşı işlediği suçlar ya da yüz kızartıcı suçlardan dolayı, birlikte çalıştığı çocuk ve gençlere zarar verme olasılığı bulunmasından dolayı getirilmiş çalıştırma yasağı çalışmamızın temel içeriğini oluşturmaktadır. Konuyu ele alırken iş hukuku boyutuyla çalışma ilişkisine etkisi ve ceza hukuku boyutuyla yasağa konu olan suçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Benzer bir düzenlemenin bulunduğu Alman hukuku ile mukayeseli olarak incelenen hükmün uygulanabilirliği üzerinde eleştirilere ve önerilere de yer verilmeye çalışılmıştır.
- ArticleYalnız künye2024Anayasa Mahkemesi’nin 2022/129 Esas ve 2023/189 Karar Sayılı Kararı Kapsamında Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçuna İlişkin Bir Değerlendirme
Öztürk, Nurten
Genellikle ciddi toplumsal zarara neden olmak için kasıtlı bir şekilde yayılan yanlış bilgi olarak tanımlanan dezenformasyon, son yıllarda gerek ulusal gerekse uluslararası ölçütte, ülkelerin önemli sorunlarından biri olmuştur. Özellikle sosyal medya platformları aracılığıyla çok sayıda kişinin veya bot hesapların içerik üretmesi ve bunu bu platformlar üzerinden diğer kişilere sunması, yalan/yanlış haber (bilgi) nedir ve kişiler doğru haber ve bilgiye nasıl erişim sağlayabilir sorularının önem kazanmasına sebep olmuştur. Dezenformasyonla mücadelede yapılan çalışmalar çok yönlü bir özellik göstermektedir. Türk hukukunda ise 7418 sayılı Kanun’la TCK’nın Topluma Karşı Suçlar başlıklı üçüncü kısım Kamu Barışına Karşı Suçlar başlıklı beşinci bölümüne, 217/A maddesi ile halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu eklenmiştir. İlgili düzenleme, dezenformasyonla mücadele amacıyla 2022 yılında yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenlemeye karşı Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunulmuş olup Anayasa Mahkemesi hükmü, özellikle ifade özgürlüğü kapsamında ele almış ve iptal talebini oyçokluğuyla reddetmiştir. Günümüzde bireyin bilgi edinme hakkının korunması açısından dezenformasyonla mücadele edilmesi gerekmekle birlikte ceza hukuku araçlarıyla bu amaca ulaşılmaya çalışılması ilk olarak başvurulacak yöntem değildir. Bu çalışmada, ceza hukukunun son çare olma özelliği ile ifade özgürlüğü, suçta ve cezada kanunilik, belirlilik, yorum ve kıyas gibi bazı kurumlar kapsamında söz konusu düzenleme, Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte değerlendirilecektir.
- ArticleYalnız künye2023A problematic issue for the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness: mistake in the factual elements of the definiton of crime by mentally disordered patients
Iba, Hasan; Hacioglu, Burhan Caner
Intention and mistake are mutually exclusive ontological concepts; if there is an intent, there is no mistake, if there is a mistake, there is no intent. The mistake causing to the absence of intent depends on the perpetrator’s mistake in a matter that falls within the scope of the intent. According to the first paragraph of Article 30 of the Turkish Penal Code No. 5237, the mistake in the material elements of the definition of crime prevents intent. The nature of the wrongdoing on the structure of the punishable act varies according to the theories. According to the Classical Theory, which was the dominant view in the period of the Turkish Penal Code No. 765, since the intent is exclusively a component of the blameworthiness, it does not affect the wrongfulness consisting of the elements of illegality and typicality. Such a mistake always affects the blameworthiness. According to the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness, which gives its spirit to Turkish Penal Code No. 5237, intention is not an element of blameworthiness; it is an element of wrongfulness. According to this view, since intention is the subjective element of the definition of crime, the act is not typical in the presence of a mistake that prevents the intent. According to Article 223 of the Criminal Procedure Law No. 5271, a typical and illegal act (wrongfulness) must exist in order to be able to order security measures for mentally disorder patients. According to the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness, the issue of whether security measures can be imposed on mentally disorder patients who make mistakes in the material elements of the definition of crime due to their illness, is a matter that needs to be resolved in terms of the view that accepts intent as the subjective element of wrongfulness, since the mistake that prevents the intention prevents also the act from being typical. This study will focus on the subject in question.
- ArticleAçık Erişim2023Bağlantılı oyuncaklar özelinde çocuğun kişisel verilerinin cezai ve hukuki olarak korunması
Öztürk, Nurten; Gürbüz, Elif Rumeysa
Bilimsel ve teknolojik gelişmeler hayatın her alanında değişiklik ve yenilikleri de beraberinde getirmektedir. İnternet üzerinden ilişkilendirilen nesnelerin bir türü olan ve Wi-Fi, bluetooth veya hücresel ağlar gibi aracılarla internete bağlanan bağlantılı oyuncaklar da günümüz dünyasında çocukların yeni nesil oyuncakları haline gelmiştir. Eğlence, eğitim ve sağlık gibi pek çok alanda ve farklı amaçlarla kullanılan bu tür oyuncaklar, kişisel verilerin korunması hususunda da ayrı bir öneme sahiptir. Nitekim bu tür oyuncaklar çocuk, ebeveyn ve üçüncü kişilerin kişisel verisine ulaşabilecek niteliktedir. Kişisel verilerin korunması hususu, hukukun farklı alanlarının kesişim noktasında bulunmaktadır. Bu kapsamda gerek uluslararası hukuk belgelerinde gerekse iç hukukta farklı düzenlemelerle kişisel verilerin korunması amaçlanmaktadır. Bu nedenle Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği belgeleri ile birlikte iç hukuktaki durumun incelenmesi gerekmektedir. Çalışmada bağlantılı oyuncaklar özelinde çocuğun kişisel verilerine yönelik tehlikeler ve bundan korunma bakımından ulusal ve uluslararası düzenlemeler ele alınacaktır. Kişisel verilerin korunmasında rıza kavramı özel bir öneme sahiptir. Bu nedenle rızayı ayrıca ve çocuklar özelinde ele alan “Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü” ile Türk hukukunda rıza hususu karşılaştırmalı olarak incelenecektir.
- ArticleAçık Erişim2023Ceza hukukunda alternatif kast (dolus alternatıvus)
Hacioglu, Burhan Caner; Çiçek, Mustafa
Failin belirli bir davranışı gerçekleştirirken, birbirini sınırlayan birden fazla suç tipi veya neticeden birini mi yoksa diğerini mi gerçekleştireceğini kesin olarak bilmeden her iki ihtimali göze alıp kabul ederek hareket etmesi, alternatif kast olarak ifade edilmektedir. Alternatif kast, bir kast türü olmayıp birden fazla kast şeklinin bir arada bulunması halidir. Fail tek hareketle birden fazla suç tipine yönelik kasten hareket etmekte; ancak yalnızca bir neticenin meydana gelebileceğini, her iki neticenin birlikte gerçekleşmesinin mümkün olmadığı bilmektedir. Bu noktada failin kastı kapsamında yer alan ve gerçekleşmeyen neticeler bakımından cezai sorumluluğun tespiti tartışmalıdır. Bu çalışmada bilhassa Alman hukukunda oldukça tartışmalı olan ve Türk hukukunda hakkında yeterli çalışma yapılmamış olan alternatif kast konusu incelenmiş, konuyla ilgili doktrinde yer alan görüşlere geniş ölçüde yer verilmeye çalışılmış, mukayeseli hukukta yer alan örneklerle konunun zenginleştirilmesine gayret edilmiş, ayrıca konuyla ilgili bir kısım yüksek yargı kararlarına da değinilmiştir.
- ArticleYalnız künye2022İlim ve Edebiyat Eserlerinde Eser Sahiplerinin Mali Haklarına Tecavüzün Cezai Boyutu
Yasar, Ercan; Sönmez, Melih
Telif hukuku en genel anlamıyla iktisadi ve ekonomik değer taşıyan ve şekillendirilmiş fikri ürünleri koru- yan bir hukuk dalı olarak tanımlanabilir. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinde önemli bir rolü olan bu alanın tarihsel süreç boyunca gerek küresel çapta gerekse ülkemiz özelinde giderek önemini arttırdığı gözlem- lenmektedir. Fikri ürünler ülkelerin kültürel faaliyetlerinin gelişmesine pozitif katkılar sağladığı gibi ülkelerin ekonomik olarak gelişmesine de imkân vermektedir. Küresel çapta rekabet edebilir kalıp fikri ürünlerin kendi ülkesinde geliştirilmesini tesis etmek isteyen bir ülkenin, söz konusu alandaki kanuni düzenlemelerine gerekli hassasiyeti göstermesi zorunluluk teşkil etmektedir. Bu bakımdan kanaatimizce telif hukukunun başarısında “hukuki caydırıcılık ilkesi” anahtar bir rol oynamaktadır. Fikri haklar, kanun koyucu tarafından öncelikle tazmin, zoralım ve benzeri özel hukuk norm ve müesseseleriyle korunmaya çalışılmaktadır. Ayrıca cezai müeyyideler öngören kanun hükümleriyle birlikte, bu haklara tecavüz halin- de caydırıcılık sağlanmaya çalışılmaktadır. Fikri haklara yönelik tecavüz bir haksız fiil teşkil etmektedir. Özellikle teknolojinin gelişmesi bu alandaki hak ihlallerini (haksız fiillerin gerçekleştirilme ihtimallerini) gittikçe kolaylaştırmaktadır. Bu durum kişilerin fikri haklarına tecavüzleri sıklaştırdığı gibi toplumsal barışı da tehlikeye sokmaktadır.
- ArticleAçık Erişim2022Adli Kontrol Tedbirleri Çerçevesinde Geçirilen Sürelerin Mahsubu ve Tazmini
Yasar, Ercan
Ceza muhakemesi hukuku uygulamasına Fransız hukukundan esinlenerek alındığı bilinen adli kontrol tedbirleri öncelikli olarak tutuklama koruma tedbirine seçenek olması düşüncesiyle getirilmiştir. Çeşitli şekillerde ortaya çıkan bu adli kontrol tedbirlerinin bazılarının kişi hürriyeti üzerinde ciddi kısıtlamalara sebebiyet verdiğini bilinmektedir. Temel hak ve hürriyetlere ciddi müdahale bu tedbirlerin tutuklama tedbirine seçenek oluşturmalarından da kaynaklanmaktadır. Kişi hürriyetinin kısıtlanması konutu terk etmeme yükümlülüğünde olduğu gibi bazı durumlarda fiili olarak tutukevinde bulunmaya neredeyse eşdeğer neticeler doğurmaktadır. Kimi adli kontrol tedbirlerinde ise bu temel hak ve hürriyetlere müdahale görece daha hafif bir hal teşkil etmektedir. Kanun koyucu son dönemlerde mahsup ve tazminata ilişkin artan tartışmaları gidermek için birtakım değişikliklere gitmiş ancak bu mahsup halini sınırlı tedbir türüne hasretmiş ve fakat tazminata ilişkin ise bir düzenlemeye yer vermemiştir. Çalışma ile mevcut kanun düzenlemeler çerçevesinde mahsup ve veya tazminata ilişkin diğer adli kontrol tedbirlerini kapsayıcı bir uygulamanın mümkün olup olmadığı öğreti ve uygulamada verilen kararlar çerçevesinde ele alınacaktır.
- ArticleYalnız künye2022The Unreal Attempt - On the Difficulties of Criminal Law Dogma- tics to Master the Superstitious Attempt
Çiçek, Mustafa; Satzger, Helmut
In German Criminal Law, the actions of the perpetrator of the crime are punished even if they are not suitable to produce the result from the very beginning. This topic is referred to as impossible attempt. As a rule German law punishes impossible attempt. Another institution under the heading of impossible attempt is the attempt based on a Gross Misunderstanding, in which case the court may either waive the punishment or reduce the punishment discretionarily. Cases other than impossible attempt are referred to as unreal attempt or attempt based on superstition. In this article, the relationship between attempt based on gross misunderstanding and unreal attempt is analyzed and the status of the criminal law doctrine regarding unreal attempt is examined. This abstract is written by the translator.
- ArticleYalnız künye2022Sermaye piyasası kanunu’nda düzenlenen kabahatler*
Öztürk, Nurten
Sermaye piyasası, ekonomik olarak kendi kuralları olan bir düzen olup sermaye piyasasına ilişkin kurallar, suçlar ve kabahatler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanun, sermaye piyasa-sına ilişkin genel kurallara yer verdikten sonra bazı suç tipleri ve kaba-hatleri de düzenlemiştir.\rÇalışmada öncelikle genel olarak kabahatlerden bahsedilecek son-rasında ise Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen kabahatler ele alınacaktır. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri ele alınırken Kabahat-ler Kanunu hükümlerinin geçerli olduğu hususlar ile iki Kanun’un farklı düzenlemeler getirdiği durumlar ayrıca belirtilecektir. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu’nda kabahatlere ilişkin olarak 2020 yılında yapılan değişiklikler ele alınacaktır.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-21T10:22:10.242795700Z | |
| dc.date.available | 2026-10-21T10:22:10.242795700Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28253 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku | tr |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | hukuk-kamu-hukuku-ceza-ve-ceza-muhakemesi-hukuku | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \bceza ve ceza muhakemesi hukuku\b |


